close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 44. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-innehu leżikrun leke velikavmik(e)(s) ve sevfe tus-elûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve şüphe yok ki o, sana da elbet öğüttür, kavmine de ve soruya çekileceksiniz yakında.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve şüphesiz O (Kur’an), Senin ve kavmin için gerçekten bir zikirdir. (Hüküm ve hikmet kaynağıdır.) Siz ileride (Onu anlama ve uygulama çabanızdan) sorulacaksınız.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şüphesiz o vahiy yolu Kur'ân, sana ve toplumuna bir şereftir, ama zamanı gelince hepiniz O'na karşı, tutumunuzdan dolayı hesaba çekileceksiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kur'ân senin için de, toplumun için de büyük bir şereftir, bir öğüttür, bir ikazdır, okunması ibadet olan bir övünç kaynağıdır. Kur'ân'daki ilâhî emir ve yasaklardan sorumlu tutulacaksınız.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz o (Kur'an) sen ve kavmin için bir şereftir (veya öğüttür). (Ondan) sorulacaksınız.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve şüphesiz o (Kur'an), senin ve kavmin için gerçekten bir zikirdir. Siz (ondan) sorulacaksınız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Muhakkak ki o Kûr'an, hem senin için, hem kavmin için bir şereftir. İleride de (kıyamet günü, onun hakkını yerine getirib getirmemekten) sorumlu olacaksınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve şüphesiz bu Kur’an, hem senin için hem kavmin için bir zikirdir. (Öğüttür, yasadır, bilgidir.) Bu, ilerde size sorulacaktır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Doğrusu Kur'ân, sana ve kavmine bir şereftir. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.[534]
[534] Kur’ân’ın şeref oluşu hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 325-326.  
Besim Atalay
swap_vert close
O sana da, senin ulusuna da bir öğüttür, sorguya çekileceksiniz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Muhakkak ki bu (Kur'an) senin ve halkın/kavmin için bir öğüttür. Zamanı gelince hepiniz O'na karşı, tutumunuzdan dolayı hesaba çekileceksiniz.
Kur’an’ın öğüt olması onun anlaşılmasına bağlıdır. Anlaşılmayan bir şeyin öğüt olması düşünülemez. Yani birilerine önemli konularda nasihat vereceksiniz ama bu nasihati onların anlamadığı bir dille yapacaksınız ve bunun onlar üzerinde de etkili olmasını bekleyeceksiniz. Bu olacak şey değil. İslam dünyasının Kur’an’la olan münasebeti bu konuda en somut örnektir. Onun için Kur’an’ı ve açıklamasını mutlaka kendi dilimizle okumak ve anlamak zorundayız. “Kendi dilimizde okumaktansa onun dilini anlamaya çalışsak daha iyi olmaz mı?” ifadeleri sadece bir aldatmaca ve oyalamacadır. Çünkü Milyonlarca insan kendi diliyle Kur’an’ı okuyabilir ve bu yolla dinini öğrenebilir ama bunun yüzde biri Kur’an’ın dilini öğrenerek ondan dini öğrenemez. Zira bu iş öyle sanıldığı kadar kolay değildir. Her geçen gün daha da dünyevileşen insanın böyle bir gayrete girmesi oldukça zor ve uzak ihtimaldir.  
Cemil Said
swap_vert close
Kur’ân sana ve kavmine bir ihtârdır, bir gün size ânın hesâbı sorılacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu bu Kuran sana ve ümmetine bir öğüttür, ondan sorumlu tutulacaksınız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz bu Kur’an, sana ve kavmine bir öğüt ve bir şereftir, ondan hesaba çekileceksiniz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O kitap sana ve kavmine bir hatırlatmadır; yakında sorgulanacaksınız.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bu, sana ve halkına bir mesajdır; ondan sorulacaksınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Doğrusu o Kur'an, senin için de, kavmin için de bir öğüttür ve siz ondan sorguya çekileceksiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve muhakkak ki o, hem senin için, hem kavmın için bir şereftir ve ileride ondan mes'ul olacaksınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz o (Kur’ân) senin ve kavmin için büyük bir şereftir ve ileride (hesap gününde) ondan sorulacaksınız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O senin için de halkın için de bir öğüttür. Siz ondan sorulacaksınız.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhe yok ki o (Kur'an) senin için de, kavmin için de kat'î bir şerefdir. Siz (ondan) mes'ûl olacaksınız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki o (Kur'ân) senin için de kavmin için de elbette bir şereftir. Artık ileride(ondan) suâl olunacaksınız.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz o (Kur’an), hem senin hem de milletin (ümmetin sayılan bütün insanlar) için bir öğüttür (vahiydir, mesajdır, yasadır, bilgidir, evrensel değerler manzumesidir). Ve ileride hepiniz (ona karşı tutumunuzdan dolayı) hesaba çekileceksiniz. *
(*) Vahyi, bütün ilahi hükümleri, yasaları, mesajları ve bütün dini bilgileri ihtiva eden Kur’an’ı Kerimin bir sıfatı da zikirdir. Örneğin: (انا نحن نزلنا الذكر الخ) ‘’Bu zikri (bu vahyi, Kur’an’ı) biz indirdik ve onu koruyacak olan da yine bizis!’’ (Hicr sûresi- 9) Yani Zikr kelimesi, genelde anma, hatırlama, öğüt anlamlarında kullanılsa da aynı zamanda vahiy, bilgi ve yasa gibi anlamlara da gelir. (ان هو الا ذكر للعالمين ‘’ O (Kur’an) insanlara bir zikirden başka bir şey değildir’’ (Tekvir-27) İşte buralarda bütün ilahi mesajları içeren Kur’an’ın bir sıfatı da ‘’zikir’’dir. Bu nedenle zikir ifadesinden haraketle parantez içinde Kur’an’ın bir sıfatı olan zikir için yasadır, bilgidir, vahiydir, mesajdır, evrensel değerler manzumesidir.’’ şeklinde açıklamalarda bulunmayı uygun bulduk. Çünkü asil Arapçada ‘’onur, şeref ve itibar‘için (العزة) ‘’izzet’’ ifadesi kullanılır, zikir değil. Zira Fatır-35/10. ayet buna bir örnektir: Ayrıca zikr’’in anlamı için aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. 2- Kavm kelimesine gelince: Arapçada kavm, ümmet anlamına da gelir. Çünkü Arapçada kavm kelimesinin Türkçedeki gibi bir değil, birkaç anlamı vardır. Bunlardan biri de ümmettir. Hz. Muhamed’in risaleti de evrensel olup onun muhatabı bütün insanlar olduğu için, burada kavm ümmet anlamındadır. Eğer onun risaleti bütün insanlara yönelik olmasıydı, o zaman bunu bildiğimiz kavm şeklinde anlamak mümkün olurdu. Bunun böyle olduğuna dair Furkan- 30. ayet gösterilebilir. ‘’ Ve (o ahiret günü) elçi der ki: “Ey Rabbim, gerçekten (benden sonra) ümmetim şu Kur’an’ı terk edilmiş (dışlanmış) bir şey haline getirdi.” İşte burada da kavm ifadesi, ümmet için kullanılmıştır. (وَإِنَّهُ) أي القرآن (لَذِكْرٌ لَّكَ وَلِقَوْمِكَ) يا محمد ، اي موعظة لك ولقومك (وَسَوْفَ تُسْأَلُونَ) في الآخرة عن هذه الموعظة والقيام بأدائها . فالأنبياء يُسألون عن تبليغ الرسالة وعن ما أُجيبوا عنها ، والمؤمنون يُسألون سؤال مُحاكمة ، والكافرون يُسألون سؤال توبيخ وتقريع (من كتاب المتشابه من القرآن) ) ويحتمل أن يريد بالذكر التذكير والموعظة، فقومه على هذا أمته كلهم وكل من بعث إليهم {وَسَوْفَ تُسْأَلُونَ} أي تسألون عن العمل بالقرآن وعن شكر الله عليه (التسهيل لعلوم التنزيل) وقيل: ذكر لك أي بيان لك، ولأمتك فيما لكم إليه وتخصيصهم بالذكر لا ينفي من سواهم قال الماورديّ: «وَلِقَوْمِكَ» فيهم قولان: أحدهما ـ من اتبعك من أمتك؛ قاله قتادة وذكره الثعلبي عن الحسن (القرطبي) حاجة ويحتمل أن يكون المراد من الذكر حقيقة الذكر؛ أي: ما أوحي إليه ذكر له ولقومه، يذكر لهم ما لله عليهم وما لبعضهم على بعض، (تأويلات أهل السنة) وقيل تذكرة تذكرون بها أمر الدين، وتعملون به (فتح القدير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O vahy ettiğimiz Kur’an, sana ve kavmine bir öğüttür ve kesinlikle Kur’an’dan sorulacaksınız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Kur’an sana da, ulusuna da bir öğüttür. Siz yarın bundan sorumlu tutulacaksınız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kur/an sana da, kavmine de büyük bir şereftir. Hakkını eda hususunda sorguya uğrayacaksınız.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki bu (Kur’an) senin ve kavmin için elbette bir itibar kaynağıdır [zikr]¹⁷, ondan sorulacaksınız.
17 Zikr kelimesi, genelde anma, hatırlama, öğüt anlamlarında kullanılsa da aynı zamanda bilgi anlamına da gelir. Krş. Kalem, 68/52. Bu ayette şeref ve itibar anlamında kullanılmıştır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve hiç şüphesiz o (Kur'an), senin ve kavmin için gerçekten bir hatırlatıcı uyarıdır. Siz (ondan) sorulacaksınız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu muhteşem Kitap, senin ve halkın için mutluluğa ulaştıran bir öğüt,bir onur ve itibar kaynağı olacaktır ve zamanı gelince, hepinizona karşı tutumunuzdan dolayı hesaba çekileceksiniz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bu, senin için ve kavmin için bir zikir / anma / öğüttür. Sorguya çekileceksiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bu Kuran, senin de halkının da diline tespih olmuştur. Artık ondan sorumlusunuz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara okuduğun Kur’an; sana ve toplumuna bir öğüttür. Ahiretteki hesap günü; Kur’an’dan hep birlikte sorumlu olacaksınız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki o (Kur’an), senin ve kavmin için (gerçeği) hatırlatan (öğüt)tür. İlerde ondan sorgulanacaksınız. [*]
Bu cümle bir müslümanın Kur’an’la ne kadar sıkı bir iletişimde olması gerektiğinin göstergesidir. Çünkü Kur’an bir müslüman için onurdur ve mahşerde insanlar bu kitaptan sorgulanacaklardır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Şüphesiz o (Kur’an), senin ve toplumun için gerçekten (gündeminizi) oluşturacak (bir kitaptır)¹ ve siz (âhirette) ondan hesaba çekileceksiniz.
1 Bu bölüm, “(Ey Muhammed!) Şüphesiz o (Kur’an), senin ve toplumun için sizden bahsederek sizi şereflendiren (bir kitaptır.)” şeklinde de tercüme edilebilir. Bk. (Enbiyâ: 10)  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve bu [vahiy] şüphesiz senin ve halkın için bir şeref ve itibar [kaynağı] olacaktır: ³⁶ ama zamanı gelince hepiniz [ona karşı tutumunuzdan dolayı] hesaba çekileceksiniz. ³⁷
36 Zikr’in bir “şeref ve itibar [kaynağı]” olarak çevrilmesi konusunda bkz. 21:10’a ait 13. notun ilk yarısı.37 Bunun anlamı şudur: Hesap Günü bütün peygamberlere mecazî olarak toplumlarından nasıl bir karşılık gördükleri sorulacaktır (karş. 5:109) ve onlara tâbi olduklarını itiraf edenler, kendilerine tebliğ edilen vahyi manevî ve sosyal planda esas almalarından -veya almamalarından- dolayı hesaba çekileceklerdir: ve böylece Muhammed (s)’in izleyicilerine vaad edilen “üstünlük”, onların sadece inandıklarını bildirmelerine değil, fiilî davranışlarına bağlı olacaktır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kuşkusuz bu Kuran senin ve kavmin için bir şeref ve itibar kaynağıdır. Bilin ki bu Kuran’dan sorgulanacaksınız. 39/71, 67/6...12
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kuşkusuz bu (vahiy), senin ve kavmin için bir şeref ve itibar kaynağıdır:[⁴³⁹⁷] fakat zamanı gelince hepiniz (ona karşı aldığınız tutuma göre) hesaba çekileceksiniz.[⁴³⁹⁸]
[4397] Zikr, “uyarı” anlamının yanında “kişinin kendisiyle anıldığı, hatırlandığı şey”, yani “şeref, şan, onur, itibar” anlamına da gelir (Lisân). Nitekim Hz. Ali ve İbn Abbas, âyetteki zikr’i böyle anlamışlardır (Taberî). Mukâtil ve Ferrâ da bu anlamı vermişlerdir. [4398] Parantez içi açıklama A’râf 6’ya dayanmaktadır. Bu âyet, âhirette insanın vahye gösterdiği tavırdan dolayı hesaba çekileceğini ifade eder (Krş: 25:30).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Muhakkak ki Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür, ileride ondan sorumlu tutulacaksınız.
(Kıyamet gününde, senin tebliğ görevini hakkıyle yerine getirdiğin elbette anlaşılacak ve kavminden kimlerin sana tabi olarak izinden gittiği ve kimlerin de, Rablerinin hak davetini kabul etmeyip sana karşı geldikleri ortaya çıkacaktır.) (Müşrikler ilahlarını tek ilah yaptığın için sana karşı çıkıyorlar, oysa bütün peygamberler ümmetlerini senin gibi, tek ve ortağı olmayan Allah'a ibadet etmeye çağırmış ve putlar ile O’na ortak koşulanlara tapınmayı yasaklamışlardır. Müşrikler bundan şüphe ediyorlarsa onları ikna etmek için)  
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz bu Kur’an, sana ve bulunduğun topluma bir öğüttür ve siz ondan hesaba çekileceksiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve muhakkak ki o, elbette senin için ve kavmin için pek büyük bir şereftir ve ileride sual olunacaksınızdır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bu Kur'ân hem sana, hem milletine güzel bir namdır, şereftir. İleride ondan dolayı sorguya çekileceksiniz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
O (Kur'an) sana ve kavmine bir Zikir(uyarı, şan ve şeref)dir ve yakında (ona uyup uymadığınızdan) sorulacaksınız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve Kur'ân sana ve kavmine mev'ızadır. Bundan suâl olunursunuz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kur’an, hem senin için, hem de halkın için doğru bilgidir. Yakında bu konuda sorguya çekileceksiniz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Şüphesiz, (Kur'an) senin için ve kavmin için de sorgulanacağınız bir hatırlatmadır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bu Kur'ân ise senin için de, kavmin için de bir şereftir. Yakında ondan sorguya çekileceksiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gerçek şu: Bu Kur'an sana ve toplumuna elbette ki bir hatırlatıcı/bir düşündürücü/bir şeref/bir öğüttür. Bundan sorumlu tutulacaksınız.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ ol şerefdür saña daħı ķavmuña daħı tįz śorınılasız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ bu Ḳur’ān ögütdür saña, ḳavmüñe daḫı. Daḫı siz ṣorulaçaḳsız.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şübhəsiz ki, o (Qur’an) sənin üçün və sənin qövmün üçün şərəfdir (şərəfli bir xatırlama, öyüd-nəsihətdir). Siz (qiyamət günü Allahın əmrlərinə dünyada necə əməl etdiyiniz barədə) mütləq sorğu-sual olunacaqsınız!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And lo! it is in truth a Reminder for thee and for thy folk; and ye will be questioned.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The (Qur´an) is indeed the message,(4647) for thee and for thy people; and soon shall ye (all) be brought to account.
4647 Dhikr. Message, Remembrance, Cause of remembrance, Memorial, Title for remembrance to posterity. Thus two meanings emerge, not necessarily mutually exclusive. (1) The Quran brings a Message of Truth and Guidance to the Prophet, and his people; (2) the Revelation of the Qur'an raises the rank of the Prophet, and the people among whom, and in whose language, it was promulgated, making them worthy of remembrance in the world's history for all time. But the honour also carried its responsibilities. All who hear it must give an account of how far they profit by it spiritually.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنَّهُ
muhak- kak ki O
لَذِكْرٌ
elbet bir zikirdir
لَكَ
sana
وَلِقَوْمِكَۚ
ve kavmine
وَسَوْفَ
ve yakında
تُسْـَٔلُونَ
sual oluna- caksınız
Muhakkak ki bu (Kur'ân), sana ve kavmine bir zikir (bir öğüt, hatırlatma ve büyük bir şeref)tir. Yakında (hepiniz ondan) hesaba çekileceksiniz.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
لَكَ
Zamir
لَكَ
Sana, senin
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
سَوْف
Fiil
سَوْف
Yakında, -ecek, -acak, olacak
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu