close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 35. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-zuḣrufâ(en)(c) ve-in kullu żâlike lemmâ metâ’u-lhayâti-ddunyâ(c) vel-âḣiratu ‘inde rabbike lilmuttekîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve onları altınlara, mücevherlere boğardık ve bütün bunlar, dünya yaşayışına ait metalardan ibaret ve ahiretse, Rabbinin katında, çekinenlerin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve (daha nice) çekici-süsler(le donatır ve altın yaldızlarla kaplatırdık). Oysa bütün bunlar, sadece dünya hayatının metaıdır (geçici bir yararlanmadır). Ahiret ise, Rabbinin katında müttakiler için (hazırlanmıştır, sonsuz ve kusursuz bir hayattır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve onları altına ve mücevherlere boğardık. Ama bunların tümü, bu dünya hayatının gelip geçici zevklerinden başka birşey değildir. Ahiretteki cennet nimetleri ise, yollarını Allah ve kitabıyla bulanlarındır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Daha nice altın zînetler verirdik. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçici menfaatleri, zevkleridir. Âhiret, ebedî yurt ise Rabbinin katında, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minler içindir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ve (nice) süsler (verirdik). Bütün bunlar dünya hayatının geçimliğinden başka bir şey değildir. Ahiret ise Rabbinin katında takva sahipleri içindir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve (daha nice) çekici-süsler (de verirdik). Bütün bunlar, yalnızca dünya hayatının metaıdır. Ahiret ise, Rabbinin katında muttakiler içindir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onların bu eşyalarını altın yaldızlı ve işlemeli kılardık. Bunların hepsi, ancak dünya hayatının geçici menfaatıdır. Ahiret (cennet) ise, Rabbinin katında, takva sahibleri içindir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve (onlar için, bu sayılanları) altından da yapardık. Fakat bütün bunlar, dünya hayatının geçici geçimidir. Ahiret hayatı ise, Rabbinin yanında (ebedî âlemde) özlerini koruyanlar içindir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
34,35. Evlerini gümüşten kapılar ve yaslanacakları koltuklarla donatıp süslerdik. Bütün bunlar sadece geçici dünya malıdır. Âhiret ise Rabbin katında muttakiler/ Allah'a saygı duyanlar içindir.
Besim Atalay
swap_vert close
Süse boğardık, bunların hepsi de ancak, dünya metaıdır, ahret Tanrının katında bulunan, sakınç olan kimselerin
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
34-35. (İnkârcıların dünyadaki) evlerinin kapılarını ve üzerine kuruldukları koltuklarını da (gümüşten) yapardık. Ve (daha nice) çekici süsler (de verirdik). Bütün bunlar sadece dünya hayatının geçici malından ibarettir. Ahiret nimeti ise, Rabbinin katında, Allah'ın azabından sakınıp rahmetine sığınanlara mahsustur.
Cemil Said
swap_vert close
33,34,35. Eğer tekmîl insânların kâfir bir millet teşkîl itmeleri ihtimâli olmaya idi, Allâh’a inanmayanların hânelerinin sakfını gümüşden yapar ve oraya çıkmak içün gümüşden merdivenler, gümüşden kapular ve rahat oturmaları içün sedirler ve altundan müzeyyinât virir idik bunlar hep dünyâda görilen muvakkat zevklerdir. Âhiretin hayât-ı ebedîsini Allâh mü’minlere, muttakîlere tahsîs iylemişdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
33,34,35. Eğer bütün insanlar tek ümmet olma durumuna gelmeyecek olsaydı, Rahman olan Allah'ı inkar edenlerin evlerinin tavanlarını, üzerinde yükseldikleri merdivenleri, evlerinin kapılarını, üzerine yaslanacakları kerevetleri gümüşten yapar ve altın bezeklerle işlerdik. Bunların hepsi ancak dünya hayatının geçimliğidir. Ahiret, Rabbinin katında O'na karşı gelmekten sakınanlaradır.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
34,35. Evlerine (gümüşten) kapılar ve üzerine yaslanacakları koltuklar ve altın süslemeler yapardık. Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Rabbinin katında ahiret ise, O’na karşı gelmekten sakınanlarındır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
34-35. (Ayrıca) evleri için kapılar, üzerlerinde yaslanıp istirahat edecekleri koltuklar yapar, altınla da süslerdik. Ama bunların hepsi dünya hayatına ait geçici faydalardan ibarettir, rabbinin katında âhiret (mutluluğu) ise takvâ sahiplerine mahsustur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve onları zinetlere boğardık. Bütün bunlar sadece dünya hayatının geçimliğidir. Ahiret ise, Rabbinin katında, Allah'ın azabından sakınıp rahmetine sığınanlara mahsustur.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve nice gösterişli maddeler. Tüm bunlar bu dünya hayatının geçici materyalidir. Ahiret ise Rabbinin katında erdemlilerindir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Daha nice altın ziynetler verirdik. Çünkü bunların bizce hiçbir kıymeti yoktur. Bütün bunlar dünya hayatının geçici menfaatinden başka bir şey değildir. Ahiret ise Rabbin katında takva sahipleri içindir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve altın ziynetler yapardık ve doğrusu bütün bunlar Dünya hayatın geçici metaı, rabbının ındinde. Âhıret ise korunan müttefekîler içindir.
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve (daha nice değerli madenlerden) süsler (verirdik). Bütün bunlar dünya hayatının geçici menfaatinden başka bir şey değildir. Âhiret (nimetleri) ise, Rabbinin nezdinde, takva sahiplerine mahsustur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve altına boğardık. Bunların tamamı, dünya hayatının kazanımından başka bir şey değildir.¹ Ahiret ise Rabb'inin yanında, yalnızca takva² sahipleri içindir.
1- Bu ayetlerde (31,32,33,34,35), bizatihi dünya nimetlerini yermek veya önemsizleştirmek söz konusu değildir. Ancak dikkatler, bütün zenginliklerden daha büyük zenginlik olan ahiret zenginliğine çekilmek istenmektedir. Amaç, insanların zaaflarına yenilmeyerek gerçek ve kalıcı olan zenginliği öncelemelerini sağlamaktır. Zira zenginlik ve refah aynı zamanda insan için şımartıcı ve azgınlaştırıcı özelliğe de sahiptir. Dünya nimetleri elbette ki değerlidir, ancak onlardan daha değerli olan şey ilkeli olmak, doğru yoldan ayrılmamak ve takva sahibi olmaktır. Ayette “değerli olandan”, daha değerli olana” vurgu yapılmaktadır. 2- Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak, o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Onları) altın zînetler (e boğardık). Bunların hepsi dünyâ hayâtının geçici metâından başka şeyler değildir. Âhiret (seâdeti) ise Rabbinin indinde (ancak küfür ve meâsîden) kaçınanlara mahsusdur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve (onlara) nice zuhruf (altın ziynetler verirdik). Hâlbuki doğrusu bütün bunlar, dünya hayâtının (geçici) menfaatinden başka bir şey değildir. Âhiret ise, Rabbinin katında takvâ sâhibleri içindir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (daha nice) çekici süsler (de verirdik). Bütün bunlar sadece dünya hayatının geçici malından ibarettir. Ahiret nimeti ise, Rabbinin katında, (dünyada iken kötülüklerden) sakınanlar içindir. *
(*) Eğer mü’minler adına bir fitne olmayacak, mü’minlerin gönülleri küfre meyletmeyecek olsaydı, Rabbimiz bunlardan inkârcılara bol bol verirdi. “İnsanların gözlerine, gönüllerine hitap eden, göz kamaştıran, daha nice süsler, ziynetler verirdik,” diyor Rabbimiz… Bir de insanın şöyle diyesi geliyor: Peki, mademki dünya malı insanların meylettiği bir şeydir. O zaman Allah bunun tam tersini yapsaydı olmaz mıydı? Yâni bu saydıklarını mü’minlere verseydi de, tüm inkârcıların gönülleri mü’minlere ve imana meylettirseydi. O zaman da belki insanlar dünyalık adına Müslüman olurlardı ki, Allah bunu da istememektedir. Böyle menfaat gereği bir iman da makbul değildir. (BESAİRU’L KUR’AN - Ali Küçük Tefsiri) Âyetlerin muhtevasından şu mânayı da anlamamız mümkündür: “Siz çok değer veriyor ve putlaştırıyorsunuz ama benim katımda dünya malının, altın ve gümüşünün fazla bir değeri yoktur. O kadar ki hiç sevmediğim ve razı olmadığım inkârcıların bile evlerinin çatılarını, merdivenlerini, odalarının kapılarını, oturdukları koltuk ve tahtları hep parlak gümüşten yapabilirdim. Onları altınlara ve pek çok çeşit zînetlere, mücevherlere boğabilirdim. Çünkü bunların o kadar gönül verilip bel bağlanacak bir kıymetleri yoktur. Kısa bir süre içinde bu saltanat, bu ihtişam ve debdebe son bulacaktır. Sadece bir tehlikeli durum, bizim böyle yapmamıza mâni olmuştur: O da mü’minlerin inkârcılara özenip: “Niçin biz de bu imkânlara sahip olmayalım” diyerek imanı terk etmeleri ve kuvvetle muhtemel hepsinin inkâr üzere toplanan bir tek toplum olmalarıdır. Kaynak: (Ö. Çelik Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Altın (yapardık). Bunların hepsi dünya hayatının geçimlikleri olup, ahiret ise, Rabbinin katında sakınıp korunanlarındır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
onları altın bezeneklere boğardık. Bütün bunlar dünya yaşayışının gönenceleridir. Öbür dünyada Allah’ın katında olanlar ise yalnız sakınanlar içindir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onları altına, ziynete boğardık [¹]. Bütün bu şeyler dünya dirliğinin geçmesinden ibarettir, Rabbinin yanında âhiretteki nimet elbette fenalıklardan sakınanlarındır.
[1] Çünkü dünya nimetinin nezdimizde kıymeti yoktur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Altın ziynetlere [zuhruf] boğardık.¹⁰ Bütün bunlar dünya hayatının geçici nimetleridir [metâ’]. Ahiret ise, Rabbinin katında O’na karşı sorumluluk bilincinde olanlar içindir.
10 Krş. A’râf, 7/182; Tevbe, 9/55  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve (daha nice) çekici süsler de (verirdik). Bütün bunlar, yalnızca dünya hayatının geçimliğidir. Ahiret ise, senin Rabbinin katında takva sahipleri içindir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve onları, istedikleri kadar altınlara, mücevherlere boğardık. Fakat bütün bunlar, dünya hayatının basit ve gelip geçici zevklerinden başka bir şey değildir. Rabb’inin katındaki âhiret nîmetleri ise, dürüst ve erdemli bir hayatı tercih ederek kötülüklerden sakınan kimseler için elbette çok daha değerlidir. O hâlde;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
ZÜHRUF / Altın Süsleme! Bunun her biri, sadece Dünya Hayatı’nın geçimliğidir. Senin rabbinin katında Âhiret, Müttakîler / Sakınıp Korunanlar içindir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
süslemeler, oymalar ve nakışlarla bezerdik. bunların hepsi, tadımlık dünya malıdır. Rabbin katındaki Ahiret ise sağlamcılara özeldir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ve onları kıymet verdikleri madenlere, altına, gümüşe, elmasa, zümrüte, yakuta boğardık. Bütün bunlar sadece dünya hayatının geçimliğidir. Üstelik bütün bunlara dünyada değer verenler sizlersiniz. Rabbinizin katında hepsi birdir. Rabbinizin kadında değer verdiğiniz madenlerin hiçbir değeri yoktur. Size Rabbiniz neye değer verir söyleyelim mi? Rabbinizin katında ahiret hayatında kurtulacaklar değerlidir. Onun için Rabbiniz sizi uyarıyor. Ahiret hayatı; dünyada servete boğulanların değil, Allah’ın cezasından sakınıp, Allah’ın rahmetine sığınan, Allah’ın yasalarına uyarak dünya hayatını yaşayanlarındır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Onlara çeşitli) ziynetler (verirdik). Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçimliğidir. Ahiret ise Rabbinin katında [muttakî]lere (duyarlı olanlara) özeldir. [*]
Benzer mesaj: A‘râf 7:32.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve onlara (nice) ziynetler (de verirdik). İşte bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçici kazançlarıdır. Âhiret ise, Rabbinin katında (Allah’a) karşı hata etmekten sakınanlar içindir.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve [sınırsız ölçüde] altın… ³⁰ Ama bunların tümü, bu dünya hayatının [gelip geçici] zevklerinden başka bir şey değildir; halbuki Allah’a karşı sorumluluk duyanları öteki dünya[da] Rableri katında [mutluluk] bekler.
30 Zuhruf isminin öncelikli anlamı “altın”dır: “süs” veya (10:24’de olduğu gibi) “ziynet” anlamları ikinci derecedendir (Tâcu’l-‘Arûs).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onları altınlara mücevherlere boğardık. Ne var ki bütün bunlar şu dünya hayatının gelip geçici zevklerinden başka bir şey değildir. Oysa Rabbinin katındaki ahiret, günahlardan korunan muttakiler içindir. 3/185, 57/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve altına (boğardık). Ne ki bütün bunlar, şu dünya hayatının geçici zevklerinden başka bir şey değildir: Rabbinin katında (daha değerli) olan âhiret ise, sorumluluğunu kuşananlar içindir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve onları zînetlere boğardık (oysa) bunların tümü dünya hayatının geçimliğidir. (Dünya hayatından başka bir şey düşünmeyenlere, yiyecek içecek olarak bunlardan bol bol veririz, fakat onların ahiretten nasibleri olmaz, çünkü) Ahiret (nimetleri) takva ehli kullara hastır.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve tüm süsleri (altın, mücevherleri) verirdik. Bütün bunlar, sâdece dünyâ hayâtının geçiminden ibarettir. Ahirete, rabbinin katında olanlar ise muttakiler içindir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve altun (ziynetler yapardık). Bunların hepsi de dünya hayatının (muvakkat) meta'ından başka değildir. Ahiret ise Rabbinin indinde muttakîler içindir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
33, 34, 35. Eğer, bütün insanların dinsizliğe imrenecek bir tek ümmet haline gelme mahzuru olmasaydı, Rahman'ı inkâr edenlerin evlerinin tavanlarını ve çıkacakları merdivenleri, evlerinin kapılarını, üzerine kurulacakları koltukları hep gümüşten yapardık. Onları altına, mücevhere boğardık. Fakat bütün bunlar dünya hayatının geçici metâından ibarettir. Âhiret ise Rabbinin nezdinde Allah'a karşı gelmekten sakınanlara mahsustur.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve (nice) süs(ler verirdik). Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçiminden ibarettir. Rabbinin katında ahiret ise, (günahlardan) korunanlar içindir.
Kur'ân-ı Kerîm, bu âyetleriyle günümüzün modern hayâtını tasvir etmektedir. Yüce Allah diyor ki: Eğer bütün insanlar, inanmayanların zenginliklerine ve sürdükleri konforlu hayâta imrenip küfre eğilim duyacak ve böylece bütün insanlık inkâra sapacak olmasaydı, biz, Rahmân'a nankörlük edenlerin evlerine gümüş tavanlar, üzerine binip yükseklere çıkacakları merdivenler, asansörler yapardık. Evlerine kapılar, odalarına rahatça yaslanacakları koltuklar, kanapeler ve bundan başka nice süsler verirdik. Verirdik ama insanlar bu konfor içinde azar, servetlerine güvenip Allah'ı tanımaz olurlardı. Nitekim öyle olmuştur. Servetin, refahın ve konforun içine gömülen günümüz insanı, Allah'ı tanımaz hale gelmiştir. Demek ki yüce Kur'ân, çok önceden, insanlığın istikbalini haber vermiştir. Fakat neden insanlar bu kadar gururlu, neden böyle paraya, mala güvenmektedirler? Nihayet bunlar, şu birkaç günlük dünyâ malından ibarettir. İnsanla beraber âhirete gelmeyecektir ki! İnsanla gelen Allah'a imanı, O'na karşı sevgisi ve kulluğudur. Gerçekten insan, refahı görünce azmakla, çok büyük nankörlük ve bilmezlik etmektedir!  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Evlerinin eşyâlarını altundan ve altun yaldızlı yapardık. Bütün bunlar hayât-ı dünyânın metâ'ından başka bir şey değildir. (Serî'uz zevâldir). Rabbinin 'indindeki ni'metler muttakîler içündir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Altın işlemeli yapardık. Bütün bunlar dünya hayatının menfaatleridir. Rabbinin katında Ahiret, Allah’tan çekinerek kendini korumuş olanlar[*] içindir.
[*] Müttekiler: Allah'tan çekinerek korunan, kendini (fıtratını) bozmayan. Bkz. Bakara 2/2.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ve süsleri de... Bunların hepsi geçici hayatın geçimliğidir. Ahiret ise Rabbin katında korunanlara aittir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onları altın ziynetlere boğardık.(7) Fakat bunların hepsi dünya hayatının gelip geçici menfaatinden ibarettir. Âhiret ise, Rabbinin katında sadece takvâ sahipleri içindir.
(7) Kâfirlerin nimetler içinde yüzmesi, kendilerinin Allah katındaki itibarını değil, gelip geçici dünya menfaatinin Allah katındaki değersizliğini gösterir. Aslında onlar geniş imkânlara kavuştukça daha çok gaflet içine sürüklenmekte ve haktan daha da çok uzaklaşarak âkıbetleri hakkında iyice duyarsızlaşmaktadırlar ki, bu durum, 7:183’ün açıklamasında da geçtiği gibi, “istidraç” olarak anılır. (3:196-197, 9:85, 23:55-56 gibi âyetlerde de bu hakikate işaret edilmektedir.) Belki bu çok daha ileri seviyelerde cereyan edebilir, inkârcılar âyette anlatıldığı gibi iyice lüks içine daldırılabilirlerdi; ancak bu defa insanların büyük çoğunluğu onlara imrenerek onları taklit etmeye kalkar ve kendilerini helâke atarlardı.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Her yanda süsler oluştururduk. İşte bütün bunlar, şu iğreti dünya hayatının nimetidir. Rabbinin katındaki âhiret ise takva sahipleri içindir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
33-35. daħı eger degül-misse, olmaġı ādemįlerüñ bir bölük ķıladuķ aña kim kāfir olur raḥmān’a ya'nį kāfir evlerine örtüler gümişden daħı nerdübenler anuñ üzere aġalar daħı evlerine ķapular daħı taħtlar. anuñ üzere tekye uralar daħı altun ya'nį bay eyleyedük. daħı degül dükeli şunuñ illā yaķın dirlik gönenmegi daħı āħiret çalabuñ ķatında ķorķıcılaruñdur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Altundan daḫı eylerdük. Anuñ barçası metā‘ı ve aldanmaġı‐ dur dünyādirliginüñ ve āḫiret Tañrı Ta‘ālā ḳatında müttaḳīler‐çündür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və (bunlardan əlavə onları) qızıl bəzəklər (içində qərq edərdik, yaxud həmin şeyləri qızıldan düzəldərdik). Həqiqətən, bütün bunlar fani dünya malıdır. Axirət (Cənnət) isə sənin Rəbbinin yanında ancaq Allahdan qorxub pis əməllərdən çəkinənlər üçündur!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And ornaments of gold. Yet all that would have been but a provision of the life of the world. And the Hereafter with your Lord would have been for those who keep from evil.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And also adornments(4637) of gold. But all this were nothing but conveniences of the present life: The Hereafter, in the sight of thy Lord is for the Righteous.
4637 Adornments of gold,: the keyword to this Surah. All false glitter and adornments of this world are as naught. They more often hinder than help.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَزُخْرُفاًۜ
ve altın ziynet
وَاِنْ كُلُّ
ve hepsi değildir
ذٰلِكَ
bunların
لَمَّا
ancak
مَتَاعُ
menfaatidir
الْحَيٰوةِ
hayatının
الدُّنْيَاۜ
dünya
وَالْاٰخِرَةُ
ve âhiret
عِنْدَ
katında
رَبِّكَ
Rabbinin
لِلْمُتَّق۪ينَ۟
muttakiler içindir
Ve (onlara daha) nice altın ziynetler (verirdik). Bütün bunlar dünya hayatının (geçici) menfaatinden başka bir şey değildir. Âhiret ise Rabbinin katında muttakiler (Allah'a karşı kulluk sorumluluğunu bilip yerine getirmeye çalışanlar) içindir.
زُخْرُف
İsim
ز خ ر ف
Yaldızlı, ziynet, altın
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
مَتَاع
İsim
م ت ع
Geçimlik, menfaat, eşya, yararlanma, bir ticaret malı
حَيَاة
İsim
ح ي ي
Hayat
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مُتَّقِين
Etken fiil-VIII
و ق ي
Muttakiler, takvâ sahipleri