close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 5. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Efenadribu ‘ankumu-żżikra safhan en kuntum kavmen musrifîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Haddi aşmış bir topluluk olduğunuzdan dolayı size Kur'an'ı bildirmekten vaz mı geçelim?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Siz haddini aşan (münkir ve müsrif) bir kavimsiniz diye, şimdi o Zikri (Kur’an’daki İlahi öğüt ve ölçüleri) sizden (muaf tutup) bir yana mı itelim (Kendi emrimizden ve hidayetimizden vaz mı geçelim)?
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Siz ölçüyü taşıran bir toplumsunuz diye, şimdi o öğüt ve hatırlatma dolu Kur'ân'ı sizden uzaklaştırıp size bildirmekten vaz mı geçelim?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Siz cahilce davranarak meşruiyyet sınırlarını aşan, ağır-adaletsiz hükümler içeren kanunlar koyup uygulayan, günah-isyan bataklığına dalan bir toplum haline geldiniz diye, sizi, övünç kaynağı Kur’an ile uyarmaktan vaz mı geçelim?
Ahmet Varol
swap_vert close
Aşırıya giden bir topluluksunuz diye size zikri (Kur'anı) göndermekten vaz mı geçelim?
Ali Bulaç
swap_vert close
Siz ölçüyü aşan bir kavimsiniz diye, şimdi o zikri (öğüt ve hatırlatma dolu Kur'an'ı) sizden (uzaklaştırıp) bir yana mı bırakalım?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Siz (ey Mekke halkı) haddi aşan bir kavim oldunuz diye, sizden o öğüdü kaldıracak mıyız?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Her şeyinizi boşa harcıyorsunuz diye, size mesajı göndermeyip sizden vaz mı geçelim?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Siz haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi Kur'ân ile uyarmaktan vaz mı geçelim?
Besim Atalay
swap_vert close
Bilgisiz bir ulus olduğunuzçün, sizlere öğütten vaz mı geçelim?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Siz, haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi zikirle/Kur'an'la uyarmaktan vaz mı geçelim?
Her toplumun içinde haddi aşan, yoldan çıkan, toplumun düzenini bozan kişilerin olduğu ve bu kişilerle Kur’an’la ve Kur’an’dan çıkardığımız evrensel ilkeler ve doğrularla mücadele etmemiz, uyarıda bulunmamız gerektiği ifade ediliyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Siz (ehl-i Mekke) haddi tecâvüz ider bir kavim oldığınız içün size teblîgâtda bulunmayacak mıyız?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey inkarcılar! Aşırı giden kimselersiniz diye sizi Kuran'la uyarmaktan vaz mı geçelim?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Haddi aşan bir topluluk oldunuz, diye vazgeçip Zikir’le (Kur’an’la) sizi uyarmaktan geri mi duralım?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Siz kıymet bilmez bir topluluksunuz diye biz de sizi Kur’an ile uyarmaktan vaz mı geçelim?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Siz, haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi Kur'an'la uyarmaktan vaz mı geçelim?
Edip Yüksel
swap_vert close
Haddi aşan bir toplumsunuz diye mesajı size iletmekten vaz mı geçelim?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Siz haddi aşan bir kavim oldunuz diye Kur'an'ı size göndermekten vaz mı geçelim?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Siz müsrif bir kavm olduğunuz için şimdi sizden o öğüdü bertaraf mı edeceğiz?
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey Mekke halkının inkârcıları!) Siz (ler, Resulümüz Muhammed’le alay edip Kur’ân’ı inkâr etmekle ve putları Allah’a ortak koşmakla) haddi aşan bir toplum oldunuz diye, (Resulümüz Muhammed’e Kur’ân’ı vahyetmekten ve) sizi zikir (Kur’ân) ile uyarmaktan (size hakkı bildirmekten) vaz mı geçelim?
Arap lisanının birçok üslûbu bulunmaktadır, istifhâm üslûbu da bunlardan biridir. Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Rabbimiz, bazı âyet-i kerîmelerde bu üslûbu kullanmıştır. İstifham: Anlatımı daha etkili hale getirmek için cevap alma amacı gütmeden soru sormaktır. Âyet-i kerîmede müşriklere yöneltilen istifhâm üslûbu, istifhâm-ı inkârîdir. İstifhâm-ı inkârî: Bir şeyin istenmeyen bir şey olduğunu, öyle olmaması gerektiğini soru sormak yoluyla muhataba anlatmak ve muhatabın yanlış davranışını yine muhatabın kendisine sorgulatmak gayesiyle kullanılır. Âyet-i kerîmede Mekke müşriklerine, “Siz (ler, Resûlümüz Muhammed’le alay edip Kur’ân’ı inkâr etmekle ve putları Allah’a ortak koşmakla) haddi aşan bir toplum oldunuz diye, (Resûlümüz Muhammed’e Kur’ân’ı vahyetmekten ve) sizi zikir (Kur’ân) ile uyarmaktan (size hakkı bildirmekten) vaz mı geçelim?” Diye soru yöneltilirken aslında onların, Peygamberi, Kurân’ı inkâr etmelerinin ve Allah’ı ilâh edinmekle birlikte putları Allah’a ortak koşmalarının sapkın bir inanç olduğu ve böyle yapmamaları gerektiği, istifhâm-ı inkârî üslûbu ile anlatılmıştır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Siz, israf eden¹ bir halk oldunuz diye, size öğüt vermekten vaz mı geçelim?
1- Haddi aşan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Siz haddi aşan bir kavimsinizdir diye artık o Kur'ânı sizden (uzaklaşdırıb, inzâlinden) vaz geçib bırakı mı verelim?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Artık bir haddi aşanlar topluluğu oldunuz diye, Zikri sizden (uzaklaştırıp size Kur'ân'ı indirmeyi) terk mi edelim?
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey inkârcılar!) Siz, haddi aşan kimseler oldunuz diye, bu zikri (bilgi, öğüt, doğru hüküm ve derin hikmetlerle dolu Kur’an’ı) size ulaştırmaktan vaz mı geçelim? (Bu mümkün değil!)
(*) Yani bununla: Her zaman ve her toplumun içinde haddi aşan, yoldan çıkan, toplumun düzenini bozan kişilerin olduğu ve bu kişilerle Kur’an’la ve Kur’an’dan çıkardığımız evrensel ilkeler ve doğrularla mücadele etmemiz, uyarıda bulunmamız, Kur’an’ı doğru öğrenerek mrsajlarını doğru bir şekilde uygulayıp herkese iletmemiz gerektiği ifade ediliyor. (الله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Siz haddi aşan bir topluluk olarak Kur’an’ı (zikri) reddediyor diye, indirmekten vaz mı geçelim?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Siz taşkın bir ulussunuz diye, Kur’an’ı size bildirmekten vaz mı geçelim?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Siz haddi aşan bir kavimseniz [⁷] sizi başı boş bırakıp Kur/an/ı size beyandan [⁸] vaz mı geçelim.
[7] Veya böyle bir kavim olduğunuzdan dolayı,[8] Veya o günü beyandan, azabı tebliğden.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şimdi siz aşırı giden bir kavim oldunuz diye Biz sizi Kur’an’la [zikr] uyarmaktan vaz mı geçelim? [efenadribu]
Kadri Çelik
swap_vert close
Siz ölçüyü taşıran bir kavimsiniz diye şimdi o zikri (uyarı dolu Kur'an'ı) bir yana mı bırakalım?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey inkârcılar! Siz ölçüyü aşan bir toplum oldunuz diye, öğüt ve uyarılarla dolu olan bu Zikri size göndermekten vaz mı geçelim? Bu akılsızlığınız yüzünden rahmet ve hidâyet kapılarını yüzünüze kapatıp, yüzyıllardır içinde bocaladığınız cehâlet karanlıklarında sizi kendi hâlinize bırakacağımızı mı sanıyorsunuz?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Müsrif / aşırı giden bir kavim oldunuz diye size Zikir’den (Hatırlatma’dan / Öğüt’ten) vazgeçer miyiz?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şimdi çok aşırıya kaçan bir toplum oldunuz diye Kuran bilgisinden sizleri mahrum mu edelim?
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler haddi aşan, yoldan çıkan topluluk oldu diye gerçekleri açıklamaktan vazgeçmeyiz! Kitabımız size bir ışık bir yol gösterir. Akıl ederseniz düşünüp yanlışlarınızdan döner, gerçeklere göre hareket edersiniz. Bunu yaparsanız kurtulursunuz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Siz haddi aşan kişiler oldunuz diye sizi [zikr] (Kur’an’la uyarmak)tan vaz mı geçelim?
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Kâfirler!) Siz ölçüyü kaçıran bir kavimsiniz diye, sizi uyarmaktan vaz mı geçelim?¹
1 Yani; küfürde ileri gitmiş bir topluluk olduğunuz için Peygambere bir zararınız dokunur diye çekinip de sizi uyarmak için, bu kitabı indirmekten vaz geçeceğimizi mi zannediyorsunuz? Ayrıca bu âyet; “(Ey Kâfirler!) Siz, ölçüyü kaçıran bir kavimsiniz diye, sizi cezâlandırmaktan vaz mı geçelim?” şeklinde de anlaşılabilir. (Taberî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[SİZ EY hakikati inkar edenler!] Kendi kişiliğinizi harcayan insanlar olduğunuzu göre göre bu hatırlatma ve uyarıyı sizden tamamen geri mi çekelim? ⁵
5 Müsrif teriminin bu şekildeki çevirisi (“kendi kişiliğini harcayan”) için bkz. 10:12’nin son cümlesi ile ilgili not 21. Yukarıdaki belâgat gereği olan soru, kendi cevabını olumsuz olarak kendisi vermekte ve Allah’ın vahiyleri aracılığıyla günahkarları “uyarmak”tan asla vazgeçmeyeceğine ve tevbeleri daima kabul edeceğine işaret etmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Siz haddi aşan azgın bir topluluksunuz diye şimdi sizi Kuran ile uyarmaktan vaz mı geçelim? 6/19, 50/45
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Siz haddi aşmış bir toplumsunuz diye bu uyarıcı vahyi sizden geri mi çekelim?[⁴³⁷⁰]
[4370] İsrâfın anlamı için bkz: 20:127, not 112 Burada harcanan değerin vahiy olduğu açık.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Siz, haddi aşan bir topluluk oldunuz diye, sizi Kur'an 'la uyarmaktan vaz mı geçelim? (Vazgeçip de, sizi de evvelki kavimler gibi helâk mi edelim? Nitekim)
Osman Fırat
swap_vert close
Siz, aşırı giden bir topluluk oldunuz diye, size(Kur’an’la) vurgulayıp hatırlatmaktan vaz mı geçelim?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Eğer siz müsrifler olan bir kavim oldu iseniz, sizden Kur'an'ı vazgeçip bertaraf eder miyiz?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Siz haddi aşan bir topluluksunuz diye bu hakikatli mesajla sizi uyarmaktan vaz mı geçeceğiz? Bu mümkün değil!
Burada, Hz. Peygamber (a.s.)’ın risaletinin başlangıcından, bu sûrenin indirildiği yaklaşık on yıllık bir sürecin sonuna kadarki dönemin, bir cümlede özetlendiğini görüyoruz. Toplumlarda yerleşmiş nice bozuklukları düzelten, hastalıklarını, şefkatle tedavi eden, onları daldıkları bataklıktan kurtaran; cehalet, zulüm ve karanlıktan aydınlığa çıkaran peygamberlerini öldürmeye teşebbüs edecek kadar vahşilikte ileri giden o zalimlere böyle hitab ediliyor. Allah Teâlâ onlara şunu demek istiyor: “Sizi bu halde bırakmak Benim rahmet ve keremimle bağdaşmaz. Ne kadar serkeşlik etseniz de Ben sizi boğulmaya, helâk olmaya terk etmem. Allah insanlardan vazgeçmez.”  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Siz, aşırı giden bir kavim oldunuz diye, sizi uyarmaktan vaz mı geçelim?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey ehl-i Mekke! Siz müsrif ve münkir bir kavim oldığınız dolayısıyla biz sizden Kur'ân'ı sarf ider miyiz? (Onlar tekzîb idiyorlar, artık onlara mükerreren teblîğa lüzûm yokdur diyerek Kur'ân'ı size göndermekden sarf-ı nazar ider miyiz?)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gereksiz işlere dalmış bir halksınız diye göz yumup bu Zikri (Kur’an’ı ), size ulaştırmaktan vaz mı geçelim?
Şaban Piriş
swap_vert close
-Siz azgınlık eden bir toplumsunuz diye sizi Kur'an ile uyarmaktan vaz mı geçelim?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Siz haddini aşan bir topluluk olup çıktınız diye size öğüt vermekten vaz mı geçelim?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Siz, haddi aşanlardan/zulme sapanlardan oluşan bir toplumsunuz diye, o zikri/Kur'an'ı sizden uzak mı tutalım?
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy giderelüm mi sizden ķur’ān’ı yüz döndürmeg-ile olduġuñuz içün bir ķavm müşriķler?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy giderelüm mi ẕikri sizden bir ṭarafa, siz yaman ḳavm olġan‐ıçun?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Siz (Allaha şərik qoşmaqla) həddi aşan bir qövmsünüz deyə, (sizi başlı-başına buraxıb) Qur’anı sizə təbliğ etməkdən vaz keçməliyikmi?! (Və ya: siz müşriksiniz deyə, sizi adam yerinə qoymayıb Qur’anla sizə öyüd-nəsihət verməməliyikmi?!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Shall We utterly ignore you because ye are a wanton folk?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Shall We then(4607) take away the Message from you and repel (you), for that ye are a people transgressing beyond bounds?
4607 In vouchsafing Revelation, what an inestimable Mercy has Allah conferred on mankind! Yet so many deluded souls are ungrateful, and ignore or oppose its teaching. If it were not for His attributes of Forgiveness and Forbearing He would be justified in withdrawing that Light, but He continues to shed it, that all who will may come and be blessed by it.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَفَنَضْرِبُ
artık vaz mı geçelim
عَنْكُمُ
sizden
الذِّكْرَ
zikri
صَفْحاً
bir vaz- geçme ile
اَنْ
diye
كُنْتُمْ
oldunuz
قَوْماً
bir kavim
مُسْرِف۪ينَ
haddi aşanlar
(Şimdi) Siz, haddi aşan bir kavim oldunuz diye sizi zikir (hatırlatma ve öğüt olan bu Kur'ân) ile uyarmaktan vaz mı geçelim?
ضَرَبَ
Fiil-I
ض ر ب
Misal getirdi, vurdu, sefere çıktı, dövdü, vazgeçti, dolaştı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
صَفْح
İsim
ص ف ح
Muamele, vazgeçmek
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
مُسْرِف
Etken fiil-IV
س ر ف
Müsrif, israf eden, haddi aşan