O Gün bu[nu öğrenmeniz] size bir fayda sağlamaz, çünkü siz [birlikte] günah işlediniz, şimdi [de] azabınızı birbirinizle paylaşın. ³⁴
34 Yani, “dünyevî azapta olduğu gibi, yalnız başınıza azap çekmeyeceğinizi bilmek sizi avutmayacaktır” (Zemahşerî, Râzî, Beydâvî). Bu hitap ikili değil, çoğul şekilde ifade edildiğinden hayatları boyunca kendi şeytanî dürtüleri -“öteki kişilikleri”- tarafından “Allah’ı anmaya karşı duyarsız kalmaya zorlanmış” olan bütün günahkarları kapsar. Yukarıdaki ayet, daha geniş anlamda bütün kötü fiillerin, ne zaman ve nerede işlenmiş olurlarsa olsunlar, bir tek zincirin halkaları olduğunu ve bir kötülüğün zorunlu olarak başka bir kötülüğe yol açtığını gösterir: karş. 14:49 -“ve o Gün bütün suçluları zincirlerle, bukağılarla birbirlerine bağlanmış (mukarranîn) görürsün”- ki bu ifade 64. notta açıklanmıştır. Ayrıca mukarran sıfat fiili, karîn (bu surenin 36 ve 38. ayetlerinde ve 41:25’de “öteki kişilik” şeklinde çevrilmiştir) ile aynı fiil kökünden (karane) türemiştir. Ve bunun yukarıdaki ayette işaret edilen bütün kötü fiillerin “birlikteliği”ne yeni bir atıf olduğuna inanıyorum.