Ve (nice) süs(ler verirdik). Bütün bunlar, sadece dünya hayatının geçiminden ibarettir. Rabbinin katında ahiret ise, (günahlardan) korunanlar içindir.
Kur'ân-ı Kerîm, bu âyetleriyle günümüzün modern hayâtını tasvir etmektedir. Yüce Allah diyor ki: Eğer bütün insanlar, inanmayanların zenginliklerine ve sürdükleri konforlu hayâta imrenip küfre eğilim duyacak ve böylece bütün insanlık inkâra sapacak olmasaydı, biz, Rahmân'a nankörlük edenlerin evlerine gümüş tavanlar, üzerine binip yükseklere çıkacakları merdivenler, asansörler yapardık. Evlerine kapılar, odalarına rahatça yaslanacakları koltuklar, kanapeler ve bundan başka nice süsler verirdik. Verirdik ama insanlar bu konfor içinde azar, servetlerine güvenip Allah'ı tanımaz olurlardı. Nitekim öyle olmuştur. Servetin, refahın ve konforun içine gömülen günümüz insanı, Allah'ı tanımaz hale gelmiştir. Demek ki yüce Kur'ân, çok önceden, insanlığın istikbalini haber vermiştir. Fakat neden insanlar bu kadar gururlu, neden böyle paraya, mala güvenmektedirler? Nihayet bunlar, şu birkaç günlük dünyâ malından ibarettir. İnsanla beraber âhirete gelmeyecektir ki! İnsanla gelen Allah'a imanı, O'na karşı sevgisi ve kulluğudur. Gerçekten insan, refahı görünce azmakla, çok büyük nankörlük ve bilmezlik etmektedir!