close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zumer Sûresi 53. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul yâ ‘ibâdiye-lleżîne esrafû ‘alâ enfusihim lâ taknetû min rahmeti(A)llâh(i)(c) inna(A)llâhe yaġfiru-żżunûbe cemî’â(an)(c) innehu huve-lġafûru-rrahîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Ey nefislerine uyup hadden aşırı hareket eden kullarım, Allah rahmetinden ümit kesmeyin; şüphe yok ki Allah, bütün suçları örter, şüphe yok ki o, suçları örter, rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Tarafımdan onlara) De ki: "Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere nefislerini israfa uğratan (günahlara dalan, yararsız ve ucuz kahramanlıklara kalkışan ve ölçüyü taşıran) kullarım! (Siz yine de) Allah’ın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Allah, (dilerse ve layık görürse) bütün günahları (ve suçları) Yarlığayıcıdır. Çünkü O, Bağışlayandır, Esirgeyip Acıyandır."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: Allah şöyle buyuruyor: “Ey nefislerine uyup da sınırlarımı aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin, Allah bütün günahlarınızı bağışlar, şüphe yok ki O, çok bağışlayan ve çok acıyandır.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
"Günah işledikleri, ifrata gittikleri için, iç dünyalarındaki açmazlardan, vicdan muhasebesinden kurtulamayarak, ey kendilerine, birbirlerine kıyan, cahilce hatalı davranan, sorumluluklarının sonuçlarını meşruiyet sınırlarını aşarak değerlendiren kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah bütün günahları affeder. Doğrusu O, çok bağışlayıcı, engin merhamet sahibidir.” diye benim adıma ilan et.
bk. Kur’an-ı Kerim, 4/110, 145-146; 5/73-74; 9/104; 19/60; 85/10.  
Ahmet Varol
swap_vert close
(Tarafımdan) şöyle söyle: "Ey kendi aleyhlerine aşırıya giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günâhları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayıcı, çok merhamet sahibidir.
53.Buhari`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre bazı kimseler adam öldürmekten zina işlemeye kadar çok çeşitli günâhlar işlemiş ve bir hayli ileri gitmişlerdi. Bunlar Resulullah (a.s.)`a gelerek: "Şüphesiz senin söylediklerin ve kendisine çağırdıkların güzel şeyler. Ama bizim yaptıklarımızın bir keffareti var mıdır onu bize bildirsen!" dediler. Bu ayeti kerime de onlarla ilgili olarak indirildi.Taberani`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.), Hz. Hamza (r.a.)`yı öldüren Vahşi`ye davetçi göndererek onu İslâm`a davet etti. Vahşi de geriye: "Sen beni nasıl İslâm`a davet ediyorsun ki; sen adam öldüren, zina eden ve Allah`a ortak koşan bir kimsenin büyük günâhlar işlemiş olduğunu, onun için ahirette kat kat azap verileceğini ve orada aşağılanmış bir şekilde sonsuza kadar kalacağını söylüyorsun. Bense bütün bunları yaptım. Benim için bir çıkış yolu görüyor musun?" diye haber gönderdi. Bunun üzerine Yüce Allah: "Ancak tevbe eden, iman edip salih amel işleyenler müstesna" (Furkan, 25/70) diye buyurdu. Vahşi ise: "Ama bu ağır bir şarttır. Belki ben buna güç yetiremem" dedi. Bunun üzerine Yüce Allah: "Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındakileri dilediği için bağışlayabilir" (Nisa, 4/48) diye buyurdu. Bu kez Vahşi: "Burada Allah dilediği takdirde bağışlayacağını bildiriyor. Beni bağışlayıp bağışlamayacağını bilmiyorum. Bunun dışında bir şey var mı?" dedi. Bunun üzerine Yüce Allah bu ayeti kerimeyi indirdi. Vahşi de: "Buna evet" dedi ve Müslüman oldu. Ancak bu rivayetin senedi zayıftır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
(Benden onlara) De ki: 'Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü aşan kullarım. Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm, tarafımdan kavmine) de ki: “-Ey (günah işlemekle) nefislerine karşı haddi aşmış kullarım! Allah'ın rahmetinden (sizi bağışlamasından) ümidi kesmeyiniz; çünkü Allah (şirk ve küfürden başka, dilediği kimselerden) bütün günahları mağfiret buyurur. Şüphesiz ki O, Gafûr'dur= çok bağışlayıcıdır, Rahîm'dir= çok merhametlidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Benden taraf) de ki: “Ey kendi aleyhlerine olarak günahlarda aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlayandır. Şüphesiz O Allah, çok bağışlayan ve çok acıyandır.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Allah şöyle buyurdu: Ey kendi nefisleri aleyhinde haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyiniz! Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok affedicidir; merhamet sahibidir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Ey kendine kıymış olan kullarım! Allahın rahmetinden umudu kesmeyiniz, Allah bütün günahları bağışlar, O'dur bağışlayıcı, O'dur yarlıgayıcı!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki (Allah şöyle buyuruyor:) “Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere aşırı giden ve kendilerine verdiğim meleke ve kabiliyetleri yanlış yolda sarfederek günah işleyen kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
İnsan, günaha meyilli olarak yaratılmış zayıf iradeli bir varlıktır.“Allah sizin yükünüzü hafifletmek ister, çünkü insan (sabır ve metanet bakımından) zayıf yaratılmıştır.” (Nisa 4/28) Günah işlemekten, oyundan eğlenceden ve dünyalıklarla oyalanmaktan zevk alan bir karaktere sahiptir. Bunun yanında, ona bu hayatı bahşeden ve onu bu özellikleriyle dünyaya gönderen Allah da merhameti bol olan ve affetmeyi ilke edinendir. (En’am, 6/54). Bu ayette, vahiy ile çizilmiş olan kulluk çemberinin dışına taşarak nihai nimetleri tehlikeye sokan ve böylece kendi nefislerine zulmedenlere Allah’ın rahmetinden ümitlerini kesmemeleri konusunda bir uyarı vardır. Ancak dikkat edilirse uyarının hemen devamında da Allah’ın sınırsız bağışlayıcılığı ve limitsiz merhameti müjdelenmektedir. Bu arada insan, “nasıl olsa Allah affedicidir” diyerek günah işlememeli. “… Sakın çok aldatıcı (şeytan), Allah'ın bağışlayıcılığını ve merhametini ileri sürerek sizi aldatmasın!” (Fatır 35/5) Ancak işlenen günahın kirini Allah’ın rahmetinden istifade edip samimi bir tevbe ile temizleyerek nihai âleme de bırakmamalıdır.  
Cemil Said
swap_vert close
Di ki: "Ey nefislerine zulm iden ’ibâd! Allâh’ın rahmetinden nevmîd olmayınız zîrâ Allâh tekmîl günâhları ’afv ider gafûr ve rahîmdir."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allah günahların hepsini bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, merhametlidir."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki (Allah şöyle buyuruyor): “Ey kendi aleyhlerine olarak günahta haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah (dilerse) bütün günahları bağışlar; doğrusu O çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.  
 Bu âyet-i kerimede Allah’ın rahmet ve muhabbetinin sonsuzluğu ifade edilmektedir. O’nun rahmeti her şeyi kuşatmıştır, her insan bu ilâhî rahmetten istifade edebilir. Ancak şu hususa dikkat etmek gerekir ki «Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin» demek, günah işlemeye devam edin, demek değildir. Bundan maksat, en günahkâr insanların bile tevbelerinin kabul edileceğini bildirmek, dolayısıyla bir an evvel kötülükten vazgeçip Allah’a dönmelerini teşvik etmektir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara bildir: "Kendilerine karşı sınırı aşan kullarım, ALLAH'ın rahmetinden ümit kesmeyin. ALLAH tüm günahları affedicidir. O Bağışlayandır, Rahimdir."
Tanrı'ya şirk koşmak, "günah" (zanb)tan farklı bir kategoridedir; o bağışlanmayan bir suçtur. Bak 4:48,116.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Ey haddi aşarak nefislerine karşı israf etmiş olan kullarım! Allah'ın rahmetinden ümid kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: ey nefisleri aleyhine israf etmiş kullarım! Allahın rahmetinden ümidi kesmeyin, çünkü Allah bütün günahları mağrifet buyurur, şübhesiz ki o öyle gafûr öyle rahîm o
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) De ki: “(Allah şöyle buyuruyor:) ‘Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin!’ Şüphesiz Allah (tövbe ettiğiniz takdirde) bütün günahları (nızı) bağışlar. Şüphesiz, O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Ey kendilerine karşı israf eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Allah, suçların hepsini bağışlar. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
1- Kendi aleyhlerine haddi aşmış kullar! Kendilerine kötülük eden kullar!.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Ey kendilerinin aleyhinde (günâhda) haddi aşanlar, Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları yarlığar. Şübhesiz ki O, çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Ey nefisleri aleyhine (günah işlemekle ömürlerini) isrâf eden kullarım!(Günahlara bulaştık diye) Allah'ın rahmetinden ümid kesmeyin! Şübhesiz ki Allah, bütün günahları bağışlar!” Doğrusu, Gafûr (çok bağışlayan), Rahîm (kullarına çok merhamet eden)ancak O'dur.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Kullarıma) de ki: (Allah şöyle buyuruyor) “Ey nefislerine uyup da sınırlarımı aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Şüphesiz ki Allah (içtenlikle tövbe edildiği takdirde) bütün günahları bağışlar, şüphesiz O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.” *
(*) Bu âyet-i kerimede Allah’ın rahmet ve muhabbetinin sonsuzluğu ifade edilmektedir. O’nun rahmeti her şeyi kuşatmıştır, her insan bu ilâhî rahmetten istifade edebilir. Ancak şu hususa dikkat etmek gerekir ki «Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin» demek, günah işlemeye devam edin, demek değildir. Bundan maksat, en günahkâr insanların bile tövbelerinin kabul edileceğini bildirmek, dolayısıyla bir an evvel kötülükten vazgeçip Allah’a dönmelerini teşvik etmektir. (D. Vakfi Meal Açıklaması) Not: Allah’ın huzuruna kul hakkı ile çıkmanın, çok ağır bir vebâli vardır. Çünkü böyle bir günahın Allah tarafından bağışlanması, o kul hakkının verilmesi veya hak sahibinin affetmesi şartına bağlanmıştır. Hak sahibi, hakkını almadıkça veya bu hakkından vazgeçmedikçe, Allah kul hakkı yiyenin bu günahını affetmemektedir. Bu nedenle kulun affa uğraması için tüm benliğiyle Allah’a yönelmesi, hatalarına gönülden pişman olup Allah’tan af dilemesi ve gasp ettiği haklan, hak sahiplerine geri vermesi gerekir. Yani Allah kendisine ait hakların ihlalini kulun samimi tövbe etmesi halinde affedebilmektedir (Tahrîm, /8). Ama kul hakkı, yüce Allah’ın af kapsamı dışındadır. Ancak tövbe edip kul hakkını iade eder veya kendini helal ettirirse o başka.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hayatlarını faydasız bir şekilde tüketmiş kullarıma deki “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. O, bağışlayan ve merhametli olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Ey kendilerini tüketenler. Allah’ın esirgeyiciliğinden umut kesmeyin. Çünük Allah bütün günahları yarlıgar. Çünkü O yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Tarafımdan de ki ey öz nefislerine fenalıkta haddin aşan kullarım! Tanrı/nın bağışlamasından ümit kesmeyin. Çünkü Tanrı bütün günahları yarlıgar, O, yarlıgayan, bağışlayandır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber! Kullarıma benim adıma) de ki: “Ey nefislerine zulmeden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Muhakkak ki O Gafûr’dur, Rahîm’dir.”
Kadri Çelik
swap_vert close
(Benim adıma onlara) De ki: “Ey kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü taşıran kullarım! Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır, esirgeyendir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Müslüman! İnsanlığın kurtuluş müjdesi olan şu ilâhî fermanı duyurmak üzere de ki: “İnsanlar; bakın Rabb’imiz ne buyuruyor: “Ey kendilerine yazık eden günahkâr kullarım; sakın Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Unutmayın ki Allah, tövbe edildiği takdirde bütün günahları bağışlar! Çünkü O çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: -“Ey nefislerine karşı aşırı gitmiş olan kullarım! Allah’ın rahmetinden umutsuzluğa kapılmayın! Allah, topluca Günahlar’ı bağışlıyor. Gerçekten O, Rahîm Gafûr’dur”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
De ki: " A benim kendilerine haksızlık eden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah tüm günahları bağışlayabilir. Çünkü o, engin hoşgörülü bir sevgi selidir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki: “Ey kendi aleyhine Allah’ın yasalarına karşı çıkarak haddi aşanlar. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir. Onun için tövbe ederek Allah’a yaklaşın!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “(Allah şöyle buyuruyor:) Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın merhametinden ümit kesmeyin! [*] Şüphesiz ki Allah bütün günahları bağışlayabilir. Şüphesiz ki O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Bu ayet Yüce Allah’ın merhamet ve bağışlama sıfatlarının engin oluşunu ve O’ndan ümitsiz olmamak gerektiğini içerir. Çünkü hiçbir günah Allah’ın rahmetinden büyük değildir. Yeter ki tevbe edilmiş olsun. Benzer mesajlar: Yûsuf 12:87; Hicr 15:56.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed! Benim Onlara): “Ey Benim kendilerine karşı haddi aşan kullarım!¹ Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günâhları bağışlar.² Çünkü çok bağışlayıcı, gerçekten merhametli olan, ancak O (Allah)’tır.” dediğimi söyle.³
1 İsraf: Genellikle insanın malını harcamada sınırı aşmak için kullanılırsa da insanın yaptığı her hangi bir işte veya malını harcamada sınırı aşması ve sahip olduğu nimetleri gereksiz ve aşırı tüketmesi demektir. Bu sınırın; Allah ve Rasûlü tarafından belirlenmesi gerekir. Yani kötülük yapmada ifrat ederek kendi nefislerine zulüm yapanlar demektir. Buna göre; ölmeyecek kadar yemek bir zaruret, doyacak kadar yemek ise ihtiyaçtır. İslâm toplumunda ihtiyaçları, öncelikle zaruretler tayin eder. Bk. (A’raf: 1, Furkan:67) 2 Bu âyetin Kur’an’daki en fazla ümit veren âyet olduğu söylenir. Bununla beraber dikkat edilmesi gerekir ki; bu âyette verilen ümit, günâha teşvik için değil en günâhkâr kimseleri bile bir an evvel tevbeye teşvik içindir. 3 Bu âyetin indiriliş sebebiyle ilgili rivâyetler: 1- Hz. Hamza’nın katili Vahşî hakkında Medîne’de nâzil olmuştur. (Vâhidî) 2- Ayyaş b. Ebî Rabîa ve Velîd b. Velîd ve bunlar gibi bir kaç kişi Müslüman olmuşlar, daha sonra da gördükleri işkenceler sebebiyle dinlerini terk etmişlerdi. Bu âyetler nâzil olunca Hz. Ömer bu âyetleri yazıp onlara gönderdi. Onlar da Müslüman olup Mekke’ye hicret ettiler. (Vâhidî) 3- İbnu Abbas’tan rivâyet olunduğuna göre; Mekkeliler: “Muhammed putlara tapan, Allah ile beraber diğer bir ilâha dua eden ve Allah’ın haram kıldığı nefsi öldüren kimseler affedilmezler diyor. O halde biz, nasıl hicret eder ve Müslüman oluruz...” dediler ve bunun üzerine Allah, bu âyeti indirdi. (Buhari) Her ne kadar ayetin indiriliş sebebi kâfirlerin Müslüman oluşları ile ilgili ise de ayetin günahkâr Müslümanların tevbesine de şamil olduğunda şüphe yoktur. Şirkin asla affedilmemesi ise tevbe edilmediği takdirdedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
DE Kİ: “[Allah şöyle buyuruyor: ⁵⁷ ] ‘Ey kendilerine karşı haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin: Allah bütün günahları bağışlar; ⁵⁸ çünkü yalnız O, çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır!’”
57 Bkz. bu surenin 10. ayetinin ilk sözleri ile ilgili not 16.58 Yani, “günahkarlar her ne zaman tevbe edip O’na yönelirlerse”: karş. mesela 6:54 -“Rabbiniz rahmet ve bağışlamayı kendine ilke edinmiştir- böylece biriniz bilgisizlikten dolayı kötü bir fiil işler ve daha sonra tevbe edip dürüst ve erdemli bir hayat yaşamaya başlarsa [görecektir ki] O, çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır”; yahut 4:110 -“kim kötülük yapar yahut kendisine [başka türlü] zulmeder de daha sonra affetmesi için Allah’a yalvarırsa O’nun çok bağışlayıcı ve rahmet kaynağı olduğunu görecektir.”  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: Ey kötülük işleyerek kendilerini harcayıp yazık eden kullarım, sakın Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Zira O, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır. 12/87, 29/23
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(ALLAH’IN şu müjdesini) ilet: “Ey hadlerini aşıp kendilerini israf eden kullarım! Allah’ın rahmetinden asla umut kesmeyiniz![⁴¹⁵⁰] Allah bütün günahları affedebilir:[⁴¹⁵¹] çünkü O, evet O’dur mutlak bağışlayıcı, sonsuz rahmet kaynağı!”
[4150] Allah’ın rahmetinden umut kesmek rahmete sırt dönmektir. Zira umut kalbin duasıdır. [4151] Yani, ‘af dileyip tevbe eden herkesin günahını affeder.’ Abdullah b. Mes’ud bu âyeti “dilediği kimsenin bütün günahlarını” şeklinde anlamıştır (Ferrâ).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: “Ey (günah işlemekte haddi aşıp) kendilerine yazık eden kullarım, Allah’ın rahmetinden umud kesmeyin. Çünkü Allah, (tevbe edildiği takdirde) bütün günahları bağışlar, çok bağışlayandır, çok merhametli olandır O!
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Ey nefisleri üzerine israfta bulunmuş olan kullarım! Allah'ın rahmetinden yeise düşmeyiniz. Şüphe yok ki, Allah günahları cümleten yarlığar. Muhakkak ki, O (evet) O, çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Ey çok günah işleyerek kendi öz canlarına kötülük etmede ileri giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, gafur ve rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı fazladır). ” [5, 73-74; 85, 10; 19, 60; 9, 104; 4, 110; 145-146]
Bu âyet, Kur’ân-ı Kerîm’deki en ümit verici âyet sayılabilir. Bununla beraber, yine de tövbeyi kabul etme, Allah’ın dilemesine bağlıdır. Bu âyeti günah işlemeye teşvik sebebi saymak, Kur’ânı maksadı dışına çekmektir. Maksat tövbeye teşviktir. Müteakip âyet, günahların affını tövbenin yanında, Allah’ın gönderdiği hidâyeti kabul etmenin de lüzumu ile birlikte düşünmemizi telkin etmektedir. Hz. Peygamber (a.s.)’dan şöyle dediği nakledilir: “Bu âyeti, dünyaya ve dünyada bulunan bütün şeylere değişmem”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Tarafımdan onlara) De ki: "Ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım, Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. Çünkü O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yâ Muhammed! Benim lisânımdan di ki: "Ey irtikâb-ı me'âsî ile nefisleri üzerine isrâf iden kullarım! Allâh'ın rahmetinden ümîd kesmeyiniz. Tahkîk Allâh Te'âlâ bütün günâhları 'afv ve mağfiret ider. Zîrâ o mübâlağa ile mağfiret idici ve merhametlidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara şu sözü söyle: “Ey kendilerini aşırı davranışlara sürüklemiş Allah kulları![*] Allah’ın merhametinden (ikramından) umut kesmeyin. Allah bütün günahları bağışlar. O, hem bağışlar hem de ikramda bulunur.
[*] Arap edebiyatında iltifat sanatı vardır, anlatımı canlı tutmak ve konunun önemini vurgulamak için sözün akışı beklenmedik bir şekilde değiştirilerek üçüncü şahıstan birinci şahsa, ikinci şahıstan birinci veya üçüncü şahsa, birinci şahıstan ikinci veya üçüncü şahsa vs. geçilir. Türkçe'de bu sanat olmadığından bu gibi ifadeler bir Türk'ü şaşırtır. Burada olduğu gibi birçok âyete, bu sanat yok sayılarak meâl verilmiştir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki: -Ey kendilerine karşı günah işlemekte aşırı giden kullarım, Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlayıcıdır. O, çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Ey nefisleri aleyhine haddini aşmış olan(15) kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar.(16) Hiç kuşkusuz, O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
(15) Günah işleyerek kendisine kötülük etmiş olanlar.(16) Peygamber Efendimiz bu âyeti okurken, “Allah bütün günahları bağışlar” cümlesini, “Kim ne işlemiş olursa olsun aldırmadan” şeklinde açıklamıştır. (Tirmizî, Tefsir 39:2.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Ey öz benlikleri aleyhine sınırı aşan/aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Allah, günahları tümden affeder. Çünkü O, mutlak Gafûr, mutlak Rahîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “iy ķullarum anlar kim yavuzlıķ eylediler gendüzleri üzere! nevmįd olman Tañrı raḥmetinden. [248a] bayıķ Tañrı yarlıġar yazuķları dükelin bayıķ ol yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit: İy benüm ḳullarum ki isrāf itdiler nefsleri üstine, ümīẕ kesmeñüzTañrı raḥmetinden. Tañrı Ta‘ālā barça yazuḳları baġışlar. Ol günāhlarbaġışlayıcıdur, raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər! Mənim adımdan qullarıma) de: “Ey Mənim (günah törətməklə) özlərinə zülm etməkdə həddi aşmış bəndələrim! Allahın rəhmindən ümidsiz olmayın. Allah (tövbə etdikdə) bütün günahları bağışlayar. Həqiqətən, O bağışlayandır, rəhm edəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: My slaves who have been prodigal to their own hurt! Despair not of the mercy of Allah, Who forgiveth all sins. Lo! He is the Forgiving, the Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "O my Servants who have transgressed against their souls! Despair not of the Mercy of Allah. for Allah forgives(4324) all sins: for He is Oft-Forgiving, Most Merciful.
4324 Forgives all sins: i.e., on sincere repentance and amendment of conduct.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
يَا
ey
عِبَادِيَ
kullarım
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اَسْرَفُوا
israf ettiler
عَلٰٓى اَنْفُسِهِمْ
nefisleri aleyhine
لَا تَقْنَطُوا
ümit kesmeyin
مِنْ رَحْمَةِ
rahmetinden
اللّٰهِۜ
Allah'
ın
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
يَغْفِرُ
mağfiret eder
الذُّنُوبَ
günahları
جَم۪يعاًۜ
bütün
اِنَّهُ
muhak- kak O
هُوَ
O
الْغَفُورُ
Ğafûr'dur
الرَّح۪يمُ
Rahîm'dir
(Resulüm!) De ki: "(Rabbiniz buyuruyor ki) Ey nefisleri aleyhine (günah işlemekle ömürlerini) israf eden kullarım! (Günahlara bulaştık diye) Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Şüphesiz ki Allah bütün günahları mağfiret eder (bağışlar). Muhakkak ki O, Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir)."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَسْرَفَ
Fiil-IV
س ر ف
İsraf etti, aşırı gitti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَنَطَ
Fiil-I
ق ن ط
Ümidi kesti, umudunu yitirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
ذَنْب
İsim
ذ ن ب
Günah, suç
جَمِيع
İsim
ج م ع
Bir araya gelenler, topyekün, cemaat,topluluk
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli