close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zumer Sûresi 5. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ḣaleka-ssemâvâti vel-arda bilhakk(i)(s) yukevviru-lleyle ‘alâ-nnehâri veyukevviru-nnehâra ‘alâ-lleyl(i)(s) vesaḣḣara-şşemse velkamer(a)(s) kullun yecrî li-ecelin musemm(en)(k) alâ huve-l’azîzu-lġaffâr(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak yaratmıştır; geceyi kısaltır, gündüze katar ve gündüzü kısaltır, geceye katar ve ram etmiştir güneşi ve ayı; hepsi de muayyen ve mukadder bir zamana dek akardurur; bilin ki odur üstün olan ve suçları, ceza vermeden önce ve tamamıyla örten.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Allah) Gökleri ve yeri Hakk olarak (bin türlü hikmet ve hayırla) yaratmıştır. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp-örtüyor... (Düzenli ve sürekli şekilde, gece ve gündüz birbirini takip ediyor.) Güneş’e ve Ay’a (İlahi ve mucizevi bir düzen ve disiplin içinde) boyun eğdirmiştir, her biri adı konulmuş bir ecele (süreye) kadar akıp gitmektedir. Haberin olsun ve dikkatli bulun ki; O Üstün ve Güçlü olandır, Bağışlayandır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O gökleri ve yeri şaşmaz bir düzen ve değişmez bir gerçek üzere yaratmıştır. O geceyi gündüzün üstüne bürüyüp örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne geçirip sarıyor. Güneşi ve ayı, kendi kanunlarına tabi tutmuştur. Herbiri O'nun tarafından belirlenen bir süre içinde akıp gitmektedir. İyi bilin ki, O en yüce iktidar sahibi olan ve çok bağışlayandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gökleri ve yeri, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı, hesaplı bir düzen içinde yarattı. Geceyi devamlı gündüzün üstüne örtüyor. Gündüzü de gecenin üstüne örtmeye devam ediyor. Güneşi ve ayı koyduğu kanunlara boyun eğdirdi. Hepsi belirli bir vakte kadar akıp gidecektir. Unutmayın! Kudret ve hükümranlık sahibi olan, kâinatı koruma kalkanına alan, daima bağışlayan O'dur.
bk. Kur’an-ı Kerim, 3/190; 7/54.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak üzere yarattı. Geceyi gündüzün üzerine bürüyor, gündüzü de gecenin üzerine bürüyor; güneşi ve ayı da buyruk altına almıştır. Her biri belli bir süreye kadar hareket eder. İyi bil ki, güçlü olan, bağışlayan O'dur.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp-örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp-örtüyor. Güneşe ve aya boyun eğdirdi. Her biri adı konulmuş bir ecele (süreye) kadar akıp gitmektedir. Haberin olsun; üstün ve güçlü olan, bağışlayan O'dur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak ile (hikmetle) yarattı; geceyi gündüzün üzerine bürüyor, gündüzü de gecenin üzerine bürüyor (sarıyor). Güneşi ve ayı, insanların menfaatine bağladı. Her biri muayyen bir vakte kadar (hareket ve) cereyan etmektedir. Bil ki, O Azîz'dir = her şeye galibdir, Gaffâr'dır = çok bağışlayandır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hak ile gökleri ve yeri yaratmıştır. Geceyi gündüze sarıyor, gündüzü de geceye. Ve O, güneş ve ayı musahhar edendir. Her birisi belli bir süreye kadar akmaktadır. Bilin ki O, izzet, kudret ve bağışlama sahibidir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, gökleri ve yeri bir amaç uğruna yarattı. Geceyi gündüze, gündüzü geceye sarar. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. Her biri belli bir süreye kadar akıp gider. Dikkat ediniz, O'nun her şeye gücü yeter; affedicidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Gökleri de, yeri de hak olarak yarattı, geceyi gündüze, gündüzü de geceye dolayan odur, hem güneşi, hem de ayı buyrumuna almıştır; hepsi de adanan bir güne dek yürüyecektir, biliniz ki, O'dur emre, O'dur bağışlayıcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O, gökleri ve yeri bir hikmete ve hakikate göre yaratmıştır. (O,) Geceyi gündüzün üstüne sarıp örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor (her birini uzatıp kısaltıyor). O, güneşi ve ayı da emri altına almıştır (ve insanların hizmetine sunmuştur). Her biri (O'nun tarafından) belirlenen bir süre içinde (uzay boşluğunda) akıp gitmektedir. İyi bilin ki; O, mutlak galiptir, çok bağışlayandır. 
Bkz. 13/2, 31/29, 35/13, 36/38 ve dipnotu  
Cemil Said
swap_vert close
Semâvâtı ve arzı hak içün yaratdı giceyi gündüz üzerine gündüzi gice üzerine sevk idiyor. Güneşi ve kameri teshîr iyledi her ikisi de vakt-i mu’ayyene kadar seyirlerine devâm idiyorlar. Allâh ’azîz ve gafûrdur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Gökleri ve yeri gerçekten yaratan O'dur. Geceyi gündüze dolar, gündüzü geceye dolar. Her biri belirli bir süreye kadar yörüngelerinde yürüyen güneş ve ayı buyruk altında tutar. Dikkat edin, güçlü olan, çok bağışlayan O'dur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O, gökleri ve yeri hikmet ve fayda esasına göre yarattı; sürekli olarak geceyi gündüzün, gündüzü gecenin üstüne sarmaktadır; güneşi ve ayı da yasalarına boyun eğdirmiştir. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar akıp gitmektedir. Unutmayın ki Allah çok güçlüdür, çok bağışlayıcıdır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine sarıyor. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. Her biri belli bir süreye kadar akıp gider. Dikkat et! O, azîzdir, ve çok bağışlayandır.  
 Gece ve gündüzün birbirine örtülüp sarılmasıyla, sürelerinin uzayıp kısaldığına yerin yuvarlaklığına, hem kendi hem) de güneş etrafında döndüğüne işaret edilmiştir. Zikredilen âyetler, tevhid inancını ve bu inancı güçlendiren delilleri açıklamaktadır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Gökleri ve yeri gerçek ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine yuvarlar ve gündüzü de gecenin üzerine yuvarlar. Güneşi ve ayı da emri altına sokmuş ve onların her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. Kesinlikle, O Üstündür, Bağışlayandır.
Bu ayet, dünyanın yuvarlak olduğunu bildirmektedir. "Yuvarlıyor" kelimesinin arapçası olan "yükevviru" kelimesi ile Türkçeye de geçen "küre" aynı kökten türemektedir. Kuran, vahyinden ancak yüzyıllar sonra öğrendiğimiz bir çok bilimsel gerçekle doludur. Bak 4:82.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O, gökleri ve yeri hak ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıyor. Güneşi ve ay'ı emrine âmade kılmış, her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki, çok güçlü ve çok bağışlayıcı olan ancak O'dur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Gökleri ve Yeri hakk ile yarattı, geceyi gündüzün üstüne sarıyor, gündüzü gecenin üstüne sarıyor, Ay ve Güneşi müsahhar kılmış her biri bir müsemmâ ecele cereyan ediyor, uyan, o öyle azîz, öyle gaffar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O Allah ki) gökleri ve yeri hak olarak yarattı. (Kudreti ile) geceyi gündüzün üstüne bürüyüp örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne bürüyüp örtüyor. (O) güneşi ve ayı, kendi emrine boyun eğdirendir. Her biri (tarafımızdan) belirlenen bir süreye kadar (şaşmaz bir düzen içerisinde, yörüngelerinde) akıp giderler. İyi bilin ki O, her işinde mutlak galip olandır, çok bağışlayandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gökleri ve yeri hakk ile yarattı. Geceyi gündüze, gündüzü geceye çevirir. Güneş'i ve Ay'ı buyruk altına almıştır. Hepsi belirlenmiş bir zamana akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, Mutlak Üstün Olan'dır, Çok Bağışlayıcı'dır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak (kın ikaamesine sebeb) olarak yaratdı O. Geceyi gündüzün üstüne (bürüyüb) örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne (getirip) sarıyor. Güneşi, ayı müsahhar kıldı. Herbiri muayyen bir vakt için (seyr-ü) cereyan etmekdedir, Gözünü aç, O (emrinde) mutlak gaalibdir, (dostlarını) çok yarlığayıcıdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak ile (yerli yerinde) yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine sarar; gündüzü de gecenin üzerine sarar; güneşi ve ayı da (emrine) boyun eğdirmiştir. Herbiri belirli bir vakte (kıyâmete) kadar akıp gider. Dikkat edin! O, Azîz (kudreti dâimâ üstün olan)dır, Gaffâr (çok bağışlayan)dır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
O (zatım olan Allah), semaları (bütün gök cisimlerini), yerküreyi (ve bütün evreni) hak bir gaye için, (yerli yerince sabit bir sistem üzerinde) yaratmıştır. Sürekli olarak (dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesini sağlamakla) geceyi gündüzün üzerine yuvarlar, gündüzü de gecenin üzerine yuvarlar. (Kendi sistemiyle birlikte) güneşi de ayı da kendi kanunlarına tabi tutmuştur. Her biri (dünya, ay, güneş, gezegenler, uydular ve bütün gök cisimleri uzay boşluğunda) belirli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.(*)
(*) Yine bu âyet, dünyanın küre (geoit) şeklinde olup kendi ekseni etrafında döndüğüne açıkça işaret emektedir. Mesela: تكوير الكرة دَحْرَجَتُها (تعريف و معنى كور : تكوير في معجم المعاني الجامع ) tekvirul kürreti, dahrecetüha’’ yani ‘’topun yuvarlanması’’ bk: (معجم المعاني الجامع) ‘’Mucemul meani, el camii’’ Lügat kitabı! İşte ayette de tekvirin muzari fiili olan (يكور)’’yükevviru’’ ifadesi geçiyor. Tekvîr, yuvarlamak, döndürmek, küre şeklinde sarmaktır. Gecenin gündüze, gündüzün geceye sarılması ancak küre şeklinde olur. Bilindiği gibi yeryuvarlağı, güneşin karşısında dönmektedir. Güneşe karşı olan yüzü gündüz, karşı olmayan yüzü gecedir. Sağdan sola doğru dönerken dünya, yüzünü güneşten öteye çevirmektedir. Arka taraftaki gece, güneşten öteye dönmüş olan bu yüze sarılıp burayı gece yapmaktadır. Gece tarafında kalan yüzü de bir yandan güneşe doğru dönerken gündüz, o yüzün yani gecenin üzerine sarılmaktadır. Böylece bir yandan gece, gündüzün; öte yandan gündüz, gecenin üzerine sarılmakta ve âyetin belirttiği sarılma olayı sürüp gitmektedir. Bu, küreden başka bir şekilde olamaz. Zaten bu ayet, dünyanın yuvarlak olduğunu bildirmektedir. "Yuvarlıyor" kelimesinin arapçası olan "yükevviru" kelimesi ile Türkçeye de geçen"küre"aynı kökten türemektedir. Mesal: الشمس – القمر) - خَلَقَ السَّمَاوَاتِ - وَالْأَرْضَ ) ifadesinde zaten‘’Semavat, yani bütün gök cisimleri, yıldızlar, gezegenler, dünya, ay ve güneş’in isimleri geçiyor. Bu nedenle ((كُلٌّ يَجْرِي hepsini ifade ediyor. قال بعض العلماء ما ملخصه : " والتعبير بقوله " يكور . . " تعبير عجيب ، يقسر الناظر فيه قسرا على الالتفات إلى ما كشف حديثا عن كروية الأرض فهو يصور حقيقة مادة ملحوظة على وجه الأرض ، فالأرض الكروية تدور حول نفسها فى مواجهة الشمس ، فالجزء الذى يواجه الشمس من سطحها المكور يغمره الضوء ويكون نهارا . ولكن هذا الجزء لا يثبت لأن الأرض تدور . وكلما تحركت بدأ الليل يغمر السطح الذى كان عليه النهار . وهذا السطح مكورن فالنهار كان عليه مكورا ، والليل يتبعه مكورا كذلك ، وبعد فترة يبدأ النهار من الناحية الأخرى يتكور على الليل ، وهكذا فى حركة دائبة (تفسير الوسيط) تشير الاية إلى كروية الأرض وإلى دورانها من قبل ألف وأربعمائة سنة‏، في زمن ساد فيه الاعتقاد بالاستواء التام للأرض بلا أدنى انحناء‏، وبثباتها‏، وتمت الإشارة إلى تلك الحقيقة الأرضية بأسلوب لا يفزع العقلية البدوية في زمن تنزل الوحي‏، فجاء التكوير صفة لكل من الليل والنهار‏، وكلاهما من الفترات الزمنية التي تعتري الأرض‏، فإذا تكورا كان في ذلك إشارة ضمنية رقيقة إلى كروية الأرض‏، (‏يكور الليل على النهار ويكور النهار على الليل موقع ) لكن الكثير من المفسّرين نتيجة عدم التفاتهم إلى كروية الأرض ذكروا مواضيع اُخرى لا تناسب مفهوم كلمة (التكوير)، فمن هذه الآية يتجلّى لنا أن الأرض كروية وتدور حول نفسها، ومن جراء هذا الدوران، يطّوق الأرض دائماً شريطان، أحدهما سواد الليل، والثّاني بياض النهار، ولا يبقى هذان الشريطان ثابتين، وإنّما يغطي الشريط الأسود الأبيض من جهة والشريط الأبيض يغطي الأسود من جهة اُخرى، أثناء حركة الأرض حول نفسها  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gökleri ve yeri doğru bir amaç için yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine örter, gündüzü de gecenin üzerine örter. Güneşi ve ayı kendi kontrolü altına almış, hepsi belirlenmiş bir vakte kadar akıp gider. O, her şeye gücü yeten ve bağışlayıcı olan değil midir?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yerleri, gökleri gereğince yarattı. Geceyi gündüze, gündüzü geceye doladı. Güneşi ayı buyruk altına aldı. Hepsi de belli bir sona kadar yürüyüp gidiyor. Bilesin ki o erklidir, çok yarlıgayıcıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O, gökleri ve yeri hak ve hikmetle yarattı. O, geceyi gündüze, gündüzü geceye dolar [⁴]. O, güneşi ve ay/ı müsahhar kılmıştır, her biri muayyen bir zamana kadar seyr ve cereyan eder. Haberiniz olsun ki O, yegâne galiptir, çok yarlıgayandır (bağışlayandır).
[4] Birini eksiltir, öbürünü artırır, birbiri ardınca getirir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine, gündüzü de gecenin üzerine sarar [yukevviru]¹. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. Hepsi de belli bir zamana kadar akıp gider. Biliniz ki O, Azîz’dir, Gaffâr’dır.
1 Ayette geçen “yukevviru” fiili Arapçada yuvarlak bir şeyin üzerine sarmak anlamındadır. Buradan dünyanın yuvarlaklığına ve döndüğüne bir işaretin var olduğunu düşünebiliriz.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Geceyi gündüzün üstüne sarıp örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne sarıp örtüyor. Güneşe ve aya da boyun eğdirdi. Her biri adı konulmuş bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bilin ki O, mutlak güç sahibidir, çok bağışlayandır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah, gökleri ve yeri anlamsız ve boş yere değil; hak, hukuk ve adâlet esaslarına göre, belli bir hikmet ve amaç doğrultusunda ve şaşmaz kanunlara bağlı mükemmel bir sistem hâlinde, yani hak ile yaratmıştır. Görmüyor musun; nasıl da geceyi gündüzün üzerine dolamakta, gündüzü de gecenin üzerine dolamaktadır ve her biri belli bir yörüngede akıp gitmekte olan Güneş’i ve Ay’ı, insanlığın faydası için kendine boyun eğdirmektedir! İyi bilin ki O, sonsuz kudret sahibidir, çok bağışlayıcıdır!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yer’i ve Gökler’i Hakk ile yarattı. Gece’yi Gündüz’ün üzerine dürüyor; Gündüz’ü de Gece’nin üzerine dürüyor. Güneş’i ve Ay’ı müsahhar kıldı / kullanıma sundu. Belli bir süre için hepsi akıp gidiyor. Dikkat edin! Gaffâr (Çok Bağışlayan) Azîz O’dur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Karanlığı aydınlığa; aydınlığı karanlığa çevire çevire, gökleri ve yeri milim milim dengeleyip yaratan bu güçtür. Güneşe ve aya hükmeden de odur. Nitekim hepsi Allah'ın belirlediği bir sona doğru akıp gidiyor. Şu güç ve hoşgörü ihtişamına bakın..
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Gökleri yeri gerçeklik üzerine yaratmıştır. Yarattıklarında hiçbir düzensizlik, çelişki, yalan göremezsin. O geceyi gündüzün üzerine örtüyor. Gündüzü de gecenin üzerine örtüyor. Güneşi ayı koyduğu yasalara boyun eğdirmiştir. Bunların her biri belli bir zamana kadar yörüngelerinde seyreder. İyi bilin ki Allah mutlak güç sahibidir. Çok bağışlayandır.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Allah) gökleri ve yeri bir amaç ile [*] yarattı. Geceyi gündüzün üzerine bürüyüp örtüyor; gündüzü de gecenin üzerine bürüyüp örtüyor. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. (Bunların) her biri belirlenmiş bir süreye kadar akıp gitmektedir. Dikkat edin! O güçlüdür, çok bağışlayandır.
Benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Yûnus 10:5; İbrâhîm 14:19; Hicr 15:85; Nahl 16:3; ‘Ankebût 29:44; Rûm 30:8; Zümer 39:5; Duhân 44:39; Câsiye 45:22; Ahkâf 46:3; Teğâbun 64:3.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O gökleri ve yeri, asla değişmeyen ölçülerle yarattı. Her an geceyi gündüzün üstüne örtüyor, gündüzü de gecenin üstüne örtüyor. Her biri belirli bir süreye kadar akıp gitmekte olan güneşi ve ayı da emri altına almıştır. Şunu iyi bil ki¹ O çok şereflidir, bağışlayandır.
1 Âyetin son bölümü, yukarıda (اَلاَ) istiftah edatı olarak tercüme edilmiştir. Ancak baştaki hemze soru harfi olarak da anlaşılabilir. O zaman tercüme; “O, çok şerefli ve bağışlayan değil midir?” şeklinde olur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
O, gökleri ve yeri [derunî bir] hakikate ⁵ göre yaratmıştır. O gecenin gündüze sızıp onu örtmesini ve gündüzün de geceye sızıp örtmesini sağlar; O, güneşi ve ayı [kendi kanunlarına] tâbi tutmuştur, her biri [O’nun tarafından] belirlenen bir süre içinde akıp gitmektedir. ⁶ O, güçlü ve bağışlayıcı değil midir?
5 Bkz. 10:5’in son cümlesi ile ilgili not 11.6 Bkz. 13:2, not 5.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Çünkü O, gökleri ve yeri belli bir amaç için yaratmıştır. Geceyi gündüzün üstüne gündüzü de gecenin üstüne bürüyüp örten O’dur. Her biri kendi yörüngesinde yüzüp giden güneşi ve ayı sizin istifadenize sunan da O’dur. İyi bilin ki O’dur mutlak üstün ve yüce olan, çokça ve sürekli bağışlayan. 2/21-22, 31/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O gökleri ve yeri gerçek bir amaçla yaratmıştır; o geceyi gündüzün başına sarar, gündüzü de gecenin başına sarar;[⁴¹⁰⁵] yine O, her biri kendi mecrasında belirli bir süreye kadar akıp gidecek olan güneşi ve Ay’ı da bir yasaya bağlamıştır.[⁴¹⁰⁶] Değil mi ki, sadece O mutlak üstün ve yüce olandır, tekrar tekrar bağışlayandır.[⁴¹⁰⁷]
[4105] Kur’an’da gece-gündüz örneğinin geçtiği her yerde olduğu gibi, burada da hak-bâtıl, iman-küfür mücadelesinin tabiatı dile getirilmektedir. Tıpkı karanlığı güneş ve ayla etkisizleştirdiği gibi, küfür ve bâtılı da vahiyle etkisizleştirmeyi dilemiştir. [4106] “Belirli bir süreye kadar”: Evrenin mutlak ve sonsuz olduğu düşüncesini red içindir. Teshir sırrı için bkz: 22:37, not 58. [4107] Ğâfir, bağışlayıcılık niteliğine sahip olandır. Ğafûr bağışlayıcılık niteliğinin bir türü değil her türü kapsadığına delâlet eder. Fakat el-Ğaffâr tüm günahları bir seferliğine bağışlama niteliği olana değil, tüm günahları tekrar tekrar sınırsız kez bağışlama niteliği olana denir. Bu isimlerin üçü de Kur’an’da Allah için kullanılır. Bu durumda bu isimlerin üçü de Allah’ın günahkâr kullarındaki üç ayrı duruma mukabil olmalıdır. Birincisi olan Ğâfir zâlimin zulmüne, ikincisi olan Ğafûr zalûmün zulmüne, üçüncüsü olan Ğaffâr da zallâmın zulmüne karşılık olan ilâhî bağış ve affı ifade etse gerektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gökleri ve yeri (boş yere değil) hak (ve hikmet) olarak yaratmıştır. Ki geceyi gündüze, gündüzü de geceye katar. (Böylece hiç ara vermeden, biri diğerini takip eder) Güneşi ve ayı buyruğu altına almıştır, her biri belirli bir süreye dek akıp gider. (Kıyamet gününde ise, bu seyirleri sona erer) İyi bilin ki, herşeye gücü yetendir. (Tevbe ile kendine yönelenlere karşı) çok bağışlayandır O!
(Her şey için olduğu gibi sizin için de bir son vardır, o son ise, kıyamet, mahşer ve hesaptan sonra, cennet veya cehennemdir. Herşeye gücü yeten olduğu için ayetlerini yalanlayanları ve O'na ortak koşanları, cehennem azabı ile cezalandırır)  
Osman Fırat
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine dolar, gündüzü de gecenin üzerine dolar. Güneşi ve ayı buyruğu altına almıştır. Her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. O, aziz ve çok bağışlayan değil mi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine sarar ve gündüzü de gecenin üzerine sarıverir ve güneşi ve ay'ı musahhar kılmıştır. Her biri muayyen bir zamana kadar cereyan eder. Haberiniz olsun ki, her şeye galip, çok yarlığayıcı olan, O'dur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O, gökleri ve yeri hikmetle ve ciddî bir maksatla yarattı. Devamlı sûrette geceyi gündüze dolar, gündüzü geceye dolar. Güneş ve ay'ı da sizin hizmetinize veren O'dur. Onlardan her biri belirli bir süreye kadar akarcasına hareket eder. İyi bilin ki O, azîz ve gafurdur (üstün kudret sahibi olup, aynı zamanda çok affedicidir). [7, 54; 3, 190]
Bu âyette geçen tekvir: “Baş gibi yuvarlak bir cismin etrafında bir şeyi, mesela sarığı dolayıp sarmak” demektir. S. Kutub der ki: “Bu tekvir tabiri, arzda görünen müşahhas bir durumu tasvir etmektedir. Yerküre, güneşin karşısında kendi mihveri etrafında dönmektedir. Arzın yuvarlak olan sathından, güneşe karşı olan kısmını aydınlık kaplar ve gündüz olur. Fakat bu aydınlık kısım devam etmez; çünkü arz dönmektedir. Yer hareket ettikçe gece başlar ve üzerinde gündüz bulunmayan kısım karanlığa bürünür. Arzın sathı yuvarlak olduğu için, üstünde gündüz olan yerler de yuvarlaktır. Tabiatıyla onu takib eden gece olan yerler de yuvarlak olacaktır. Bir süre sonra öbür taraftan gündüz başlar ve gecenin üzerine dolanır. Ve bu hareket böylece devam eder: “Geceyi gündüze, gündüzü geceye dolar.” Kullanılan kelime, adeta şekli çizmektedir (...) Yer’in küre şeklinde oluşu ve dönmesi, tekvir tabirini son derece dakik bir tarzda tefsir etmektedir.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine dolar, gündüzü de gecenin üzerine dolar. Güneşi ve ayı buyruğu altına almıştır. Her biri belli bir süreye kadar akıp gitmektedir. İyi bil ki O, aziz ve çok bağışlayandır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak üzere halk itdi. Giceyi gündüze artırır ve gündüzi giceye artırır. Güneşi ve ayı mesâlih-i 'âlem içün müsahhar kıldı. Bunlar vakt-i mu'ayyene kadar yürir ve cârî olurlar. Âgâh olun ki O, gâlib ve kâdir ve tevbe idenleri mübâlağa ile mağfiret idicidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gökleri ve yeri, gerçek[*] varlıklar olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üstüne, gündüzü de gecenin üstüne sarar. Güneşi ve ayı hizmete sokmuştur. Her biri, belli bir süre içinde akıp gider. Bilesin ki O üstündür, çok bağışlayıcıdır.
[*] bi el hakkı(بِالْحَقِّ):Hem kendisi gerçek hem de gerçekleri gösterecek içerikte.  
Şaban Piriş
swap_vert close
O, gökleri ve yeri hakkıyla yaratmıştır. Geceyi gündüze örter, gündüzü de geceye örter, güneşe ve aya da boyun eğdirmiştir. Hepsi de belli bir süre için akar/döner. Bilin ki O, güçlüdür, bağışlayıcıdır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak ile yarattı. O, geceyi gündüzün üzerine, gündüzü de gecenin üzerine sarıyor;(1) Güneş ile Ayı da itaatkâr kıldı. Onların hepsi de belirlenmiş bir vakte kadar akıp gider. Bilin ki Onun kudreti herşeye üstündür ve O çok bağışlayıcıdır.
(1) Âyette geçen fiil, “yuvarlak birşeyin etrafına sarmak” anlamına gelmektedir ki, burada Dünyanın küresel biçimi oldukça net bir ifadeyle dile getirilmiş olmaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gökleri ve yeri hak olarak yaratmıştır. Geceyi gündüzün üstüne çekip örtüyor; gündüzü de gecenin üstüne sarıp dürüyor. Güneş'i ve Ay'ı bir buyruğa boyun eğdirmiştir. Hepsi, belirlenmiş bir süreye kadar akar gider. Gözünüzü açın; Azîz'dir O, Gaffâr'dır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yarattı gökleri daħı yiri ḥaķk-ıla. śarar giceyi gündüz üzere daħı śarar gündüzi gice üzere. daħı musaḥḥar eyledi güneşi daħı ayı her biri yürir adanılmış zamān vaķtına degin. ay ol beñdeşsüz yarlıġayıcıdur!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yaratdı gökleri ve yirleri daḫı ḥaḳḳ‐ıla. Givürür giceyi gündüz içine ve givürür gündüzi gice içine. Daḫı musaḫḫar eyledi ay‐ıla güneşi. Barçasısegirdür bir bilinmiş vaḳta degin. Ol Allāh günāhlar baġışlayıcıdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allah) göyləri və yeri haqq olaraq (hikmətlə) yaratdı. O, gecəni gündüzə, gündüzü də gecəyə qatar (gah gündüzü, gah da gecəni uzadar). O günəşi və ayı ram (bəndələrinin mənafeyinə tabe) etdi. Onların hər biri müəyyən bir müddətədək (qiyamət gününə qədər) hərəkət edər. Agah olun ki, O, yenilməz qüvvət sahibidir, (günahları) çox bağışlayandır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He hath created the heavens and the earth with truth. He maketh night to succeed day, and He maketh day to succeed night, and He constraineth the sun and the moon to give service, each running on for an appointed term. Is not He the Mighty, the Forgiver?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He created the heavens and the earth in true (proportions):(4247) He makes the Night overlap the Day, and the Day overlap the Night: He has subjected the sun and the moon (to His law): Each one follows a course for a time appointed. Is not He the Exalted in Power - He Who forgives(4248) again and again?
4247 Cf. 6:73, and n. 896. 4248 His Power is equalled by His Mercy. Who can there be like unto Him?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
خَلَقَ
yarat- mıştır
السَّمٰوَاتِ
gökleri
وَالْاَرْضَ
ve yeri
بِالْحَقِّۚ
hak ile
يُكَوِّرُ
sarar
الَّيْلَ
geceyi
عَلَى
üzerine
النَّهَارِ
gündüzün
وَيُكَوِّرُ
ve sarar
النَّهَارَ
gündüzü
عَلَى
üzerine
الَّيْلِ
gecenin
وَسَخَّرَ
ve boyun eğdirmiştir
الشَّمْسَ
Güneş
وَالْقَمَرَۜ
ve Ay
كُلٌّ
her biri
يَجْر۪ي
akıp gider
لِاَجَلٍ
bir vakte kadar
مُسَمًّىۜ
belirlenmiş
اَلَا
dikkat edin
هُوَ
O
الْعَز۪يزُ
Azîz'dir
الْغَفَّارُ
Ğaffâr'dır
(O) Gökleri ve yeri (şaşmaz bir düzen ve değişmez bir) hakikat ile yaratmıştır. Geceyi gündüzün üzerine (örtüp) sarar, gündüzü de gecenin üzerine (örtüp) sarar. Güneş ve Ay (O'nun) emrindedir. Her biri belirlenmiş bir vak(it olan kıyame)te kadar (yörüngesinde) akıp gider. Dikkat edin! O Azîz'dir, Ğaffâr'dır (bütün şeref ve kudretin sahibi olan ve tekrar tekrar işlenen günahları mağfiret edendir).
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
كَوَّرَ
Fiil-II
ك و ر
Sardı, dürdü
لَيْل
İsim
ل ي ل
Gece, geceleyin
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَهَار
İsim
ن ه ر
Gündüz
كَوَّرَ
Fiil-II
ك و ر
Sardı, dürdü
نَهَار
İsim
ن ه ر
Gündüz
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
لَيْل
İsim
ل ي ل
Gece, geceleyin
سَخَّرَ
Fiil-II
س خ ر
Boyun eğdirdi, amade kıldı, hizmetine verdi, istifadesine verdi, musallat etti
شَمْس
İsim
ش م س
Güneş
قَمَر
İsim
ق م ر
Ay
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
جَرَي
Fiil-I
ج ر ي
Aktı, akıp gitti, alıp götürdü
اَجَل
İsim
ا ج ل
Ecel, bekleme müddeti, belirli bir süre, bir vakit, vade, müddet (bir şey için belirlenmiş, tayin edilmiş bir vakit)
مُسَمًّى
Edilgen fiil-II
س م و
Belirli, belli
اَلَٓا
Edat
اَلَٓا
Dikkat edin
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
غَفَّار
İsim
غ ف ر
Ğaffâr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Tekrar tekrar işlenen günahları mağfiret eden demektir)