close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ ye/tîhim min nebiyyin illâ kânû bihi yestehzi-ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve hiçbir peygamber gelmedi onlara ki onunla alay etmesinler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ama) Onlara bir peygamber gelmeyiversin, mutlaka onunla alay ederlerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama onlara ne kadar peygamber geldiyse, mutlaka onu alaya alıp eğlendiler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar, kendilerine gelen her peygamberi, ille de alaya alıyorlardı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmesinler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlara bir peygamber gelmeyiversin, mutlaka onunla alay ederlerdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlara her peygamber geldikçe, muhakkak onunla alay ederlerdi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlara her peygamber geldiğinde, mutlaka onunla alay ediyorlardı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar, kendilerine gelen her peygamberi mutlaka alaya alırlardı.
Besim Atalay
swap_vert close
Bir peygamber gelmedi ki onlar, onunla alay etmesinler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ama onlara hiçbir peygamber gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar.
Cemil Said
swap_vert close
Her gelen rasûl hedef-i istihzâları oldı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kendilerine gelen her peygamberi onlar mutlaka alaya alırlardı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Onlar da) kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendilerine gelen her peygamber ile alay edip durdular.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar, kendilerine gelen her peygamberi mutlaka alaya alırlardı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Fakat, kendilerine giden her peygamberle alay ettiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hiç bir Peygamber de gelmiyordu ki kendilerine onunla mutlak eğlenmesinler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar (da) kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ediyorlardı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, kendilerine gelen her nebiyi mutlaka alaya alıyorlardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar da, kendilerine bir peygamber gelmeye dursun, ille onunla istihza ederlerdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat onlara ne zaman bir peygamber gelse, mutlaka onunla alay ediyorlardı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ama mesajlarımızın tebliğini yapmak üzere) onlara hiçbir peygamber gelmiyordu ki o’nunla alay etmiş olmasınlar. *
(*) Peygamberlerin kıssalarından anlaşılıyor ki hemen her peygamberin zalim, azgın ve inkârcı muhatapları, kendilerine ilahi mesajları ileten elçilerine karşı şu dört taktiği uygulamışlardır: 1) Suskunluğa mahkûm etme, 2) alaya alma, 3) iftira etme, 4) fiilî saldırı.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara ne zaman bir peygamber gelse, yalnızca onunla alay ettiler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlara bir elçi gelsin de, onlar onunla eğlenmiş olmasınlar, olmaz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara hiçbir peygamber gelmemiştir ki onlar onu istihzaya almamış olsunlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlara bir peygamber gelmiş olmasın ki onlar onunla alay etmemiş olsunlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlara bir peygamber gelmeyiversin, mutlaka onunla alay ederlerdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Fakat onlara ne zaman bir Peygamber gelse, mutlaka onunla alay ediyorlardı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara her bir nebiyy gelmeyegörsün, onunla sadece alay ediyorlardı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gel gelelim haberci olarak kim gelse hemen onu alaya aldılar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ancak uyarıları dikkate almadılar. Sizin gibi, gönderdiğimiz Nebilerle alay ettiler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar kendilerine gelen her peygamberle mutlaka alay ederlerdi. [*]
Benzer mesaj: Hicr 15:11.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar kendilerine bir Peygamber gelir gelmez, derhâl onunla alay ettiler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama onlara hiçbir peygamber gelmedi ki o’nunla alay etmiş olmasınlar;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ama o toplumlar kendilerine gelen her nebi ile alay etmişlerdi. 43/52-53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama kendilerine gönderilen her nebî ile alay etmiştiler.[⁴³⁷¹]
[4371] Hemen her elçinin inkârcı muhatapları, nebilerine karşı şu dört taktiği uygulamışlardır: 1) Suskunluğa mahkûm etme, 2) alaya alma, 3) iftira etme, 4) fiilî saldırı.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Fakat) Kendilerine bir peygamber gelmeye dursun mutlaka onunla alay ederlerdi.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve onlara hiçbir nebi gelmezdi ki illa o’nunla alay etmiş olmasınlar;
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlara bir peygamber gelmiş olmazdı ki, illâ onunla istihzâ eder olmuşlardı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlara hiçbir nebî gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlara hiçbir peygamber gelmezdi ki mutlaka onunla alay etmesinler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar her gelen nebî ile istihzâ iderlerdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara hangi nebi gelse mutlaka hafife alırlardı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara hiç bir peygamber gelmedi ki onunla alay etmiş olmasınlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara hangi peygamber geldiyse alaya aldılar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlara bir peygamber geldiğinde mutlaka onunla alay ediyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı gelmedi anlara hįç peyġamber illā oldılar anı yañśularlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bir nebī gelmezdi anlara, illā anı masḫaralıġa alurlardı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlara elə bir peyğəmbər gəlməzdi ki, ona istehza etməsinlər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And never came there unto them a Prophet but they used to mock him.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And never came there a prophet to them but they mocked him.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا يَاْت۪يهِمْ
ve onlara gelmezdi
مِنْ نَبِيٍّ
hiçbir nebî
اِلَّا
an- cak
كَانُوا
idiler
بِه۪
onun- la
يَسْتَهْزِؤُ۫نَ
alay ediyorlar
Onlara bir nebî gelmeyegörsün, mutlaka onunla alay ederlerdi.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
اِسْتَهْزَاَ
Fiil-X
ه ز ا
Alay etti