close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 39. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velen yenfe’akumu-lyevme iż zalemtum ennekum fî-l’ażâbi muşterikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve o zaman zulmetmiştiniz, bugün pişmanlık kesin olarak fayda vermez size, şüphe yok ki azapta da müştereksiniz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Cenab-ı Hakk onlara: Bu söylenmeleriniz) Bugün size kesin olarak bir yarar sağlamayacaktır. Çünkü (bile bile) zulme saptınız (şeytani odakların peşine takıldınız). Şüphesiz (artık) azapta da ortaksınız!
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu günkü pişmanlığınız, kesin olarak size fayda vermez. Çünkü siz, dünyada yaratılış maksadına aykırı yaşamıştınız. Şüphe yok ki, şimdi azabı çekmede ortaksınız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bugün pişmanlık duymanız size hiçbir fayda sağlamayacaktır. Çünkü siz küfür bataklığına saplanmakla kendinize haksızlık ettiniz, zulmettiniz. Şimdi hepiniz, azapta ortaksınız.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Yakınmanız) bugün size yarar sağlamayacak. Çünkü zulmettiniz. Şüphesiz siz azapta da ortaksınız.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Bu söylenmeleriniz,) Bugün size kesin olarak bir yarar sağlamaz. Çünkü zulmettiniz. Şüphesiz azabta da ortaksınız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Allah Tealâ onlara şöyle buyurur): Bu özlediğiniz şey, bugün size asla fayda vermez; çünkü zulüm yaptınız. Hepiniz azabda ortaksınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bugün, ikinizin de zulmettiği belli olduğu için, müştereken azap içinde olmanız size bir fayda vermez.(*) (Azabınızı hafifletmez. Ortaklık bir bahane teşkil etmez.)
(*) Nesefi.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kendilerine, “Bugün pişmanlığınızın size hiçbir faydası olmayacaktır. Çünkü siz zulmettiniz. Siz azapta da ortaksınız” denilir.
Besim Atalay
swap_vert close
Zalim olduğunuzçün, pişmanlık fayda vermez bugün sizlere; azapta ortaksınız!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlara: “(Bu pişmanlık ve temenniniz) bugün size hiçbir fayda vermeyecektir. Çünkü (dünyada Hak yoldan saparak kendinize) zulmettiniz. Şimdi hepiniz azapta ortaksınız!” denir.
Cemil Said
swap_vert close
Fakat bu nedâmet o gün sizin işinize yaramayacakdır. ’Azâbda dahî ânınla arkadaş olacaksınız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
38,39. Sonunda Bize gelince arkadaşına: "Keşke benimle senin aranda doğu ile batı arasındaki kadar uzaklık olsaydı, sen ne kötü arkadaş imişsin!" der. Nedametin bugün size hiç faydası dokunmaz; zira haksızlık etmiştiniz, şimdi azabda ortaksınız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlara, “(Bu temenniniz) bugün size asla fayda vermez. Çünkü zulmettiniz. Hepiniz azapta ortaksınız” denir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Zulmederek hak ettiğiniz için çekmekte olduğunuz azapta ortak olmanız bugün size bir fayda sağlamayacaktır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Zulmettiğiniz için bugün (nedâmet) size hiçbir fayda vermeyecektir. Çünkü siz, azapta ortaksınız.
Edip Yüksel
swap_vert close
Haksızlık etmiş olduğunuz için, o gün (pişmanlığınız) size bir yarar sağlamaz; siz cezayı paylaşacaksınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlara: "Bugün pişmanlık duymanız size hiçbir fayda sağlamayacaktır. Çünkü siz zulmettiniz. Şimdi de hepiniz azapta ortaksınız." denir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Böyle demek bugün size hiç de faide vermez, çünkü zulmettiniz, hepiniz azâbda müştereksinizdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Allah şöyle buyurur:) “Bugün pişmanlık duymanız size hiçbir fayda sağlamayacaktır. Çünkü siz (hakkı inkâr ederek, isyanlarda bulundunuz ve ebedî cehenneme müstahak olmakla nefsinize/kendinize) zulmettiniz. Şimdi hepiniz, azapta ortaksınız!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bugün, pişmanlığınız kesinlikle size bir yarar sağlamaz. Kendinize haksızlık yaptınız. Siz azaba da ortaksınız.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Bu temenniniz ve peşîmanlığınız bugün size asla fâide vermez. Çünkü (hepiniz) zulmetdiniz. Muhakkak siz de azâbda ortaklarsınız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki (böyle demeniz) bugün size aslâ fayda vermez; çünki zulmettiniz; doğrusu siz, azabda ortak olan kimselersiniz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlara: “(Bu pişmanlık ve temenniniz) bugün size hiçbir fayda vermeyecektir. Vaktiyle (dünyada Hak yoldan saparak kendinize) zulmetmiştiniz. Şüphesiz (bugün) hepiniz azapta ortaksınız!” denir. *
(*) Yani, “dünyevî azapta olduğu gibi, yalnız başınıza azap çekmeyeceğinizi bilmek sizi avutmayacaktır” (Zemahşerî, Râzî, Beydâvî). Bu hitap ikili değil, çoğul şekilde ifade edildiğinden hayatları boyunca kendi şeytanî dürtüleri -“öteki kişilikleri”- tarafından “Allah’ı anmaya karşı duyarsız kalmaya zorlanmış” olan bütün günahkârları kapsar. Yukarıdaki ayet, daha geniş anlamda bütün kötü fiillerin, ne zaman ve nerede işlenmiş olurlarsa olsunlar, bir tek zincirin halkaları olduğunu ve bir kötülüğün zorunlu olarak başka bir kötülüğe yol açtığını gösterir: karş. 14: 49 -“ve o Gün bütün suçluları zincirlerle, bukağılarla birbirlerine bağlanmış (mukarranîn) görürsün”- ki bu ifade 64. notta açıklanmıştır. Ayrıca mukarran sıfat fiili, karîn (bu surenin 36 ve 38. ayetlerinde ve 41: 25’de “öteki kişilik” şeklinde çevrilmiştir) ile aynı fiil kökünden (karane) türemiştir. Ve bunun yukarıdaki ayette işaret edilen bütün kötü fiillerin “birlikteliği”ne yeni bir atıf olduğuna inanıyorum. (M. Esed.)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bu gün birbirinizi suçlamanız size hiçbir fayda sağlamaz. Zulmetmenizden dolayı, kesinlikle azap içinde (aldatanda, aldananda) berabersiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bu günkü yakınmanız hiç bir işinize yaramıyacak. Çünkü siz hepiniz kıyıcılık ettiniz. Onun için azabı da hep birlikte çekeceksiniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara «— Bugün pişmanlığınız asla size fayda vermeyecek, çünkü siz dünyada zulmetmiştiniz [³]. Orada nasıl yoldaşsanız burada da azabı birlikte çekeceksiniz.» denecek.
[3] Yahut bugün dünyadaki zulmünüz belli olunca uzaklığı istemeniz asla fayda vermeyecek.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlara, “Bugün (pişmanlığınız) size fayda vermez, çünkü siz zulmettiniz. Muhakkak ki azapta da ortaksınız.” (denir).
Kadri Çelik
swap_vert close
(Bu söylenmeleriniz,) Bugün size kesin olarak bir yarar sağlamaz. Çünkü siz zulmettiniz. Şüphesiz siz azapta da ortaksınız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O zaman Allah şöyle buyuracak: “Vaktiyle ayetlerimi göz ardı edip kendinize zulmetmiş olduğunuz için, bugün pişmanlığınız sizi kurtaramayacak; dünyada nasıl birlikte günah işlediyseniz, bugün de azâbı birlikte paylaşacaksınız!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O gün size yarar sağlamayacaktır. Bir zamanlar zulmettiniz. Siz, Azap’ta ortaksınız.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kendilerine: " son pişmanlığın size bir yararı olmaz. Haksızlığınız sabit olduğu için artık cezayı, ortaklaşa çekeceksiniz " denir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü; dünyada yaşarken ayetlerimizi inkâr edip, yasalarımıza karşı çıkarak insanların yasalarına uyanlar, kendilerine zulmetmiştir. Hesap günü dünyada yaptıkları hiçbir şey onların yararına olmayacaktır. Şeytanlarıyla birlikte cehenneme atılacaklardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Haksızlık ettiğiniz için (pişmanlığınız) bugün size hiçbir yarar sağlamayacaktır. Şüphesiz ki siz azapta ortaksınız. [*]
Benzer mesajlar: A‘râf 7:38; Sâffât 37:33; Mü’min 40:48.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Kâfirler!) Bugün (pişmanlık duymanız) size bir fayda sağlamayacaktır. Çünkü siz, birlikte zulmettiğiniz gibi yine birlikte azap göreceksiniz.
Muhammed Esed
swap_vert close
O Gün bu[nu öğrenmeniz] size bir fayda sağlamaz, çünkü siz [birlikte] günah işlediniz, şimdi [de] azabınızı birbirinizle paylaşın. ³⁴
34 Yani, “dünyevî azapta olduğu gibi, yalnız başınıza azap çekmeyeceğinizi bilmek sizi avutmayacaktır” (Zemahşerî, Râzî, Beydâvî). Bu hitap ikili değil, çoğul şekilde ifade edildiğinden hayatları boyunca kendi şeytanî dürtüleri -“öteki kişilikleri”- tarafından “Allah’ı anmaya karşı duyarsız kalmaya zorlanmış” olan bütün günahkarları kapsar. Yukarıdaki ayet, daha geniş anlamda bütün kötü fiillerin, ne zaman ve nerede işlenmiş olurlarsa olsunlar, bir tek zincirin halkaları olduğunu ve bir kötülüğün zorunlu olarak başka bir kötülüğe yol açtığını gösterir: karş. 14:49 -“ve o Gün bütün suçluları zincirlerle, bukağılarla birbirlerine bağlanmış (mukarranîn) görürsün”- ki bu ifade 64. notta açıklanmıştır. Ayrıca mukarran sıfat fiili, karîn (bu surenin 36 ve 38. ayetlerinde ve 41:25’de “öteki kişilik” şeklinde çevrilmiştir) ile aynı fiil kökünden (karane) türemiştir. Ve bunun yukarıdaki ayette işaret edilen bütün kötü fiillerin “birlikteliği”ne yeni bir atıf olduğuna inanıyorum.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah: – Bugün gerçeği anlamanızın size hiçbir faydası yok çünkü siz ikiniz de bu Kuran’a haksızlık ederek zulmettiniz artık bu azabı hep birlikte çekeceksiniz. 2/166-167, 34/31.33
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama o gün bunun size hiçbir faydası olmaz; madem zulmettiniz, şimdi de azabı paylaşın!
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Fakat böyle suçlulara) "Bu gün size (son pişmanlığınız) asla yarar sağlamayacak, çünkü siz kendinize yazık ettiniz. (Şeytanların vesvesesine uyarak Rabbinizin hak davetini umursamadınız, görmemezlikten geldiniz) Şüphe yok ki hepiniz azapta ortaksınız" diye nida olunur.
Osman Fırat
swap_vert close
(Böyle söylemeniz) Bugün size bir yarar sağlamaz; çünkü zulmettiniz. Kesinlikle siz azapta müştereksiniz..
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bugün size bu temenniniz asla bir fâide vermeyecektir. Çünkü zulmettiniz. Şüphe yok ki, siz azapta ortaklarsınızdır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah buyurur: “Bu temenniniz bugün size hiçbir fayda vermez. Çünkü hayat boyunca, birlikte zulmettiniz. Burada da azabı birlikte çekeceksiniz. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Böyle söylemeniz) Bugün size bir yarar sağlamaz; çünkü zulmettiniz. Siz, azab (çekme)de ortaksınız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Dünyâda iken nefsinize zulüm itdiğiniz cihetle bugün nedâmet fâide virmez, siz 'azâbda müştereksiniz" denilür.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Pişmanlığın bugün size bir yararı olmayacaktır, çünkü yanlış yaptınız. Bu azabı birlikte çekeceksiniz.
Şaban Piriş
swap_vert close
O gün bu (pişmanlık) size bir fayda sağlamayacaktır. Çünkü siz zalimlik ettiniz. Azapta da artık ortaksınız
Ümit Şimşek
swap_vert close
Pişmanlığınızın bugün size bir faydası olmaz; çünkü hepiniz zulmettiniz. Şimdi azapta da ortaksınız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bugün hiçbir şey işinize yaramayacaktır. Çünkü zulme sapmışsınız. Azapta ortaklık kuracaksınız.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı hergiz aśśı eylemeye size bugün. ol vaķt kim şirk eyledüñüz [262b] bayıķ olduñuz 'aźāb içinde ortaķlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bu gün size aṣṣı eylemez ẓulm itdügüñüz. Taḥḳīḳ siz ‘aẕāb içinde şerīkler‐siz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bu gün (peşmançılığınız) sizə heç bir fayda verməz. Siz birlikdə zülm (küfr) etdiyinizə görə əzaba da ortaqsınız!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And it profiteth you not this day, because ye did wrong, that ye will be sharers in the doom.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When ye have done wrong,(4642) it will avail you nothing, that Day, that ye shall be partners in Punishment!
4642 All partners in evil will certainly share in the punishment, but that is no consolation to any individual soul. Evil desires the evil of others, but that does not diminish its own torment, or get rid of the personal responsibility of each individual soul.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَنْ يَنْفَعَكُمُ
ve asla size fayda vermez
الْيَوْمَ
bugün
اِذْ
çünkü
ظَلَمْتُمْ
zulmettiniz
اَنَّكُمْ
şüphe- siz siz
فِي الْعَذَابِ
azapta
مُشْتَرِكُونَ
ortak olanlarsınız
Onlara, "(böyle demeniz) bugün size asla fayda vermez. Çünkü (dünyada Allah'ın âyetlerini görmezden gelip onları hafife aldığınız için kendi kendinize) zulmettiniz, artık hepiniz azapta ortaksınız" (denir).
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
نَفَعَ
Fiil-I
ن ف ع
Fayda verdi, fayda sağladı, faydası dokundu
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
مُشْتَرِكُون
Etken fiil-VIII
ش ر ك
Ortaklar