close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnâ ce’alnâhu kur-ânen ‘arabiyyen le’allekum ta’kilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki biz, akıl edesiniz, anlayasınız diye Kur'an'ı Arap diliyle meydana getirdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçekten Biz Onu, olur ki aklınızı kullanır (anlamaya ve uygulamaya çalışır)sınız diye (indirdiğimiz kavmin diliyle) Arapça bir Kur’an kılıverdik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O'nu düşünüp kavrayabilmeniz için, Arapça bir kitap olarak indirdik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz Kur'ân'ı bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, açık, edebî, Arapça, okunan bir kitap halinde planlayıp hazırlayarak açıkladık. Umulur ki, aklınızı kullanarak anlarsınız.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 26/195.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Olur ki akıl edersiniz diye onu Arapça bir Kur'an kıldık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçekten Biz onu, belki aklınızı kullanırsınız diye Arapça bir Kur'an kıldık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz onu, anlayasınız diye, Arabca bir Kur'an yaptık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz, onu düşünüp idrak etmeniz için, Arapça bir Kur’an yaptık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz, anlayasınız diye onu Arapça bir Kur'ân yaptık.
Besim Atalay
swap_vert close
«Aklınız ersin» diye biz onu, Arapça Kur'an kılmışız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
2-3. (Gerçekleri) apaçık (gösteren) Kitab'a andolsun ki, aklınızı kullanarak iyice anlayasınız diye biz onu Arapça bir Kur'an yaptık.
“Mubîn” sıfatı, burada hem “açık, aşikâr, belli” hem de “açıklayan, ortaya koyan” anlamlarında kullanılmıştır. Yani Kur’an hem açıktır hem de açıklayandır, her şeyi açık olarak ortaya koyandır.   
Cemil Said
swap_vert close
Bu kitâbı anlamanız içün ’arabca gönderdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
2,3. Apaçık Kitap'a and olsun ki, akledesiniz diye Kuran'ı Arapça okunan bir Kitap kılmışızdır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
2,3. Apaçık Kitab’a andolsun ki, iyice anlayasınız diye biz, onu Arapça bir Kur’an yaptık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Anlayıp düşünesiniz diye onu Arapça Kur’an olarak indirdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
2, 3. Apaçık Kitab'a andolsun ki biz, anlayıp düşünmeniz için onu Arapça bir Kur'an kıldık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Anlamanız için onu kusursuz bir dile sahip bir Kuran yaptık.
"Arabiy" (Arapça) kelimesinin kökü olan A'RB, Arapçada, "kusursuz, mükemmel" anlamına gelir. (Örneğin bak 56:37). Kuran'ın mesajı tüm insanlığa gönderildiğinden, Arapça olan orijinal Kuran'ın dilinin anlaşılması onun Arapça oluşundan değil, Arapçasının gerçekten A'RB, yani "mükemmel" oluşundan kaynaklanıyor. Bir başka deyişle, bu ayette kastedilen anlam, özel isim olarak Arapça değil, onun kelime anlamıdır. Her Adil adaletli olmayabildiği gibi, her Zeki zeki, her Arap arap (mükemmel) olmayabilir. Aynı şekilde her Arapça metin arapça (mükemmelce) olmayabilir! Kuran'ın dili arapçadır, kusursuzdur, mükemmeldir. Bir Arap peygambere mükemmel bir Arapça ile nazil olan Kuran, Rahman tarafından öğretildiği için (55:2), hangi dille konuşursa konuşsun, tüm insanlık için Tanrısal bir mesajdır, bir elçidir.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
2,3. Apaçık kitaba andolsun ki biz onu iyice anlayasınız diye Arapça bir Kur'an yaptık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hakkâ biz onu Arabî olarak okunacak bir Kur'an kıldık ki akıl irdiresiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz biz onu, (içindeki öğüt ve uyarıları) düşünüp anlayasınız, diye Arapça bir Kur’ân yaptık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz onu düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kur'an¹ yaptık.
1- Okunan. Çevirilerde Kur'an sözcüğüne, yaygın olarak Allah'tan gelen vahyin kitaplaşmış hali anlamı verilmektedir. Kur'an'ın tek anlamı bu değildir. Zira vahyin kitaplaşmış haline kimi ayetlerde bağlamından dolayı isim olarak Kur'an denmiş olsa da esas isim, “Mushaf”tır, “Kitap”tır. Aslında Kara'e kökünden türeyen Kur'an, kök anlamı itibariyle Kitap veya Mushaf demek değil, “okumak, toplamak, bir araya getirmek, nakletmek, aktarmak.” Demektir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat biz onu, (Onun manâlarını) anlayasınız diye, Arabca bir Kur'an yapdık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
2,3. Apaçık beyân eden Kitâb'a and olsun ki, şübhesiz biz, (anlayıp) akıl erdiresiniz diye onu Arabca bir Kur'ân kıldık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
2 , 3. (Ey insanlar, gerçekleri, Allah, insan, kâinat ilişkilerini ve ilahi düzeni) açıklayan (dinin bütün hükümlerini ortaya koyan) bu Kitab’a (Kur’an’a) kasem ederim ki, aklınızı kullanarak iyice anlayasınız diye biz onu Arapça (fasih ve kusursuz bir dile sahip) bir Kur’an (okunan bir kitap) kılmışızdır.*
(*) Ayetteki ‘’Mübin’’ münir gibi ism-i fail olup ilahi mesajları açıklayan, ortaya koyan anlamındadır. Ayrıca her ne kadar Kur’an Arapça ise de, hem ayetin siyak ve sibakı, hem de evrensel bir mesaj olması açısından (عرَبِيًّا)‘’arabiyyen’’ kelimesine‘’kusursuz, fasih ve mukkemel bir dile sahip olmak’ şeklindeki ikinci anlamını vermek daha uygundur. Ayrıca bu ikinci anlam, (لَّعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ)’’lealleküm ta’kılüne’’ deki mesajla da daha uyumludur. Bu nedenle ‘’arabiyyen’’ifadesi için parantez içinde yaptığımız açıklama daha uygun olduğunu düşünüyoruz. Bkz: وَٱلْكِتَٰبِ } القرآن {ٱلْمُبِينِ } المظهر طريق الهدى وما يحتاج إليه من الشريعة. (تفسير الجلالين) والكتاب المبين ) أقسم بالكتاب الذي أبان طريق الهدى من طريق الضلالة (تفسير البغوي - الكشاف)) والثاني: المبين هو الذي أبان طريق الهدى من طريق الضلالة وأبان كل باب عما سواه وجعلها مفصلة ملخصة.( مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير)، وأبان ما تحتاج إليه الأمة من الشريعة الثاني: يتفكرون قاله ابن زيد ، فعلى هذا يكون خطابا عاما للعرب والعجم. (تفسير الماوردي)) المسألة الثالثة: قوله {لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ } يدل على أن القرآن معلوم وليس فيه شيء مبهم مجهول خلافاً لمن يقول بعضه معلوم وبعضه مجهول.( مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير) ودليلٌ آخر على أنّ كلمة ( عرب ) تعني التمام والكمال والخلو من العيب والنقص الخ، (مفهوم كلمة (عربي ) في القران الكريم)3 - ومن متعلّقات القرآن الكريم كونه عربيّاً أنّه غير ذي عوج ) إنّ كون القرآن عربيّاً، إمّا بمعنى أنّه نزل بلغة العرب التي هي أوسع لغات العالم في بيان الحقائق، وقادرة على تبيان دقائق المطالب بكل جمال ودقّة في التعبير. أو بمعنى فصاحته ـ لأنّ أحد معاني كلمة (عربي) هو «الفصيح» وهي إشارة إلى أنا قد جعلناه في منتهى الفصاحة وغايتها، لتظهر الحقائق جيّداً من خلال كلماته وجمله، ويدركها الجميع جيدا (الأَمْثَل في تفسير كتابِ اللهِ المُنزَل ُ) قوله تعالى: لعلكم تعقلون أي لكي تفهموه وتحيطوا بما فيه من النظر الرائق والمعنى الفائق( تفسير الألوسي ) (تفسير النسفي الشريعة (تفسير فتح القدير ) ً  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz o’nu arapça okunan bir kitap yaptık. Umulur ki akledersiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Biz Kur’an’ı aarapça olarak var ettik, anlıyabilesiniz diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
2, 3. Burhan ile apaşikâr olan Kitap hak/kı için, mânâlarına akıl erdiresiniz diye biz, onu Arap dili ile bir Kur/an [⁴] yaptık.
[4] Kitab-ı mübin ile yine Kur'an-ı mübinin Arap dili ile indirilmesine yemin olunuyor.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Düşünüp anlayasınız diye Biz onu Arapça bir Kur’an kıldık.¹
1 Krş. Yûsuf, 12/2  
Kadri Çelik
swap_vert close
Gerçekten biz onu, belki aklınızı kullanırsınız diye Arapça bir Kur'an kıldık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Biz onu, içindeki öğüt ve uyarıları düşünüp anlayasınız diye Arapça bir kitap yaptık.Kur’an’ın ilk muhatabı olan Araplar, eğer başka bir dili konuşuyor olsalardı, o zaman ayetlerimizi o dilde gönderecektik. Çünkü;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şüphesiz biz onu, akletmeniz için anlaşılır bir kur’ân / okuyuş kıldık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz bu Kuran’ı, anlayabilmeniz için anlaşılır bir Arapça ile indirdik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanlar okuyarak anlasınlar diye Arapça konuşan bir topluma konuştukları dil olan Arapça ile kitap gönderilmiştir. Bize başka bir dilden hitap ediliyor, hiçbir şey anlamadık demesinler diye!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz biz akıl edesiniz diye onu Arapça bir Kur’an kıldık. [*]
Benzer mesajlar: Yûsuf 12:2; Fussilet 41:3, 44.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Gerçekten Biz onu anlayasınız diye Arapça¹ bir Kur’an, yaptık.
1 Arabî: Araba veya Arab diyarının diline ait demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
onu, düşünüp kavrayabilmeniz için ³ Arapça bir hitabe yaptık.
3 Bkz.12:3, not 3.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz bu Kuran’ı anlayıp kavrayasınız diye Arapça okunan bir mesaj yaptık. 19/97, 27/14, 41/44
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ki zaten Biz onu, aklınızı kullanabilesiniz diye Arapça bir hitap kıldık.[⁴³⁶⁹]
[4369] Veya: “açık ve anlaşılır bir hitab”. ‘Arabiyyenin türetildiği ‘arab “açık ve anlaşılır lisanla konuşan” mânasına gelir. Kur’an’ın Arapça oluşu hem lafzen hem zımnen anlaşılabilirliği ifade eder (Bkz: 41:3, not 4).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Muhakkak ki biz onu kolayca anlayasınız diye (Peygamberinizin Kureyş lehçesi ile) Arapça bir Kur'an kıldık.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz akletmeniz için O’nu Arapça bir Kur’ân yaptık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak Biz onu bir Arapça Kur'an kıldık, umulur ki, siz akıl erdirirsiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik. [26, 195]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz, düşünüp anlamanız için onu Arapça bir Kur'an yaptık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz o kitâbı ma'nâsını anlayub tefekkür itmeniz içün 'arab lisânıyla irsâl itdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onu, Arapça (ayetler) kümesi haline (kuranlar haline)[*] getirdik; belki aklınızı kullanırsınız.
[*] Arapçada "Kur'an" kelimesinin bir anlamı da kümedir. Kelimenin bu anlamda kullanıldığı ayet için bakınız İsra 17/78  
Şaban Piriş
swap_vert close
Biz onu anlayasınız diye Arapça okuma/Kur'an kıldık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Düşünüp anlamanız için Biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz onu akıl erdiresiniz diye Arapça bir Kur'an yaptık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ biz eyledük anı ķur’ān 'arabça ola kim anlayasız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
biz Ḳur’ānı ‘Arab dilince ḳılduḳ. Ola kim fehm eyleyesiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz onu, anlaya biləsiniz deyə, ərəbcə Qur’an etdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! We have appointed it a Lecture in Arabic that haply ye may understand.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We have made it a Qur´an in Arabic,(4605) that ye may be able to understand (and learn wisdom).
4605 Cf. 42:7, n. 4533.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّا
muhak- kak Biz
جَعَلْنَاهُ
onu kıldık
قُرْءٰناً
bir Kur'ân
عَرَبِياًّ
Arapça
لَعَلَّكُمْ
ta ki siz
تَعْقِلُونَۚ
akıl erdi- rirsiniz
Muhakkak Biz, aklınızı kullan(ır, düşünüp anl)arsınız diye onu Arapça bir Kur'ân kıldık.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
قُرْءَان
İsim
ق ر ا
Kur'ân, okuma, okunuş
عَرَبِيّ
İsim
ع ر ب
Arapça, Arap olan
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
عَقَلَ
Fiil-I
ع ق ل
Aklını kullandı, akletti, akıl erdirdi