close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 78. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lekad ci/nâkum bilhakki velâkinne ekśerakum lilhakki kârihûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki size gerçeği gönderdik ve fakat çoğunuz gerçeği hoş görmüyor, istemiyordunuz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Doğrusu (dünyada iken) size Hakkı getirmiş (Kur’an’la ve Resulüllah’la sizi uyarmıştık); fakat çoğunuz Hakk’tan hoşlanmadınız (ve Ondan nefretle uzaklaştınız)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Andolsun ki size gerçekleri içeren mesajımızı gönderdik ve fakat çoğunuz gerçeği hoş görmüyor, istemiyordunuz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun, biz size, gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur'ân'ı getirdik, öldükten sonra diriltilmeyi, hesabı ve cezayı anlattık. Fakat çoğunuz, doğruları getiren Kur'ân'dan, sorumluluktan hoşlanmıyorsunuz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun biz size hakkı getirdik fakat çoğunuz haktan hoşlanmıyorsunuz.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Andolsun, size hakkı getirdik, fakat bir çoğunuz hakkı çirkin görüp-tiksinenlerdiniz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Allah da buyurur ki): And olsun, biz size hakkı gönderdik. Fakat çoğunuz hakdan hoşlanmıyanlarsınız, (Kur'an'ı ve peygamberi inkâr edenlersiniz).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Biz size hak ile doğru bilgi ile geldik. Faka çoğunuz haktan hoşlanmadınız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun ki biz size hakkı getirdik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmıyordunuz.
Besim Atalay
swap_vert close
Size hakkı gönderdik, haktan iğrendiniz pek çoklarınız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine (Allah tarafından onlara şöyle seslenilecek:) “Biz size hakkı getirmiştik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmamıştınız.”
Cemil Said
swap_vert close
77,78. Ânlar cehennem muhâfızlarına: "Ya Mâlik artık rabbin bizim ’azâbımıza bir nihâyet virsün" diyu bağıracaklar cevâben "Hayır kalacaksınız, biz size hak getürdik lâkin ekserîniz hakdan nefret itdiniz" dinilecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, size gerçeği getirdik; fakat çoğunuz gerçeği sevmiyorsunuz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, size hakkı getirdik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmayanlarsınız.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şüphesiz size gerçeği bildirmiştik, fakat çoğunuz o gerçeği kabul etmek ¬istemediniz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun biz size hakkı getirdik, fakat çoğunuz haktan hoşlanmıyorsunuz.  
 Burada Kureyş’in Dâru’n-Nedve’de Hz. Peygamber’e karşı kurdukları tuzağa işaret edilerek, onların tuzaklarına karşılık, helâklerinin takdir edildiği açıklanmıştır. Çünkü kâfirler, Hz. Muhammed’i ve Kur’an’ı sevmediklerini söylemekle kalmıyor, karşı koyma hususunda da kararlar alıyorlardı.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Size gerçeği getirdik; ancak çoğunuz gerçekten hoşlanmıyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun ki biz size hakkı getirdik. Fakat sizin çoğunuz haktan hoşlanmıyorsunuz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlım hakkı için biz size hakkı gönderdik ve lâkin ekseriniz hakkı hoşlanmıyanlarsınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey kâfirler!) Kasem olsun ki, biz size (vaktiyle) hakkı bildirmiştik, fakat çoğunuz haktan hoşlanmamıştınız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki size hakkı getirdik. Ancak çoğunuz haktan hoşlanmadınız.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Andolsun, biz size hakkı getirdik. Fakat çoğunuz hakkı çirkin görenlerdiniz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki, size hakkı getirdik; fakat çoğunuz haktan hoşlanmayan kimselersiniz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(İşte ey insanlar!) Muhakkak ki (hidayeti bulmanız ve ebedi kurtuluşa ermeniz için) size hak ile geldik (size gerçekleri bildirdik); fakat çoğunuz gerçeklerden hoşlanmayanlarsınız. *
(*) Not: Her ne kadar buradaki her iki (كم)’’küm’’zamiriyle muhatap olan kitle ahiret günü cehennemdekiler olduğunu söyleyenler olsa da, bu ayetin indiği dönemde yaşayan inkârcılar ile dolaylı olarak daha sonra dünyaya gelen insanların olduğunu söyleyenlerin görüşleri daha isabetli görülmektedir. Buna göre bu ayet dünyadakilerle alakalıdır, ahirttekilerle değil. Yani bundan önceki ayetle (43/77) ahiretteki konular son buluyor. Zira bu durum sonraki ayetlerden de anlaşılıyor. Ayrıca 1: Eğer, bu hitap cehennemdekilere olsaydı, (اكثركم)’’eksereküm ‘’çoğunuz’’şeklindeki ifade kullanılmazdı. Çünkü dünyada iken o cehennemdekilerin çoğu değil, hepsi haktan hoşlanmıyorlardı. Bu nedenle ayette (اكثركم) ‘’çoğunuz’’ifadesinin bulunmaması gerekirdi. 2: Ayette geçen (كَارِهُونَ)’’kârihun’’ ism-ı fail olup hem şimdiki hem de geniş ve sürekli zamanı ifade eder. Yani bununla ancak hayata olanlara hitap edilir, ahiret günündekilere değil. Çünkü ahirette haktan hoşlanmayan hiçbir kimse kalmayacak, ister istemez o gün herkes hakkı kabul edecektir. Ayrıca eğer (كارهون)’’ kârihune’’yerinde (كنتم تكرهون)’’ küntüm tekrehune’’ yani ‘’haktan hoşlanmıyordunuz’’ şeklinde olsaydı o zaman her iki (كم)’’küm’’ zamirinin muhatabı cehennemdekiler olabilirdi. : {لَقَدْ جِئْنَٰكُم } أي أهل مكة {بِٱلْحَقِّ } على لسان الرسول {وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَكُمْ لِلْحَقِّ كَٰرِهُونَ (تفسير الجلالين) {لَقَدْ جِئْنَـٰكُم بِٱلْحَقِّ}، يقول أرسلنا إليكم يا معشر قريش رسولنا بالحق، {وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَكُمْ لِلْحَقِّ كَـٰرِهُونَ (معالم التنزيل - البغوي)} {لقد جئناكم بالحق} يقول أرسلنا إليكم يا معشر قريش رسولنا بالحق {ولكن أكثركم للحق كارهون (لباب التأويل في معاني التنزيل) قيل: ويحتمل أن يكون {لقد جئناكم} من قول الله لقريش بعقب حكاية أمر الكفار مع مالك، وفي هذا توعد وتخويف بمعنى: انظروا كيف يكون حالكم (البحر المحيط) قَوْلُهُ تَعَالَى: {لَقَدْ جِئْنَاكُم بِٱلْحَقِّ}؛ أي لقد أرسَلنا إليكم يا معشرَ قُريش مُحَمَّداً رسُولَنا بالحقِّ، {وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَكُمْ لِلْحَقِّ كَارِهُونَ (التفسير الكبير - الطبران  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Size dünyada iken Hak (Kur’an) gelmişti ve çoğunuz onu beğenmemiştiniz” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ant olsun ki Biz size doğruyu getirdik. Ancak pek çoğunuz bu doğrudan tiksindiniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara «— * Biz size hak peygamber getirdik, fakat pek çoğunuz hakkı hoş görmüyordunuz» denecek.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz size gerçeği/hakkı getirdik. Fakat pek çoğunuz gerçekten/haktan hoşlanmayanlarsınız.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Şüphesiz biz size hakkı getirdik, fakat sizin birçoğunuz hakkı çirkin görüp tiksinenlersiniz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey inkârcılar! İşte size gerçeği bildirdik; ne var ki, çoğunuz gerçeklerden hoşlanmıyorsunuz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun ki size Hakk ile geldik; ama sizin çoğunuz Hakk’tan hoşlanmamaktasınız!
Mehmet Çakır
swap_vert close
biz size doğruyu söylemiştik siz ise doğrudan ürktünüz “ denecek...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Size gerçeği getirdik. Fakat çoğunuz gerçeklerden hoşlanmıyorsunuz. Siz kendi yalanlarınızı gerçeklere tercih ediyorsunuz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz size elbette gerçeği getirmiştik fakat çoğunuz gerçek(ler)den hoşlanmıyorsunuz.
İnsanların amellerinin kaydedilmesiyle ilgili bkz. İnfitâr 82:11, dipnot 5.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun Biz, size hep gerçekleri gönderdik. Fakat sizin birçoğunuz (bu) gerçeklerden tiksindiniz.
Muhammed Esed
swap_vert close
[SİZ EY günahkarlar!] Size hakikati ilettik, fakat çoğunuz ondan nefret ediyorsunuz. ⁵⁴
54 Yukarıda 81 vd. ayetlerden açıkca anlaşılacağı gibi bu ifade, Hz. İsa’yı “Allah’ın oğlu” olarak görenlerin kabul etmedikleri Allah’ın birliği ve eşsizliği gerçeğine bir atıftır: böylece, 57-65. ayetlerde değinilen Hz. İsa’nın kimliği konusuna yeniden dönülmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
And olsun ki biz vaktiyle size hak ve hakikati ulaştırmıştık. Fakat çoğunuz haktan Kuran’dan hiç hoşlanmamıştınız. 23/70
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
DOĞRUSU Biz, hakikati ayağınıza kadar getirmiştik: Fakat birçoğunuz hakikatten hiç hoşlanmadınız.[⁴⁴²⁰]
[4420] 57-60 ve 63-65. âyetlerde işlenen İsa’nın tanrılaştırılması konusuna yeniden dönüldüğü bu pasajın ilerleyen âyetlerinden (özellikle 81. âyet) anlaşılmaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bu arada Rablerinin katından) "Andolsun ki biz size hakkı getirdik. (Peygamberler gönderdik, kurtuluş çaresini, doğru yolu gösterdik) Fakat (işte sizler) çoğunuz, haktan hoşlanmadınız!" (da batıldan hoşlandınız, sonunda hak ettiğiniz cezaya uğradınız) diye nida olunur.
Osman Fırat
swap_vert close
Kesinlikle biz size hakkı getirdik; fakat sizin çoğunuz haktan hoşlanmıyanlarsınız.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Andolsun ki, biz size hakkı getirdik, velâkin birçoğunuz hak için hoşlanmayanlar idi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah da şöyle buyurur: “Biz size gerçeği getirmiştik. Fakat çoğunuz hakikatten hoşlanmamıştınız. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun biz size hakkı getirdik; fakat sizin çoğunuz haktan hoşlanmıyorsunuz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve onlara: "Biz size hak kelâmı getirrdik ve lâkin ekseriniz hakdan ikrâh iylediniz" denilür.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Size bütünüyle gerçek olanı getirdik ama çoğunuz bu gerçekten hoşlanmıyorsunuz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Size hakkı getirmiştik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmamıştınız.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz size hakkı getirmiştik; fakat çoğunuz haktan hoşlanmazsınız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, size hakkı getirdik ama çoğunuz haktan tiksiniyorsunuz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“bayıķ getürdük size ḥaķķı velįkin eyregüñüz ḥaķķı duşħar göricilerdür.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz resūller gönderdüg‐idi size ḥaḳḳ‐ıla. Lākin sizüñ çoġuñuz ḥaḳḳı sevmezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allah Cəhənnəmdə olan Məkkə müşriklərinə buyuracaqdır: ) “Biz sizə haqqı gətirmişdik, lakin sizin əksəriyyətiniz haqqı xoşlamırdı”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
We verily brought the Truth unto you, but ye were, most of you, averse to the Truth.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Verily We have brought(4676) the Truth to you: but most of you have a hatred for Truth.
4676 We come back now to the Present-primarily to the time when Islam was being preached in Makkah, but by analogy the present time or any time. Truth is often bitter to the taste of those who live on Falsehoods and Shams and profit by them. They hate the Truth, and plot against it. But will they succeed? See next verse and note.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَقَدْ
and- olsun
جِئْنَاكُمْ
size geldik
بِالْحَقِّ
hak ile
وَلٰكِنَّ
fakat
اَكْثَرَكُمْ
çoğunuz
لِلْحَقِّ
hakkı
كَارِهُونَ
kerih görenlersiniz
Andolsun ki Biz size hakkı getirdik; fakat çoğunuz hakkı kerih gör(üp ondan hoşlanm)ıyorsunuz.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
لٰكِنّ
Harf-i istidrak
لٰكِنّ
Ancak, fakat, lakin, başka, hariç
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
كَارِهُون
Etken fiil
ك ر ه
Çirkin bulan kimseler, hoşlanmayanlar, kerih görenler