close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zumer Sûresi 52. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Eve lem ya’lemû enna(A)llâhe yebsutu-rrizka limen yeşâu veyakdir(u)(c) inne fî żâlike leâyâtin likavmin yu/minûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bilmezler mi ki Allah, şüphe yok ki dilediğinin rızkını bollaştırır ve dilediğinin daraltır. Şüphe yok ki bunda, inananlara deliller var elbet.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar (hâlâ akledip) bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah; dilediğine (imtihan gereği) rızkı genişletip yaymakta ve (dilediğine ise imkânları) kısıp daraltmaktadır. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için ayetler (ibret ve hikmetler) vardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bilmezler mi ki Allah, dilediğine bol rızık verir, dilediğine de az. Doğrusu bunda inanan insanlar için, nice dersler ve ibretler vardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın rızkı ve serveti, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere bol bol vereceğini; ölçüyle kısarak da verebileceğini bilmiyorlar mı? İman eden bir kavim için bunda sayısız ibretler vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'ın dilediğine rızkı genişlettiğini ve daralttığını bilmediler mi? Şüphesiz bunda iman edecek bir topluluk için ibretler vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah, dilediğine rızkı genişletip-yayar ve (dilediğine) kısar da. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O kâfirler hâlâ bilmediler mi ki, Allah, dilediğine rızkı genişletir, dilediğine de kısar. Şübhesiz bunda, (Peygambere ve Kur'an'a) iman edecek bir kavim için ibretler vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar bilmediler mi? Ki Allah istediğine rızkı açan ve kısandır. Şüphesiz bu rızık konusunda, inanan bir toplum için önemli ayetler vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ın, dilediklerine verdiği rızkı genişletip kıstığını bilmezler mi? Şüphesiz bunda, inanan toplum için dersler vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar, bilmiyorlar mı Allah dilediği kimseye bol verir azığını, onu kısar da, inanan bir ulusa bunda ibretler vardır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar bilmiyorlar mı ki, gerçekten Allah, dilediğine rızkı genişletip yayar ve (dilediğine) de kısar. Şüphesiz bunda, inanacak bir toplum için gerçekten ibretler vardır.
Cemil Said
swap_vert close
Bilmiyorlar mı ki Allâh istediğine bol bol rızık virir istediğine bir mikdâr virir, bunda îmân iden kavim içün ders-i ’ibret vardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'ın rızkı dilediğine yaydığını ve kısıp bir ölçüye göre verdiğini bilmezler mi? Doğrusu bunda, inanan kimseler için dersler vardır.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bilmediler mi ki, Allah rızkı dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için elbette ibretler vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bilmiyorlar mı ki Allah rızkı dilediğine bol bol verir, dilediğine de ölçülü verir. Kuşkusuz inanan bir topluluk için bunda dersler vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bilmiyorlar mı ki Allah, rızkı dilediğine bol bol verir, dilediğinden de kısar. Şüphesiz bunda inanan bir kavim için ibretler vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ın dilediğine rızkı genişletip daralttığını bilmezler mi? İnanan bir toplum için bunda dersler vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hâlâ bilmediler mi ki; Allah, rızkı dilediğine açar ve kısar. Şüphesiz ki bunda iman edecek bir kavim için nice ibretler vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hâlâ bilmediler mi ki: Allah rızkı dilediğine açar, kısar da, şübhesiz ki bunda iyman edecekler için âyetler vardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah’ın, (imtihân gereği,) dilediğine rızkı genişlettiğini ve daralttığını bilmezler mi? Şüphesiz bunda (rızkı genişletenin ve daraltanın ancak Allah olduğuna) inanan bir topluluk için (nice) ibretler vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'ın dilediğine rızkı genişlettiğini ve ölçülendirdiğini bilmediler mi? Bunda iman edecek bir toplum için ayetler¹ vardır.
1- Göstergeler, işaretler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allahın, kimi dilerse onun rızkını yaymakda, (kimi de dilerse onunkini) kısmakda olduğunu haalâ bilmediler mi? Şübhesiz bunda îman edecek bir kavm için kat'î ibretler vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem bilmediler mi ki, şübhesiz Allah, dilediğine rızkı genişletir ve (dilediğine)daraltır. Doğrusu bunda, îmân edecek bir kavim için nice deliller vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar bilmezler mi ki; Kuşkusuz “Allah dileyen (kâinatta geçerli tabii kanunlarını gözeterek, çalışıp çabalayan ve rızkı kazanmak için sebeplere sarılan) kimse için rızkı yayıp bir ölçüye göre takdir eder (verir). Şüphesiz bunda, inanan bir toplum için ayetler (mesajlar, dersler) vardır. *
(*) Şüphe yok ki Allah, her konuda olduğu gibi rızık konusunda da yasalar koymuştur. Bu yasaların başında, insan çabasının karşılıksız kalmayacağı (وأن ليس للانسان الا ما سعي)’’ Şüphesiz (gerek dünyada gerek ahirette) her insana kendi emeğinden başkası verilecek değildir/ herkes ancak emeğinin karşılığını alacaktır’’ şeklindeki ilâhî kuralı gelir (53: 39). Bir başka ayet, rızık konusunda ilk adımın insandan beklendiğini ifade eder (65: 3). Bu nedenle ayetin meali ‘’Elbet senin Rabbin dileyen (yani Rabbinin kâinatta geçerli tabii kanunlarını gözeterek, çalışıp çabalayan ve rızkı kazanmak için sebeplere sarılan) kimseler için rızkı yayıp bir ölçüye göre takdir eder/ verir’’ şeklinde olması Kur’an’ın bütünlük açısından daha doğru ve isabetlidir. Çünkü rızkın kaynağını yaratan ve rızkı veren Allah Teâlâ’dır. Kul, Allah’ın kâinatta geçerli tabii kanunlarını gözeterek, çalışır, çabalar, sebeplere sarılır ve rızkı kazanmak için tercihte bulunur. Allah da onun bu tercih ve çabasına göre rızkını yaratır. Rızkı kazanmak için gerekli girişimde bulunmak kuldan, rızkın kaynağını yaratmak ise Allah’tandır. Ayrıca rızkı dilemek, onun için çalışıp çabalamak kula ait, kulun rızkını yaratıp vermek ise Allah’a ait olduğunu Şûra sûresi 20. ayet bunun açık göstergesidir. Bu ayette göre hem dünya kazancını ve rızkını isteyen, hem de ahiret kazancını isteyen insanlardır, onların bu isteklerine karşılık veren ise yüce Allah’tır. Demek ki, dileyen, isteyen ve çabalayan kuldur, rızkı yaratan ve veren ise yüce Allah’tır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar bilmiyorlar mı? Allah rızkı dilediği kimseye yayıyor ve dilediğine de kısıyor. Elbette inanan bir toplum için bunda alınacak dersler var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar bilmiyorlar mı ki, işte Allah dilediğinin azığını bollaştırır, dilediğinin azığını da darlaştırır. İşikilsiz bunda inananlar takımı için kesin belgeler vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar bilmiyorlar mı ki Allah rızkı dilediğine bol, dilediğine az verir. İşte bunda mü/minler için ibretler vardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, gerçekten Allah’ın dilediğine rızkı genişlettiğini ve takdir ettiğini bilmiyorlar mı? Muhakkak ki bunda inanan bir kavim için ibretler [âyât] vardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar gerçekten Allah'ın, dilediğine rızkı genişletip yaydığını ve (dilediğine de) kıstığını bilmiyorlar mı? Şüphesiz bunda, iman etmekte olan bir kavim için gerçekten ayetler vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Peki bu zâlimler, sahip oldukları servet ve zenginlikten dolayı kibirlenme hakkını nereden buluyorlar? Dilediğine bol bol nîmetler bahşeden ve dilediğine belli bir ölçü ile verenin Allah olduğunu bilmiyorlar mı? Hiç kuşkusuz bunda, inanmaya gönlü olan insanlar için nice ibret dersleri, nice deliller vardır. Peki, bunca zulüm işleyen insanların, tövbe edip kurtulma imkân ve ihtimalleri yok mudur? Elbette var:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Görmediler mi Allah, dileyeceği kimseler için Rızk’ı genişletiyor; ölçülü veriyor. Bunda, inanacak bir kavim için elbette âyetler vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Acaba bunlar, Allah'ın rızkı kimine çok, kimine az verdiğine bir anlam veremediler mi? Bu olayda inanç toplumu için bir takım ıpuçları olmalı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bilmiyorlar mı? Allah rızkı dilediğine bolca verir. Dilediğinden de kısar? Şüphesiz bunda inanan toplum için ibretler vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bilmediler mi ki Allah rızkı dilediğine (layık olana) açarak (bol) da verebilir; kısarak (dar) da. [*] Şüphesiz ki bunda inanan bir toplum için dersler vardır.
Benzer mesajlar: Ra‘d 13:26; İsrâ 17:30; Kasas 28:82; ‘Ankebût 29:62; Rûm 30:37; Sebe’ 34:36, 39; Şûrâ 42:12.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar, Allah’ın rızkı¹ dilediğine genişletip (dilediğine) de daralttığını bilmiyorlar mı? Şüphesiz bunda, îman eden bir toplum için gerçekten ibretler vardır.
1 Rızık: Kelime olarak faydalanılması için verilen bağış, nasip, gıda, yiyecek ve mutlaka kendisiyle faydalanılan şey demektir. Allahu Teâlâ’nın canlılara yiyip içerek yaşaması için lutfettiği şeylerdir. Rızık; “rezaka” fiilinden türemiş bir isimdir. Çoğulu “erzâk” gelir. Rızka sebep olmasından dolayı yağmura da rızık denilir: “Gece ile gündüzün birbirini izlemesinde, Allah’ın gökten rızk(a sebep olarak yağmur) indirip onunla ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgârları (değişik yönlerden) estirmesinde de aklını kullanabilen bir toplum için mûcizeler, vardır.” (Casiye: 5) Rızık, insan ve diğer bütün canlıların sadece beslenip yaşamaları için yedikleri ve içtikleri yiyecek ve içecekler yani besinlerdir. Eş’ari âlimleri, tarifi geniş tutarak rızkı: “Allahu Teâlâ’nın bütün canlılara, yiyip içerek gıdalanmaları ve faydalanmaları için lutfettiği şeylerdir.” diye tarif etmişlerdir. Rızık veren ancak Allahu Teâlâ’dır. Herkes, kendisi için takdir edilen rızkını yer, bir kimse başkasının rızkını yiyemez. Kimse de kendisi için takdir edilen rızkını yemeden ölmez. Allah’ın ilminde bir insanın ömrü boyunca yiyeceği rızık bellidir. Bir insan, dağlar kadar mal kazansa da, ömrü boyunca bundan yiyeceği miktar belirlidir. Bu sebeple bir mü’minin kazandıklarından ihtiyaç fazlasını ihtiyaç sahiplerine vererek manevi rızık (ahiret azığı) kazanmaya çalışması güzel bir davranıştır. Rızıklarını elde etmede insanların çalışmalarının rolü vardır. Haramları ve temiz yiyecekleri helâl olmayan yollardan elde edenler, kendileri için haram olan rızkı yemiş olurlar. İnsanların haram yollarla rızıklarını elde etmelerine Allahu Teâlâ’nın rızası yoktur. Haram olan rızıklar da yaratılma bakımından Allah’a isnat edilir, elde etme açısından da kullara nispet edilir. Mu’tezile’ye göre haram yiyecekler rızık değildir. Hâlbuki Allahu Teâlâ: “Yeryüzünde, rızkı Allah’a ait olmayan hiç bir canlı yoktur…” (Hûd: 6) buyurmuştur. Her insanın, kâfir de olsa müşrik de olsa rızkı Allah’a aittir. Allah bütün canlılara yetecek miktarda rızık yaratır. Ama yeryüzündeki zalim ve zorbalar müstaz’af insanların rızıklarını hep gasp ederler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bilmezler mi Allah dilediğine bol rızık verir, dilediğine az? Doğrusu, bunda inanan insanlar için dersler vardır!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şimdi onlar Allah’ın dileyip çalışana rızkı yayıp ve bir ölçüye göre verdiğini bilmiyorlar mı? İşte bunda inanan bir toplum için alınacak nice dersler vardır. 53/39
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şimdi onlar bilmezler mi ki, Allah hak ve tercih edenin/tercih ettiğinin rızık alanını genişletir, hak ve tercih etmeyenin/tercih etmediğinin alanını sınırlandırır.[⁴¹⁴⁹] Elbet bunda, inanan bir toplumun mutlaka alması gereken dersler vardır.
[4149] Allah’ın rızık dağıtımı, insanın yetenek ve çabasının da dahil olduğu ilâhî bir değerlendirmenin sonucudur. Dünyevîleşmiş akıl “açlık evrensel, ihtiyaçlar sınırsızdır” derken, vahyin inşâ ettiği akıl “rızık evrensel, paylaşmak sorumluluktur” der.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar hâlâ bilmediler mi ki Allah rızkı, dilediğine bol verir dilediğine de az. Şüphe yok ki bunda, iman edecek bir topluluk için ibretler vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Bilmediler mi ki Allâh dilediğine rızkı açar ve kısar. Şüphesiz bunda iman eden bir toplum için ibretler vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Blimediler mi ki, muhakkak Allah, rızkı dilediğine açar ve darlaştırır. Şüphe yok ki, bunda imân edecek bir kavim için elbette ibretler vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hâlâ şunu anlamadılar mı ki Allah dilediği kulunun nasibini bollaştırır, dilediğinin nasibini ise daraltır. Elbette bunda inanacak kimseler için alacak ibretler vardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bilmediler mi ki Allah dilediğine rızkı açar ve kısar. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar bilmezler mi mi Allâh Te'âlâ dilediğine rızkı bast idüb yayar ve dilediğinden kısar, bunda îmân iden kavim içün kudretullah'dan delâlet ve 'ibret vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar bilmiyorlar mı ki Allah, doğru tercihte bulunan ve gerekli güce sahip olan için rızkı yayar. İnanıp güvenen bir topluluk için bunda göstergeler (ayetler) vardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bilmiyorlar mı ki Allah, rızkı yayar dilediğine ve takdir eder. İman eden bir toplum için işte bunda belgeler vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar bilmiyor mu ki, Allah dilediği kimsenin rızkını genişletir, dilediğininkini de daraltır? İnanan bir topluluk için elbette bunda âyetler vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bilmediler mi ki Allah, rızkı dilediğine açıp yayar da kısıp daraltır da. İman eden bir toplum için bunda elbette ibretler vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ay daħı bilmediler mi kim bayıķ Tañrı döşer rūzıyı her kime diler-ise daħı ŧar dutar? bayıķ şunuñ içinde nişānlardur ķavma kim inanurlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bilmezler mi ki Tañrı Ta‘ālā çoġaldur rızḳı kime dilese, daḫı ṭaraldur kimedilese? Taḥḳīḳ anda āyetler vardur bir ḳavme ki īmān getürdiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Məgər onlar hələ də bilmirlərmi ki, Allah istədiyinin ruzisini artırar, (istədiyininkini də) azaldar. Həqiqətən, bunda iman gətirən bir qövm üçün ibrətlər vardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Know they not that Allah enlargeth providence for whom He will, and straiteneth it (for whom He will). Lo! herein verily are portents for people who believe.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Know they not that Allah enlarges the provision(4323) or restricts it, for any He pleases? Verily, in this are Signs for those who believe!
4323 Cf. 28:82. Allah's gifts are given to all men—to some in a greater degree than to others. But it is all done according to His wise Plan, for His Will is just and looks to the good of all creatures, No one should therefore be puffed up in prosperity or cast down in adversity. Prosperity does not necessarily mean merit on man's part, nor adversity the reverse. Thinking men bear in mind the large Plan—which is visible in all Allah's Signs.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَوَلَمْ يَعْلَمُٓوا
onlar bilmiyorlar mı ki
اَنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
يَبْسُطُ
genişletir
الرِّزْقَ
rızkı
لِمَنْ
o kim- seye ki
يَشَٓاءُ
diler
وَيَقْدِرُۜ
ve
daraltır
اِنَّ
muhak- kak
ف۪ي ذٰلِكَ
bunda vardır
لَاٰيَاتٍ
elbette âyetler
لِقَوْمٍ
bir kavim için ki
يُؤْمِنُونَ۟
iman ediyorlar
Onlar bilmiyorlar mı ki şüphesiz Allah rızkı dilediğine açar, (dilediğine de) kısar. Muhakkak ki bunda iman eden (ve iman etmek isteyen her) bir kavim için âyetler (delil ve ibretler) vardır.
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
بَسَطَ
Fiil-I
ب س ط
Genişletti, uzattı, yaydı
رِزْق
İsim
ر ز ق
Rızık, yiyecek
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
قَدَرَ
Fiil-I
ق د ر
Güç yetirdi, takdir etti, daralttı, sıkıntıya soktu
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı