close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zumer Sûresi 8. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ messe-l-insâne durrun de’â rabbehu munîben ileyhi śümme iżâ ḣavvelehu ni’meten minhu nesiye mâ kâne yed’û ileyhi min kablu vece’ale li(A)llâhi endâden liyudille ‘an sebîlih(i)(c) kul temetta’ bikufrike kalîlâ(en)(s) inneke min ashâbi-nnâr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnsan bir zarara uğrarsa tamamıyla Rabbine dönerek dua eder, sonra, ona bir nimet verdi mi önceden ona dua ettiğini unutur insan ve halkı, onun yolundan çıkarmak için Allah'a da eşler kabul eder; de ki: Kafirliğinle bir müddet geçin bakalım; hiç şüphe yok ki sen, cehennem ehlindensin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İnsana bir zarar-sıkıntı dokunduğu zaman, gönülden ve içtenlikle yönelmiş olarak Rabbine dua edip yalvarır. Sonra (darlıktan kurtarıp) ona Kendinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O’na dua ettiğini unutup, (halkı) O’nun yolundan saptırmak amacıyla Allah’a eşler koşmaya başlamaktadır. De ki: "İnkârınla biraz (daha dünya zevklerinden) yararlan; çünkü sen ateşin halkındansın (yakında bu fani ve şeytani dünyan başına yıkılacaktır)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte böyle, insanın başına bir bela geldimi, Rabbine yönelerek yardım için O'na yalvarır. Fakat O'nun rahmetiyle bir nimete kavuşunca da, önceden yalvarıp yakardığını unutarak başka güçleri Allah'a rakip çıkarır ve böylece başkalarını O'nun yolundan saptırır… Bu şekilde günah işleyenlere de ki: “Bu inkârınızla kısa bir müddet keyif sürün bakalım, ama sonunda ateşi hak edenlerden olacaksınız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İnsana bir zarar, bir sıkıntı dokunduğu zaman Rabbine yönelerek gönülden O'na dua eder. Sonra Allah, tarafından ona bir nimet lütfedince, kendisini sıkıntıdan kurtarınca, önceden yalvarmış olduğunu unutur, insanları başlarına buyruk hale getirerek, Allah yolundan, İslâm'dan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine imkân sağlamak için bile bile taş yığınlarını, putları, şahısları Allaha ortak koşar. Böylesine: “- İnkârınla, küfrünle biraz eğlen. Kesinlikle sen Cehennem ehlindensin.” de.
bk. Kur’an-ı Kerim, 10/12; 14/30; 17/67; 31/24.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İnsana bir darlık dokunduğunda gönülden boyun eğerek Rabbine dua eder. Sonra ona kendi katından bir nimet verdiğinde daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koşar. De ki: "Sen küfrünle azıcık oyalan. Muhakkak sen cehennem halkındansın."
Ali Bulaç
swap_vert close
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, gönülden katıksızca yönelmiş olarak Rabbine dua eder. Sonra ona kendinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak amacıyla Allah'a eşler koşmaya başlar. De ki: 'İnkârınla biraz (dünya zevklerinden) yararlan; çünkü sen, ateşin halkındansın.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İnsana bir keder dokunduğu vakit, Rabbine bütün gönlünü vererek O'na dua eder. Sonra (Allah), katından ona bir nimet verdiği zaman, önceden Allah'a dua ettiği hali unutur da, Allah yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar (eşler) koşmağa başlar. (Ey Rasûlüm) de ki: “- Küfrünle biraz zevklenedur, muhakkak sen ateşliklerdensin.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra Allah, kendi katından ona bir nimet verince, o, daha önce O’na yalvardığını unutur. Allah’ın yolundan saptırmak için, Allah’ın emsalleri olduğunu söyler. De ki: “(Ey insan!) Küfrünle beraber az bir miktar yaşa! Hiç şüphesiz sen, ateşin ehlindensin.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnsanın başına bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra Allah kendi katından ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur. Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: “Küfrünle azıcık yaşa, sen ateş halkındansın.”
Besim Atalay
swap_vert close
İnsanın başına darlık gelende, Tanrısına yönelerek çağırır, Allah sonra ona bir nimet verince, önce yakardığını unutuverir, azdırmakçin yolundan Allaha da eşler koşar; diyesin ki: «Gönen biraz küfrünle, evet sen cehenneme girenlerdensin!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O'ndan yardım ister. Fakat O'nun rahmetiyle bir nimete kavuşunca da O'na önceden yalvarıp yakardığını unutur. Ve O'nun yolundan (kendisini) saptırması için Allah'tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yükle(yerek “bizi onlar kurtardı” de)r. (Ey Resul! Böyle kimseye) de ki: “Sen küfrünle/nankörlüğünle az bir süre oyalanıp geçin! Çünkü sen cehennemliklerdensin.” 
Bkz. 3/191, 4/103, 10/12, 17/67İşte bu ayet bugünün modern müşriklerini ele alıyor. Hangi kimlikle olursa olsun, Allah’ın rahmetinin tecellisini birilerine bağlamak ve bu yolla birilerini kutsayarak aracı durumuna getirmek ve bazı olağanüstü durumları onlar üzerinden değerlendirmek şirkin en âlâsıdır. 3. ayetle bağlantı kurulduğunda işin vahametini anlamak daha da kolay olacaktır. “Evet, aslında bize yardım eden Allah’tır ama filan kesin sayesinde yardım etmiştir” gibi düşünmek şirktir. “Allah’tan isteyecek yüzüm olmadığı için falan zâtın aracılığıyla istedim ama isteğim karşılık buldu. Kaç yıldır bekliyordum filan türbeye gittikten sonra isteğim yerine geldi…” gibi ifadeler tamamen şirkin kendisidir, müşrik Arapların yaptığının doğrudan aynısıdır. Onlar da “putlarımız bizi Allah’a yaklaştırıyor, isteklerimizin yerine gelmesine aracılık ediyor” diyorlardı.  
Cemil Said
swap_vert close
İnsâna (kâfirlere) felâket ârız oldığı vakit rabbine du’â ider ve âna rücû’ iyler sonra âna bir ni’met ihsân itdiği vakit evvelce du’â itdiğini unutur ve diğerlerini de doğrı yoldan çevirüb dalâlete sevk itmek içün Allâh’a şirk koşar. Ânlara di ki: "Küfrân-ı ni’metinle biraz daha müstefîd ol bir gün ateşe atılacaksın."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnsanın başına bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra Allah, katından bir nimet verince önceden kime yalvarmış olduğunu unutuverir; Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. De ki: "İnkarınla az bir müddet zevklen, şüphesiz sen cehennemliksin."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O’na yalvardığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar. De ki: “Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen cehennemliklerdensin.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnsanın başına bir sıkıntı geldi mi rabbine yönelip O’na yalvarır; sonra rabbi ona katından bir nimet verince, daha önce yalvardığını unutarak yolundan saptırmak için Allah’a eşler koşmaya kalkar. De ki ona: “İnkârcı tutumunla biraz eğlenedur bakalım! Gerçek şu ki sen ateşi boylayacaklardan birisin!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnsanın başına bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Sonra Allah kendisinden ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur. Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşar. (Ey Muhammed!) De ki: Küfrünle biraz eğlenedur; çünkü sen, muhakkak cehennem ehlindensin!
Edip Yüksel
swap_vert close
İnsana bir kötülük dokundu mu Rabbine yönelerek O'nu çağırır. Ona kendisinden bir iyilik verdi mi, daha önce kime yalvarmış olduğunu unutur ve O'nun yolundan saptırmak için ALLAH 'a eşler koşmağa başlar. De ki, "İnkarınla biraz yaşa, sen ateş halkındansın."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman bütün gönlünü vererek Rabbine dua eder. Sonra kendisine tarafından bir nimet lütfettiği zaman da önceden O'na dua ettiği hali unutur da, yolundan sapıtmak için Allah'a ortaklar koşmaya başlar. Ey Muhammed! De ki: "Küfrünle biraz zevk et, çünkü sen, o ateşliklerdensin."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İnsana bir sıkıntı dokunduğu vakıt rabbına öyle duâ eder ki bütün gönlünü ona vererek, sonra kendisine tarafından bir ni'met lûtfediverdiği zaman da önceden ona duâ ettiği hali unutur da yolundan sapıtmak için Allaha menendler koşmağa başlar, de ki, küfrünle biraz zevk et, çünkü sen o ateşliklerdensin
Emrah Demiryent
swap_vert close
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, Rabbine gönülden yönelip, boyun eğerek O’na yalvarır. Sonra Allah, kendi tarafından ona bir nimet verince, o, daha önce O’na yalvardığını unutur. (İnsanları) Allah’ın yolundan saptırmak için, Allah’a ortaklar koşar. (Resûlüm!) De ki: “(Ey nankör kâfir!) Bu küfrünle dünyada birazcık daha oyalan, şüphesiz sen cehennem ehlindensin.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, Rabbine yönelerek bütün benliğiyle O'na dua eder. Sonra kendisine bir nimet lütfettiği zaman, daha önce O'na yöneldiği halini unutur. O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koşar. De ki: “Nankörlüğünle biraz daha yararlan. Kuşkusuz ki sen ateşin halkındansın.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İnsana bir zarar dokunduğu zaman o, Rabbine, bütün (varlığı ile) Ona dönerek, yalvarır. Sonra ona kendinden bir ni'met verdiği vakit ise evvelce Ona yalvardığını unutur. Allaha, Onun yolundan sapdırmak için, eşler katmıya başlar. (Habîbim) de ki: «Küfrünle biraz eğlenedur! Çünkü sen muhakkak ateş yârânındansın».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, O'na (samîmâne) yönelen bir kimse olarak Rabbisine duâ eder; sonra (Allah) kendi tarafından ona bir ni'met verdiğinde, daha önce O'na duâ etmekte olduğunu unutur da, (insanları) O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koşar. De ki: “Küfrünle biraz eğlenedur! Çünki sen Cehennem ehlindensin!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (o nankör) insana bir zarar (sıkıntı) dokunduğu (veya tehlikeye girdiği) zaman, gönülden katıksızca yönelmiş olarak (o sıkıntı ve tehlikeden kurtulmak için) Rabbine dua eder. Sonra ona kendinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O’na dua ettiğini unutur ve Onun yolundan (insanları) saptırmak amacıyla Allah’a eşler koşmaya başlar. (Resulüm! Böyle kimseye) de ki: “Sen küfrünle (inkâr ve nankörlüğünle dünya hayatında) biraz (daha zevklerinden) yararlan. Hiç şüphesiz (ona şirk koşmanla) sen ateş ehlinden olursun. *
(*) … İşte bu ayet bugünün modern müşriklerini ele alıyor. Hangi kimlikle olursa olsun, Allah’ın rahmetinin tecellisini birilerine bağlamak ve bu yolla birilerini kutsayarak aracı durumuna getirmek ve bazı olağanüstü durumları onlar üzerinden değerlendirmek şirkin en âlâsıdır. 3. ayetle bağlantı kurulduğunda işin vahametini anlamak daha da kolay olacaktır. “Evet, aslında bize yardım eden Allah’tır ama filan kesin sayesinde yardım etmiştir” gibi düşünmek şirktir. “Allah’tan isteyecek yüzüm olmadığı için falan zâtın aracılığıyla istedim ama isteğim karşılık buldu. Kaç yıldır bekliyordum filan türbeye gittikten sonra isteğim yerine geldi…” gibi ifadeler tamamen şirkin kendisidir, müşrik Arapların yaptığının doğrudan aynısıdır. Onlar da “putlarımız bizi Allah’a yaklaştırıyor, isteklerimizin yerine gelmesine aracılık ediyor” diyorlardı. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnsana bir zarar dokunduğunda, samimi bir şekilde yönelerek Rabbine yalvarır. Sonra Rabbi o zararı kendinden bir nimete çevirdiğinde, önceden O’na dua ettiğini unutur ve insanları O’nun yolundan saptırmak için, putları Allah’ın ortakları yapar. Bunları yapana deki “Bu inkârınla biraz daha yaşa. Ama sen kesinlikle ateşin içinde olanlardan olacaksın.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İnsanın başı sıkıldı mı, bütün varlığı ile çalabına dönüp Ona yalvarır. Sonra Allah ona kendiliğinden iyilikte bulundu mu, ondan önce Ona yalvarmış olduğunu unutur da insanları Onun yolundan çıkarmak için Ona eş koşmıya kalkışır. De ki: "Sen tanımazlığınla gönene dur. Çünkü sen ateşliklerdensin."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İnsanın başı sıkıldı mı Rabbine dönerek yalvarır, yakarır. Sonra, ona kereminden bir nimet ihsan etti mi evvelce ettiği niyazı unutur da nâsı Allah yolundan çıkartmak için O/na eş bulur. Ona de ki küfürünle beraber biraz sefa sür. Çünkü sen ateşliklerdensin.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnsana bir sıkıntı dokunduğu zaman, Rabbine yönelerek O’na yalvarır/dua eder. Sonra katından ona bir nimet verdiği zaman, daha önce Allah’a yalvardığını unutur. O’nun yolundan saptırmak için Allah’a eşler/ortaklar [endâd] koşar. (Ey Peygamber!) Ona de ki: “Küfrünle az bir süre daha (dünyadan) faydalan bakalım. Hiç şüphesiz sen ateş ehlindensin.”
Kadri Çelik
swap_vert close
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, gönülden O'na yönelerek Rabbine yalvarır. Sonra ona kendinden bir nimet verdiği zaman, daha önce O'na dua ettiğini unutur ve O'nun yolundan saptırmak amacıyla Allah'a eşler koşmaya başlar. De ki: “Küfrünle biraz faydalanıp yararlan; şüphesiz sen ateş ehlindensin.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnsanoğlu, herhangi bir belâ veya sıkıntıyla yüz yüze gelince,içtenlikle Rabb’ine yönelerek ona yalvarıp yakarır fakat Allah, bu sıkıntının ardından ona kendi katından bir nîmet verince, daha önce O’na ettiği duâları unutur da, insanları Allah yolundan çevirmek için birtakım putları veya kutsallaştırılmış yüce şahsiyetleri mutlak itaat makâmına yücelterek O’na ortak koşmaya başlar. Ey Müslüman! Bu gibi nankörlere de ki: “Bu inkârınla dünyada birazcık daha oyalan bakalım fakat sonunda, ateşi hak edenlerden olacaksın!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnsan’a bir zorluk / zor durum / sıkıntı dokunduğu zaman O’na yönelmiş olarak kendi rabbine dua etti / yalvardı. Sonra bunu O’ndan bir nimete dönüştürdüğü zaman önceden O’na yalvarıyor olduğunu unuttu. O’nun yolundan saptırmak için Allah’a denkler / ortaklar koştular. De ki: -“Nankörlüğün ile biraz zevklen! Sen, Ateş arkadaşlarındansın”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnsan, başına bir iş geldi mi hemen yüzünü Allah'a döner. Ama Allah, kendisini nimete boğdu mu, eski yakarışları aklına bile gelmez ve insanları doğru yoldan alabilmek için hemen Allah'ın yanına, birilerini oturtuverir. De ki: " Biraz da inkar sefası sür bakalım. Çünkü nasıl olsa cehennemliksin. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra kendine dokunan zarar ortadan kalkınca Allah’a yalvardığını unutur. Allah’ın yolundan saparak kendisine başka tanrılar edinir. Allah’ın yasalarını terk ederek başkalarının yasalarına uyar. De ki: "Yalan üzerine kurduğunuz düzende az bir süre yaşayın! Şüphesiz cehenneme atılacaksınız!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İnsana bir sıkıntı gelince Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra (Allah) katından ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur. [*] O’nun yolundan saptırmak için Allah’a ortaklar koşar. [*] (İnkâr edene) de ki: “Küfrünle biraz (daha) yaşa! Şüphesiz ki sen ateş halkındansın!” [*]
Yüce Allah nankör insanların kendisine herhangi bir zarar veya sıkıntı dokununca Fussilet 41:51’de de ifade edildiği gibi “her haliyle Allah’a dua ettiğini” haber vermektedir. Çünkü İsrâ 17:83 ve Fussilet 41:49’da onun “ümitsiz olduğu”, Me‘âric 70:19-21’de “pek hırslı (ve sabırsız) yaratıldığı, kendisine fenalık dokunduğunda sızlanıp feryat ettiği” ifade edilmektedir. Ayrıca Nahl 16:53, ‘Ankebût 29:65, Rûm 30:33, Lokmân 31:32’de, Zümer 39: 8 ile 49. ayette kendisine sıkıntı dokunduğunda “yalnızca Yüce Allah’a yalvarıp O’na dua ettiği” bildirilmekte, Duhân 44:12’de ise bizzat dualarına yer verilmektedir.,Benzer mesajlar: Yûnus 10:12; Nahl 16:54; İsrâ 17:67; ‘Ankebût 29:65; Rûm 30:33; Lokmân 31:32; Zümer 39:49; Şûrâ 42:48.,Benzer mesaj: İbrâhîm 14:30.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İnsana bir zarar dokunduğu zaman, Rabbine gönülden bağlanarak duâ eder, sonra da (Allah) ona kendisinden bir nîmet verince daha önce Ona yalvardığını unutarak (insanları) Onun yolundan saptırmak amacıyla Allah’a ortaklar koşmaya başlar.¹ (Ey Muhammed! O insana): “(Sonunda) kesinlikle cehennemliklerden olacaksın. Ama bu inkârınla (dünyada) bir süre keyif sür bakalım” de.
1 Şükredecek yerde, tutar da bu, şundan oldu, bundan oldu, benden oldu, senden oldu diyerek Allah’ın lütfunu başkalarına yamamaya kalkar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
İŞTE [böyle:] insanın başına bir bela geldi mi Rabbine yönelerek [yardım için] O’na yalvarır; ¹³ fakat O’nun rahmetiyle bir nimete kavuşunca da önceden yalvarıp yakardığını unutarak başka güçleri Allah’a rakip çıkarır; ¹⁴ ve böylece [başkalarını] O’nun yolundan saptırır. [Bu şekilde günah işleyenlere] de ki: “Bu inkarınızla kısa bir müddet keyif sürün bakalım; [ama sonunda] ateşi hak edenlerden olacaksınız!
13 Lafzen, “feryad eder”, yani içgüdüsel şekilde ve genel bir kural olarak.14 Lafzen, “Allah’a ortaklar (endâd, tekili nid) koşar”. Karş. 2:22’nin son cümlesi ve ilgili not 13.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nankör insanın başına bir sıkıntı geldiğinde, Rabbine yönelerek dua eder. Sonra da Rabbi kendi lütfundan onun başındaki sıkıntıyı giderince daha önce ona yalvarıp yakardığını unutur da Allah’a denk ortaklar edinir, üstelik başkalarını da Allah’ın yolundan saptırır. De ki: – Kâfirliğinle biraz daha safa sür bakalım, hiç şüphen olmasın ki sen cehennemi boylayacaksın! 10/12, 16/55
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hem ne zaman insanoğlunun başına bir iş gelse, Rabbine yönelerek O’ndan yalvar yakar yardım ister; ama O’nun sayesinde bir nimete kavuşunca da, O’na önceden yalvardığını unutur ve başka varlıkları O’na eş ve denk saymaya başlar: böylece başkalarını da O’nun yolundan saptırır. (Bu gibisine) de ki: “Nankörlüğünle az bir süre keyif sür; ama şunu da iyi bil ki, sen ateşe lâyık birisin.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Müşrik olan) İnsana bir zarar dokunacak olsa, Rabbine yönelerek O'na yalvarır. Fakat Rabbi sonra ona, bir nimet verdiğinde, önceden yalvarmış olduğunu unutur da, (halkı) Allah yolundan saptırmak için O'na (yine) ortaklar koşmaya başlar. (Ey Muhammed, ona) De ki: "Küfrünle -bu dünyada- biraz eğlenedur. Şüphe yok ki sen, cehennem ehlindensin. (Ahirette görürsün.)
Osman Fırat
swap_vert close
İnsana bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra kendi tarafından ona bir nimet verdiği zaman daha önce O’na yalvardığını unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar. De ki: "Küfrünle az bir süre yaşayıp geçin! Şüphesiz sen ateşe arkadaş olacaksın. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve insana bir zarar dokunduğu zaman Rabbisine rücû ederek duada bulunur. Sonra ona kendi tarafından bir nîmet lütfedince O'na evvelce yapmış olduğu duayı unutur ve Allah için şerikler koşmaya başlar (nâsı) O'nun yolundan saptırmak için. De ki: «Küfrün ile biraz fâidelen, şüphe yok ki sen ateşin yârânındansın.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
İnsanın başı derde girince, gönülden O'na yönelerek Rabbine yalvarır. Ama sonra Allah kendi tarafından ona nimet ve imkan verince, daha önce bütün acziyle gönülden O'na yalvardığını unutur ve Allah yolundan kendisini saptırması için O'na birtakım şerikler uydurur. De ki: “İnkârınla biraz oyalan, biraz zevk al bakalım! Nasılsa sen kesin olarak cehennemliklerdensin! ” [17, 67, 10, 12; 14, 30; 31, 24]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnsana bir zarar dokundu mu, hemen içtenlikle Rabbine yönelerek O'na du'a eder. Sonra (Rabbi) ona kendisinden bir ni'met verdi mi; önceden O'na yalvarmakta olduğunu unutur da, O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koşmağa başlar. De ki: "Küfrünle azıcık yaşa, sen ateş halkındansın!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İnsânı bir zarar ve musîbet mess itse rabbine müteveccih olarak du'â ider, sonra Allâh ona, o zarara bedel ni'met ihsân iderse bundan evvel ona du'â iylediğini unudır da nâsı Allâh'ın yolundan şaşırtmak içün O'na şerîk kılar. Yâ Muhammed! Ona di ki: "Küfrünle az bir şey temettu' it, tahkîk sen cehennem ehlindensin."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnsan, başı sıkışınca dönüp Rabbine yalvarır. Sonra Allah, iyilik yaparak ona bir fırsat verse daha önce yalvardığını unutur da (Allah’a) benzer nitelikte varlıklar oluşturur ki insanları Allah’ın yolundan saptırsın. De ki “Bir süre kafirliğinin tadını çıkar. Çünkü sen, o ateşin ahalisindensin.”
Şaban Piriş
swap_vert close
7,8. Eğer nankörlük ederseniz, Allah'ın size ihtiyacı yoktur. Ama kullarının nankörlüğüne razı olmaz. Eğer şükrederseniz, sizin için ondan hoşnut kalır. Hiç bir günahkar bir başkasının günahını yüklenmez. Sonra Rabb'inizedir dönüşünüz... Elbette size yaptıklarınızı haber verecektir. O, kalplerin özünü bilendir. İnsana bir zarar dokununca, Rabbine yönelerek, ona dua eder. Sonra, kendisinden bir nimet ile değiştirince, daha önce ona dua ettiğini unutur da Allah'a ortaklar koşar, onun yolundan saptırsın diye... De ki:-İnkarınla biraz yaşa, kuşkusuz sen ateş ehlindensin!
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnsan sıkıntıya düştüğünde, Rabbine yönelerek Ona yakarır. Sonra Rabbi ona kendi katından bir nimet nasip ettiğinde, evvelce ettiği duayı unutur da, halkı Onun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koşar. De ki: İnkârınla biraz oyalanadur; nasıl olsa ateş ehlindensin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnsana bir zarar/zorluk dokununca, Rabbine yönelerek O'na dua eder. Sonra ona bir nimet lütfettiğinde, önceden O'na yalvarmakta olduğunu unutur, O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler, ortaklar isnat eder. De ki: "Birazcık nimetlen küfrünle! Hiç kuşkusuz, sen, ateş halkındansın."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan kim yoķandı ādemiye ziyān oķıdı çalabı’sını dönici-y-iken andın yaña andan ķaçan kim virdi aña ni'met gendüden unıttı anı kim oldı-y-ıdı oķır andın yaña ilerüden. daħı eyledi Tañrı’ya beñdeşler tā azdura yolından. eyit “göneñ küfrüñ-ile. az bayıķ sen od ehlindensin.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳt ki ādem oġlına ziyān degse, du‘ā diler Tañrısından. Allāha tevbeidüp andan ṣoñra özine ni‘metler virse, unudur ol nesneyi ki du‘ā iderdiilerüden. Daḫı Allāha şerīkler ḳılur azdurmaġ‐ıçun ḫalḳı yolından. Eyit aña yā Muḥammed: Küfrüñ‐ile gönen az müddet. Sen cehennem ehlindensin, di.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İnsana bir zərər toxunduqda tövbə edərək Rəbbinə yalvarar. Sonra (Allah Öz) dərgahından ona bir ne’mət əta etsə, əvvəlcə kimə dua etmiş olduğunu unudar və (xalqı) Allah yolundan (islam dinindən) çıxartmaq üçün Ona şəriklər qoşar. (Ey Peyğəmbər! Ona) De: “Hələ küfrünlə bir müddət dövran sür. Şübhəsiz ki, sən cəhənnəm əhlindənsən!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And then some hurt toucheth man, he crieth unto his Lord, turning unto Him (repentant). Then, when He granteth him a boon from Him he forgetteth that for which he cried unto Him before, and setteth up rivals to Allah that he may beguile (men) from His way. Say (O Muhammad, unto such an one): Take pleasure in thy disbelief a while. Lo! thou art of the owners of the Fire.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When some trouble toucheth man,(4256) he crieth unto his Lord, turning to Him in repentance: but when He bestoweth a favour upon him as from Himself, (man) doth forget what he cried and prayed for before, and he doth set up rivals unto Allah, thus misleading others from Allah.s Path. Say, "Enjoy thy blasphemy(4257) for a little while: verily thou art (one) of the Companions of the Fire!"
4256 Cf. 10:12 . Trouble and adversity often bring a man to his bearings. But if he is not firm and constant, he forgets the lessons which life is meant to teach him. As soon as he gets a little prosperity, he forgets that it is from Allah, and attributes it to something which may only be a secondary cause, e.g., his own efforts or the Powers of Nature, or something which he has invented and made into a god, e.g., idols or fate. Allah is the Ultimate Cause of all things. To set up rivals to Him in this way is not only wrong and degrading to the false worshipper himself, but misleads countless ignorant people, who may not be able to make allowances for the figures of speech or the symbolism by which subtler minds can explain away falsehoods. 4257 Those who practise and those who teach evil and blasphemy may seem to flourish in this world. But their satisfaction will be of veiy short duration. They are treading all the while the Path that leads to the Fire of Perdition.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o zaman ki
مَسَّ
dokun- du
الْاِنْسَانَ
insana
ضُرٌّ
bir zarar
دَعَا
dua etti
رَبَّهُ
Rabb- ine
مُن۪يباً
yönelen olarak
اِلَيْهِ
O'na
ثُمَّ
son- ra
اِذَا
o va- kit ki
خَوَّلَهُ
ona verdi
نِعْمَةً
bir nimet
مِنْهُ
kendin- den
نَسِيَ
unuttu
مَا
o şe- yi ki
كَانَ
idi
يَدْعُٓوا
dua ediyor
اِلَيْهِ
O'na
مِنْ قَبْلُ
önceden
وَجَعَلَ
ve kıldı
لِلّٰهِ
Allah'a
اَنْدَاداً
eşler
لِيُضِلَّ
saptırmak için
عَنْ سَب۪يلِه۪ۜ
O'nun yolundan
قُلْ
de ki
تَمَتَّعْ
eğlenedur
بِكُفْرِكَ
küfrünle
قَل۪يلاًۗق
biraz
اِنَّكَ
çünkü sen
مِنْ اَصْحَابِ
ehlindensin
النَّارِ
ateş
İnsana bir zarar (bir sıkıntı) dokunduğu zaman (hemen) Rabbine yönelerek O'na (yalvarıp) dua eder. Sonra (Allah) kendinden ona bir nimet verince, önceden O'na (yalvararak) dua ettiğini unutur ve (insanları) Allah'ın yolundan saptırmak için O'na (mülkünde ortak olan) eşler koşar. (Resulüm! Böyle olanlara) De ki: "Sen küfrünle biraz eğlenedur; çünkü sen muhakkak ateş ehlindensin!"
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
مَسَّ
Fiil-I
م س س
Dokundu, gelip çattı
اِنْسَان
İsim
ا ن س
İnsanlar, insanlardan olan, kabile
ضُرّ
İsim
ض ر ر
Zarar, sıkıntı
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مُنِيب
Etken fiil-IV
ن و ب
Yönelen, yönelmiş
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
خَوَّلَ
Fiil-II
خ و ل
Verdi
نِعْمَة
İsim
ن ع م
Nimet
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَسِىَ
Fiil-I
ن س ي
Unuttu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَنْدَاد
İsim
ن د د
Eşler (ortaklar, denkler)
اَضَلَّ
Fiil-IV
ض ل ل
Dalâlette bıraktı, dalâlete düşürdü, saptırdı, dalâlete sürükledi, boşa çıkardı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
تَمَتَّعَ
Fiil-V
م ت ع
Faydalandı, yaşadı, yararlandı, eğlenedurdu
كُفْر
İsim
ك ف ر
İnkâr, küfür
قَلِيل
İsim
ق ل ل
Az
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَصْحٰب
İsim
ص ح ب
Ehil, halk, arkadaşlar, Ashâb, sahipler
نَار
İsim
ن و ر
Ateş