close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zumer Sûresi 73. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vesîka-lleżîne-ttekav rabbehum ilâ-lcenneti zumerâ(an)(s) hattâ iżâ câûhâ vefutihat ebvâbuhâ ve kâle lehum ḣazenetuhâ selâmun ‘aleykum tibtum fedḣulûhâ ḣâlidîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Rablerinden çekinenler de bölükbölük cennete sürülmüştür, oraya geldikleri zaman kapıları açılmıştır da bekçileri, esenlik size, tertemiz oldunuz, artık girin ebedi olarak derler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Rablerinden korkanlar (ve ahirete hazırlananlar) ise, bölük bölük cennete sevk edileceklerdir. Oraya vardıklarında cennet kapıları açılıp fetholunacak ve görevli melekler onlara: "Selam size, ne hoşsunuz, ne mutlusunuz! (Buyurun) Ebedi kalmak üzere ona (cennete) girin" diye (iltifatta bulunacaklardır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yol ve yordamlarını Rablerinin kitabı vasıtasıyla bulanlar da bölük bölük cennete gönderileceklerdir. Oraya vardıklarında kapıları açılmış olacaktır ve oranın bekçileri onlara: “Selam size, hoş geldiniz, iyi ettiniz, ne hoşsunuz, işte buyurun içinde temelli ve ebedi kalacağınız bu cennete girin!” diyeceklerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Rablerine sığınıp, emrine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan, takvâya dayalı düzeni benimseyen mü'minler ise, imanda ve itaattaki derecelerine göre cennete bölük bölük sevkedilir. Cennete geldikleri zaman cennetin sekiz kapısı birden açılır. Cennetin bekçileri gelenlere: “Selâmün aleyküm! (Allah'ın selâmı, selâmeti üzerinize olsun, selâmete erdiniz). Tertemiz geldiniz. İçinde ebedî yaşayacağınız Cennet'e girin.” derler.
“ve fütihat”daki vav, vâv-ı semâniyedir.. Sekiz anlamına gelmektedir. Kur’ân-ı Kerim’de bu âyetle birlikte beş yerde bulunmaktadır. Bk. Kur’an-ı Kerim, 9/112, 18/22, 66/5, 69/7. Mecelletü Ma’hedi’l-Lügati’l-Arabiyye, 1984/1404, sayı 2, s. 325-348. es-Seyyid Rızku’t-Tavîl, Min Kadaya el-Lisânü’l-Arabiyye, vâvü’s-semâniyye.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Rablerinden sakınanlar da bölük bölük cennete iletilirler. Sonunda oraya gelip kapıları açıldığında, (cennetin) bekçileri onlara: "Size selâm olsun. Hoş ve temiz geldiniz. İçinde sonsuza kadar kalmak üzere girin oraya!" derler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Rablerinden korkup-sakınanlar da, cennete bölük bölük sevkedildiler. Sonunda oraya geldikleri zaman, kapıları açıldı ve onlara (cennetin) bekçileri dedi ki: 'Selam üzerinizde olsun, hoş ve temiz geldiniz. Ebedi kalıcılar olarak ona girin.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Rablerine itaat edenler de bölük bölük cennete gönderilir. Nihayet oraya varıb cennetin kapıları açılınca, bekçileri şöyle derler: “ - (Her türlü kederden) selâmet size! (Günah kirinden) tertemizsiniz? Artık ebedî olarak kalmak üzere girin oraya.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Rablerinin azabından kendilerini koruyanlar da gruplar olarak Cennete sevk edilirler. Nihayet oraya gelirken ve o Cennet kapıları açılırken oranın muhafızları: “Size selam olsun! Ne iyisiniz. Ebedî olarak oraya girin!” derler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Rabblerine saygı duyanlar da, gruplar halinde cennete götürüleceklerdir. Oraya geldiklerinde ve cennetin kapıları açıldığında, cennetin bekçileri onlara, “Size selâm olsun, hoş geldiniz. Artık süreli kalmak üzere giriniz buraya” derler.
Besim Atalay
swap_vert close
Tanrıdan sakınanlar, takım takım cennete gönderilirler, oraya vardıklarında, kapıları açılır, bekçileri derler onlara: «Sizlere selâm ola, mutlu oldunuz, sonsuz olmak üzere, giresiniz oraya!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Rablerine karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar da gruplar halinde cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve (cennet) bekçileri onlara şöyle der: “Size selâm olsun, hoş geldiniz! Haydi, ebedî kalmak üzere girin buraya!”
Cemil Said
swap_vert close
Mü’minleri zümreler ile cennete götürecekler ve oraya vardıkları vakit kapular önlerinde açılacak ve muhâfızlar "Selamun ’aleyküm, siz fâzıl idiniz cennete dâhil olunuz, orada ilelebed kalacaksınız" diyecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Rablerine karşı gelmekten sakınanlar, bölük bölük cennete götürülürler. Oraya varıp da kapıları açıldığında, bekçileri onlara: "Selam size, hoş geldiniz! Temelli olarak buraya girin" derler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: “Size selâm olsun! Tertemiz oldunuz. Haydi ebedî kalmak üzere buraya girin.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da gruplar halinde cennete sevkedilecek. Nihayet oraya vardıklarında cennetin kapıları açılmış olacak; bekçileri onlara, “Selâm size! Hoş geldiniz! Ebedî olarak kalmak üzere buyurun girin cennete!” diyecek.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Rablerine karşı gelmekten sakınanlar ise, bölük bölük cennete sevk edilir, oraya varıp da kapıları açıldığında bekçileri onlara: Selam size! Tertemiz geldiniz. Artık ebedî kalmak üzere girin buraya, derler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Rablerini sayıp dinleyenler ise yığınlar halinde cennete götürülürler. Oraya vardıklarında onun kapıları açılır ve bekçileri onlara, "Size barış olsun; kazandınız. Haydi temelli kalmak üzere oraya giriniz," derler
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Rablerinden korkanlar da bölük bölük cennete sevk edilmektedir. Nihayet oraya vardıkları zaman kapıları açılır ve bekçileri onlara: "Selâm sizlere, ne hoşsunuz! Ebedî olarak içinde kalmak üzere haydi girin oraya!" derler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Rablarına korunmuş olan müttekîler de zümre zümre Cennete sevk olunmaktadır, nihayet ona vardıkları ve kapıları açılıp bekçileri onlara «selâm sizlere ne hoşsunuz! Haydin girin onlara ebediyyen kalmak üzere» diye selâm durdukları
Emrah Demiryent
swap_vert close
Rablerine karşı gelmekten sakınan (müslüman) lar ise grup grup cennete sevk edilirler. Oraya (cennete) vardıklarında, oranın kapıları açılır ve oranın (cennetin) vazifeli melekleri onlara (müslümanlara): “Selâmun aleykum! (Allah’ın selamı üzerinize olsun!) Ne hoşsunuz, tertemiz geldiniz, (Buyurun) ebedî kalmak üzere girin buraya!” derler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Rabblerine karşı takva sahibi olanlar grup grup Cennet'e sevk edilirler. Oraya vardıklarında, onun kapıları açılır. Onun görevlileri, onlara: “Selam sizlere, siz aklandınız! Sürekli kalmak üzere ona girin.” derler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Rablerinden korkanlar ise (i'zâz ve ikram ile) fevc fevc cennete sevk edildi. Nihayet oraya varıb kapıları açılınca (cennetin) bekçileri (şöyle) dedi (ler): «Selâm (ve selâmet) size! Tertemiz geldiniz! Artık ebedî kalmak üzere girin buraya».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Rablerinden sakınanlar da bölük bölük Cennete sevk edilmişlerdir. Nihâyet oraya vardıkları zaman, kapıları açılmıştır ve bekçileri onlara: “Selâm size; tertemiz oldunuz! Artık ebediyen kalıcı kimseler olmak üzere buraya girin!” derler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Rablerine karşı gelmekten (kötü işleri yapmaktan) sakınmış olanlar ise, (o gün) bölük bölük cennete sevkedilirler, oraya varıp da kapıları açıldığında görevlileri onlara: ‘’Selam size! Tertemiz geldiniz. Artık (ebedi) kalmak üzere girin buraya!’’ derler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Rablerinden sakınıp korunanlar, guruplar halinde cennete götürüldükleri zaman, açılmış haldeki cennetin kapılarına geldiklerinde, cennetin görevlileri onlara “Allah’ın selamı üzerinize olsun, iyi ve hoş geldiniz, sürekli kalmak üzere içeri girin” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çalplarından sakınanlar ise bölük bölük Cennet’e götürülürler, sonunda oraya varıp da kapıları açılınca bekçileri onlara derler: "Esen olun. Arı sili kimselerdiniz sizler. Şimdi buraya girin de hep burada kalın."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Rablerinden sakınanlar da Cennete bölük bölük ihtiramla sevkolunur. Nihayet Cennete varınca kapılarını açık bulurlar. Bekçileri derler ki «— Size selâm olsun ki siz ne güzel adamlarsınız! [⁴] Artık oraya devamlı olarak giriniz».
[4] Veya siz kötülüklerden pâk oldunuzdu.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Rablerine karşı sorumluluk bilincinde olanlar da bölük bölük cennete sevk edilirler. Oraya vardıklarında oranın kapıları açılır ve bekçileri onlara, “Size selâm olsun! Tertemiz geldiniz/hoş geldiniz! Haydi, sürekli kalmak üzere buraya giriniz” derler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Rablerine karşı gelmekten sakınanlar, bölük bölük cennete sevk edilir. Oraya varıp kapılar açıldığında bekçileri onlara, “Selâm size, hoş geldiniz! Temelli kalıcılar olarak buraya girin” derler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Öte yandan, Rablerinden gelen ilkeler doğrultusunda hayata yön vererek, kötü davranışlardan titizlikle sakınanlar da gruplar hâlinde cennete götürülecekler. Nihâyet oraya vardıklarında, cennetin kapılarınıkendileri için ardına kadar açılmış bulacak ve oranın bekçileri olan görevli melekler onlara, “Selâm sizlere, ne büyük mutluluk bu! Haydi, sonsuza dek içinde yaşayacağınız cennete buyurun!” diyecekler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Rabb’lerinden sakınıp korunmuş olanlar da ZÜMRELER / bölükler halinde Cennet’e sevk edildi. Sonunda oraya geldikleri zaman kapıları açıldı. Oranın bekçileri onlara: -“Size selâm olsun! Hoş geldiniz; sürekli kalacak şekilde oraya girin!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Rablerine karşı kendilerini sağlama alanlar ise topluca cennete sevk edilirler. Tam cennete yaklaşıp kapılar açılınca, görevliler: " Artık esenliktesiniz. Ne güzel! Hadi buyurun cennete, hem de sonsuza kadar kalmak üzere " derler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Rabbine karşı gelmekten sakınan! Yeryüzünde yaşarken yasalarımıza uyanlar; gruplar halinde cennete sevk edilir. Cennetin kapıları açılır. Cennet bekçileri onlara şöyle der; "Size selam olsun! Barış, esenlik, huzur sizin olsun! Artık tertemiz oldunuz. Haydi! Ebedi kalmak üzere cennete girin!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Rablerine karşı [takvâ]lı (duyarlı) olanlar da grup grup cennete sevk edilecektir. Sonunda oraya geldikleri zaman kapıları zaten açılmış durumdadır [*] ve bekçileri onlara “Selam size! Tertemiz geldiniz. Artık [ebedî] kalmak üzere girin oraya!” diyecektir. [*]
Bu ayette kullanılan [ve fütihat] ifadesinin başındaki [vâv] harfi “hal/durum” bildiren bir anlam içerdiği için cennetin kapılarının açık hale getirilmiş olacağını, bir anlamda orada herhangi bir sıkışıklığın yaşanmayacağını anlama katmaktadır. Oysa aynı konunun işlendiği Zümer 39:71’de cehennemliklerin cehennemin kapılarına getirildiklerinde orada sıkışıklık olacağı ve Furkân 25:13’te belirtildiği gibi dar bir yerinden cehenneme atılacakları mesajı söz konusu olduğu için [vâv] harfi kullanılmadan doğrudan [fütihat] edilgen fiiline yer verilmektedir.,Benzer mesajlar: Ra‘d 13:24; Nahl 16:32.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Rablerinden hakkıyla sakınanlar da cennete bölük bölük gönderilecek, sonunda cennete geldikleri zaman kapıları açılacak ve onlara (cennetin) bekçileri: “Allah’ın selâmı üzerinize olsun, hoş geldiniz. İçerisinde ebedî kalacağınız cennete girin.” diyecekler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Rablerine karşı sorumluluk bilinci duyanlar da bölük bölük cennete gönderileceklerdir; oraya vardıklarında kapılarının ardına kadar açık olduğunu görecekler; ⁷⁵ ve muhafızlar onlara, “Selâm size! Hoş geldiniz! İşte buyrun, içinde temelli kalacağınız bu [cennete] girin!” diyecekler.
75 Lafzen, “ve kapıları açılacak” [veya “açılmış olacaktır”], yani burada zaman açısından önceliği gösteren ve edatının işaret ettiği gibi, onların varışından önce (Zemahşerî). Bu bağlamda karş. 38:50 -“kapıları ardına kadar açık sonsuz mutluluk ve esenlik bahçeleri”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Rablerine karşı gelmekten korunanlar da grup grup cennete sevk edilirler. Nihayet kapıları zaten açık olan cennete vardıklarında oranın görevlileri onlara; – Selamün Aleyküm ne mutlu size, haydi şimdi sonsuza dek kalmak üzere buyurun cennete! Denilecek. 43/67...73
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Rablerine karşı sorumluluklarının bilincinde olanlar ise guruplar halinde cennete buyur edilecekler. Kapıları zaten açılmış bulunan cennete vardıklarında,[⁴¹⁶⁵] oranın muhafızları kendilerine şöyle diyecek: “Selam olsun size! Safa başınıza! Ebedî kalmak üzere buyursunlar!..”
[4165] Vav’ın hâliye mânasıyla.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Rablerinden sakınanlar ise bölük bölük cennete götürülür, oraya vardıklarında cennet bekçileri onları: "Selam olsun size" tertemiz (günah kirlerinden arınmış olarak) geldiniz, sonsuza dek kalmak üzere girin cennete!" diyerek karşılarlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da zümre zümre cennete sevk edilirler. Cennete vardıklarında oranın kapıları açılır ve cennet bekçileri onlara şöyle der: "Size selâm olsun! Ne hoşsunuz, haydi sürekli kalmak girin cennete. " denildi
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Rablerinden korkmuş olanlar da cennete zümre zümre sevkedildi. Vaktâ ki ona geldiler ve kapıları açıldı ve onlara bekçileri dedi ki: «Selâmün aleyküm, tertemiz bulundunuz. Artık bunlara ebedîyyen kalıcılar olmak üzere giriniz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Rab'lerine karşı gelmekten sakınanlar ise bölük bölük cennete sevkolunurlar. Nihayet oraya varıp da kapıları açılınca cennet bekçileri “Selâm olsun sizlere, ne mutlu size! Haydi, ebediyyen kalmak üzere, giriniz oraya! ” derler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rablerinin (azabından) korunanlar da bölük bölük cennete sevk edilmişlerdir. Kapıları daha önce açılmış bulunan cennete vardıklarında onun bekçileri onlara: "Selam size,(ne) hoşsunuz, ebedi kalmak üzere buraya girin!" demişlerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rablerine ittikâ idenler zümre zümre cennete sevk olunurlar. Oraya vâsıl olub kapular açıldıkda cennetin hâzini onlara: "Size Allâh'ın selâmı olsun. Dünyâda pâk olmuşdınız. Ebedî ve muhalled kalmak üzere cennete giriniz" dir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Rablerinden çekinerek kendini korumuş olanlar ise bölükler halinde Cennet’e gönderileceklerdir. Oraya varınca kapıları açılacak ve bekçiler şöyle diyeceklerdir: “Esenlik ve güvenlik artık size (selâmun aleykum). Ne iyi yaptınız. Ölümsüz olarak kalmak üzere girin içeriye.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Rab'lerinden sakınan kimseler bölük bölük cennete sevkedilmiştir. Oraya geldiklerinde kapılar açılmış ve onun bekçileri:-Selam size, hoş geldiniz, ebedi kalmak üzere girin oraya! demiş
Ümit Şimşek
swap_vert close
Rablerine karşı gelmekten sakınanlar da bölük bölük Cennete sevk edilirler. Oraya vardıklarında Cennetin kapıları açılır ve bekçileri “Size selâm olsun,” derler. “Tertemiz geldiniz. Oraya ebediyen kalmak üzere girin.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Rablerinden sakınanlar da bölükler halinde cennete sevk edilirler. Oraya geldiklerinde, cennet kapıları da kendilerine açıldığında, oranın bekçileri onlara şöyle derler: "Selam size! Tertemizsiniz. Hadi girin şuraya, sürekli kalıcılar olarak!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı sürinildi ya'nį binütleri anlar kim ķorķdılar çalabı’larından uçmaķdın yaña bölükler tā ķaçan geldiler aña açılmış iken ķapuları daħı eyitti anlara śaķlayıcıları anuñ ya'nį uçmaġuñ “selāmdur üzerüñüze!. arınduñuz pes girün aña ebed ķalıcılarken.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı sürüle Tañrıdan ḳorḳanlar cennete bölük bölük. Ḥattā ol vaḳt ki añagelseler ḳapuları açılmış olur. Anlara cennet ḳapucıları “selām olsunsize” diyeler. Günāhlardan arınduñuz, pes girüñüz aña, hīç andan çıḳmaz‐sız.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Rəbbindən qorxanlar da dəstə-dəstə Cənnətə gətiriləcəklər. Nəhayət, ora çatınca onun qapıları açılacaq və (cənnət) gözətçiləri (onlara): “Salam əleykum! (Sizə salam olsun!) Xoş gəldiniz! Əbədi qalacağınız Cənnətə daxil olun!” – deyəcəklər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And those who keep their duty to their Lord are driven unto the Garden in troops till, when they reach it, and the gates thereof are opened, and the warders thereof say unto them: Peace be unto you! Ye are good, so enter ye (the Garden of delight), to dwell therein;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And those who feared their Lord will be led to the Garden in crowds:(4351) until behold, they arrive there; its gates will be opened; and its keepers will say: "Peace be upon you! well have ye done!(4352) enter ye here, to dwell therein."
4351 The righteous ones will also go in crowds, and not be alone. There is now a true sorting out. Verses 73-75 are parallel in contrast to verses 71-72 above. 4352 The angels in heaven are not surprised at the advent of the good and righteous souls. They are glad; they greet them with the salutation of Peace; they congratulate them; and they welcome them in.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَس۪يقَ
ve sevk edildi
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اتَّقَوْا
takvâlı oldular
رَبَّهُمْ
Rabblerine karşı
اِلَى الْجَنَّةِ
cennete
زُمَراًۜ
bölük bölük
حَتّٰٓى
nihayet
اِذَا
o za- man ki
جَٓاؤُ۫هَا
oraya geldiler
وَفُتِحَتْ
ve açılmıştır
اَبْوَابُهَا
kapıları
وَقَالَ
ve dedi
لَهُمْ
onlara
خَزَنَتُهَا
bekçileri
سَلَامٌ عَلَيْكُمْ
selamun aleyküm
طِبْتُمْ
tertemiz oldunuz
فَادْخُلُوهَا
artık oraya girin
خَالِد۪ينَ
ebedi kalı- cılar olarak
Rabblerine karşı takvâlı olanlar (kulluk sorumluluğunu bilip yerine getirmeye çalışanlar) ise bölük bölük cennete sevk edilir. Oraya vardıkları zaman (cennetin) kapıları açılır ve (cennetin) bekçileri onlara, "selamun aleykum (selam sizin üzerinize olsun)! Tertemiz geldiniz. Artık ebedi kalmak üzere girin buraya" derler.
سَاقَ
Fiil-I
س و ق
Sevk etti, sürükledi, sürdü
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
زُمَر
İsim
ز م ر
Bölük bölük
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
فَتَحَ
Fiil-I
ف ت ح
Açtı
بَاب
İsim
ب و ب
Kapı
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
خَزَنَت
İsim
خ ز ن
Bekçi
سَلَام
İsim
س ل م
Selâm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Selamet veren ve insanları selamet yurdu olan cennete davet eden demektir), selam, selâmet
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
طَابَ
Fiil-I
ط ي ب
Temiz oldu
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
خَالِدٌ
Etken fiil
خ ل د
Ebedi kalıcı, devamlı kalıcı, ölümsüz