close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 72. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve tilke-lcennetu-lletî ûriśtumûhâ bimâ kuntum ta’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve şu cennete mirasçı oldunuz işlediğiniz şeyler yüzünden.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"İşte, (dünyada iman, itaat ve cihadla) yaptıklarınız dolayısıyla mirasçı kılındığınız cennet budur" (diye müjdelerle karşılanacaklardır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Dünyada yaptığınız doğru dürüst işler sayesinde, elde edeceğiniz cennet işte böyledir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“İşte işlediğiniz, devamlı amaçla örtüşen niyete dayalı bilinçli amellere karşılık, miras olarak konduğunuz, içinde ebedî yaşayacağınız Cennet budur.”
Ahmet Varol
swap_vert close
İşte yaptıklarınıza karşılık mirasçısı kılındığınız cennet budur.
Ali Bulaç
swap_vert close
'İşte, yaptıklarınız dolayısıyla mirasçı kılındığınız cennet budur.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte bu, sizin çalıştığınız ameller sebebiyle mirasçı kılındığınız cennetdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte yaptıklarınızdan dolayı size miras olarak bırakılan Cennet budur!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sizi yaptıklarınıza karşılık mirasçı kıldığımız cennet, işte budur.
Besim Atalay
swap_vert close
İşte size, işleriniz yüzünden verilmiş olan cennet budur
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Geçmişte yaptıklarınıza karşılık mirasçı kılındığınız cennet işte budur.
Bir şeye mirasçı olmak için ondan sonra yaşamış olmak gerekiyor. Oysa cennet bizim henüz ulaşamadığımız bir âlemde bulunmaktadır. Demek Allah kulunu cennetteki ebedi nimetlere mazhar olsun diye halife olarak dünyaya getirmiştir. “Geçmişte yaptıklarınıza karşılık” demek, “dünyada yaşadıklarınıza mukabil” demektir. İnsan öyle bir hayat ortaya koymalı ki karşılığında miras olarak cenneti almalıdır. Geçici dünyalıklara varis olmak için bile kan bağı gerekirken, ebedî cennet nimetlerine varis olmak için kuru bir hayat yeterli olmaz. Cennete varis olmak amellerin güzel ve hayırlı olmasından, mücadeleden, çalışmaktan, dik durmaktan, doğrulara sahip çıkmaktan, Haktan yana olmaktan geçer. Ateşe varis olanlarla aynı hayatı yaşamak, onların zulmüne alkış tutmak, kötülüklerini görmezlikten gelmek, zararlı davranışlarına karşı susmak, hak ve özgürlükleri engellemelerine razı olmak, Allah’ın hayata müdahalesine karşı çıkan söylemlerine tepkisiz kalmak cennete varis olmaya mâni olur.  
Cemil Said
swap_vert close
İşte a’mâl-i hasenenizin mükâfâtı olarak nâil olacağınız cennet budur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İşlediklerinize karşılık, size miras verilen işte bu cennettir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşte bu, yapmakta olduklarınıza karşılık size mîras verilen cennettir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte bu, yapıp ettiklerinizle girmeyi hak ettiğiniz cennettir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
71, 72, 73. Onlara altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Orada canlarının istediği, gözlerinin hoşlandığı her şey vardır. Ve kendilerine: Siz, orada ebedî kalacaksınız, işte yaptıklarınıza karşılık size miras verilen cennet budur. Orada sizin için bol bol meyveler vardır, onlardan yersiniz, denilir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yaptıklarınızın bir karşılığı olarak size miras olarak verilen cennet budur.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte yaptıklarınıza karşılık size miras verilen cennet budur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve işte bu, sizin çalıştığınız ameller sebebiyle vâris kılındığınız Cennet
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Dünya hayatında iken) yaptıklarınıza karşılık vâris kılındığınız cennet işte budur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte bu, yaptıklarınıza karşılık, mirasçı kılındığınız Cennet'tir
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte bu, sizin yapageldiğiniz iyi amel (ve hareket) leriniz sayesinde mîrascı kılındığınız cennetdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“İşte yapmakta olduklarınıza karşılık, kendisine vâris kılındığınız Cennet, budur!” (3)
(3)Cennet hayâtı hakkında bakınız; (Sözler, 28. Söz, 169-175)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve işte (dünyada iken) yapmakta olduklarınıza karşılık, kendisine varis kılındığınız cennet, budur!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İşte size yaptıklarınızın karşılığında, miras olarak verilen cennetler bunlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşlediğiniz iyiliklerden dolayı konacağınız Cennet işte budur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İşte bu Cennete işlediğiniz iyiliklerden dolayı vâris oldunuz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yaptıklarınıza karşılık vâris kılındığınız cennet işte budur.
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte, yapmakta olduklarınız dolayısıyla sizin mirasçı kılındığınız cennet budur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Vaktiyle yapmış olduğunuz güzel davranışlar sayesinde hak ettiğiniz cennet, işte budur!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bu, işliyor olduğunuz şeyler sebebiyle mirasçı kılındığınız Cennet’tir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Artık yaptıklarınıza karşılık bu cennet, size lâyık görülmüştür.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İşte! Bu mükâfat; dünyada yaptığınız iyi güzel şeylere karşılık söz verilen cennettir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Onlara) “İşte yaptıklarınıza karşılık size miras olarak verilen cennet budur. [*]
Bu ayette cennete mirasçı olabilmenin “sonuç”, dünyada yapıp edilen fedakarlıkların ise “sebep” olduğuna dikkat çekilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
72,73. “(Dünyada) yaptıklarınıza karşılık hak ettiğiniz ve içerisinde yiyeceğiniz birçok meyveler bulunan cennet, işte burasıdır.” (denilecek.)
Muhammed Esed
swap_vert close
Geçmişte yaptıklarınız sayesinde hak edeceğiniz cennet işte böyledir:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte size verilen bu cennet yaptıklarınızın bir karşılığıdır! 37/40...61
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte, yapageldikleriniz sayesinde mâliki olduğunuz cennet böyledir:
Orhan Kuntman
swap_vert close
“İşte o cennet -yaptığınız güzel amellere karşılık- size miras kılındı!”
Osman Fırat
swap_vert close
İşte bu, yapmakta olduklarınıza karşılık size mîras verilen cennettir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve işte bu o cennetlerdir ki, yapar olduğunuz şeylerden dolayı ona varis kılınmış oldunuz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte dünyada yaptığınız makbul işlerden dolayı vârisi yapıldığınız cennet!
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte yaptıklarınıza karşılık size miras verilen cennet budur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"İşte bu cennetdir ki a'mâl-i haseneniz sebebiyle size mîrâs olunmuşdur."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yaptığınız çalışmalara karşılık size verilen Cennet, işte budur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yaptıklarınıza karşılık olarak, sizin varis olduğunuz cennet işte budur!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yaptıklarınız sayesinde sizin vâris kılındığınız Cennet işte budur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte size, yapıp ettiklerinize karşılık mirasçı kılındığınız cennet!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
şol uçmaķ ol kim virinildüñüz anı andan ötürü kim işlerdüñüz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol ulu cennetdür ki mīrāẟ itdüñüz anı ‘amelüñüz sebebi‐y‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bu sizin (dünyada) etdiyiniz (yaxşı) əməllər müqabilində varis olduğunuz Cənnətdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
This is the Garden which ye are made to inherit because of what ye used to do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Such will be the Garden of which ye are made(4670) heirs for your (good) deeds (in life).
4670 We shall be there, not as strangers, or temporary guests, but as heirs-made heirs in eternity because of the good lives we had led on earth.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَتِلْكَ
ve işte bu
الْجَنَّةُ
cennettir
الَّت۪ٓي
o ki
اُو۫رِثْتُمُوهَا
kendisine vâris kılındınız
بِمَا
o şeylere karşılık ki
كُنْتُمْ
idiniz
تَعْمَلُونَ
yapıyorsunuz
"İşte bu, yaptıklarınıza karşılık vâris kılındığınız cennettir."
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَوْرَثَ
Fiil-IV
و ر ث
Vâris kıldı, mirasçı kıldı, miras bıraktı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı