close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zuhrûf Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-innâ ilâ rabbinâ lemunkalibûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve şüphe yok ki biz, Rabbimize döneceğiz deyin diye.
İbn-i Ömer, Hz. Peygamberin, bir bineğe binince üç kere tekbir getirdikten sonra 13. âyetin "yücedir, münezzehtir" kısmından itibaren bu iki âyeti okuduğunu rivâyet etmektedir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Ve (sonunda) şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz!"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve şüphe yok ki biz, Rabbimize döneceğiz deyin diye, tüm binitleri sizin emrinize vermiştir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Biz elbette, Rabbimize döneceğiz” demelisiniz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ve biz elbette Rabbimize döneceğiz."
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve biz elbette, Rabbimize çevrilip-döneceğiz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ve Muhakkak biz, dönüb Rabbimize varacağız.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ve elbette biz, Rabbimize döneceğiz.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Demenizçin gemiden, yılkıdan binekler de yarattık!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Ve şüphesiz biz, sonunda mutlaka Rabbimize döneceğiz.”
Cemil Said
swap_vert close
13,14. Tâ ki üzerlerine emîn bir sûretde râkib oldığınız zamân rabbinizin ni’metlerini tahattur idesiniz ve "Bizim emrimize bunları mutî’ kılan Allâh’a şükür olsun yoksa mümkün değil biz bunları zabt idemez idik. Hepimiz rabbimize rücû’ ideceğiz" dirsiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
12,13,14. Her sınıf varlığı yaratan O'dur. Gemiler ve hayvanlardan binesiniz diye size binekler var etmiştir. Bütün bunlar; üzerlerine oturunca Rabbinizin nimetini anarak: "Bunları buyruğumuza veren ne yücedir; zaten bizim takatimiz bunlara yetmezdi; şüphesiz Rabbimize döneceğiz" demeniz içindir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
12,13,14. O, bütün çiftleri yaratan, üzerlerine kurulasınız, sonra da, kurulduğunuzda, Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve “Bunu hizmetimize veren Allah’ın şanı yücedir. Bunlara bizim gücümüz yetmezdi. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz” diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
13-14. Var etti ki, sırtlarına binesiniz, sonra üzerine yerleştiğinizde rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve şöyle diyesiniz: “Bunu bize boyun eğdiren Allah noksanlardan münezzehtir, yoksa biz buna güç yetiremezdik! Ve biz kuşkusuz rabbimize geri döneceğiz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz şüphesiz Rabbimize döneceğiz (demelisiniz).
Edip Yüksel
swap_vert close
"Ve biz, sonunda Rabbimize döneceğiz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Gerçekten biz Rabbimize döneceğiz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve her halde biz dönüp dolaşıp rabbımıza varacağız
Emrah Demiryent
swap_vert close
13-14. Siz onların (gemi ve hayvanların) sırtına binip, üzerlerine yerleştiğiniz zaman: “Bunları bizim hizmetimize veren Allah’ı bütün noksan sıfatlardan tenzih ederiz, O’nun şanı çok yücedir, yoksa biz bunlardan istifade etmeye güç yetiremezdik. Ve şüphesiz (hesaba çekilmek üzere) biz, Rabbimizin manevi huzuruna döneceğiz” diyerek (şükredesiniz de) Rabbinizin nimetini hatırlayasınız diye onları sizin istifadenize verdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kuşkusuz biz, sonunda Rabb'imize döneceğiz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
13,14. Tâki sırtlarında karaar kılasınız, sonra üzerlerine yerleşince (kalblerinizle) Rabbinizin ni'metini iyice düşünesiniz ve (dilinizle de) «Bunları bize râmeden Allahın şânı ne yücedir, münezzehdir. Yoksa biz bunlara güc yetiremezdik. Biz herhalde, ancak Rabbimize dönüb gidicileriz», diyesiniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
13,14. Tâ ki, onların sırtlarına kurulasınız; sonra üzerlerine yerleştiğiniz zaman, Rabbinizin ni'metini anarak: “Münezzehtir O (Allah) ki, bunu bize itâatkâr kıldı; yoksa (biz)buna güç yetirici kimseler değildik; çünki şübhesiz biz, gerçekten Rabbimize dönecek olanlarız” diyesiniz.(1)
(1)Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm Efendimiz bir bineğe bindiği zaman, üç kere tekbir getirir, sonra da: سُبْحاَنَ الَّذ۪ي سَخَّرَلَناَ هَذَا وَماَ كُنَّا لَهُ مُقْرِن۪ينَ۞وَاِنَّٓا اِلٰي رَبِّناَ لَمُنْقَلِبُونَ âyetlerini okurdu. (İbn-i Kesîr, c. 3, 286)“Şu meşhud (görünen) saltanat-ı insâniyet ve terakkıyât-ı beşeriye ve kemâlât-ı medeniyet (insanlığın medeniyette ilerlemeleri); celb ile (kendine çekmekle) değil, galebe (üstün gelmek) ile değil, cidâl (mücâdele)ile değil, belki ona onun za‘fı (zayıflığı) için teshîr edilmiş (emrine verilmiş), onun aczi için ona muâvenet(yardım) edilmiş, onun fakrı için ona ihsân edilmiş, onun cehli (câhilliği) için ona ilhâm edilmiş, onun ihtiyâcı için ona ikrâm edilmiş. Ve o saltanatın sebebi, kuvvet ve iktidâr-ı ilmî (ilim gücü) değil, belki şefkat ve re’fet-i Rabbâniye (Cenâb-ı Hakk’ın şefkat ve merhamet etmesi) ve rahmet ve hikmet-i İlâhiyedir ki; eşyâyı(varlıkları) ona teshîr etmiştir. Evet, bir gözsüz akreb ve ayaksız bir yılan gibi haşerâta mağlûb olan insana, bir küçük kurttan ipeği giydiren ve zehirli bir böcekten balı yediren; onun iktidârı değil, belki onun za‘fının semeresi(zayıflığının netîcesi) olan teshîr-i Rabbâniye ve ikrâm-ı Rahmânîdir.” (Sözler, 23. Söz, 117)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (hesap vermek üzere) elbette biz (sonunda) Rabbimize döneceğiz” diyesiniz.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ve Hiç şüphe yok ki biz Rabbimize döneceğiz” demeniz içindir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte biz sonunda kesenkes çalabımıza döneceğiz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz herhalde Rabbimize döneceğiz».
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Muhakkak ki biz Rabbimize döndürülenleriz” (diyesiniz).
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ve biz elbette Rabbimize dönücüleriz (demeniz içindir).”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ve hiç kuşkusuz biz, bu nîmetlerden hesaba çekilmek üzere bir gün Rabb’imize döneceğiz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Biz, elbette dönüp dolaşıp rabbimize varacağız”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sonunda nasıl olsa, Allah'a döneceğiz " diyebilmeniz için birer vesiledir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Dünya yaşamından sonra Allah’ın huzurunda hesaba çekileceğinizi unutmayın!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki biz sadece Rabbimize döneceğiz.”
Mehmet Türk
swap_vert close
12,13,14. Bütün çiftleri¹ yaratan ve sizin için gemilerden ve hayvanlardan üzerlerine binmeniz, üzerlerine binince de Rabbinizin nîmetini anarak: “Bizim asla gücümüzün yetmeyeceği bu şeyleri hizmetimize veren (Allah)ın şânı çok yücedir.² Ve biz elbette Rabbimize döneceğiz.” demeniz için³ binitler var eden de O (Allah)’tır.
1 Bk. (Ra’d: 3, Yasin: 36, Zariyat: 49) 2 Eğer Allah, suya kaldırma kuvvetini, petrole enerjiyi, demire dayanma gücünü, yeryüzüne çekim, atmosfere kaldırma kuvvetini, bazı hayvanlara evcilleşme özelliğini vermeseydi, insanın bunları emrinin altına alması, hiç mümkün olur muydu?3 İbnu Ömer (r.a.)’dan: Rasûlullah (s.a.v.) yolculuğa çıkarken hayvanı üzerine binip iyice yerleşince üç defa tekbir alır ve: “-Bizim asla gücümüzün yetmeyeceği bu şeyleri, hizmetimize veren (Allah)’ın şânı çok yücedir. Ve biz elbette, Rabbimize döneceğiz. Ey Allah’ım! Bu yolculuğumuzda senden iyilik, takva ve razı olacağın ameller işlemeyi nasip etmeni dileriz. Ey Allah’ım! Bu yolcuğumuzu kolay kıl, uzağını yakın et. Ey Allah’ım! Yolculukta yardımcımız Sensin, geride bıraktığımız ailemizin koruyucusu da Sensin. Ey Allah’ım! Yolculuğun zorluklarından üzücü şeylerle karşılaşmaktan ve dönüşte malımızda çoluk çocuğumuzda kötü haller görmekten sana sığınırım” der, dönüşünde de bunları söyler ve: -“Biz yolcular, tövbe ederek, Rabbimize ibadet ederek ve hamd ederek dönüyoruz.” cümlelerini ilave ederdi. (Müslim)  
Muhammed Esed
swap_vert close
o halde biz mutlaka O’na döneceğiz!” diyesiniz.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
13-14. Ki böylece onların üstüne kurulup hükmettiğinizde: “Bütün bunları bizim istifademize sunan Allah’ın şanı ne yücedir yoksa bizim buna asla gücümüz yetmezdi. Şüphe yok ki en sonunda biz Rabbimizin huzuruna çıkacağız,” diyerek Rabbinizin nimetlerini şükranla anasınız. 40/79
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nihayet şu kesin ki biz, elbet Rabbimize döneceğiz!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
13,14. Onların sırtına binip yerleştiğinizde, Rabbinizin nimetini anasınız ve "Bunları bizim hizmetimize sunan Allah’ın şanı ne kadar yücedir. Yoksa biz bunları kendi gücümüzle asla temin edemezdik, kuşkusuz (sonunda) Rabbimize döneceğiz. ” (bize sunmuş olduğu bu sonsuz nimetlerin hesabını elbette vereceğiz) diyesiniz.
Osman Fırat
swap_vert close
13-14. Ki onların sırtlarına binesiniz, sonra onlara bindiğiniz zaman Rabbinizin ni’metini anasınız ve: "Bunu bizim hizmetimize veren (Allâh)ın şânı yücedir, yoksa biz bunu (hizmetimize) yanaştıramazdık. " Ve biz elbette Rabbimize döneceğiz. ’’ diyesiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve şüphe yok ki, biz Rabbimize elbette dönüp gidicileriz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
13, 14. Ta ki onların üstüne binerken Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve şöyle diyesiniz: “Bunları bizim hizmetimize veren Allah yüceler yücesidir, her türlü eksiklikten münezzehtir. O lütfetmeseydi biz buna güç yetiremezdik. Muhakkak ki biz sonunda Rabbimize döneceğiz. ”
Hz. Peygamber sefere çıkarken bineğine bindiğinde, “Bismillah” deyip atın üzengisine bastıktan sonra bu âyeti okuyarak üç defa el-Hamdülillah, sonra üç defa Allahu ekber derdi. Sonra bu âyetlerde bildirilen: “Sübhanellezî sehhare lena...” duasını okurdu.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz elbette Rabbimize döneceğiz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ve biz rabbimize rücû' idicileriz" diyiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Biz (öldükten sonra) yeni bir bedenle[*] Rabbimizin (Sahibimizin) huzuruna çıkarılacağız.”
[*] "yeni bir bedenle" anlamı verdiğimiz "munkalib = مُنقَلِب" bir kalıptan bir başka kalıba girme anlamındadır. Allah Teala şöyle buyurur: "Biz aranızda ölümü yazdık; kimse bizden kaçıp kurtulamaz. Bunu, görüntünüzü değiştirmek ve bilmediğiniz bir görüntüde sizi yeniden yapılandırmak için yazdık. Şimdiki yapınızı iyi biliyorsunuz. Keşke elinizdeki bilgileri kullanıp da aklınızı başınıza alsanız?" (Bkz. Vakıa 56/60-62)  
Şaban Piriş
swap_vert close
13,14. -Onların sırtlarına bitip oturmanız, sonra da: Rabbiniz'in nimetlerini hatırlamanız, onlara yerleştikten sonra da:-Bunu, hizmetimize veren Allah ne yücedir. Yoksa buna bizim gücümüz yetmezdi ve biz elbette Rabbimiz'e döneceğiz demeniz için..
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Sonunda hepimiz Rabbimize döneceğiz.”(3)
(3) Peygamberimiz yolculuğa çıkarken biniti üzerine yerleştikten sonra üç defa tekbir getirir ve daha sonra bu duayı (son iki âyetin Sübhânellezî ile başlayan kısmını) okurdu. (Müslim, Hacc: 425; Ebû Davud, Cihad: 72; Tirmizî, Daavât: 46.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Ve gerçekten biz, halden hale geçerek Rabbimize mutlaka döneceğiz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
13-14. tā ķarar dutasız arķaları üzere andan anasız çalabuñuz ni'met in ķaçan kim ķarar dutasız anuñ üzere daħı eyidesiz “arulıġı anuñ kim musaḥḥar eyledi bizüm içün uşbunı daħı olmaduķ aña güci yiterler. daħı bayıķ biz çalabumuz dapa dönicilerüz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı Tañrımuz ḥażretine dönecek‐biz. |
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, biz (öləndən sonra) Rəbbimizin hüzuruna qayıdacağıq!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And lo! unto our Lord we are returning.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And to our Lord, surely,(4619) must we turn back!"
4619 Men of understanding, every time they take a journey on earth, are reminded of that more momentous journey which they are taking of the back of Time to Eternity. Have they tamed Time to their lawful use, or do they allow Time to run away with them wildly to where they know not? Their goal is Allah, and their thoughts are ever with Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنَّٓا
ve şüphe- siz biz
اِلٰى رَبِّنَا
Rabbimize
لَمُنْقَلِبُونَ
elbette döne- cek olanlarız
(12-14) O, bütün çiftleri yaratan, sırtlarına kurulasınız sonra da üzerlerine yerleştiğiniz zaman Rabbinizin nimetini (hatırlayıp) zikredesiniz ve, "bunu bizim hizmetimize veren (Allah) Subhân'dır (her türlü noksanlıktan münezzehtir), yoksa biz bunlara güç yetiremezdik. Şüphesiz biz Rabbimize döneceğiz" diyesiniz diye sizin için bindiğiniz gemileri ve hayvanları yaratandır.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مُنْقَلِبُون
Etken fiil-VII
ق ل ب
Dönecek olanlar, dönenler