close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 70. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Udḣulû-lcennete entum ve ezvâcukum tuhberûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Girin cennete siz ve eşleriniz kutlulukla, sevinerek.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"(Haydi) Siz ve eşleriniz cennete girin; (orada) sevinç içinde ağırlanacaksınız."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey kullarım! Siz ve mü'min eşleriniz girin cennete, orada ağırlanıp sevindirileceksiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Siz ve eşleriniz, birlikte Cennet'e girin. Güzel sadalar ve nağmelerle, pür neşe içinde, süsler, zînetler takınarak ağırlanacaksınız.
Ahmet Varol
swap_vert close
Siz ve eşleriniz cennete girin, sevinç içinde ağırlanacaksınız.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Siz ve eşleriniz cennete girin; 'sevinç içinde ağırlanacaksınız.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Onlara şöyle denir): Sevinç ve neşeler içinde olduğunuz halde, siz ve zevceleriniz girin cennete...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Onlara:) “Siz ve hanımlarınız, sevinçli olarak Cennete girin…” (denilir.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Siz ve eşleriniz, büyük mutluluk içinde cennete giriniz.”
Besim Atalay
swap_vert close
69,70. Bizim belgelerimize inanmış bulunanlar, Müslüman da olanlar; sizler eşlerinizle sevinerek cennete girin !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlara: “Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz” denir.
Cemil Said
swap_vert close
69,70. Sizler ki âyâtımıza inandınız ve müslüman oldınız size: "Zevceleriniz ile berâber cennete dâhil olunuz, müstefîd olunuz" diyecekler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şöyle denir: "Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Siz ve eşleriniz, muhteşem bir şekilde karşılanıp ağırlanmak üzere cennete girin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete giriniz!
Edip Yüksel
swap_vert close
Siz ve eşleriniz cennete girin; sevinç içinde ağırlanacaksınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Siz ve eşleriniz cennete girin. Orada ağırlanıp sevindirileceksiniz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Girin Cennete: siz ve zevceleriniz, sürurlar, neş'eler içinde
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Allah o takva sahiplerine yine buyurur ki:) “Siz ve (îmân etmiş olan) zevceleriniz sevinç ve huzur içinde (size vadedilen) cennete girin!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Cennete girin. Siz ve eşleriniz¹ en iyi şekilde ağırlanacaksınız.”
1- Ayette sözü edilen eşler, dünyadaki eşler değildir. Dünyada eşlerin her biri ayrı ayrı sorumlu tutulmuş, her bir eş kendi hesabını kendisi verecektir. Eşler, birbirlerinin hesabından sorumlu değildirler. Her iki eşin de Cennet'e girmesi mümkün olabileceği gibi, birisinin Cennet'e diğerinin de Cehennem'e gitmesi de söz konusu olabilecektir. Burada söz edilen eşler, ahiretteki eşlerdir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sürûr ve ikram a müstağrak olduğunuz halde siz de, (mü'min) zevceleriniz de girin cennete.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Girin Cennete! Siz ve zevceleriniz (orada) sevindirileceksiniz!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Siz ve sizler gibi olanlar (iman ve teslimiyet konusunda sizler gibi olan eşleriniz ve yoldaşlarınız) girin cennete, orada ağırlanıp sevindirileceksiniz. *
(*) Ayette sözü edilen ezvacın iki anlamı vardır. 1. Kendileri gibi gerçekten iman etmiş ve yüce Allah’a teslim olmuş olan dünyadaki eşler olabilir, bütün eşler değil. 2. Dünyada kendileri gibi iman etmiş ve yüce Allah’a gerçekten teslim olmuş yoldaş ve arkadaşlardır. Yani birbirleriyle evli eşler değil. Çünkü dünyada eşlerin her biri ayrı ayrı sorumlu tutulmuş, her bir eş kendi hesabını kendisi verecektir. Eşler, birbirlerinin hesabından sorumlu değildirler. Her iki eşin de Cennet’e girmesi mümkün olabileceği gibi, birisinin Cennet’e diğerinin de Cehennem’e gitmesi de söz konusu olabilecektir. Bu nedenle burada söz edilen ezvactan maksat, kendileri gibi iman eden ve gerçekten yüce Allah’a teslim olmuş olan arkadaş ve yoldaşlar da olabilir. (الله اعلم) Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. {ٱدْخُلُواْ ٱلْجَنَّةَ أَنتُمْ وَأَزْوٰجُكُمْ } نساؤكم المؤمنات فالإضافة للاختصاص التام فيخرج من لم يؤمن منهم (روح المعاني) ادخلوا الجنة أنتم وأزواجكم المراد بالأزواج نساؤهم المؤمنات ، وقيل : قرناؤهم من المؤمنين (فتح القدير) ادخلوا الجنة التي هي دار القرار أنتم وأزواجكم أي: من كان على مثل عملكم، من كل مقارن لكم (تفسير السعدي- تأويلات اهل السنة)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Siz ve sizler gibi olanlara (zevcelerinize) haber verilmiş olan cennete girin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Siz de eşleriniz de Cennet’e girin de kıvanın."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
68, 70. Allah onlara şöyle diyecek: «— Kullarım! Bugün sizin için korku yoktur, üzülmezsiniz de. O kullarım ki âyetlerimize inanıp emrimize münkat olmuşlardı [⁷]. Siz, zevcelerinizle beraber zevk ve sefayla [⁸] vakit geçirmek üzere Cennete girin».
[7] Veya dinde ihlâs üzere idiler.[8] Veya pek ziyade ağırlanmak üzere.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlara, “Sizler ve eşleriniz sevinçli ve mutlu bir şekilde cennete giriniz!” (denir).
Kadri Çelik
swap_vert close
Siz ve eşleriniz cennete girin; sevinç içinde ağırlanacaksınız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Hem siz, hem de sizin gibi iman etmiş olan eşleriniz sevinç ve huzur içinde girin cennete!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Girin Cennet’e, siz ve eşleriniz mutluluk içinde!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Artık eşlerinizle birlikte ağırlanmak üzere, buyurun cennete!
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Siz ve eşleriniz sevinçle mutlulukla cennete giriniz."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Cennetliklere şöyle seslenilecektir:) “Siz ve eşleriniz, ağırlanmış olarak cennete girin!” [*]
Rûm 30:15’te de [yuhberûne] kalıbında geçen [tuhberûne] edilgen fiili “sevinç ve neşe içinde kılınmak”, “ağırlanıp sevindirilmek”, “ikram içinde olmak”, “nimetlendirilmek” gibi anlamlar içermekte ve cennetliklerin huzur ve mutluluk içerisinde olacakları anlamını vermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
70,71. Siz ve eşleriniz, sevinç içerisinde cennete girin. (Cennette) onların etrafında içleri canların çektiği ve gözlerin hoşlandığı (yiyecek ve içeceklerle) dolu altın tepsiler ve kâseler dolaştırılır. (Orada onlara): “Siz burada, ebedî kalacaksınız.”
Muhammed Esed
swap_vert close
Siz ve eşleriniz, sevinç ve mutlulukla cennete girin!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Siz de eşleriniz de sevinç için de girin cennete! 13/20...24, 52/21
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Siz ve eşleriniz, ruha safa veren bir mûsikî eşliğinde girin cennete!”[⁴⁴¹²]
[4412] Cennete eşleriyle birlikte girecek olanlar, kadın olsun erkek olsun, eşlerini hak yolda yalnız bırakmayanlardır. Tuhberûnu “mûsikî” olarak çevirimizin gerekçeleri için bkz: 30:15, not 16.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
“Siz ve (mümin) eşleriniz -gerçek mutluluğa ermiş olarak- sevinç içinde cennete girin.”
Osman Fırat
swap_vert close
"Siz ve eşleriniz mutluluk içinde cennete giriniz." (denilecek)
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Siz de zevceleriniz de meserretler içinde olduğunuz halde cennete giriniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Haydi siz de, eşleriniz de neş'e dolu olarak buyurun cennete!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Haydi, siz cennete girin. Siz ve eşleriniz ağırlanıp sevindirileceksiniz!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Siz ve zevceleriniz sürûr ve hubûrla cennete girin" denilür.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eşlerinizle birlikte Cennet’e girin; orada ağırlanacaksınız.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Siz ve eşleriniz sevinç içinde, girin cennete!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Siz de, eşleriniz de, sevinç içinde girin Cennete.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Cennete girin! Siz ve eşleriniz ikramlarla ağırlanacaksınız.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
girüñ uçmaġa siz daħı 'avratlaruñuz şād olınasız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Girüñüz cennete, siz çiftlerüñüzle sevinmeg‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Siz də, zövcələriniz də sevinc içində Cənnətə daxil olun!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Enter the Garden, ye and your wives, to be made glad.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Enter ye the Garden,(4668) ye and your wives, in (beauty and) rejoicing.
4668 The Garden is the type of all that is beautiful to eye, mind, and soul; all that is restful and in tune, a complete state of bliss, such as we can scarcely conceive of in this troubled world. Several metaphors indicate how we can try to picture that bliss to ourselves in "this muddy vesture of decay."  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اُدْخُلُوا
girin
الْجَنَّةَ
cennete
اَنْتُمْ
siz
وَاَزْوَاجُكُمْ
ve eşleriniz
تُحْبَرُونَ
sevindiri- liyorsunuz
"Siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluk içinde cennete giriniz."
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
زَوْج
İsim
ز و ج
Eş, koca, zevce, çift
يُحْبَرُ
Fiil-I
ح ب ر
Sevindirilir