Kim de (zatım olan) Rahman’ın Zikri’ni (Kur’an’ı) görmezlikten gelirse, biz (bu konuda) ona (onun nefsinden veya cinsinden yandaş olan) bir şeytana fırsat veririrz (onu şeytanla başbaşa bırakırız). Artık (onun nefsinden veya cinsinden olan) o (şeytan) onun yoldaşı olur. *
(*) Meallerde, ‘’Biz ona bir şeytanı musallat ederiz veya sardırırız…’’şeklindeki ifadeler doğru değildir. Çünkü 1: Ayette (نقيض له) ‘’nukayyıd lehu’’denilmiş, eğer musallat anlamında olsaydı (نقيض عليه)’’nukayyıd aleyhi’’olacaktı. Musallat için (له)’’ lehu’’ değil, (عليه) ‘’aleyhi’’ ifadesi uygundur. Oysa ayette (له)’’lehu’’ifadesi kullanılmış, demek ki musallat ifadesi yanlıştır. 2: Bunun anlamı: Bu kişi özgür iradesiyle Rahman’ın zikrinden yüz çevirip inkâr ettikten sonra, şeytanın tam da istediği konuma gelmiş olduğundan, şeytanın onun yandaşı olmasına fırsat verilmektedir. Zaten onu saptırmış olan bu şeytan değil, çünkü bu kişi Rahman olan Allah’ın zikrinden yüz çevirdikten (onu inkâr ettikten) sonra bu şeytan onun yandaş ve arkadaşı oluyor. Yani bu kişi inkâr etmeden şeytan onun yandaşı olmaz, bilakis onun düşmanı olur. İşte bu kişiyle şeytan uğraşmaz, çünkü kendisi şeytanın istediği konuma zaten gelmiştir, sadece ona manen yandaş olur. Ayrıca doğruları, gerçekleri görmeye çalışmayanlar için, içlerindeki şeytanla, kendileri baş başa bırakılır deniyor. Böyle insanların dostları da, aynı düşüncede şeytanın yolundan giden dostlarıdır, onların arkadaşları da şeytana hizmet eder diyor. Kur’an şeytan sözünü, yalnız bizler için görünmez olan, ateşlendiren melekelerimiz için kullanmaz. İnsanlar için de birçok ayete bu ifadeyi kullanılır. Bu nedenle burada kullanılan ona arkadaş, can yoldaşı olan da şeytandan farkı olmayan, onun izinden yürüyen insanlardır.
وَمَنْ يَعْشُ عَنْ ذِكْرِ الرَّحْمَٰنِ نُقَيِّضْ لَهُ شَيْطَانًا) المعنى المُتقارب اليسير الفهم يعني نُتح له شيطاناً لكن نُتح لا تؤدي المعنى الذي يُراد من معنى تسلط الشيطان على من أعرض عن ذكر الرحمن واضح الآن -- [التقييض]: قَيَّضَ الله تعالى الشيء: أي أتاحه، قال تعالى: {نُقَيِّضْ لَهُ شَيْطانًا} أي نخلِّي بينه وبين الشيطان، فيكون عوضا له عن ذكر الله تعالى، قرينا له في الدنيا والآخرة. أي: من يتعام (عن ذكر الرحمن) فيعرف أنه حق ويتجاهل (نقيض له شيطنا) نخذله ونخل بينه وبين الشياطين (تفسير جامع الجوامع) واما ما ذكره المفسرون من انه من القيض وهو قشر البيضة الاعلى وانه بهذه المناسبة يطلق على التسليط فقد قلنا ان التقييض لم يستعمل بهذا المعنى مع انه غير مناسب لما اخذ منه ومضافا الى انه لو كان بهذا المعنى لكان المناسب ان يقال (نقيض عليه) لا (نقيض له). وقوله فهو له قرين ...(وَمَنْ يَعْشُ عَنْ ذِكْرِ الرَّحْمَنِ نُقَيِّضْ لَهُ شَيْطَانًا فَهُوَ لَهُ قَرِينٌ – السيد) (قاموس عربي تركي) نقيض له شيطانا من نفسه أو جنسه، يقارنه في ضلالته وغوايته. (تفسير القاسمي) قَيَّضَ اللهُ فلانا لفلان : أتاحه له) = ona fırsat verdi, fırsat tanıdı.