close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zumer Sûresi 31. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śumme innekum yevme-lkiyâmeti ‘inde rabbikum taḣtasimûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonra da şüphesiz ki sizin, kıyamet gününde Rabbinizin katında davanız görülür.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonra şüphesiz sizler, (mü’min-kâfir, sadık-münafık, hepiniz) kıyamet günü Rabbinizin huzurunda (hasımlaşıp hesaplaşarak) davalaşacaksınız. (Bu İlahi adaletin gereğidir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
sonra kıyamet günü, Rabbinizin huzurunda karşı karşıya gelecek ve davalaşacaksınız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sonra siz, hepiniz Kıyamet günü Rabbinizin huzurunda birbirinizden davacı olacaksınız.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra şüphesiz sizler, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra kıyamet günü, hepiniz Rabbinizin huzurunda (haklı haksız) birbirinizden davacı olacaksınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sonra kıyamet günü, Rabbinizin katında hiç şüphesiz tartışacaksınız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sonra sizler, kıyamet günü, Rabbinizin huzurunda kesinlikle birbirinizi dava edeceksiniz.
Besim Atalay
swap_vert close
Sonra kıyamet günü Tanrınız katında tartışacaksız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sonra şüphesiz siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda (toplanarak) muhakeme edileceksiniz.
Cemil Said
swap_vert close
30,31. Yâ Muhammed! Sen de öleceksin, ânlar da ölecek. Sonra kıyâmet gününde Allâh’ın huzûrunda muhâsame ideceksiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey insanlar! Sonra siz, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda duruşmaya çıkacaksınız.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sonra şüphesiz siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda muhakeme edileceksiniz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sonra da kıyamet gününde rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonra şüphesiz, siz de kıyamet günü, Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sonra Diriliş Günü, Rabbinizin huzurunda duruşmaya çıkacaksınız
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra siz muhakkak kıyamet gününde Rabbinizin huzurunda birbirinizden davacı olacaksınız.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra siz muhakkak rabbınızın huzurunda muhakemeye duruşacaksınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
30-31. (Habibim! Hakkı söylemen hoşlarına gitmediği için, bir an evvel ölmeni bekleyen o kâfirler bilsinler ki) şüphesiz sen de ölümlüsün, onlar da ölümlüdürler. Sonra şüphesiz sizler, (mü’min-kâfir, mazlum-zâlim, haklı-haksız, hepiniz) hesap günü Rabbinizin (manevi) huzurunda davalaşacak (hesaplaşacak) sınız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra Kıyamet Günü hepiniz Rabb'inizin huzurunda birbirinizden davalı ve davacı olacaksınız.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sonra (ey insanlar), şübhesiz, siz de Rabbinizin huzuurunda muhaakemeye durulacaksınız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra muhakkak siz, kıyâmet günü Rabbinizin huzûrunda birbirinizden da'vâcı olacaksınız.
İhsan Aktaş
swap_vert close
30 , 31. (Resulüm!) Şüphesiz sen öleceksin, onlar da ölecekler. (Ey insanlar!) Sonra da şüphesiz büyük duruşmanın olacağı kıyamet gününde Rabbinizin huzurunda birbirinizle davalaşacaksınız. *
(*) Özellikle Mekke’nin ileri gelen Arap müşrikleri, daha çok maddî çıkarlarının ve toplumsal mevkilerinin sarsılacağı korkusuyla İslâm’ın iman esaslarına, ahlâkî ve toplumsal hayatla ilgili esaslarına karşı koymuşlardı; esasında inkârcı tavırların hepsinde bu tür psikolojik ve toplumsal sebeplerin etkisinden söz edilebilir. İşte bunun için âyetlerde peygamberinden en azılı inkârcısına kadar herkesin öleceği gerçeği hatırlatılmakta; yargılanmak üzere yüce Allah’ın huzurunda toplandıkları zaman peygamberin de inkârcının da iddiasını ortaya koyacağı belirtilmektedir. Bu durumda her insan, Allah’ın huzurunda haksız çıkıp âhiret azabıyla cezalandırılması sonucunu doğuracak inanç ve davranışlardan kaçınmalı; bunun için de duyguları ve ihtiraslarıyla değil, aklı ve basiretiyle davranmalıdır. (Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda, iki ayrı hasım olarak huzura geleceksiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra hepiniz kalkış gününde çalabınızın katında duruşacaksınız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sonra siz kıyamet gününde Rabbinizin yanında birbirinizden davacı olacaksınız [⁸].
[8] «Ben risaletimi tebliğ ettim, senin tarafına dâvet ettim. Fakat kabul etmediler» diyeceksin, onlar da inat edecekler, faydasız cevaplar verecekler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sonunda kıyamet günü Rabbinin huzurunda çekişirsiniz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra sizler, kıyamet günü mutlaka Rabbinizin huzurunda duruşmaya çıkacaksınız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sonra da Hesap Gününde, hepiniz Rabb’inizin huzurunda yargılanacaksınız.Öyleyse:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sonra siz, rabbinizin huzurunda Kıyâmet günü çekişirsiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sonra hepiniz kıyamette, Tanrı huzurunda hesaplaşacaksınız.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü Rabbinizin huzurunda muhakeme edileceksiniz
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonra şüphesiz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.
Mehmet Türk
swap_vert close
Sonra hepiniz, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda kesinlikle hesaplaşacaksınız.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve sonra Kıyamet Günü hepiniz anlaşmazlıklarınızı Allah’ın önüne koyacaksınız.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonra siz kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız. 34/31...33, 41/29
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
En sonunda hepiniz Kıyamet Günü Rabbinizin huzurunda hesaplaşacaksınız.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sonra muhakkak ki sizler (ey insanlar hepiniz) Rabbinizin huzurunda duruşmaya çıkacaksınız.
(Sen ey Muhammed!.. onlara hak daveti tebliğ ettiğini söyleyecek, bunu ispat edeceksin. O kafirler ise kendilerini doğru yoldan saptıran elebaşlarına, şeytanlarına karşı cephe alacaklardır, fakat hepsi de hak ettikleri cezaya kavuşacaklardır.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Sonra siz, kıyâmet günü, Rabbinizin divânında davalaşacaksınız.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra muhakkak ki, sizler Kıyamet günü Rabbinizin huzurunda muhâsemede bulunacaksınızdır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
30, 31. Hiç şüphe yok ki sen de öleceksin, onlar da ölecekler. Sonra da büyük duruşmanın olacağı kıyamet gününde Rabbinizin huzurunda birbirinizle dâvalaşacaksınız.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sonra siz, kıyamet günü, Rabbinizin divanında davalaşacaksınız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonra cümleniz kıyâmet gününde rabbiniz 'indinde da'vânızı görirsiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra (mezardan) kalkış günü hepiniz, Rabbinizin huzurunda birbirinizden davacı olacaksınız.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sonra siz kıyamet günü Rabbiniz'in huzurunda mahkeme olunacaksınız.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kıyamet gününde ise Rabbinizin katında dâvâlaşacaksınız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sonra siz, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
andan bayıķ siz ķıyāmet güni çalabuñuz ķatında ŧartışasız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Andan ṣoñra siz ḳıyāmet güninde Tañrıñuz ḥażretinde biri birüñüz‐le çeki‐şürsiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sonra siz qiyamət günü Rəbbinizin hüzurunda mübahisə edəcəksiniz.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then lo! on the Day of Resurrection, before your Lord ye will dispute.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
In the end will ye (all), on the Day of Judgment, settle your disputes(4290) in the presence of your Lord.
4290 See last note.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
son- ra
اِنَّكُمْ
şüphe- siz siz
يَوْمَ الْقِيٰمَةِ
kıyamet günü
عِنْدَ
huzu- runda
رَبِّكُمْ
Rabb- inizin
تَخْتَصِمُونَ۟
davalaşacaksınız
Sonra şüphesiz sizler, kıyamet günü Rabbinizin huzurunda davalaşacaksınız.
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
قِيٰمَة
İsim
ق و م
Kıyamet
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِخْتَصَمَ
Fiil-VIII
خ ص م
Çekişti, tartıştı, davalaştı