Etraflarında altın tepsiler ve bardaklarla dolaşılır. Ve orada canların kendisini çektiği ve gözlerin hoşlandığı herşey vardır.(2) (Ve yine denir ki:) “Artık siz orada, ebedî olarak kalıcılarsınız.”
(2)“********************** [Orada canların kendisini çektiği ve gözlerin hoşlandığı herşey vardır](meâlindeki) âyetinin sarâhat-ı kat‘iyesiyle, insan, en ziyâde ünsiyet ettiği (alıştığı) ve dünyada nümûnesini tatmış olduğu cismânî lezzetleri Cennete lâyık bir tarzda görecek, tadacak. Ve lisan ve göz ve kulak gibi a‘zâların ettikleri hâlis şükürlerinin ve husûsî ibâdetlerinin mükâfâtları, o uzuvlara mahsus cismânî (cisme âid)lezzetler ile verilecektir. Kur’ân-ı Mu‘cizü’l-Beyân o derece cismânî lezzetleri sarih (açık) bir sûrette beyân eder ki, başka te’villerle (îzahlarla) ma‘nâ-yı zâhirîyi (açık ma‘nâyı) kabûl etmemek, imkân hâricindedir.” (Şuâ‘lar, 11. Şuâ‘, 221)