O, sizi (insan türünü) bir tek nefisten (nefsi vahide denilen bir hücreden) yaratmış ve ondan (onun cinsinden, onun gibi aynı öz ve maddeden) da eşini oluşturmuştur. Ve sizin için sağmal hayvanlardan (deve, sığır, koyun ve keçiden erkekli ve dişili olmak üzere) sekiz eş bağışlamış (yaratmış)tır. O, sizi annelerinizin rahimlerinde, üç katman karanlığın içinde çeşitli safhalardan geçirerek yaratmaktadır. İşte Rabbiniz olan Allah budur. Hükümranlık yalnız onundur. Ondan başka hiçbir ilah (tanrı) yoktur. O hâlde, nasıl oluyor da (haktan) döndürülüyorsunuz? (*)
(*) İlk insan türü, bugün bizim bildiğimiz biyolojik kanunlarla değil, kimyasal olarak topraktaki belli elementlerin bir araya getirilmesiyle, önce bir tek hücre oluşturulmuş ve daha sonra o hücrenin bölünmesiyle de yüce Allah’’ (ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا) ‘’sonra ondan (onun cinsinden, onun gibi aynı öz ve maddeden) da eşini oluşturmuştur’’ buyuruluyor. Çünkü hücreler/bakteriler bölünerek çoğalırlar. İşte (الله اعلم) o nefsi vahide bu ilk hücre olabilir ve Nisa- 1. ayette de belirtildiği gibi bu iki eş hücreden de yüce Allah yaratılış evreleriyle ilk beşer türünden bir değil, birçok erkek ve kadın meydana getirmiştir. Yine (الله اعلم) Nisa- 1. ayetteki (وبث منهما رجالا كثيرا ونساء).’’ikisinden de birçok erkek ve kadın türetip (yeryüzüne) yaydı.’’ şeklindeki pasaj bunu ifade ediyor. (الله اعلم) ’’Ama en doğrusunu yüce Allah bilir’’ Bu nedenle ilk yaratılışta meydana gelen bir kişi değil, beşer türünden birçok erkek ve kadın meydana gelmiştir. Yani bu vb. ayetlerdeki ‘’nefsi vahide’’ Hz. Âdem değil, insan türünü oluşturan bir canlı hücredir. Âdem ise ilk insan değil, insan türü arasından seçilen ilk halife ve ilk nebidir. İlahi vahye mazhar olan, yaptıklarından sorumlu tutulan Homo sapiens, yani bilge insanın ilk atasıdır... (Ayrıca 1758’de İsveçli bilim insanı Carl Linnaeus, insanlara Homo sapiens adını veren ilk kişiydi. Encyclopedia Britannica’ya göre, “homo sapiens”terimi Latince’den türemişti ve “bilge adam”anlamına gelir. Kaynak: (Homo sapiens Nedir? - Arkeofili) Zaten Kur’an’ı kerime göre de Âdem ilk bilge insandır. İşte Bakara -31. ayet olan (وعلم ادم الاسماء كلها) ‘’ve alleme Âdeme -l esmae külleha’’bunu ifade ediyor. Bu nedenle Kur’an ve bilimin söylediği şey aynıdır. Ayrıca hiçbir ayette ‘’ Sizi Âdem’den yarattım veya siz Âdem’den yaratılmışsınız’ ’şeklinde bir beyanat yoktur. Ancak Araf-7/25. ayette şöyle bir hitap var: Ey Âdemoğulları! Şeytan ebeveyninizi aldatıp cennetten (nimet bahçesinden) çıkardığı gibi, sizi de aldatmasın.’’ şeklindeki ayette ‘’ hem Âdemoğulları ifadesi kullanılmış hem de ‘’ebeveyniniz’’ifadesi. (الله اعلم) Fakat Arapçada Beniâdem, insanoğlu anlamına gelir. Yine Arapça da (أبوين) ‘’ebveyen’’ ifadesinin anlamı geniş olup hem biyoljik anne baba için, hem de manevi anne baba için de kullanılır. Zaten buradaki ’’eb’’ ifadesi Hz. İbrahim için de kullanılmıştır. Örneğin: Hac-22/78. ayete ( ملة أبيكم ابراهيم) ’’babanız İbrahim...’’ ifadesi geçiyor. Peki, hepimiz Hz. İbrahim’den mi türemişiz? Hayır! Ama Hz. İbrahim bizim manevi atamızdır? İşte Hz. Âdem de böyle, o da bizim ilk manevi atamızdır. Ama (والدين)’’valideyn’’ise, sadece doğuran, yani biyolojik anne baba için kullanılır. Oysa Kur’an’da Âdem ve eşi için böyle bir ifade yani (والدين) ‘’valideyn’’ ifadesi hiç kullanılmamış. Bunun için Âdem modern insanın ilk manevi babası veya atasıdır demek daha doğru olur. Yine (Havva’nın, Âdem’in kaburga kemiğinden yaratıldığına dair “hadis” olduğu söylenen sözler de dâhil, kaynaklarda geçen rivayetlerin tamamı İsrâîliyyât’tır ve uydurmadır. Gerçekle bir ilgisi yoktur. Ayrıca ana rahminde oluşan ceninin üç kat, üç tabaka içinde korunduğu bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Çünkü embriyolojik açıdan “üç kat karanlık”, rahim içinde olup cenini saran ve “amniyon, koriyon, decidua” denilen üç koruyucu zarı ifade eder… Bir de ‘’sekiz eş enam’’ için şöyle bir iddia var: İnsanların faydalandığı hayvan sayısı 8’ den çok daha fazladır. Bazı yorumcular, ayetin çiftlik hayvanlarını kastettiğini öne sürerse de sekiz (8) çift hayvan yine çok azdır. İnsan daha fazla hayvandan yararlanır.” Cevap: Burada hayvanlar derken En’am/sağmal kelimesi kullanılmıştır. Demek ki Kur’an-ı Kerim sağmal hayvanların insanın beslenmesine ve geçimine olan katkısını özellikle öne sürüyor. Kur’an, bu sağmal hayvanlarla birlikte gelen nimetten bahsediyor, diğer hayvanlardan yararlanmıyorsunuz demiyor. At, eşek, tavuk gibi diğer hayvanlar, Kur’an’ın indirildiği dönemde de vardı, yani bunlar zaten bilinen ve yetiştirilen hayvanlardı. ‘Kuran diğer hayvanlardan habersizdi’ yorumunu buradan nasıl çıkarmışlar, anlayabilene aşk olsun. Ayet özellikle belirttiği sağmal hayvanların insanlık için azim faydasını belirtirken bu ayette bir hata aramak hangi mantık iledir? Not: Camus (manda) da (بقرة) yani sığır türünden olduğu için adı zikredilmemiştir. Çünkü (بقرة) yani sığır, geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş hayvanların ortak adır, bu nedenle su sığırı olan mandalar da buna dâhildir. (وتعد الجواميس من فصيلة البقريات) Ayrıca ayette geçen (انزل) bağışladı veya yarattı anlamındadır. Çünkü (وانزل من السماء) Yani ‘’gökten indirdi’’ şeklinde bir ifade yoktur. Burada (أَزْوَاجٍ ) ise, 8 çift değil, 8 eş demektir. Mesela: (a) Deve: Erkek + dişi = 2 eş, (b) Sığır: Erkek + dişi = 2 eş, (c) Koyun: Erkek + dişi = 2 eş, (d) Keçi: Erkek + dişi = 2 eş) olur… Özetle, yukarıda da belirtiğimiz gibi Kur’an’da insanların Âdem’den yaratıldığına/ilk beşer olduğuna dair bir ayet de yoktur. İlgili Hadis rivayeti ise, sıhhat derecesi açısından sahih değildir. Zira derecesi için (حسن غريب)’hasanun garibun’’ deniliyor. Bu iki ifade bunun zayıf olduğunu gösteriyor. Zaten Garip değilse de senedi Hasan olan rivayet yine sahih değil zayıf olup delil sayılmaz. Ayrıca ‘’Hepiniz Ademoğullarısınız, Âdem ise topraktandır’’ şeklindeki hadisin ravisi Hişam b. Sa’d, zayıf olup hadisleri hüccet olamaz deniliyor.. حديث - كلكم بنو ادم وادم من تراب الخ رواه الترمذي وهذ حسن غريب (احد رواته :هِشَامُ بْنُ سَعْدٍ : وهو ضعبف لايحتج به ...(أرشيف ملتقى أهل الحديث - 2 )