close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zumer Sûresi 30. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnneke meyyitun ve-innehum meyyitûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki sen de öleceksin ve onlar da ölecekler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Gerçek şu ki, elbette Sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey Muhammed! Muhakkak sen de öleceksin, onlar da ölüp gidecekler,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sen öleceksin, onlar da ölecek.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hiç şüphesiz sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm), elbette sen öleceksin ve elbette o kâfirler de ölecekler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hiç şüphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler. (Hiçbiriniz Allah’a ortak değilsiniz.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz, sen de öleceksin, onlar da ölecekler.
Besim Atalay
swap_vert close
Sen de öleceksin, onlar da ölecekler!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Şüphesiz sen ölümü tadacaksın ve şüphesiz onlar da ölüp gidecek:
Cemil Said
swap_vert close
30,31. Yâ Muhammed! Sen de öleceksin, ânlar da ölecek. Sonra kıyâmet gününde Allâh’ın huzûrunda muhâsame ideceksiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şüphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Şüphesiz sen öleceksin ve şüphesiz onlar da öleceklerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Elbette sen öleceksin, onlar da ölecek.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Muhakkak sen de öleceksin, onlar da ölecekler.  
 Âyet, kâfirlerin, Resûlullah’ın irtihalini temenni etmeleri ve bunu beklemeleri üzerine nâzil olmuştur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Sen öleceksin, onlar da ölecekler
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sen elbette öleceksin, onlar da elbette öleceklerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Elbet sen öleceksin ve elbet onlar da ölecekler
Emrah Demiryent
swap_vert close
30-31. (Habibim! Hakkı söylemen hoşlarına gitmediği için, bir an evvel ölmeni bekleyen o kâfirler bilsinler ki) şüphesiz sen de ölümlüsün, onlar da ölümlüdürler. Sonra şüphesiz sizler, (mü’min-kâfir, mazlum-zâlim, haklı-haksız, hepiniz) hesap günü Rabbinizin (manevi) huzurunda davalaşacak (hesaplaşacak) sınız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kuşkusuz sen ölümlüsün, kuşkusuz onlar da ölümlüdürler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Muhakkak sen de öleceksin (Habîbim), onlar da elbet ölecekler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) Şübhesiz sen de ölecek olan bir kimsesin, onlar da ölecek olan kimselerdir!(3)
(3)Bakınız; (sahîfe 73, hâşiye 3)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
30 , 31. (Resulüm!) Şüphesiz sen öleceksin, onlar da ölecekler. (Ey insanlar!) Sonra da şüphesiz büyük duruşmanın olacağı kıyamet gününde Rabbinizin huzurunda birbirinizle davalaşacaksınız. *
(*) Özellikle Mekke’nin ileri gelen Arap müşrikleri, daha çok maddî çıkarlarının ve toplumsal mevkilerinin sarsılacağı korkusuyla İslâm’ın iman esaslarına, ahlâkî ve toplumsal hayatla ilgili esaslarına karşı koymuşlardı; esasında inkârcı tavırların hepsinde bu tür psikolojik ve toplumsal sebeplerin etkisinden söz edilebilir. İşte bunun için âyetlerde peygamberinden en azılı inkârcısına kadar herkesin öleceği gerçeği hatırlatılmakta; yargılanmak üzere yüce Allah’ın huzurunda toplandıkları zaman peygamberin de inkârcının da iddiasını ortaya koyacağı belirtilmektedir. Bu durumda her insan, Allah’ın huzurunda haksız çıkıp âhiret azabıyla cezalandırılması sonucunu doğuracak inanç ve davranışlardan kaçınmalı; bunun için de duyguları ve ihtiraslarıyla değil, aklı ve basiretiyle davranmalıdır. (Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Elbette sende öleceksin, onlarda ölecek.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten sen de öleceksin, onlar da ölecekler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ya Muhammed! Sen de öleceksin, onlar da ölecekler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki sen de ölümlüsün, elbette onlar da ölümlüdür.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz sen de öleceksin, onlar da öleceklerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey hak yolunun yolcusu! Öyleyse, inkârcıların baskılarına, alay ve işkencelerine aldırmadan Rabb’inin yolunda mücâdeleye devam et! Unutma ki,vakti zamanı gelince sen de öleceksin, onlar da ölecekler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sen öleceksin, onlar da öleceklerdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Sen de öleceksin onlar da.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz sen öleceksin, onlar da ölecekler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki sen de öleceksin, onlar da ölecekler. [*]
Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:185; Enbiyâ 21:35; ‘Ankebût 29:57.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Muhakkak sen de öleceksin, onlar da ölecekler.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ey Muhammed,] şüphesiz sen ölümü tadacaksın ve şüphesiz onlar da ölüp gidecek:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sen de öleceksin, onlar da ölecekler. 3/185, 21/34-35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şüphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler:
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, onlar senin ölmeni temenni ederler) Kuşkusuz sen de öleceksin, onlar da ölecekler. (Çünkü bütün mahlûkat ölüme mahkumdur, bâki olan, ancak Allah Teala'dır.)
Osman Fırat
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Şüphesiz sen öleceksin ve şüphesiz onlar da öleceklerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki sen öleceksin ve muhakkak ki, onlar da öleceklerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
30, 31. Hiç şüphe yok ki sen de öleceksin, onlar da ölecekler. Sonra da büyük duruşmanın olacağı kıyamet gününde Rabbinizin huzurunda birbirinizle dâvalaşacaksınız.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sen de öleceksin, onlar da ölecekler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yâ Muhammed! Sen öleceksin onlar da ölecekler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sen öleceksin, onlar da ölecekler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Elbet sen de öleceksin, onlar da ölecekler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sen de ölüsün, onlar da ölüdürler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hiç kuşkusuz sen de öleceksin, onlar da ölecekler!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ sen ölürseñ daħı bayıķ anlar ölülerdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā Muḥammed, sen öleçeksin. Anlar daḫı öleçeklerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) Şübhəsiz ki, sən də öləcəksən, onlar da öləcəklər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! thou wilt die, and lo! they will die;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Truly thou wilt die(4289) (one day), and truly they (too) will die (one day).
4289 Even the prophets are not exempt from bodily death, much less the righteous, but they live in their beneficent work and the memories they leave behind them. All men have to die, good and alike. But there is a life after death, and in that life all the unexplained things about which people dispute in this world will be made clear in the presence of Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّكَ
muhak- kak sen
مَيِّتٌ
ölecek olansın
وَاِنَّهُمْ
ve şüphe- siz onlar
مَيِّتُونَۘ
ölecek olanlardır
Muhakkak ki sen de öleceksin, onlar da ölecekler.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مَيِّت
İsim
م و ت
Ölü
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مَيِّت
İsim
م و ت
Ölü