close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 36. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemen ya’şu ‘an żikri-rrahmâni nukayyid lehu şeytânen fehuve lehu karîn(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve kim, rahmanı anmadan yüz çevirirse ona bir Şeytan musallat ederiz, artık o, arkadaş olur ona.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Artık) Her kim Rahman’ın Zikrini (Kur’an-ı Kerim’i) görmezden gelir, (hükümlerinden ve haberlerinden yüz çevirip başka şeylere) yönelirse, Biz, (insan suretli bilgiç sanılan) bir şeytanı ona musallat kılarız, (üzerine kabuk gibi sardırıp bağlatırız ve onun kötü emellerine kendisini uşak yaparız.) Artık bu (şeytan), onun yakını (yoldaşı ve kaptanı)dır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kim Rahman'ın Kur'ân'ından yüz çevirirse, ona bir şeytanı sardırırız da, artık o onun yanından ayrılmaz ve devamlı kötülükleri telkin eden bir arkadaşı olur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kim rahmet sahibi Rahman olan Allah'ın övünç kaynağı Kur'ân'ından uzaklaşarak kör hale gelirse biz ona bir şeytan, bir şeytanî güç musallat ederiz. Artık o şeytan onun yakın dostu olur.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/115; 41/25; 61/5.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Kim Rahman'ın zikrini görmezlikten gelirse onun başına bir şeytanı musallat ederiz. Artık o onun yakını olur.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kim Rahmanın zikrini görmezlikten gelirse, biz bir şeytana onun 'üzerini kabukla bağlattırırız'; artık bu, onun bir yakın dostudur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Her kim, Rahmân'ın zikrinden göz yumarsa, biz ona şeytanı musallat ederiz. Artık bu, ona arkadaştır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Artık, her şeyin rızkını veren Allah’ın mesajına karşı kim kör olursa, ona bir şeytan musallat ederiz. O hep ona arkadaş olur.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kim Rahmân'ın zikrinden/öğüdünden yüz çevirirse, ona bir şeytan salarız; o, onun yoldaşı olur.[533]
[533] Kur’ân’dan yüz çevirmenin sonuçları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 316-320.  
Besim Atalay
swap_vert close
Esirgeyen Tanrıyı, kim anmaktan çekinirse, ona şeytan göndeririz, o onun yoldaşıdır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kim de Rahman'ın Zikri'ni (Kur'an'ı) görmezlikten gelirse, biz onun başına bir şeytan musallat ederiz. Artık o, onun ayrılmaz dostudur.
Kur’an’ı görmezden gelmek, ona inananlara has bir ifadedir. Nitekim bir sonraki ayette “onlar kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar” cümlesi bunu doğrulamaktadır. Kur’an’ı inkâr eden zaten onunla ilgili hiçbir şeyi kabul etmiyor ki onu görmezden gelsin. Ama kendini doğru yolda sandığı halde Kur’an’ın sesini duymak, mesajını görmek ve onun konuşan canlı haliyle tanışmak istemeyen sözüm ona nice Müslümanlar vardır. İşte bu tip Müslümanların başının beladan neden kurtulamadığını ayet anlatıyor. Çünkü Allah onların başına şeytanı musallat etmiştir. Bir sonraki ayette buyrulduğu gibi “şeytanın onları yoldan çıkardığını ve fakat onlar kendilerinin -ataları gibi- doğru yolda olduğunu sanırlar.”  
Cemil Said
swap_vert close
Rahmân’ın mev’ızalarından kaçana şeytânı zincir ile bağladık ânın tefrîk kabûl itmez bir arkadaşı olacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Rahman olan Allah'ı anmayı görmezlikten gelene, yanından ayrılmayacak bir şeytanı arkadaş veririz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kim, Rahmân’ın Zikri’ni görmezlikten gelirse, biz onun başına bir şeytan sararız. Artık o, onun ayrılmaz dostudur.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’ın mesajını görmezden gelen kimseye bir şeytan tahsis ederiz; artık bu onun arkadaşıdır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kim Rahmân'ı zikretmekten gafil olursa, yanından ayrılmayan bir şeytanı ona musallat ederiz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kim Rahman'ın mesajına aldırış etmezse, ona bir şeytanı sardırırız da onun arkadaşı olur.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Her kim Rahman olan Allah'ın zikrinden yüz çevirirse biz ona bir şeytan musallat ederiz. Artık o şeytan onun yakın dostudur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve her kim Rahmanın zikrinden teâmî ederse biz ona bir Şeytan sardırırız artık o ona arkadaştır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Her kim Rahman (olan Allah) ’ın zikrini görmezden gelirse (Kur’ân’ı inkâr ederse) biz ona bir şeytan musallat ederiz. Artık o şeytan onun yakın dostudur. (Ona sürekli olarak kötülükleri telkin ederek vesvese verir.)
Erhan Aktaş
swap_vert close
Her kim Rahman'ın öğüdüne karşı duyarsız olursa, Biz ona bir şeytan¹ salarız. Artık şeytan onun yakın arkadaşı olur.
1- Hakk'tan uzak olan. Hakk'a aykırı hareket eden her türlü varlık, kişi ve kurumun ortak “karakteristik adıdır.”  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kim O çok esirgeyici (Allah) ın zikrinden göz yumarsa biz ona şeytanı musallat ederiz. Artık bu, onun (ayrılmaz) bir arkadaşıdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kim Rahmân'ın zikrini görmezlikten gelirse, (biz) ona bir şeytanı musallat ederiz de, o ona arkadaş olur.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Kim de (zatım olan) Rahman’ın Zikri’ni (Kur’an’ı) görmezlikten gelirse, biz (bu konuda) ona (onun nefsinden veya cinsinden yandaş olan) bir şeytana fırsat veririrz (onu şeytanla başbaşa bırakırız). Artık (onun nefsinden veya cinsinden olan) o (şeytan) onun yoldaşı olur. *
(*) Meallerde, ‘’Biz ona bir şeytanı musallat ederiz veya sardırırız…’’şeklindeki ifadeler doğru değildir. Çünkü 1: Ayette (نقيض له) ‘’nukayyıd lehu’’denilmiş, eğer musallat anlamında olsaydı (نقيض عليه)’’nukayyıd aleyhi’’olacaktı. Musallat için (له)’’ lehu’’ değil, (عليه) ‘’aleyhi’’ ifadesi uygundur. Oysa ayette (له)’’lehu’’ifadesi kullanılmış, demek ki musallat ifadesi yanlıştır. 2: Bunun anlamı: Bu kişi özgür iradesiyle Rahman’ın zikrinden yüz çevirip inkâr ettikten sonra, şeytanın tam da istediği konuma gelmiş olduğundan, şeytanın onun yandaşı olmasına fırsat verilmektedir. Zaten onu saptırmış olan bu şeytan değil, çünkü bu kişi Rahman olan Allah’ın zikrinden yüz çevirdikten (onu inkâr ettikten) sonra bu şeytan onun yandaş ve arkadaşı oluyor. Yani bu kişi inkâr etmeden şeytan onun yandaşı olmaz, bilakis onun düşmanı olur. İşte bu kişiyle şeytan uğraşmaz, çünkü kendisi şeytanın istediği konuma zaten gelmiştir, sadece ona manen yandaş olur. Ayrıca doğruları, gerçekleri görmeye çalışmayanlar için, içlerindeki şeytanla, kendileri baş başa bırakılır deniyor. Böyle insanların dostları da, aynı düşüncede şeytanın yolundan giden dostlarıdır, onların arkadaşları da şeytana hizmet eder diyor. Kur’an şeytan sözünü, yalnız bizler için görünmez olan, ateşlendiren melekelerimiz için kullanmaz. İnsanlar için de birçok ayete bu ifadeyi kullanılır. Bu nedenle burada kullanılan ona arkadaş, can yoldaşı olan da şeytandan farkı olmayan, onun izinden yürüyen insanlardır. وَمَنْ يَعْشُ عَنْ ذِكْرِ الرَّحْمَٰنِ نُقَيِّضْ لَهُ شَيْطَانًا) المعنى المُتقارب اليسير الفهم يعني نُتح له شيطاناً لكن نُتح لا تؤدي المعنى الذي يُراد من معنى تسلط الشيطان على من أعرض عن ذكر الرحمن واضح الآن -- [التقييض]: قَيَّضَ الله تعالى الشيء: أي أتاحه، قال تعالى: {نُقَيِّضْ لَهُ شَيْطانًا} أي نخلِّي بينه وبين الشيطان، فيكون عوضا له عن ذكر الله تعالى، قرينا له في الدنيا والآخرة. أي: من يتعام (عن ذكر الرحمن) فيعرف أنه حق ويتجاهل (نقيض له شيطنا) نخذله ونخل بينه وبين الشياطين (تفسير جامع الجوامع) واما ما ذكره المفسرون من انه من القيض وهو قشر البيضة الاعلى وانه بهذه المناسبة يطلق على التسليط فقد قلنا ان التقييض لم يستعمل بهذا المعنى مع انه غير مناسب لما اخذ منه ومضافا الى انه لو كان بهذا المعنى لكان المناسب ان يقال (نقيض عليه) لا (نقيض له). وقوله فهو له قرين ...(وَمَنْ يَعْشُ عَنْ ذِكْرِ الرَّحْمَنِ نُقَيِّضْ لَهُ شَيْطَانًا فَهُوَ لَهُ قَرِينٌ – السيد) (قاموس عربي تركي) نقيض له شيطانا من نفسه أو جنسه، يقارنه في ضلالته وغوايته. (تفسير القاسمي) قَيَّضَ اللهُ فلانا لفلان : أتاحه له) = ona fırsat verdi, fırsat tanıdı.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kim Rahmanın zikrini (Kur’an’ı) görmezden gelirse, biz o’na bir şeytan musallat ederiz ve şeytan o’nun yakın arkadaşı olur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Herkim esirgeyici olan Allah’ı anmıya karşı göz yumacak olursa Biz ona bir Şeytan’ı yoldaş katarız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Her kim esirgeyen Tanrı/yı anmaya karşı körlük gösterirse biz ona yoldaş olmak üzere bir şeytan katarız.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kim Rahmân’ın zikrine karşı körlük ederse [ya’şu] onun başına bir şeytan sararız [nukayyıd]¹¹, o da ondan ayrılmayan bir arkadaşı [karîn] olur.
11 “Nukayyıd” fiili, yumurtayı tam anlamıyla saran, onu çepeçevre kuşatan dış kabuğudur. Yumurtaya yapışıktır ve çok zor ayrılır. Buradan hareketle semantik olarak “başına sarmak” diye çevirdik. Bu kelime Karahanlı Türkçesi Türkçe Satırarası Kur’an Tercümesi’nde; “kömerler” (musallat etmek, üzerine salmak) olarak tercüme edilmiştir. Bu kelime Kırgız Türkçesinden alınan bir kelimedir. (Bkz. Suat Ünlü neşri).  
Kadri Çelik
swap_vert close
Kim Rahman'ın zikrini görmezlikten gelirse, ona bir şeytanı salarız da o şeytan artık onun yakın dostu olur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Her kim Rahmân’ın öğüt ve uyarılarla dolu kitabı olan bu Zikrine karşı ilgisiz ve duyarsız kalırsa, onun başına, kendisini gölge gibi takip eden bir şeytan ordusu musallat ederiz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kim Rahmân’ın zikrini (öğütünü / kitabını / Kur’ân’ı) görmezlikten- duymazlıktan gelirse / bakar-kör davranırsa, ona bir şeytan sardırırız (takarız); o, onun için bir yakın arkadaş olur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kim ağzına Sevgi'nin adını almaz ise yanına bir şeytan verip, ona yoldaş ederiz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kim gönderdiğimiz ayetlerden uzaksa, yasalarımıza karşı çıkıp insanların yasalarına göre yaşıyorsa, biz O’na şeytanı musallat ederiz. Şeytan onların gözlerini körleştirir. Artık onlar ayetlerimizle anlatılan gerçekleri görmezler. Haksızlık adaletsizlik içinde bocalarlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kim Rahmân’ın [zikr]ine (Kur’an’a) karşı kör davranırsa (ondan yüz çevirirse), yanından ayrılmayan bir şeytanı ona sardırırız. [*]
Burada, “sebep-sonuç” ilişkisi vardır. Bu ayet şeytanın kimlere dost kılınacağının delilidir. İman etmemek, Kur’an’dan yüz çevirmek “sebep”, şeytanın dost edinilmesi ise “sonuç”tur. Benzer mesajlar: A‘râf 7:27; Meryem 19:83; Şu‘arâ 26:221-222; Fussilet 41:25  
Mehmet Türk
swap_vert close
Kim Rahman’ın zikri (olan Kur’an)’dan yüz çevirirse¹ Biz ona yanından ayrılmayan bir şeytanı musallat ederiz.²
1 Aşâ: gözde bir çeşit zayıflık ve “tavukkarası” denilen görmemezlik hali yani bir nevi körlük demektir. Burada kastedilen öyle körlük edip de görmezlikten gelmektir.2 Bu âyet; “Kim Rahman’ın zikri (olan Kur’an)’a karşı kör olursa Biz, ona yanından ayrılmayan bir şeytanı musallat ederiz” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Rahmân’ın uyarısını görmezden gelmeyi tercih eden kimseye gelince, Biz onun içine öteki kişiliğini oluşturmak üzere [kalıcı] bir şeytanî dürtü yerleştiririz. ³¹
31 Lafzen, “Biz başına bir şeytan sararız ve bu, onun öteki kişiliği (karîn) olur”: bkz. 41:25, not 24. “Şeytanî dürtü” olarak şeytân teriminin psikolojik boyutu için bkz. 15:17, not 16’nın ilk yarısı ve 14:22, not 31.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kim Rahman’ın uyarı dolu mesajı Kuran’a umursamaz bir tavırla yaklaşırsa şeytan onun ayrılmaz bir arkadaşı yoldaşı olur. 7/27, 16/98
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kim Rahmân’ın uyarı dolu mesajına kusurlu bir gözle bakarsa, ona bir tür şeytanı musallat ederiz de, kendisi onun uydusu haline gelir;[⁴³⁹⁵]
[4395] Veya: “kör davranırsa” (Ferrâ). ‘Aşâ, dilimizde “tavuk karası” adı verilen gece görüş bozukluğudur. Vahye gece gibi karanlık bir akılla bakanın, vahyin gösterdiği hakikati göremeyeceği imasını taşır. Zımnen: Baktığı ne kadar doğru olursa olsun, yamuk bakan doğru göremez. Kusurlu bakış bakılan üzerinde hiçbir kalıcı etkiye sahip değildir, sadece sahibini aldatır. Vahyin mesajını bulandırmak, muhkemine müteşabih, müteşabihine esrarlı bir şifre ve bulmaca muamelesi yapmak da bu çerçevede değerlendirilmelidir. Tavuk karası bakışın çağrıştırdığı bir başka nükte de, âyetlere darı muamelesi yapıp onu anlamak yerine didiklemektir. Vahye yamuk bakan, şeytanî bir öteki kişiliğin uydusu olmakla cezalandırılır. Mânevî şizofreni adını verebileceğimiz bu inançsızlık hastalığı, sahibini güdülerinin ve bilinçaltının nesnesi haline getirecektir (Krş: 41:25). Bu âyet insanın nasıl şeytanın yörüngesine girip onun uydusu haline geldiğini ifade etmektedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kim Rahman’ın zikrini (Kur'an gerçeğini) görmemezlikten gelirse, -yanından hiç ayrılmayan- bir şeytanı ona musallat ederiz.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve kim Rahmân’ın uyarışına karşı kör olursa ona şeytânı sardırırız; artık o, onun yakın arkadaşı olur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve her kim o Rahmân'ın zikrinden nankörlükte bulunursa ona bir şeytanı musallat ederiz. Artık bu, onun için bir refîktir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kim Rahman'ın hikmetlerle dolu ders olarak gönderdiği Kur'ân'ı göz ardı ederse, Biz de ona bir şeytan sardırırız; artık o, ona arkadaş olur. [4, 115; 61, 5; 41, 25]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kim Rahman'ın zikrine karşı kör olursa ona bir şeytanı sardırırız; artık o, onun (yanından ayrılmaz, ona sürekli olarak kötülükleri telkin eden) arkadaşı olur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rahmân olan Allâh'ın zikrinden göz yuman kimseye dünyâda iken bir şeytân musallat kılarız ki ona karîn olur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kim Rahman’ın Zikri’nden (Kur’ân’dan) yüz çevirirse, başına bir şeytan sararız; o, onunla beraber olur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'ın zikrini/Kur'an'ı umursamayan kimseye bir şeytanı musallat ederiz de onun yakın bir dostu olur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kim Rahmân'ın zikrine(8) karşı körlük ederse, Biz ona bir şeytan musallat ederiz de kendisine arkadaş olur.
(8) Kur’ân’a.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kim Rahman'ın Zikri'ni görmezlikten gelip ondan uzaklaşırsa biz ona bir şeytanı musallat ederiz de o ona can yoldaşı olur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı her kim yüz döndürse raḥmān źikrinden ya'nį ķur’ān ŧaķdir eyleyevüz aña yā sebeb eyleyevüz bir şeyŧān pes ol anuñ işidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Kim ki i‘rāż eylese Tañrı Ta‘ālā ẕikrinden, aña bir şeyṭān musallaṭ ider‐biz.Ol aña iş olur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Hər kəs Rəhmanın zikrindən boyun qaçırsa, Biz ona Şeytanı urcah edərik və onun (Şeytanın) yaxın dostu olar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And he whose sight is dim to the remembrance of the Beneficent, We assign unto him a devil who becometh his comrade;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If anyone withdraws himself(4638) from remembrance of ((Allah)) Most Gracious, We appoint for him an evil one, to be an intimate companion to him.
4638 If men deliberately put away the remembrance of Allah from their minds, the natural consequence, under Allah's decree, is that they join on with evil. Like consorts with like. We can generalise evil in the abstract, but it takes concrete shape in our life companions.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَنْ
ve kim
يَعْشُ
görmezden gelirse
عَنْ ذِكْرِ
zikrini
الرَّحْمٰنِ
Rahmân'ın
نُقَيِّضْ
musallat ederiz
لَهُ
ona
شَيْطَاناً
bir şeytanı
فَهُوَ
artık o
لَهُ
ona
قَر۪ينٌ
karîn olur
Kim Rahmân'ın zikri (olan Kur'ân)ı görmezlikten gelirse, Biz ona bir şeytanı musallat ederiz de o, ona karîn olur (uydu gibi onun etrafında dolanıp ona en yakın dost olur).
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
عَشَا
Fiil-I
ع ش و
Görmezden geldi
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
رَحْمٰن
İsim
ر ح م
Rahmân (Allah'ın esması, ismidir. Rahmeti herkesi ve her şeyi kuşatan demektir)
قَيَّضَ
Fiil-II
ق ي ض
Musallat etti
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
شَيْطَان
İsim
ش ط ن
Şeytan
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
قَرِين
İsim
ق ر ن
Arkadaş, karîn, beraber olan