close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zâriyât Sûresi 36. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Femâ vecednâ fîhâ ġayra beytin mine-lmuslimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gerçekten de bir ev halkından başka Müslüman da bulamamıştık orada.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ama) Ne var ki orada, Müslümanlardan (taraf) olan (ve eşcinselliğe karşı çıkan sadece) bir (tek) evden başkasını bulabilmiş (değildik. Neme lazım deyip bu ahlâksızlığa seyirci kalanları da helak ettik!)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçekten de bir ev halkından başka, müslüman da bulamamıştık orada.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Zaten orada, bir ev halkının dışında İslâm'ı yaşayan müslüman kimse bulamadık.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak orada Müslümanlardan sadece bir ev (halkı) bulduk.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ne var ki, orada müslümanlardan olan bir evden başkasını bulmadık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Fakat bir evden başka orada müslüman da bulmadık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve orada tek bir Müslüman ev bulduk.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Fakat orada bir aile dışında Müslüman bulamadık.
Besim Atalay
swap_vert close
«Biz orada İslâmlardan, yalnız bir tek ev bulduk!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Zaten orada Müslümanlardan, bir ev halkından (Lût ve iki kızından) başka kimse de bulamamıştık.
Cemil Said
swap_vert close
zîrâ orada yalnız bir müslüman ’âilesi bulacağız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Zaten orada, kendini Allah'a vermiş sadece bir tek ev halkı bulduk.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Zaten orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Zaten orada -bir hâne dışında- Allah’a teslim olmuş kimseler de bulamadık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Zaten orada müslümanlardan, bir ev halkından başka kimse bulmadık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Zaten orada bir evin dışında hiç bir müslüman bulmadık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Fakat biz orada müslümanlardan bir ev halkından başka kimseyi de bulamadık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fakat bir haneden başka orada Müsliman da bulmadık
Emrah Demiryent
swap_vert close
Zaten orada bir ev halkından başka müslüman da yoktu.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Fakat orada, bir evden başkasında, Müslümanlardan kimse bulamadık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fakat orada müslümanlardan bir ev (halkın) dan başkasını da bulmadık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Zâten orada Müslümanlardan, bir ev (halkı) dışında (kimse) bulmadık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Zaten orada (o inananları çıkardığımız yerde) Müslümanlardan, bir ev halkından başka kimse bulmamıştık.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Biz o toplum içerisinde yalnızca bir evden başka, Allah’a teslim olmuş kimseleri bulamadık” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak orada Allah’a bağınmış olarak bir tek ev bulduk, o kadar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Orada bir evden başka [¹] Müslüman bulmadık.
[1] Hazreti Lût ve iki kızının veya kurtarılan Müslümanların evi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Zaten orada bir ev halkı dışında Müslüman bulamadık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ama biz orada Müslümanlardan olan bir evden başkasını da bulmadık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ancak orada, bir ev halkı dışında Müslüman da göremedik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Orada bir evin dışında hiç Müslüman bulmadık”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Zaten şehirde bir tek Müslüman evi bulabildik.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Zaten orada Müslümanlardan bir ev halkından başka kimse yoktu. Ev halkından başka şehrin tamamı işledikleri suçlardan dolayı cezayı hak etmişlerdi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Zaten orada müslümanlardan (olan) bir ev (halkın)dan başka (kurtarılacak) kimse bulmamıştık.
Mehmet Türk
swap_vert close
Fakat orada bir ev halkından¹ başka Müslüman olan da bulamadık.²
1 O ev halkı, Hz. Lût’un ailesi idi ve karısından başka bütün ailesi, Müslüman oldukları için onunla birlikte Allah tarafından helâkten kurtarılmışlardı.2 Konuyla ilgili olarak Bk. (Hûd: 69-76)  
Muhammed Esed
swap_vert close
çünkü bir [tek] hane ²⁴ dışında orada Bize teslim olan hiç kimse görmedik.
24 Yani, Hz. Lût’un ailesi.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zaten bir hane halkı dışında orada Müslüman bulamadık. 12/103, 13/1
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
zaten orada bir hane dışında hiçbir müslüman bulamadık.[⁴⁷²⁵]
[4725] Nasıl ki Hucurât sûresinin 14. âyeti îman ile islâm kelimelerinin lugavî olarak eşanlamlı olmayacağının belgesi ise, Zariyat sûresinin 35 ve 36. âyetleri de bu iki kelimenin birbirinden tamamen kopuk olamayacağının belgesidir. Îman-islâm, mü’min-müslim arasındaki ilişki biri olmadan diğeri tamamlanmış sayılmayan mülazemet ilişkisi olsa gerektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Fakat biz orda, bir hane halkından (Lut a.s. ve ona tabi olanlardan) başka mümin bir kul da bulamadık.
Osman Fırat
swap_vert close
Zaten orada bir ev halkından başka müslüman da bulamadık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Fakat orada müslümanlardan bir haneden başka bulmadık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ama orada, bir hane dışında, Biz'e itaat eden aile bulamadık.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Zaten orada bir ev(halkın)dan başka müslüman da bulmadık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Orada müslümân olarak bir hâneden başka kimseyi bulmadık."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir ev dışında Allah’a tam teslim olmuş (müslüman) kimse bulamadık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Zaten orada, müslüman olan bir evden başkasını da bulamadık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Gerçi orada Müslüman bir haneden fazlasını da bulmadık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Artık orada, bir ev dışında, müslümanlardan/Allah'a teslim olanlardan hiç kimse bulamıyorduk.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes bulmaduķ anuñ içinde bir evden artuķ müsülmānlarden.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı bulmaduḳ anda bir evden özge Müselmānlardan.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Lakin orada bir evdən (Lutun ailəsindən) başqa müsəlman (tövhid dinində olan) tapmadıq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But We found there but one house of those surrendered (to Allah).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But We found not there any just (Muslim) persons except in one house:(5014)
5014 That was the house of Lut; and even there, his wife had no faith: she disobeyed the Command and perished: 11:81, n. 1577.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَمَا وَجَدْنَا
zaten bulamadık
ف۪يهَا
orada
غَيْرَ
dışında
بَيْتٍ
bir ev
مِنَ الْمُسْلِم۪ينَۚ
Müslümanlardan
Zaten orada Müslümanlardan bir ev (halkın)ın dışında (başka kimseyi) bulamadık.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُسْلِم
Etken fiil-IV
س ل م
Teslim olan, Müslüman, teslimiyet gösteren