(Kullarıma) de ki: (Allah şöyle buyuruyor) “Ey nefislerine uyup da sınırlarımı aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Şüphesiz ki Allah (içtenlikle tövbe edildiği takdirde) bütün günahları bağışlar, şüphesiz O, çok bağışlayan, çok merhamet edendir.” *
(*) Bu âyet-i kerimede Allah’ın rahmet ve muhabbetinin sonsuzluğu ifade edilmektedir. O’nun rahmeti her şeyi kuşatmıştır, her insan bu ilâhî rahmetten istifade edebilir. Ancak şu hususa dikkat etmek gerekir ki «Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin» demek, günah işlemeye devam edin, demek değildir. Bundan maksat, en günahkâr insanların bile tövbelerinin kabul edileceğini bildirmek, dolayısıyla bir an evvel kötülükten vazgeçip Allah’a dönmelerini teşvik etmektir. (D. Vakfi Meal Açıklaması) Not: Allah’ın huzuruna kul hakkı ile çıkmanın, çok ağır bir vebâli vardır. Çünkü böyle bir günahın Allah tarafından bağışlanması, o kul hakkının verilmesi veya hak sahibinin affetmesi şartına bağlanmıştır. Hak sahibi, hakkını almadıkça veya bu hakkından vazgeçmedikçe, Allah kul hakkı yiyenin bu günahını affetmemektedir. Bu nedenle kulun affa uğraması için tüm benliğiyle Allah’a yönelmesi, hatalarına gönülden pişman olup Allah’tan af dilemesi ve gasp ettiği haklan, hak sahiplerine geri vermesi gerekir. Yani Allah kendisine ait hakların ihlalini kulun samimi tövbe etmesi halinde affedebilmektedir (Tahrîm, /8). Ama kul hakkı, yüce Allah’ın af kapsamı dışındadır. Ancak tövbe edip kul hakkını iade eder veya kendini helal ettirirse o başka.