close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 40. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Efe-ente tusmi’u-ssumme ev tehdî-l’umye vemen kâne fî dalâlin mubîn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sen mi sağıra duyuracaksın, yahut köre ve apaçık bir sapıklık içinde bulunana yol göstereceksin?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Nebim!) Öyleyse sağır olanlara Sen mi dinletip (gerçeği duyuracaksın), veya (kalp gözü) kör olan ve açıkça bir sapkınlık (ve Hakk’tan uzaklık) içinde bulunanı Sen mi hidayete kavuşturacaksın?
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey Muhammed! Sen mi sağıra işittireceksin, yahut körü ve apaçık sapıklıkta olanı sen mi doğru yola ileteceksin?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Tamamen başına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet, ahmaklık ve bozuk düzen içinde, sağır kesilenlere mi Kur'ân'ı, tebliğini işittireceksin, kör kesilenlere mi doğru, hak yolu göstereceksin?
Ahmet Varol
swap_vert close
Artık sen mi sağırlara duyuracaksın yahut körleri ve apaçık sapıklık içinde olanı doğru yola ileteceksin?
Ali Bulaç
swap_vert close
Öyleyse sağır olanlara sen mi dinleteceksin veya kör olan ve açıkça bir sapıklık içinde bulunanı hidayete erdireceksin?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O halde (Ey Rasûlüm), sen mi sağırlara işittireceksin, yahud körlere ve açık bir sapıklıkta olanlara hidayet vereceksin?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Acaba, sağıra sen mi işittireceksin veya kör olup da apaçık bir sapıklık içinde olana sen mi yol göstereceksin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Manen sağır olanlara sen mi işittireceksin; yahut manevi körleri ve apaçık sapıklıkta olanları doğru yola sen mi ileteceksin?
Besim Atalay
swap_vert close
Sağırlara sen mi işittirirsin? Kör olanlarla, açık sapıklıkta bulunanları, sen mi doğru yola iletirsin?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sağırlara sen mi duyuracaksın yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?
Cemil Said
swap_vert close
Yâ Muhammed! Sen sağıra işitdirebilür misin? A’mâya ve âşikâr bir dalâlete düşmüş bir âdeme tarîk-i hidâyeti gösterebilür misin?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sağırlara sen mi duyuracaksın? Yoksa körleri ve apaçık sapıklıkta olanları doğru yola sen mi eriştireceksin?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sağırlara sen mi duyuracaksın; yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sen sağıra duyurmak veya köre yahut apaçık sapkınlık içinde bulunan kimseye yol göstermek mi istiyorsun?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) Sağırlara sen mi işittireceksin; yahut körleri ve apaçık sapıklıkta olanları doğru yola sen mi ileteceksin?
Edip Yüksel
swap_vert close
Sen mi sağıra işittireceksin, yahut körü ve apaçık bir sapıklıkta olanı yola getireceksin?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey Muhammed! O halde sağırlara sen mi işittireceksin? Yahut körlere ve apaçık bir sapıklık içinde bulunanlara sen mi doğru yolu göstereceksin?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O halde sen mi işittireceksin o sağırlara? Yâhud hidâyet edeceksin, o körlere ve açık bir dalâl içinde bulunanlara
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim! İnatla hakkı inkâr eden manen) sağırlara, (hakkı) sen mi duyuracaksın yahut (manen) körleri ve apaçık bir sapkınlık içinde olanları, sen mi doğru yola ileteceksin? (Îmân etmiyorlar diye üzülme, onlar nasihat dinlemeyen kâfirlerdir)
Erhan Aktaş
swap_vert close
O halde sağıra sen mi işittireceksin? Veya köre ve apaçık sapkınlıkta olana doğru yolu gösterebilir misin?
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Artık (Habîbim) o sağırlara sen mi duyuracaksın? yahud o körlere, o apaçık bir sapıklık içinde bulunan kimselere (sen mi) hidâyet edeceksin?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Habîbim, yâ Muhammed!) O halde (îman hakikatlerini duymak istemeyen) osağırlara sen mi işittireceksin, yâhut (görmek istemeyen) o körleri ve apaçık bir dalâlet içinde bulunanları (sen mi) hidâyete erdireceksin?
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) Sağırlara (gerçekleri duymak istemeyenlere) sen mi duyuracaksın yahut körleri (aklını kullanmayanı, gerçekleri görmek istemeyeni) ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şimdi sen sağır olana işittirebilir yahut kör ve açık bir sapıklık içinde olana doğru yolu gösterebilir misin?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sen sağırlara söz işittirebilir misin, ya da körlere, o açıktan açığa sapmış olanlara doğru yolu gösterebilir misin?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sen sağırlara söz işittirebilir misin? Veya körleri, apaçık sapıklıkta bulunanları doğru yola götürebilir misin?
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Şimdi sen sağırlara işittirebilir misin yahut köre ve apaçık bir sapıklık içinde olan kimseye doğru yolu gösterebilir misin?
Kadri Çelik
swap_vert close
Öyleyse sağır olanlara sen mi dinleteceksin veya kör olan ve açıkça bir sapıklık içinde bulunanı hidayete mi erdireceksin?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Peygamber! Bütün uyarılara rağmen haktan yüz çeviriyorlar diye kendini üzme! Rabb’inin mesajına kulak tıkayan sağırlara sen mi hakkı duyuracaksın? Yâhut gözleri görmeyen, apaçık bir sapıklık içinde bocalayan kimseleri sen mi doğru yola ileteceksin?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sen mi Sağırlar’a işittirirsin? Sen mi açık bir sapkınlıkta olan kimseye ve Körler’e yol gösterirsin?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Sen sağırlara sesini duyuramazsın. Bakarkörleri ve yalnızlığa terkedilmiş olanları da yola getiremezsin.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sen; şeytana dost olup, şeytanların gözlerini kör, kulaklarını sağır ettiği insanlara bir şey yapamazsın. Onlara gerçeklerimizi gösteremez, ayetlerimizi onlara işittiremezsin. Yoksa “Ayetlerimize karşı kör, sağır, dilsiz kesilenleri sapıklıktan çıkarıp doğru yola sen mi ulaştıracaksın?” Hayır! Sen şeytanı arkadaş edinenlere hiçbir şey yapamazsın!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sağırlara sen mi duyuracaksın veya körleri ve apaçık sapkınlıkta olanları sen mi doğru yola ulaştıracaksın! [*]
Benzer mesajlar: Yûnus 10:43; Neml 27:80-81; Rûm 30:52-53.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Sen sağırlara işittiremediğin gibi kör olanı ve apaçık bir sapkınlık içerisinde bulunanı da hak yola ulaştıramazsın.¹
1 Bu âyetteki sorular, inkari olduğu için tercüme yukarıdaki şekilde yapılmıştır. Bu dikkate alınmazsa âyetin tercümesi; “(Ey Muhammed!) Sağırlara sen mi işittireceksin yahut körleri ve apaçık bir sapkınlık içerisinde olanları hak yola sen mi ulaştıracaksın?” şeklinde olur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
SEN [ey Muhammed,] sağıra işittirebilir misin, yahut köre doğru yolu gösterebilir misin, ya da sapkınlığa gömülmüş olana? ³⁵
35 Bu belâgat gereği soru olumsuz bir cevaba telmihte bulunur: karş. 35:22 -“Sen, mezarlardaki [ölüler gibi kalben ölmüş]lere işittiremezsin”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şimdi sen, sağıra işittirebilir misin? Veya köre, yani büsbütün yoldan sapmış bir kimseye doğru yolu gösterebilir misin? 13/19, 46/26
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ŞİMDİ sen (ey Nebi), sağıra işittirebilir ya da köre(lmiş bir kalbe) doğru yolu gösterebilir misin; yani, açıkça derin bir sapıklığa gömülüp orada karar kılan birine?
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, manevi işitme yeteneğini yitirmiş olan) O sağırlara -hak daveti, Sen mi duyuracaksın? (Kalp aynaları günahtan pas tutmuş, kapkara kesilmiş) O körleri ve (şirk ile küfürde direnen) apaçık sapıklık içinde olan o müşrikleri, doğru yola sen mi ileteceksin?
(Elbette bu mümkün değildir. Senin görevin insanlara hidâyet yolunu göstermek, o yola teşvik etmektir, hidâyete erdirmek ise ancak Bize aittir. Onlar kalpleri mühürlenmiş, imana gelmelerinden umud kesilmiş zalim kimselerdir)  
Osman Fırat
swap_vert close
(Ey Muhammed), sen mi (delalette olan) sağıra veya köre hidayet edeceksin. Ve apaçık sapıklıkta olanı...
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık sen mi o sağırlara işittireceksin? Veya o körleri ve apaçık bir sapıklık içinde bulunanı hidâyete erdireceksin?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sen sağırlara söz işittirebilir, körleri doğru yolda yürütebilir, besbelli sapıklıkta olanları hidâyete erdirebilir misin?
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Ey Muhammed), sen mi sağıra işittireceksin, yahut körü ve apaçık sapıklıkta olanı yola ileteceksin?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yâ Muhammed! Sen sağıra işitdirmeğe, köre yol göstermeğe ve âşikâr dalâletde olanı irşâda kâdir misin?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sağıra işittirebilir; kör olana yol gösterebilir misin? Açık bir sapıklık içinde olan da bunlar gibidir.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Şimdi, sağıra sen mi işittireceksin? veya kör olan ve apaçık sapıklıkta bulunan kimseye sen mi yol mu göstereceksin?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sen sağıra işittirebilir misin? Köre veya apaçık sapıklıkta olana yol gösterebilir misin?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sen şimdi sağırlara söz mü duyuracaksın; yoksa körlere, apaçık sapıklığa dalmışlara kılavuzluk mu edeceksin?!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy sen mi işiddüresin śaġulara? yā yol gösteresin gözsüzlere daħı aña kim azġunlıķdadur bellü?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Sen yā Muḥammed ṣaġırlara işitdürebilür misin, yā gözsüzlere yol gösteribilürmisin? Ol kimselere daḫı ki bellü azġunluḳ içindedürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) Məgər sən karlara (sözmü) eşitdirə bilərsən?! Yaxud korları, haqq yoldan açıq-aşkar azanları doğru yolamı yönəldə bilərsən?!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Canst thou (Muhammad) make the deaf to hear, or canst thou guide the blind or him who is in error manifest?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Canst thou then make(4643) the deaf to hear, or give direction to the blind or to such as (wander) in manifest error?(4644)
4643 Cf. 30:52-53. The evil go headlong into sin, and sink deeper and deeper until their spiritual faculties are deadened, and no outside help can bring them back. Allah's grace they have rejected. 4644 There is hope for a person who wanders in quest of truth, and even for one who wanders through mistake or by weakness of will. But there is none for one who, by deliberate choice, plunges into "manifest error", i.e., error which anyone can see.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَفَاَنْتَ
o hâlde sen mi
تُسْمِــعُ
işittireceksin
الصُّمَّ
sağırlara
اَوْ
yahut
تَهْدِي
hidâyete erdireceksin
الْعُمْيَ
körleri
وَمَنْ
ve o kim- seyi ki
كَانَ
oldu
ف۪ي ضَلَالٍ
bir dalâlet içinde
مُب۪ينٍ
apaçık
(Resulüm! Hakka olan bu daveti duymak istemeyen) Sağırlara sen mi işittireceksin yahut (hakkı görmek istemeyen) körleri ve apaçık bir dalâlet içinde bulunanları (sen mi) hidâyete erdireceksin?
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
اَسْمَعَ
Fiil-IV
س م ع
İşittirdi, duyurdu
اَصَمٌّ
İsim
ص م م
Sağır
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
اَعْمٰى
İsim
ع م ي
Kör, âmâ
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ضَلَال
İsim
ض ل ل
Dalâlet, sapma, şaşkınlık, boşa çıkma, boşa gitme
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan