close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zumer Sûresi 46. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kuli(A)llâhumme fâtira-ssemâvâti vel-ardi ‘âlime-lġaybi ve-şşehâdeti ente tahkumu beyne ‘ibâdike fî mâ kânû fîhi yaḣtelifûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Gökleri ve yeryüzünü yaratan, gizliyi de, açıkta olanı da bilen Allah'ım, ihtilafa düştükleri şeyler hakkında, kullarının arasında sen hüküm vereceksin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Ey gökleri ve yeri yoktan var eden, gaybı ve müşahede edileni bilen Allah’ım! Anlaşmazlığa düştükleri şeylerde, kullarının arasında Sen hüküm vereceksin."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: “Ey Allah'ım, ey gökleri ve yeri yaratan, ey yaratılmış varlıkların kavramaktan aciz oldukları şeyleri de, akıl ve duyularıyla görüp gözleyebildiklerini de bilen sensin. Farklı görüş ve iddialarda bulundukları şeyler hakkında, kulların arasında sen hüküm vereceksin.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“- Allahım, ey gökleri ve yeri yaratan! Duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilen! Kullarının ihtilâfa, ihtilâf çıkarmaya devam ettikleri, çarpıttıkları, imandan uzaklaştıkları konularda, aralarında, sen, yalnız sen hüküm vereceksin.” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi de görüneni de bilen Allah'ım! Aralarında ayrılığa düşmüş oldukları konularda, kullarının arasında sen hüküm vereceksin."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Ey gökleri ve yeri yaratan, gaybı ve müşahede edilebileni bilen Allah'ım. Anlaşmazlığa düştükleri şeylerde, kullarının arasında sen hüküm vereceksin.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
De ki: “- Ey gökleri ve yeri yaratan, gaybi ve hazırı bilen Allahım! Kularının arasında, o ayrılığa düştükleri (dine ait) şeyler hakkında sen hüküm vereceksin.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Ey gökleri ve yeri açıp yaratan, gayb ve şehadet âlemlerini bilen Allah’ım! Sen kullarının ihtilaf ettikleri konularda (kıyamet günü) hükmünü vereceksin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Ey Allah'ım! Ey göklerin ve yerin yoktan yaratıcısı! Ey gizli ve açık her şeyi bilen! Kullarının, arasında ayrılığa düştükleri konularda hüküm verecek sensin.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Allahım! Gökleri, yeri yaratan sensin, görüneni, görünmiyeni bilen de sensin, kullarının ayrışmış olduklarını, aralarında sen hükmedersin!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, yaratılmış varlıkların kavrayış alanı dışındaki şeyleri de yaratılmışların akıl ve duyularıyla görüp gözleyebildiklerini de bilen Allah'ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin.”
Cemil Said
swap_vert close
Di ki: "Semâvâtı ve arzı halk iden Allâhım! Mer’î ve gayr-ı mer’î her şeyi sen bilürsin ’ibâdının ihtilâflarını sen hal ideceksin."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Ey göklerin, yerin yaratanı, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'ım! Kullarının ayrılığa düştükleri şeyler hakkında aralarında Sen hükmedeceksin."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, gaybı da, görünen âlemi de bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Ey gökleri ve yeri yaratan, duyular ötesini ve duyular âlemini bilen Allahım! İhtilâfa düştükleri konularda kulların arasında hükmü sen vereceksin.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi de aşikârı da bilen Allah! Kullarının arasında, ayrılığa düştükleri şeyin hükmünü ancak sen vereceksin.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Gökleri ve yeri yoktan var eden, gizliyi ve açığı Bilen Tanrım, ayrılığa düştükleri konularda kulların arasında hükmü yalnız sen verirsin."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Ey gökleri ve yeri yaratan, görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'ım! Kulların arasında, o ihtilaf edip durdukları şeyler hakkında sen hüküm vereceksin."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: ey Gökleri ve Yeri yaradan ve gayb-ü şehadeti bilen Allahım! Kullarının arasında o ıhtılâf edip durdukları şeyler hakkında sen huküm vereceksin
Emrah Demiryent
swap_vert close
De ki: “Ey gökleri ve yeri yoktan var eden, gizliyi ve görüneni bilen Allahım. Kullarının ihtilaf ettikleri konularda hüküm verecek olan sensin.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Göklere ve yere işleyiş yasalarını koyan, gaybı¹ ve görüneni bilen Allah'ım! Kullarının aralarında çekiştikleri şeyler hakkında hüküm verecek olan Sen'sin.”
1- Görünemez ve bilinemez olanı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi de, aşikârı da bilen Allah, kullarının arasında ihtilâf etmekde oldukları şeyler hakkındaki hükmü sen vereceksin».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Ey gökleri ve yeri yaratan, görünmeyeni ve görüneni bilen Allah'ım! Hakkında ihtilâfa düşegeldikleri şeyler husûsunda kullarının arasında ancak sen hüküm vereceksin!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Ey göklerin ve yerkürenin (evrenin) yaratıcısı olan, gaybı da (yaratılmış varlıkların kavrayış alanı dışındakileri de, yaratılmış varlıkların akıl ve duyularıyla) görünen âlemi de bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında sen hükmedersin.”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Ey göklerin ve yerin yaratıcısı, gizli ve açık olanları bilen Allah’ım! Kullarının ihtilaf ettiği konularda, aralarında hüküm verecek olan yalnızca sensin.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Ey yerlerin, göklerin yaratıcısı olan, görünürü, görünmezi bilen çalabımız! Kullarının aralarında bütün çekiştiklerini yargılayacak olan yalnız Sensin."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki Allah/ım! Ey gökleri, yeri yaratan! Ey gizliyi, aşikârı bilen! [⁴]. Kulların arasındaki ihtilâfı sen hükmedeceksin.
[4] Veya gökleri ve yeri yaratan, gizli ve âşikârı bilen Allah'ım!  
İsmail Yakıt
swap_vert close
De ki: “Ey gökleri ve yeri yaratan, algılanamayan [ğayb] ve algılanabilen gerçekleri bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeylerde kullarının arasında ancak Sen hüküm verirsin.”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Ey gökleri ve yeri yaratan, gaybı ve müşahede edileni bilen Allah'ım! Anlaşmazlığa düştükleri şeylerde kullarının arasında sen hüküm vereceksin.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Müslüman! Bunlara karşılık, sen Rabb’ine yalvararak de ki: “Ey Allah’ım! Ey gökleri ve yeri yoktan var eden; görülen ve görülmeyen, açıkta ve gizli olan her şeyi en mükemmel biçimde bilen Rabb’im! Anlaşmazlığa düştükleri her konuda, Kıyâmet Günü kullarının arasında hüküm verecek olan Sensin! O hâlde, bu inkârcıları sana havale ediyorum Allah’ım!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Ey Şehadet’in ve Gayb’ın bileni, Yer’in ve Gökler’in yoktan ilk yaratanı Allah’ım! İhtilaf ediyor oldukları şeylerde kulların arasında sen hüküm verirsin!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
De ki: " ey gökleri ve yeri yoktan var eden Allah’ım!, görünen görünmeyen her şeyi bilen Allah’ım! artık kulların uzlaşamadığı konularda son söz senindir. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Ey gökleri yeri yaratan! Gizliyi de açık olanı da bilen Allah! İnsanların ayrılığa düştükleri şeyin hükmünü ancak sen vereceksin!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Ey gökleri ve yeri yoktan yaratan, [*] görünmeyeni de görüneni de bilen [*] Allah’ım! Kullarının arasında, ayrılığa düştükleri şeyin hükmünü ancak sen vereceksin.”
Benzer mesajlar: En‘âm 6:14; Yûsuf 12:101; İbrâhîm 14:10; Fâtır 35:1; Şûrâ 42:11.,Benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Tevbe 9:94, 105; Ra‘d 13:9; Mü’minûn 23:92; Secde 32:6; Sebe’ 34:3; Fâtır 35:38; Haşr 59:22; Cum‘a 62:8; Teğâbun 64:18; Cinn 72:26.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!): “Ey gökleri ve yeri yaratan, görülmeyeni¹ de görüleni de bilen Allah’ım! Şüphesiz kullarının aralarında anlaşmazlığa düştükleri şeyler hakkında hüküm verecek, ancak Sensin.” de.
1 Ğayb için Bk. (Hûd: 31)  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Ey Allahım! Ey gökleri ve yeri yaratan! Ey yaratılmış varlıkların kavrayış alanı dışındaki şeyleri de, yaratılmışların akıl ve duyularıyla görüp gözleyebildiklerini de bilen! ⁵⁰ Kullarının ayrılığa düştükleri her konuda [Kıyamet Günü] aralarında hüküm verecek olan Sensin!”
50 Bkz. sure 6, not 65.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: Ey göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısı, gizli ve aşikâr her şeyi bilen Allah’ım, ayrılığa düştükleri konularda kullarının arasında hüküm verecek olan sadece sensin! 67/13, 42/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Allah’ım! Ey göklerin ve yerin ilk yaratıcısı! Ey idraki aşan hakikatleri de, idrak edilenleri de bilen! Kullarının tartıştıkları konularda, aralarında son sözü söyleyecek olan yalnızca Sensin, Sen!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: "Ey gökleri ve yeri yaratan, gizlilikleri ve aşikarı bilen Allah’ım, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında, kullarının arasında hükmü Sen vereceksin".
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Ey göklerin ve yerin yaratıcısı olan, görünen, görünmeyen âlemi de bilen Allah’ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında hüküm verecek sensin. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Ey gökleri ve yeri yaratan ve gizli ve âşikâre olanı bilen Allah'ım! Sen kullarının arasında kendisinde ihtilâf eder oldukları şeyler hakkında hükmedersin.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sen şöyle dua et: “Allah'ım! Ey gökleri ve yeri yaratan! Ey görünen görünmeyen ne varsa bilen. Hakkında ihtilaf ettikleri her meselede kulların arasında Sen elbette hükmedeceksin. Ben bu güven içinde bekliyor ve sabrediyorum. ”
Hz. Peygamber (a.s.) gece uykudan kalkıp teheccüd namazını kıldığında, duasının başında bu ilâhî vasıflara yer verirdi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Allah'ım, ey gökleri ve yeri yoktan var eden, görülmeyeni ve görüleni bilen! Ancak Sen, ayrılığa düştükleri şeylerde kullarının arasında hükmedersin."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Yâ İlâhî! Göklerin ve yerin yaradıcısı sensin. Gizliyi ve âşikârı bilirsin. Kulların arasında ihtilâf iyledikleri şeyi sen hüküm iylersin"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Göklerin ve yerin yaratıcısı, görüneni de görünmeyeni de bilen Allah’ım! Kullarının tartıştığı her konuda, aralarında hüküm verecek olan sensin.”
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki: Ey gökleri ve yeri yaratan, görülmeyeni ve görüleni bilen Allahım, hakkında anlaşmazlığa düştükleri hususlarda kulların arasında hüküm verecek sensin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Ey gökleri ve yeri hiç yoktan yaratan, görünür ve görünmez herşeyi bilen Allahım! Anlaşmazlığa düştükleri şeyler hakkında, kulların arasında hükmü Sen verirsin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Ey Allahım! Ey gökler ve yeri yaratan, ey görülmeyeni ve görüleni bilen! Sen hüküm vereceksin kulların arasında, ihtilaf ettikleri şeyleri hakkında."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “iy Tañrı yaradıcı gökleri daħı yiri bilici ġaybı daħı ḥāżırı! sen hükm eyleyesin ķullaruñ arasında anuñ içinde kim oldılar anuñ içinde ŧartışurlar.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: İy benüm Allāhum ki gökleri yaratduñ ve yirleri daḫı.Bilicisin ġaybı ve şehādeti. Daḫı sen ḥükm idersin ḳullaruñ arasında anlarçekişdükleri nesnede.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
De: “Ey göyləri və yeri yoxdan yaradan, ey gizlini və aşkarı bilən Allah! Bəndələrin arasında ixtilafda olduqları (məsələlər) barəsində Sən hökm edəcəksən!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: O Allah! Creator of the heavens and the earth! Knower of the invisible and the visible! Thou wilt judge between Thy slaves concerning that wherein they used to differ.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "O Allah. Creator of the heavens and the earth! Knower of all that is hidden and open!(4314) it is Thou that wilt judge between Thy Servants in those matters about which they have differed."
4314 The mysteries of life and death, of worship and spiritual growth, are matters of high moment, which it may be difficult for us to apprehend in this present life. It is no use arguing about them and plunging in endless controversies. The proper attitude is to appeal to Allah humbly to accept our purified hearts and Faith, in the firm hope that everything which is now vague to us will be cleared up in the Hereafter, and to pray to Him for His guidance and mercy.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلِ
de ki
اللّٰهُمَّ
ey Allah'ım
فَاطِرَ
Fâtır’ı
السَّمٰوَاتِ
göklerin
وَالْاَرْضِ
ve yerin
عَالِمَ
bilen
الْغَيْبِ
gaybı
وَالشَّهَادَةِ
aşikârı
اَنْتَ
Sen
تَحْكُمُ
hüküm ve- receksin
بَيْنَ
ara- sında
عِبَادِكَ
kullarının
ف۪يمَا
o şey hu- susunda ki
كَانُوا
idiler
ف۪يهِ
hak- kında
يَخْتَلِفُونَ
ayrılığa düşüyorlar
(Resulüm!) De ki: "Ey göklerin ve yerin Fâtır'ı (yoktan yaratanı), gaybı da aşikârı da bilen Allah'ım! Ayrılığa düştükleri şeyler konusunda kulların arasında ancak Sen hüküm vereceksin."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَللَّهُمَّ
Özel İsim + İyelik eki
ا ل ه
Allah'ım, ey Allah'ım, ey Allah'ımız
فَاطِر
Etken fiil
ف ط ر
Fâtır (Allah'ın ismi, esmasıdır. Yoktan yaratan demektir)
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
عَالِمُ
Etken fiil
ع ل م
Bilen, âlim
غَيْب
İsim
غ ي ب
Gayb, gizli, görünmeyen
شَهَادَة
İsim
ش ه د
Şehadet, şahidlik, aşikâr
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
حَكَمَ
Fiil-I
ح ك م
Hüküm verdi, hükmetti
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اِخْتَلَفَ
Fiil-VIII
خ ل ف
İhtilafa düştü, ayrılığa düştü