close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zumer Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul yâ ‘ibâdi-lleżîne âmenû-ttekû rabbekum(c) lilleżîne ahsenû fî hâżihi-ddunyâ hasene(tun)(k) ve ardu(A)llâhi vâsi’a(tun)(k) innemâ yuveffâ-ssâbirûne ecrahum biġayri hisâb(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Ey inanan kullarım, çekinin Rabbinizden; bu dünyada iyilik eden kişileredir iyilik ve Allah'ın yeryüzü, geniştir; sabredenlerin mükafatları, sayısız bir surette ödenir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Ey iman eden kullarım, Rabbinizden korkun (O’na itiraz ve isyandan) sakının. Bu dünyada güzel iş görenler ve iyilik edenler (her türlü görevlerini dikkatle yerine getirenler) için elbette iyilik ve güzellik vardır. Allah’ın Arz’ı geniştir. (Mü’min rızkını ve İslam’ı en iyi yaşama şartlarını her tarafta arayıp bulmalıdır.) Ancak (imtihan sıkıntılarına ve sorumluluklarının zorluklarına) sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenip (müttaki ve mücahit mü’minler, emeklerinin karşılığını alacaklardır)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki Allah şöyle buyuruyor: “Ey inanan kullarım! Yolunuzu yordamınızı Allah'ın kitabıyla bulmaya çalışın. Bu dünyada iyi şeyler için gayret edenleri, güzel bir son beklemektedir. Allah'ın arzı geniştir, öyleyse küfür diyarından iman yurduna göç edin. Hicret esnasında ve diğer tüm güçlüklere göğüs gerenlere mükafatları tartılmaksızın, ölçülmeksizin, hesapsızca bol bol verilir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Rasulüm, müslümanlara: “Ey iman eden kullarım, Kuran esaslarını benimseyip, yeryüzüne hakim olan salih kullara dahil olarak Allahın emirlerine muhalefetten korunun. İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan, müslüman idarecilere, askerî erkâna, müslümanlara, bu dünyada bir güzellik, bir ikrâm, devlet nimeti, her türlü nimet vardır. Allah'ın ülkesi, yeryüzü geniştir. Hürriyetlerinize sahip çıkın. Baskılara boyun eğmeyin. Hicret edip güç ve gönül birliği yaparak devletli yaşayın, özgürce Allah'a kulluk ve ibâdet edin. Ancak, sabrederek mücadeleye devam edenlere, tahammül gösterenlere, kararlı davrananlara da, hesapsız mükafat vardır.” diye benim adıma ilan et.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Tarafımdan) şöyle söyle: "Ey iman eden kullarım! Rabbinizden sakının. Bu dünyada iyilik edenlere iyilik vardır. Allah'ın arzı (yeri) geniştir. Ancak sabredenlerin ecirleri hesapsızca ödenecektir."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Ey iman eden kullarım, Rabbinizden sakının. Bu dünyada iyilik edenler için bir iyilik vardır. Allah'ın arz'ı geniştir. Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm, tarafımdan şöyle) söyle: “- Ey iman eden kullarım! Allah'dan, (emirlerine sarılıb yasaklarından sakınmakla) korkun. Bu dünyada (Allah'a itaat ederek) güzel ve iyi iş yapanlara, (ahirette) güzel bir mükâfat (cennet) vardır. Allah'ın arazisi geniştir; (daraldığınız yerden başka memleketlere hicret edebilirsiniz). Ancak (Allah yolunda) sabredenlere mükâfatları hesabsız verilecektir.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Benim namıma) de ki: “Ey inanan kullarım! Rabbinizin azabından sakının. Bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Ve Allah’ın toprakları çok geniştir. [Bir yerde iyilik yapmazsanız, başka yere gidin.] İşte ancak (hicrete, sıkıntılara) sabredenler, hesapsız bir şekilde mükâfat alacaklardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Ey Allah'ın inanan kulları! Rabbinize karşı gelmekten sakının! Bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah'ın arzı geniştir. Yalnızca sabredenlere, ödülleri hesapsız ödenecektir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Ey inanan kullarım! Tanrınızdan sakının, bu dünyada iyilere iyilik var, Allahın yeryüzü geniş, sabreyleyen kimselere ödülleri hesapsız ödenecek!» «
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Resul!) De ki: “(Allah şöyle buyuruyor:) Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Bu dünyada iyi şeyler için gayret edenleri güzel bir son beklemektedir. Allah'ın arzı geniştir. Elbette ki sıkıntılara göğüs gerenlere mükâfatları hesapsızca verilecektir!”
Bkz. 29/56 ve dipnotu.  
Cemil Said
swap_vert close
Di ki: "Ey îmân iden ’ibâd rabbinizden korkunuz dünyâda hasenâtda bulunanlar güzel bir mükâfâta nâil olacaklardır. Allâh’ın arzı vâsi’dir. Sabır idenler hesâbsız mükâfâta mazhar olacaklardır."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şöyle de: "Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının; bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah'ın yarattığı yeryüzü geniştir. Yalnız sabredenlere, ecirleri sonsuz olarak ödenecektir."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Bizim adımıza de ki: “Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için (ahirette) bir iyilik vardır. Allah’ın yeryüzü geniştir. Sabredenlere mükâfatları elbette hesapsız olarak verilir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki (Allah şöyle buyuruyor): “Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar iyilik bulacaklardır. Allah’ın arzı geniştir. Sabredenlere mükâfatları hesapsız verilecektir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) Söyle: Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah'ın (yarattığı) yeryüzü geniştir. Yalnız sabredenlere, mükâfatları hesapsız ödenecektir.  
 İyi davrananlara haber verilen iyilik, cennet, sıhhat ve âfiyettir. «Allah’ın yeri geniştir» cümlesinden, kâfirler arasında Allah’a karşı ibadet ve itaatını yapamayan kimselerin, inancını yaşayacakları yere hicret edebilecekleri anlamı çıkarılmıştır. 11-20. âyetlerde, ibadetle ihlâsın yanısıra, Allah’ın dışındakilere ve Tâğut’a tapmaktan kaçınmanın gereği açıklanmıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Ey inanan kullar, Rabbinizi sayın. Bu dünya hayatında güzel davrananlara güzellik vardır. ALLAH'ın yeri geniştir. Gerçek uğrunda direnenlerin ücreti hesapsız olarak verilecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey Muhammed! Tarafımdan söyle: "Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkun. Bu dünyada güzellik yapanlara bir güzellik vardır. Allah'ın yeryüzü geniştir. Ancak sabredenlere mükafatları hesapsız ödenecektir."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Tarafımdan söyle: ey iyman eden kullarım: rabbınıza takvâ ile korunun, bu Dünyada güzellik yapanlara bir güzellik var, ve Allahın Arzı geniştir, ancak sabredenlerdir ki ecirlerine hisabsız irdirilir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) De ki: (Allah şöyle buyuruyor:) “Ey îmân eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının! Bu dünyada (Allah’a itaat ederek) iyilik yapanlara, (âhirette) güzel bir mükâfat vardır. (Ey mü’minler! Dininizi yaşayamadığınız bir yerden, dininizi yaşayabileceğiniz daha uygun bir yere hicret edin.) Allah’ın (yaratmış olduğu) arzı geniştir. Sabredenlere mükâfatları hesapsız verilecektir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Ey inanan kullar! Rabbinize karşı takvalı olun. Bu dünyada, iyi olanlar için iyilik vardır. Allah'ın arzı geniştir. Ancak sabredenlere¹ ödülleri hesapsız ödenir.
1- Dayanıp, direnenlere; sıkıntılara göğüs gerenlere.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Tarafımdan) söyle: «Ey îman eden kullarım, Rabbiniz (in azabın) dan korkun. Bu dünyâda iyi hareket edenler için (mukadder) bir güzellik vardır. Allahın toprağı genişdir. Ancak sabredenlere ecirleri hesabsız ödenecekdir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Tarafımdan kullarıma) de ki: “(Rabbiniz buyuruyor ki:) Ey îmân eden kullarım! Rabbinizden sakının! Bu dünyada iyilik edenlere, (âhirette de) iyilik (Cennet) vardır. Çünki Allah'ın arzı geniştir. (O gün) ancak, sabredenlere mükâfâtları hesabsız olarak verilecektir.”(4)
(4)Resûl-i Ekrem (asm) bir hadîs-i şerîflerinde şöyle buyurdular: “Cenâb-ı Hakk kıyâmet gününde terâzileri koyar. Ardından namaz kılanlar getirilir ve ücretleri tartılarak kendilerine noksansız verilir. Sonra zekât verenler getirilir ve onların da ücretleri tartılarak kendilerine eksiksiz verilir. Nihâyet bir belâya dûçâr olmuş kimseler getirilir de bunlar için ne terâzi konur, ne dîvan kurulur, ne de defterler açılır. Bunlara ücret, sağanak yağmurları gibi bol bol ödenir.” (Beyzâvî, c. 2, 321)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) De ki: “(Rabbiniz şöyle buyuruyor:) Ey iman etmiş kullarım! Rabbinizden (gelen ilkeler doğrultusunda yaşayın, dürüst ve erdemlice davranışlar göstererek, kötülüğün her çeşidinden titizlikle) sakının! (Şunu iyi bilin ki) bu dünyada iyilik edenler için (öte dünyada) iyilik (ödül) vardır. Ve (bilin ki, yalnızca Ona ibadet etme imkânına kavuşmak için) Allah’ın arzı geniştir. (Ona ibadet edebilme yolunda) her türlü sıkıntıya katlananlara mükâfatları hiç şüphesiz hesapsızca ödenecektir. (*)
(*) Not: Aşağıdaki tefsirlerede (قل)’’de ki:’’emir kipinden sonra zımnen (Rabbiniz şöyle buyurur veya Rabbinden şöyle duyur:) gibi ifadesi var. ابو السعود) قل - أيها النبى - مُبلغاً عن ربك: يا عبادى الذين آمنوا بى، -( المنتخب في تفسير القرآن الكريم) - أى: قل لهم قولي هذا بعينه (تفسير الالوسي  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korunup sakının. Bu dünyada güzel şeyler yapanlar için geniş olan Allah’ın arzında, güzel karşılıklar var. Ancak sabredenlere yaptıklarının karşılığı hesapsız olarak ödenir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Ey inanan kullarım. Çalabınızdan sakının. Bu dünyada iyilik işliyenler için iyilik vardır. Allah’ın toprakları geniştir. Ancak katlananların karşılıkları sayısız olarak ödenecektir."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Tarafımdan onlara de ki ey iman eden kullarım! Rabbinizden sakının. Bu dünyada iyilik edenler için âhirette iyi mükâfat vardır. Tanrı/nın yeri de geniştir. Musibete katlananlara yalnız onlara sayısız mükâfat verilir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “(Allah şöyle buyuruyor) Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı sorumluluk bilincinde olunuz. Bu dünyada iyilik yapana iyilik vardır. Allah’ın arzı geniştir⁵. Ancak sabredenlere/göğüs gerenlere mükâfatları hesapsız ödenir.”
5 Krş. Nisâ, 4/97  
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkup sakının. Bu dünyada iyilik etmekte olanlar için bir iyilik vardır. Allah'ın arzı geniştir. Ancak sabredenlere ecirleri hesapsızca ödenir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey şanlı Elçi! Şu ilâhî fermanı müminlere duyurarak de ki: “Kardeşlerim, bakın Rabb’imiz bizlere ne buyuruyor: “Ey iman eden kullarım; Rabb’inizden gelen ilkeler doğrultusunda yaşayın, dürüst ve erdemlice davranışlar göstererek, kötülüğün her çeşidinden titizlikle sakının! Şunu iyi bilin ki, bu dünyada güzel davranış gösterenler için, öte dünyada çok daha güzel bir ödül vardır. Bunun için, eğer içinde bulunduğun ortam ve şartlar, seni Müslümanca yaşamaktan alıkoyup kötülüklere, günahlara sürüklüyorsa; gerektiğinde, içinde yaşadığın toplumu, ülkeyi, arkadaş grubunu, aileyi, çevreyi, alışkanlıklarını, hayat tarzını vs. terk ederek, İslâm’ı yaşayabileceğin yepyeni bir hayata geçiş yapmalı, yani Allah yolunda hicret etmelisin! Unutma ki, Allah’ın arzı geniştir. Yani, günahlardan uzaklaşarak Allah’a sığınma imkânı her zaman, her yerde vardır. O hâlde, bu hedefi gerçekleştirenlere müjdeler olsun: Allah yolunda giriştiği mücâdelenin sıkıntılarına kahramanca göğüs gerip sabredenlere, hak ettikleri ödülleri hadsiz hesapsız verilecektir!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Ey inanmış kullar! Rabbinizden sakınıp korunun! Bu Dünya’da, iyileşenler için iyilik-güzellik vardır. Allah’ın arz’ı geniştir. Doğrusu Sabredenler’e ücretleri / ödülleri hesap dışı ödenir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm de ki: " İnananlar! Allah'a karşı kendinizi sağlama alın. " Bu dünyada iyilik edenler iyilik bulacaklardır. Allah'ın toprakları geniştir. Sadece sıkıntılara göğüs gerebilenler, sınırsız nimete sahip olacaklardır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnananlara söyle: “Ey iman edenler! Rabbinize karşı gelmekten sakının! Bu dünyada iyilik yapanlara ahiret hayatında iyilik vardır. Allah’ın yeryüzü geniştir. Onun için kendinizi zorlamayın! Nerede isterseniz orada özgürce yaşayın! Yaşadıkları yerlerde inançla, azimle, kararlılıkla hiçbir şeyden korkmadan mücadele edenlere mükâfatları hesapsız olarak verilir."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “(Allah şöyle diyor:) Ey inanan kullarım! [*] Rabbinize karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Bu dünyada güzel davrananlara güzel (karşılık) vardır. [*] Allah’ın arzı (yeryüzü) geniştir. Ancak sabredenlere ödülleri hesapsız verilecektir.”
Benzer mesaj: İbrâhîm 14:31.,İyiliklerin dünyada da karşılıklarının verileceğiyle ilgili bilgi için bkz. Nahl 16:30, 41, 96, 97.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Benim Onlara): “Ey Benim îman eden kullarım! Rabbinize karşı günâha girmekten sakının. Bu dünyada Allah’ı görüyormuş gibi ibâdet edenlere, iyilik vardır ve şüphesiz Allah’ın yeryüzü çok geniştir.¹ Ancak hakkıyla sabredenlere mükâfatları hesapsızca ödenir.” dediğimi de söyle.
1 Bk. (Ankebut: 56 ve dipnotu.)  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “[Allah şöyle buyuruyor: ¹⁶ ] ‘Ey inanan kullarım! Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! Bu dünyada iyi şeyler için gayret edenleri güzel bir son beklemektedir. [Unutmayın ki] Allah’ın arzı geniştir, ¹⁷ [ve] elbette sıkıntılara göğüs gerenlere mükafatları hesapsız verilecektir!’”
16 Bu parantez içi açıklama, hemen ardından gelen ve açıkça Allah’a işaret eden “Ey inanan kullarım” ifadesindeki iyelik/aidiyet zamirine dayanmaktadır.17 Yani, iyilik yapma ve “şeytandan uzaklaşarak Allah’a sığınma” imkanı her zaman vardır -ki burada işaret edilen hicret kavramının aslî ve manevî anlamı budur: bkz. 4:97, not 124.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: Ey inanıp güvenen kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının! Bu dünyada iyi ve güzel davrananlara güzel bir gelecek vardır. Allah’ın yeryüzü geniştir. Unutmayın ki zorluk ve sıkıntılara sabredenlere mükâfatları hadsiz hesapsız bir şekilde verilecektir. 16/97, 32/17
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Ey Rasul!) De ki: “(Allah şöyle buyurur): Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun; akıbet, bu dünyada iyilik yapanları (öte dünyada) güzellikler beklemektedir; iyi bilin ki Allah’ın arzı geniştir: şüphesiz sabredenlere, karşılıkları hesapsız verilecektir.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Tarafımdan) De ki: "Ey iman eden kullarım, Rabbinizin azabından korkun! (Cehennem azabından korunmak için -iman ile birlikte- yasaklardan sakınarak sâlih ameller de işlemek gerekir) Bu dünyada iyi hareket edenlere (ahirette elbette) bir güzellik (cennet) vardır. Allah'ın toprağı (mülkü) geniştir, (bulunduğunuz yerde -mümin olduğunuz için- zulme uğruyorsanız, uygun ortam arayın yurdunuzdan hicret edin, zorluklara katlanın. Biliniz ki) Ancak sabredenlere mükafatları, hesap gözetilmeksizin bol bol ödenecektir.
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: ’’Ey iman eden kullarım! Rabbinizden çekinin! Bu dünyada iyi şeyler için gayret edenleri güzel bir son beklemektedir. Allah’ın arzı geniştir. Bununla beraber sabredenlere mükâfatları hesapsız verilecektir!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Ey imân eden kullar! Rabbinizden korkunuz. Bu dünyada ihsanda bulunanlar için bir güzellik vardır. Ve Allah'ın ülkesi geniştir. Şüphe yok ki, sabredenler için mükâfaatları hesapsız olarak ödenecektir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Benden naklen onlara de ki: “Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyi işler yapanlar, mutlaka iyilik bulurlar. Allah'ın dünyası geniştir. Hak yolunda sabredenlere ücretleri sınırsız bir tarzda ödenir. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Tarafımdan) De ki: "Ey inanan kullarım, Rabbinizden korkun. Bu dünya hayatında güzel davrananlara güzellik vardır. Allah'ın yeri geniştir. Ancak sabredenlere, ödülleri hesapsız ödenecektir.
Bir yerde Allah'a karşı ibâdet ve tâ'atini yapamayan, inancına göre yaşamayan kimse, bunu yapabileceği başka bir yere göçebilir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Ey îmân iden kullar! Rabbinizden sakınınız ve korkunuz. Bu dünyâda eyilik idenlere sevâb ve mükâfât vardır. Allâh'ın arzı vâsi'dir. (Küffârın ezâ ve cefâsından kurtulmak içün hicret itsün). Tahkîk Allâh Te'âlâ sabır idenlere mükâfâtlarını hesâbsız öder.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara şöyle dediğimi bildir[1] “Ey inanıp güvenen kullarım, sizi yaratan Sahibinizden (Rabbinizden) çekinerek kendinizi koruyun. Bu dünyada iyilik eden, iyilik bulur. Allah’ın toprakları (yarattığı dünya) geniştir. Hesapsız ödül, sadece sabredenlere verilecektir.”
[1] Allah'ın Elçisi, kendi sözünü değil, elçilik gereği kendine söylenen sözü, olduğu gibi ulaştırmakla görevli olduğu için ayete böyle meal vermek gerekir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Ey iman eden kullarım! Rabbinizden sakının! İyi kimseler için bu dünyada iyilik vardır. Allah'ın arzı geniştir. Ancak sabredenlere, hesaba sığmayan ödüller verilecektir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Tarafımdan şunu söyle: Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Bu dünyada iyilik yapanlar için bir güzellik vardır. Allah'ın arzı da geniştir. Sabredenlere ise ödülleri hesapsız şekilde verilecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Tarafımdan söyle: "Ey iman eden kullarım, Rabbinizden korkun! Bu dünya hayatında güzel düşünüp güzel davrananlara güzellik var. Allah'ın toprağı/yeryüzü geniştir. Sadece sabredenlere, ücretleri hesapsız ödenecektir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “iy ķullarum anlar kim įmān getürdiler ķorķuñ çalabuñuzdan! anlara kim eylük eylediler uşbu dünyede eylükdür. daħı Tañrı yiri güñdür. bayıķ tamām virinildi śabr eyleyiciler [245b] müzdleri ḥisābsuz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: İy mü’min ḳullarum, ṣaḳınuñuz Allāhdan. Ol kişiler ki eylük eylediler bu dünyāda, anlara āḫiretde ḥüsn ẟevāb vardur. DaḫıTañrı Ta‘ālā yiri geñişlikdür. Tamām vireler ṣābırlara müzdleri[ni] ḥisāb‐suz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər! Mənim adımdan qullarıma) de: “Ey Mənim iman gətirən bəndələrim! Rəbbinizdən qorxun. Bu dünyada yaxşılıq edənlərə (axirətdə) yaxşılıq (Cənnət) vardır. Allahın yeri genişdir (sizə bir çətinlik üz versə, başqa ölkələrə hicrət edə bilərsiniz). Yalnız (dünyada Allah yolunda çətinliklərə) səbr edənlərə (axirətdə) saysız-hesabsız mükafat veriləcəkdir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: O My bondmen who believe! Observe your duty to your Lord. For those who do good in this world there is good, and Allah's earth is spacious. Verily the steadfast will be paid their wages without stint.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "O ye my servants who believe! Fear your Lord,(4260) good is (the reward) for those who do good in this world. Spacious is Allah's earth!(4261) those who patiently persevere will truly receive a reward without measure!"
4260 The "fear of Allah" ( Taqwa) is explained in n. 26 to 2:2. See also n. 2912 to 23:60. The fear of Allah is akin to love, for it means that we are afraid to displease Him. 4261 Cf. 29:56 and n. 3489. We must always do right. We cannot plead that the circumstances in which we find ourselves force our hands. If our home conditions do not allow us to act according to the Faith that is in us, we must be prepared to suffer ostracism or even exile.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
يَا
ey
عِبَادِ
kullarım
الَّذ۪ينَ
onlar ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
اتَّقُوا
takvâlı olun
رَبَّكُمْۜ
Rabbinize karşı
لِلَّذ۪ينَ
vardır o kim- seler için ki
اَحْسَنُوا
güzel dav- randılar
ف۪ي
için- de
هٰذِهِ
bu
الدُّنْيَا
dünyada
حَسَنَةٌۜ
bir güzellik
وَاَرْضُ
ve arzı
اللّٰهِ
Allah'
ın
وَاسِعَةٌۜ
geniştir
اِنَّمَا
yalnız
يُوَفَّى
ödenir
الصَّابِرُونَ
sabredenlere
اَجْرَهُمْ
mükâfatları
بِغَيْرِ
olmadan
حِسَابٍ
bir hesap
(Resulüm!) De ki: "(Rabbiniz buyuruyor ki) Ey iman eden kullarım! Rabbinize karşı takvâ sahibi olun (kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışın)! Bu dünyada (Allah'ın istediği şekilde) güzel davrananlara (âhirette de) güzellik vardır. Allah'ın arzı geniştir (nerede iman edip güzel işler yapabiliyorsanız oraya gidin)! (Kıyamet günü) Yalnız sabredenlere mükâfatları hesapsız ödenir."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَحْسَنَ
Fiil-IV
ح س ن
Güzellik yaptı, güzel davrandı, ihsanda bulundu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
حَسَنَة
İsim
ح س ن
Güzellik, iyilik
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
وَاسِعَة
Etken fiil
و س ع
Geniş
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
وَفّٰى
Fiil-II
و ف ي
Tastamam verdi, tastamam ödedi, vefa gösterdi
صَابِر
Etken fiil
ص ب ر
Sabreden
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
حِسَاب
Fiilimsi-III
ح س ب
Hesap etme, hesaba çekilme