Rablerine sığınıp, emrine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan, takvâya dayalı düzeni benimseyen mü'minler ise, imanda ve itaattaki derecelerine göre cennete bölük bölük sevkedilir. Cennete geldikleri zaman cennetin sekiz kapısı birden açılır. Cennetin bekçileri gelenlere:
“Selâmün aleyküm! (Allah'ın selâmı, selâmeti üzerinize olsun, selâmete erdiniz). Tertemiz geldiniz. İçinde ebedî yaşayacağınız Cennet'e girin.” derler.
“ve fütihat”daki vav, vâv-ı semâniyedir.. Sekiz anlamına gelmektedir. Kur’ân-ı Kerim’de bu âyetle birlikte beş yerde bulunmaktadır. Bk. Kur’an-ı Kerim, 9/112, 18/22, 66/5, 69/7. Mecelletü Ma’hedi’l-Lügati’l-Arabiyye, 1984/1404, sayı 2, s. 325-348. es-Seyyid Rızku’t-Tavîl, Min Kadaya el-Lisânü’l-Arabiyye, vâvü’s-semâniyye.