Onları inkâr eden toplumlara örnek kıldık. Andolsun ki; ayetlerimizi inkâr eden, yasalarımıza karşı yasa çıkarmak suretiyle haddi aşan elebaşlarından ve Allah’ın yasalarına uymak yerine, Allah’ın yasalarını hayatlarında uygulamaktan yüz çevirip, bu elebaşlarının ilahlık taslamak adına, Allah’a karşı oluşturdukları yasalara boyun eğerek uyanlardan, böyle öç alırız. Onlar tamam şimdi rahata erdik dedikleri anda dünyalarını başlarına yıkarız. Onlar bilmiyorlar mı? Gökyüzünün de yeryüzünün de sahibi biziz. Biz sahip olduğumuz her şeyi insanların hizmetine sunabildiğimiz gibi, her şeyi insanların aleyhine cezalandırma aracı olarak da kullanabiliriz. Gökyüzünden gönderdiğimiz yağmurlar onlar için rahmet de olur felaket de olur! Derelerden, çaylardan, ırmaklardan akıttığımız sular onlar için rahmet de olur felaket de olur! Onların yaşamı için var ettiğimiz güneş onlara rahmette olur felakette! Gökyüzünde tuttuğumuz yıldızlar, ay, onlardan kopan kayalar, taşlar; onların duygularını süsleyen simgeler de olur felaketleri de! Hiç düşünmüyorlar mı? Yeryüzünde ekosistemin bir parçası olan dengeyi sağlayan hayvanları, böcekleri, yılanları, kurtları, kuşları; onların üzerine saldığımızda ne yapabilirler?