O (zatım olan Allah), semaları (bütün gök cisimlerini), yerküreyi (ve bütün evreni) hak bir gaye için, (yerli yerince sabit bir sistem üzerinde) yaratmıştır. Sürekli olarak (dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesini sağlamakla) geceyi gündüzün üzerine yuvarlar, gündüzü de gecenin üzerine yuvarlar. (Kendi sistemiyle birlikte) güneşi de ayı da kendi kanunlarına tabi tutmuştur. Her biri (dünya, ay, güneş, gezegenler, uydular ve bütün gök cisimleri uzay boşluğunda) belirli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.(*)
(*) Yine bu âyet, dünyanın küre (geoit) şeklinde olup kendi ekseni etrafında döndüğüne açıkça işaret emektedir. Mesela: تكوير الكرة دَحْرَجَتُها (تعريف و معنى كور : تكوير في معجم المعاني الجامع )
tekvirul kürreti, dahrecetüha’’ yani ‘’topun yuvarlanması’’ bk: (معجم المعاني الجامع) ‘’Mucemul meani, el camii’’ Lügat kitabı! İşte ayette de tekvirin muzari fiili olan (يكور)’’yükevviru’’ ifadesi geçiyor. Tekvîr, yuvarlamak, döndürmek, küre şeklinde sarmaktır. Gecenin gündüze, gündüzün geceye sarılması ancak küre şeklinde olur. Bilindiği gibi yeryuvarlağı, güneşin karşısında dönmektedir. Güneşe karşı olan yüzü gündüz, karşı olmayan yüzü gecedir. Sağdan sola doğru dönerken dünya, yüzünü güneşten öteye çevirmektedir. Arka taraftaki gece, güneşten öteye dönmüş olan bu yüze sarılıp burayı gece yapmaktadır. Gece tarafında kalan yüzü de bir yandan güneşe doğru dönerken gündüz, o yüzün yani gecenin üzerine sarılmaktadır. Böylece bir yandan gece, gündüzün; öte yandan gündüz, gecenin üzerine sarılmakta ve âyetin belirttiği sarılma olayı sürüp gitmektedir. Bu, küreden başka bir şekilde olamaz. Zaten bu ayet, dünyanın yuvarlak olduğunu bildirmektedir. "Yuvarlıyor" kelimesinin arapçası olan "yükevviru" kelimesi ile Türkçeye de geçen"küre"aynı kökten türemektedir. Mesal: الشمس – القمر) - خَلَقَ السَّمَاوَاتِ - وَالْأَرْضَ ) ifadesinde zaten‘’Semavat, yani bütün gök cisimleri, yıldızlar, gezegenler, dünya, ay ve güneş’in isimleri geçiyor. Bu nedenle ((كُلٌّ يَجْرِي hepsini ifade ediyor.
قال بعض العلماء ما ملخصه : " والتعبير بقوله " يكور . . " تعبير عجيب ، يقسر الناظر فيه قسرا على الالتفات إلى ما كشف حديثا عن كروية الأرض فهو يصور حقيقة مادة ملحوظة على وجه الأرض ، فالأرض الكروية تدور حول نفسها فى مواجهة الشمس ، فالجزء الذى يواجه الشمس من سطحها المكور يغمره الضوء ويكون نهارا . ولكن هذا الجزء لا يثبت لأن الأرض تدور . وكلما تحركت بدأ الليل يغمر السطح الذى كان عليه النهار . وهذا السطح مكورن فالنهار كان عليه مكورا ، والليل يتبعه مكورا كذلك ، وبعد فترة يبدأ النهار من الناحية الأخرى يتكور على الليل ، وهكذا فى حركة دائبة (تفسير الوسيط) تشير الاية إلى كروية الأرض وإلى دورانها من قبل ألف وأربعمائة سنة، في زمن ساد فيه الاعتقاد بالاستواء التام للأرض بلا أدنى انحناء، وبثباتها، وتمت الإشارة إلى تلك الحقيقة الأرضية بأسلوب لا يفزع العقلية البدوية في زمن تنزل الوحي، فجاء التكوير صفة لكل من الليل والنهار، وكلاهما من الفترات الزمنية التي تعتري الأرض، فإذا تكورا كان في ذلك إشارة ضمنية رقيقة إلى كروية الأرض، (يكور الليل على النهار ويكور النهار على الليل موقع ) لكن الكثير من المفسّرين نتيجة عدم التفاتهم إلى كروية الأرض ذكروا مواضيع اُخرى لا تناسب مفهوم كلمة (التكوير)، فمن هذه الآية يتجلّى لنا أن الأرض كروية وتدور حول نفسها، ومن جراء هذا الدوران، يطّوق الأرض دائماً شريطان، أحدهما سواد الليل، والثّاني بياض النهار، ولا يبقى هذان الشريطان ثابتين، وإنّما يغطي الشريط الأسود الأبيض من جهة والشريط الأبيض يغطي الأسود من جهة اُخرى، أثناء حركة الأرض حول نفسها