close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Evemen yuneşşeu fî-lhilyeti ve huve fî-lḣisâmi ġayru mubîn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, süslenip bezenerek yetişen ve münakaşada, düşmanlıkta, apaçık bir delil bile getiremeyen, istediğini söyliyemeyen bir mahluku mabuda mı nispet ediyorlar?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar, süs (hazır kolaylık ve rahatlık) içinde yetiştirilip (bazı imkân ve makamlara ulaştırılan ve nazlı kadın misali; mertçe) mücadeleye açık olmayan(ları) mı (Allah’a layık ve yakışık buluyorlar)?
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Süs içinde yetiştirilip tartışmayı ve kavgayı beceremeyecek ve istediğini söyleyemeyecek olan kız çocuklarını mı Allah'a isnat ediyorlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Haklarını savunması gerektiğinde bile delillerini ve gücünü tam olarak ortaya koyamaz durumda olan, süs içinde yetiştirilip büyütülen birini mi O'na evlat olarak isnad ediyorlar?
Ahmet Varol
swap_vert close
Süs içinde yetiştirilip mücadelede açık olmayanı mı (Allah'a yakıştırıyorlar)?
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, süs içinde büyütülüp de mücadelede açık olmayan (kızlar)ı mı (Allah'a yakıştırıyorlar)?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Süs içinde yetiştirilib büyütülen ve iddiasını isbat edemiyen kimseyi (yaratılışça pek zayıf olan kızları) mı? (Allah'a çocuk isnad ediyorlar).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve süs içinde yetiştirilip de mücadelede açık olmayanı mı (Allah’a ortak koştular?)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Süs içinde büyüyen ve savaşmasını bilmeyen mi!” der.
Besim Atalay
swap_vert close
Varlık içinde beslenerek, savaş işinde yaya bulunanı mı Allaha verirler?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Süsler içinde büyütülen ve düşmanla mücadelede kendisini (erkek gibi) savunamayanı mı” (Allah'a yakıştırıyorlar)?
Ayet, kadınların süslenme özellikleri bakımından erkeklerden daha farklı olduğuna -ki takı ve ziynet eşyalarının kadınlar için yapıldığını çok iyi biliyoruz- savaşta, kavgada, tartışmada ve herhangi bir mücadelede kadınların erkekler kadar güçlü, sabırlı ve mukavemetli olamadığına işaret ediyor. Ayrıca Cahiliye toplumunun gözünde değer taşıyan iki önemli şey vardı; “söz ve savaş”. Bu ikisinde etkili olamayan kız çocuklarını, bu yüzden utanç vesilesi olarak görürlerdi. Burada, cahiliye toplumunun değer yargıları dile getirilerek onların kendi değerleri içinde de suçlu duruma düştükleri ortaya konmaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Dâimâ süs ve müzeyyinât içinde yaşayan ve muhâsamede hüccetini beyân idemeyen ’âcize kızı mı Allâh’a isnâd idecekler?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Demek, süs içinde yetiştirilecek de çekişmeyi beceremeyecek olanı Allah'a değil mi?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Süs içerisinde (narin bir biçimde) yetiştirilen ve tartışmada (delilini erkekler gibi) açıklayamayanı mı Allah’a isnad ediyorlar?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Mücadelede başarısız olarak ömrünü süslenmekle geçirecek olan kız çocuğu mu?” diye öfkeyle sorar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Süs içinde yetiştirilip savaş edemeyecek olanı mı istemiyorlar? (Onları Allah'ın parçası mı sayıyorlar?)  
 Âyet, kadınlardaki süslenme özellikleriyle, mücadeledeki zayıflıklarına işaret etmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Süsler içinde yetiştirilmesine rağmen kavgada beceriksiz olan mı!?"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yoksa onlar, süs ve zinet içerisinde yetiştirilip de mücadelede erkek gibi kendisini savunmaya açık olmayan kızları mı O'na isnad ediyorlar?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ya o zînet içinde yetiştirilecek de muhasamaya gelince beceremiyecek olanı öyle mi?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar, süs içinde (narin bir biçimde) yetiştirilen, (haklarını savunması gerektiğinde bile bedenen ve his olarak narin olduklarından dolayı, hasmı ile) mücadelede kendisini (erkek gibi) savunamayan, kız çocuklarını mı Allah’a isnat ediyorlar?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve süs içinde büyütülmekten başka işe yaramayanı mı verdi diye hayıflanır!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Onlar) süs içinde yetişdirilmekde olub da kendisi mücâdele (hüccetini) açıklamayan kişiyi mi (Allaha nisbet ediyorlar)?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(O müşrikler) süs içinde yetiştirilip de, tartışmada (delîlini) açıklayamayacak olan(kız çocukların)ı mı (O'na isnâd ediyorlar)?
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (o kız çocuğuyla müjdelenen kişi) süs püs içinde yetiştirilip tartışmada (delilini) açıklayamayan (kendini ifade edemeyen) bir evlat mı?’’(der.) *
(*) İnkâr ve şirk toplumlarında kadın, genellikle toplumun bir süs eşyası ve erkeklerin arzularını tatmin aracı olarak algılandığı için kız çocuklarından hep utanıla gelmiştir. Çünkü başkasının kızını bu tür amaçlarla kullanmayı bir zevk olarak görenler, bunun vahametini ancak kendi kız çocukları dünyaya gelince anlarlar. Onlardan bir kısmı utançlarından onları ya toprağa gömer ya da kendileri için bir kara leke olarak görürler. İşte bu âyet, böylelerinin ruh halini tasvir etmektedir. (M. Türk Meali 17. Ayet Açıklaması) Bu ayet kız, kadın hakkındaki inkârcıların görüşlerini yansıtmaktadır, yani onlar böyle düşünüyorlar. Ama ne yazık ki bazı hatalı mealler yüzünden sanki bu aşağılayıcı sözler haşa Allah’a aitmiş gibi anlaşılıyor. Hâlbuki burada yüce Allah onların kız çocukları için kullandıkları bu aşağılayıcı sözlerini hikâye ediyor ve onları kınayıp yeriyor. Bkz: في سياق هذه القضية وردت الآية الكريمة ﴿أوَ مَن ينشأ في الحلية وهو في الخصام غير مبين﴾ وواضح من السياقات العامة لهذه القضية ومن السياق الخاص في سورة الزخرف أن الآية تعبر عن رأي الكافرين في المرأة لا عن رأي القرآن الكريم فيها، فهي امتداد يبين الفكرة عن المرأة في البطانة الفكرية والنفسية لهؤلاء الذين إذا بشر أحدهم بما ضرب للرحمن مثلا ظل وجهه مسودا وهو كظيم فهو يتحدث عن نظرة المشركين إلى الأنثى من الجهة العقائدية ، حيث جعلوهن بنات الله ، ومن الجهة المجتمعية حيث نسبوا إليهن النقص والعيب والعار ، وهذا سياق الآيات :والوقفة الثالثة: أن يكون هذا الكلام من كلام أحدهم إذا بشر بالأنثى، يعني: إذا بشر أحدهم بالأنثى اسود وجهه، وأصبح كظيماً، وقال: كيف أرزق، أو هل بشرتموني، أوقد بشرتموني بمن ينشأ في الحلية وهو في الخصام غير مبين؛ لأنه كان يريد ماذا؟ يريد ذكراً (إشراقات في قوله تعالى: (أومن ينشأ في الحلية . - موسوعة ...)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Açık olmayan, belli belirsiz bir kararsızlık içerisinde “(bu kız çocuğu) Süs için yetiştirilecek birisi mi” der.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar yalnız süslenmesini öğrenmiş, tartışırken de ne söyledikleri anlaşılmayan kızları mı Allah’a çocuk edindiriyorlar?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar, süs içinde yetişip kavga sırasında delilini [⁴] gösteremeyen kadın kısmını Allah/ın kızı yapıyorlar öyle mi?
[4] Maksadını ispat edemeyen.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Ne! Süs içinde yetiştirilen/işe yaramaz biri mi?” diye kendini açık olmayan gizli bir iç çatışma içinde bulur.⁶
6 Krş. Nahl, 16/59  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar ziynet içinde büyütülen ve mücadelede (tartışmada) açıklayıcı (deliller ortaya koyma gücüne sahip) olamayanı mı (kız çocuğunu mu Rahman'a isnat ediyorlar)?
Mahmut Kısa
swap_vert close
İçinden, “Allah bana, süsler içinde yetişip büyüyen ve kendisini savunmaktanbile âciz olan şu değersiz kız çocuğunu mu lâyık gördü?” diyerek, kendi kendine hayıflanıp durur.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O açık olmayan (İç) Çatışma içindeyken, Süs içinde yetiştirilip büyütülen kimse, öyle mi?
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Yine mi süs delisi, kaşık düşmanı " diyor.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kızları süsler içinde yetiştirirler. Hiçbir konuda konuşma, karar verme hakkı vermezler. Kendilerini ifade etme imkânı vermezler. Sonra kızlar bizim değil Allah’ın derler. Neye göre? Kızların bize ait olduğuna dair katımızdan delilleri mi var?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Şöyle derdi): “Süs içinde yetiştirilip mücadelede açık olmayan (bir kız) mı (bana müjdeleniyor)?”
Mehmet Türk
swap_vert close
17,18. Oysa o (müşriklerden) birisine, Rahman (olan Allah)’a yakıştırdıkları ve (kendileri tarafından) sadece (hayatın) süsü olarak büyütülen¹ (kız çocuğu) müjdelendiği zaman, içi hüzünle dolarak yüzü kapkara kesilir ve içerisinden çıkamayacağı bir bunalıma düşer.²
1 Küfür ve şirk toplumlarında kadın, genellikle toplumun bir süs eşyası ve erkeklerin arzularını tatmin aracı olarak algılandığı için kız çocuklarından hep utanıla gelmiştir. Çünkü başkasının kızını bu tür amaçlarla kullanmayı bir zevk olarak görenler, bunun vahametini ancak kendi kız çocukları dünyaya gelince anlarlar. Utançlarından onları ya toprağa gömer ya da kendileri için bir kara leke olarak görürler. İşte bu âyet, böylelerinin ruh halini tasvir etmektedir.2 18. âyet genelde, “Süs içerisinde yetiştirilip savaş edemeyecek olan (kız çocuğunu) mu istemiyorlar?” diye tercüme edilmiştir. Ancak (وَهُوَ فِى الْخِصَامِ غَيْرُ مُب۪ينٍ) bölümündeki (هُوَ) zamirinin yukarısına ve bu meale uyumsuzluğu ve kız çocukları için yapılan isnadın Allah’a yakışmaması sebebiyle yukarıdaki gibi tercüme edilmesi daha uygundur. Bk. (Nahl: 58-59)  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Ne!” (diye şaşkınlıkla sorar), “[Bir kız sahibi mi oldum-] [yalnız] süs için var olan bir kız?” ¹⁶ Bunun üzerine kendini belli belirsiz bir iç çatışmanın içinde bulur. ¹⁷
16 Yani, İslam öncesi Araplar’ın gözünde kişinin hayatını “güzelleştirmek/süslemek”ten başka bir fonksiyonu olmayan biri.17 Lafzen, “kendini görünmeyen (ğayr-i mübîn) bir çatışmanın içinde bulur” -yani, kendi bilincine tam yerleştiremediği bir iç çatışmanın: karş. 16:59 -“bu zillete rağmen, şimdi onu acaba tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün [diye düşünür].” (Bkz. ayrıca, özellikle ilgili not 66.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Süs içinde yaşamaktan başka bir işe yaramayan biri mi? der ve karmakarışık duygular içinde kendisiyle çekişir durur. 16/57.59, 43/15.19
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Ne! Süs püs içinde büyütülen, bir husumet sırasında kendisini dahi savunmaktan aciz biri daha mı?”[⁴³⁸²]
[4382] Veya: “..kendini belli belirsiz bir çatışmanın içinde bulur.” Çıkarcı aklın maddî yararı önceleyen çarpık insan tasavvuru. Kur’an’ın kınadığı bu aklın güzelliğe hiçbir değer biçmemesi, bedevi niteliğinden kaynaklansa gerektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Savaş edemeyecek, süs içinde yetiştirilen kızları mı? (beğenmeyerek Rabbinizin bir parçası saymaya yelteniyorsunuz! Evet..)
Osman Fırat
swap_vert close
Süs içinde yetiştirilip, düşmanla savaşmaya açık olmayanı mı?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yoksa süs içinde yetiştirilecek olup da o mücâdele halinde delilini izhar edemiyecek olanı mı? (O Rahmân'a isnat ediyorlar).
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar -iddialarınca- süs içinde yetişen ve tartışmada meramını kuvvetle anlatamayan kızları mı Allah'a isnad ediyorlar? (Oysa insanın en değerli saydığı şeyi Mâbud'una vermesi gerekir).
Süleyman Ateş
swap_vert close
Süs içinde yetiştirilip, mücadelede açık olmayanı (tartışmayı ve kavgayı beceremeyeni) mi (Allah'ın çocuğu yaptılar)?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Süs ve zînet içün neş'et iden ve muhâsamede hüccet ve burhânını takrîr ve beyân idemeyen kızlar Allâh'a nasıl isnâd olunur?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Açığa vuramadığı bir çatışmaya girerek “Süsler içinde yetiştirilecek bir evlat mı?” der.
Şaban Piriş
swap_vert close
Süs içinde yetiştirilen, bunun üzerine kendini apaçık olmayan bir çatışmanın içinde bulanı mı? (Allah'a yakıştırıyorlar)
Ümit Şimşek
swap_vert close
Süs içinde yetişip de mücadelede kendisini savunamayanı mı Allah'a yakıştırıyorlar?(4)
(4) Cahiliyet toplumunun gözünde değer taşıyan iki şey, söz ve savaş idi. Bu ikisinde işe yaramayan kız çocuklarını, bu yüzden utanç kaynağı olarak görürlerdi. Böyle iken, bir yandan Allah’a evlât yakıştırmak gibi bir suçun üzerine, bir de kendi utandıkları şeyi Ona ayırmak gibi ikinci bir suç daha katıyorlardı. Bundan önceki sûrenin sonlarında (42:49-50) ise, Allah, kız çocuklarını da, erkek çocuklarını da kullarına bağışladığı nimetler arasında saymış ve bir ayırım yapmamıştır. Buradaki ayırım, tamamen Cahiliyet toplumunun değer yargılarını söz konusu etmekte ve onların kendi değerleri içinde de suçlu düştüklerini ortaya koymaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Süs içinde yetiştirilen, fakat çekişme ve savaşta yetersiz kalanı, öyle mi?
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ay daħı ol kim bislenile bezek içinde daħı ol ŧartışıķ içinde bellü eyleyici degül.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā ol kimseyi mi nisbet iderler Allāh ḥaḳḳına ki bezek içinde bislenür? Daḫıol çekişmekde ḳuvvetsüzdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar bərbəzək içində böyüdülüb, mübahisə (çəkişmə) zamanı bir dəlil gətirə bilməyən (xilqətcə zəif) qızlarını Allaha övlad isnad edirlər?
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(Liken they then to Allah) that which is bred up in outward show, and in dispute cannot make itself plain?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Is then one brought up(4623) among trinkets, and unable to give a clear account in a dispute (to be associated with Allah.?
4623 The softer sex is usually brought up among trinkets and ornaments, and, on account of the retiring modesty which for the sex is a virtue, is unable to stand up boldly in a fight and give clear indications of the will to win. Is that the sort of quality to be associated with Allah?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَوَمَنْ
ve o kim- seyi mi ki
يُنَشَّؤُ۬ا
yetiştiri- liyor
فِي الْحِلْيَةِ
süs içinde
وَهُوَ
o iken
فِي الْخِصَامِ
mücadelede
غَيْرُ
olmayan
مُب۪ينٍ
açıklayıcı
O (müşrik)ler, süs içinde yetiştirilip mücadelede (erkek gibi kendisini) savunamayan (kız çocukların)ı mı (istemeyip onları Allah'a isnad ediyorlar)?
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
نَشَّاَ
Fiil-II
ن ش ا
Yetiştirdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
حِلْيَة
İsim
ح ل ي
Süs eşyası
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
خَصِيم
İsim
خ ص م
Hasım, savunan, mücadele eden
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan