close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zumer Sûresi 48. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve bedâ lehum seyyi-âtu mâ kesebû ve hâka bihim mâ kânû bihi yestehzi-ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kazandıkları kötülükler, ortaya çıkmıştır ve alay ettikleri şey, başlarına gelmiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onların kazandıkları kötülükler (şimdi kendileri aleyhine) açığa çıkmıştır ve alay konusu edindikleri şeyler de kendilerini çepeçevre kuşatmıştır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Böylece o gün, kazandıkları kötülükler ortaya çıkmıştır ve alay ettikleri şey de başlarına gelmiştir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların işlediği amellerin, sorumlulukların, yüklendikleri veballerin, cezaları o gün karşılarına çıkmış, alaya aldıkları şeylerin gücü kendilerini sarmış, işlerini bitirmiştir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kazandıklarının kötülükleri karşılarına çıkmış ve alaya aldıkları şey kendilerini kuşatmıştır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kazandıkları kötülükler, kendileri için açığa çıkmıştır ve alay konusu edindikleri şey de kendilerini çepeçevre kuşatmıştır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O kâfirlerin dünyada işledikleri amellerin fenalıkları, karşılarına çıkmış ve alay edib durdukları şeylerin cezası kendilerini sarmıştır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yaptıklarının kötülükleri onlara görünür ve alaya aldıkları (azap) onları kuşatmış olacak.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onların kazandıkları kötülükler, o gün açığa çıkmış olacak ve alaya aldıkları şey de kendilerini çepeçevre kuşatacaktır.
Besim Atalay
swap_vert close
Yaptıkları işlerin kötülüklerin dahi, onlara açıklayacak, alay ettikleri de kendilerini saracak
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Önceden işleyip bizzat kayıtlarına geçen kötülükler (kazandıkları günahlar o gün), önlerine konacak ve alay edegeldikleri gerçekler kendilerini her taraftan kuşatacaktır.
Cemil Said
swap_vert close
Seyyiâtları âşikâr bir sûretde gözlerinin önüne gelecek vaktiyle istihzâ itdikleri ’azâb her tarafdan ânları ihâta idecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlara, işledikleri kötü şeyler belli olur; alaya aldıkları şeyler de kendilerini çepeçevre sarar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Dünyada) kazandıkları şeylerin kötülükleri karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey onları kuşatmıştır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşledikleri kötülükler önlerine apaçık konacak, alay edip durdukları şeyler onları çepeçevre kuşatacaktır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onların kazandıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, alaya aldıkları şey, kendilerini sarmıştır.
Edip Yüksel
swap_vert close
İşledikleri kötülükler onlara gösterilir ve alay etmekte oldukları şeyler ise onları çepeçevre sarar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Öyle ki, yaptıkları amellerin kötülükleri karşılarına çıkmış ve alay edip durdukları şeyler, kendilerini sarmıştır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Öyle ki yaptıkları amellerin fenalıkları karşılarına çıkmış ve istihza edip durdukları şeyler kendilerini sarmıştır
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Dünya hayatında iken) işlemiş oldukları kötülükler (günahlar, hesap gününde) karşılarına çıkmış, alay etmekte oldukları şey (azap) onları kuşatmıştır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve kazandıkları kötülükler açığa çıktı. Kendisi ile alay ettikleri şey¹ onları kuşattı.
1- Hesap Günü'nün azabı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onların (dünyâda) kazandıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, eğlence edinmekde oldukları şey kendilerini çepçevre sarıb kuşatmış (olacak) dır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve kazandıkları şeylerin (günahların) kötülükleri onlara görünmüş ve kendisiyle alay etmekte oldukları şey (azab) onları kuşatmıştı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (hayatta iken) yaptıkları kötülükler (kayıt altına alınmış olup o gün) açığa çıkacaktır. Ve böylece alaya alıp durdukları hakikat onları sarıp kuşatacaktır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ve kazandıkları kötülükler hesap günü onların karşısına çıkmış ve dünyada iken alay ettikleri şeyler onları kuşatmıştır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onların işledikleri kötülükler önlerine serilecek, eğlenip durdukları nesneler onları kuşatacaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara kazandıkları amelin kötülükleri görünecek, istihza ettikleri şeyin cezası etraflarını saracak.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kazandıkları kötülükler de karşılarına konur ve alaya aldıkları şeyler onları kuşatır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kazanmakta oldukları kötülükler, kendileri için açığa çıkmıştır ve alay konusu edindikleri şey de kendilerini çepeçevre kuşatmıştır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Dünya hayatında işlemiş oldukları bütün kötülükler gözlerinin önüne konulacak ve alay ettikleri âhiret, hesap, cehennem gibi gerçekler, onları çepeçevre kuşatacaktır. Hal böyleyken:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kazandıkları şeylerin kötülükleri de onlar için ortaya çıktı; alay ediyor oldukları şeyler onları çepeçevre kuşatarak içine aldı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yaptıkları kötülükleri karşılarında görecekler, Bir yandan da alay ettikleri şeylerin kuşatmasına maruz kalacaklar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların kazandıkları kötülükler hesap günü açığa çıkar. Dünyada alaya aldıkları her şey onları kuşatmıştır. Onlar yaptıklarını saklayamazlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onların kazandıkları kötülükler (o gün) açığa çıkmış, alay ettikleri şey kendilerini kuşatmış (olacak)tır. [*]
Benzer mesaj: Câsiye 45:33.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Dünyada iken) yaptıkları işlerin kötülükleri¹ (o gün) karşılarına çıkar ve hafife aldıkları (azap) kendilerini kuşatıverir.
1 Yani kâfirliklerinin ve isyanlarının cezâsı...  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve [hayatta iken] yaptıkları kötülükler açığa vurulacaktır: ve böylece alaya alıp durdukları hakikat onları sarıp kuşatacaktır. ⁵⁴
54 Lafzen, “alaya aldıkları şey onları saracaktır” veya “sarmış olacaktır”: yani, ölümden sonraki hayat realitesi ve Allah’ın peygamberlerinin tebliğ ettiği manevî hakikatler onları sarıp kuşatacaktır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onların dünyadayken kazandıkları kötülükler gözlerinin önüne serilecek vaktiyle hafife aldıkları azap kendilerini çepeçevre kuşatacaktır. 24/24, 36/65, 41/21-22
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve önceden yaptıkları her kötülük önlerine konacaktır; sonuçta alay edegeldikleri gerçek, kendilerini çepeçevre kuşatmış olacaktır.
Orhan Kuntman
swap_vert close
O gün onlara, işledikleri kötülükler belli olmuş, alaya aldıkları şeyler kendilerini çepeçevre kuşatmıştır.
Osman Fırat
swap_vert close
Yaptıkları işlerin kötülükleri kendilerine görünmüş ve alay edegeldikleri şey onları kuşatmıştır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlar için kazanmış oldukları şeylerin fenalıkları zuhûra gelmiş (olacaktır) ve kendisiyle istihzâda bulunmuş oldukları o şey, kendilerine kavuşmuş (bulunacaktır).
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşledikleri pis işler ortaya çıkar ve Allah'ın dini ve Peygamberleriyle yaptıkları alayların cezası kendilerini her taraftan sarıverir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yaptıkları işlerin kötülükleri kendilerine görünmüş ve alay edegeldikleri şey onları kuşatmıştır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
47,48. Eğer yerde olan şeylerin cümlesi ve onunla berâber bir misli, zulüm ve küfür idenlerin olsa kıyâmet gününde 'azâbın şiddetinden dolayı onı bedel olarak virirler ve fedâ iderlerdi. Dünyâda iken zan ve hesâblarında olmayan hesâb onlara zâhir ve kazandıkları şeyin fenâlığı tezâhür iderek dünyâda iken istihzâ itdikleri şeyin cezâsı onlara lâhik olur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İşledikleri bütün günahlar önlerine dökülecek; hafife aldıkları o şey başlarına gelecektir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onların kazandıkları kötülükler ortaya çıkmış ve alay ettikleri şey çepeçevre kuşatmıştır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kazandıkları günahların kötülüğü onlara aşikâr hale gelmiş ve alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşatmıştır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kazanmış olduklarının çirkinlikleri, önlerinde belirlenmiş; alay edegeldikleri şey kendilerini sarıvermiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı žāhir oldı anlara yavuzlıķları anuñ kim işlediler daħı indi anlara ol kim oldılardı anı yañśularlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı belüre özlerine yaman ‘amellerinüñ cezāsı. Daḫı ine anlara masḫara‐lıġa alduḳları nesnenüñ cezāsı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlara (dünyada) etdikləri pis əməllərin cəzası (pis nəticəsi) görünəcək və istehza etdikləri (əzab) onları saracaqdır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the evils that they earned will appear unto them, and that whereat they used to scoff will surround them.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
For the evils of their Deeds will confront them, and they will be (completely)(4317) encircled by that which they used to mock at!
4317 How humiliating it will be for them to realise that the things they used to mock at are realities all around them, and the things they were so eager to pursue are mere falsehoods or vanities!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَبَدَا
ve görün- müştür
لَهُمْ
onlara
سَيِّـَٔاتُ
kötülükleri
مَا
o şey- lerin ki
كَسَبُوا
kazandılar
وَحَاقَ
ve kuşat- mıştır
بِهِمْ
onları
مَا
o şey- ler ki
كَانُوا
idiler
بِه۪
kendi- siyle
يَسْتَهْزِؤُ۫نَ
alay ediyorlar
(O gün) Kazandıkları şeylerin kötülükleri onlara görünmüş ve kendisiyle alay etmekte oldukları şey (olan o azap) onları kuşatmıştır.
بَدَا
Fiil-I
ب د و
Taştı, açıkladı, zuhur etti, ortaya çıktı, karşılarına çıktı, belirdi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
سَيِّـَٔات
İsim
س و ا
Kötülükler, günahlar, kötü işler
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَسَبَ
Fiil-I
ك س ب
Kazandı
حَاقَ
Fiil-I
ح ي ق
Kuşattı
بِهِمْ
Zamir
بِهِمْ
Onlarla, onlar yüzünden, onlar hakkında
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
اِسْتَهْزَاَ
Fiil-X
ه ز ا
Alay etti