close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zâriyât Sûresi 35. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feaḣracnâ men kâne fîhâ mine-lmu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken, orada inananlardan kim varsa çıkarmıştık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bu arada (Lut kavminin yurdundan) orada mü’minlerden kim varsa (ayırıp) çıkarıverdik.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Derken orada inananlardan kim varsa, çıkarmıştık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Bunun üzerine orada bulunan mü'minleri çıkardık.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Derken orada mü'minlerden kim varsa çıkardık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bu arada, mü'minlerden orada kim varsa çıkardık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet Lût'un memleketinde bulunan müminleri (oradan) çıkardık, (ki kalan kâfirleri helâk edelim).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bunun üzerine o şehirdeki müminleri oradan çıkardık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bunun üzerine orada bulunan müminleri çıkardık.
Besim Atalay
swap_vert close
İnanmış olanları, oradan alacağız!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bu arada, (Lût'a) inananlardan orada (Sodom'da) kim varsa onları çıkardık.
Cemil Said
swap_vert close
Orada bulunan mü’minleri evvelce çıkaracağız,
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bunun üzerine, suçlu milletin arasında bulunan müminleri çıkardık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Orada (Lût’un yöresinde) bulunan mü’minleri çıkardık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Derken, orada bulunan müminleri çıkardık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bunun üzerine orada bulunan müminleri çıkardık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sonra, orada inananlardan kim varsa çıkardık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Nihayet biz müminlerden orada bulunan kimseleri çıkardık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Binnetîce orada bulunan mü'minleri çıkardık
Emrah Demiryent
swap_vert close
Orada (Lût’un kavmi içerisinde) bulunan mü’minleri (güvenli bir yere) çıkardık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Orada bulunan inananları çıkardık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Derken orada mü'minlerden kim varsa çıkardık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bunun üzerine mü'minlerden orada bulunan kim varsa çıkardık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Derken (elçilerimiz o topluluğa vardılar ve önce) inananlardan orada kim varsa onları (azap menzilinin dışına) çıkardık.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Sonra, o suçlu toplum içerisindeki inanmış olanları içlerinden çıkarmak için gönderildik.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Artık orada inanmış olan kim varsa hepsini dışarı çıkardık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bunun üzerine köydeki mü/minleri çıkardık,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bunun üzerine orada inananlardan kim varsa çıkardık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Bu arada müminlerden orda kim varsa çıkardık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte böylece, Lut kavmini helâk etmeden önce oradaki bütün müminleri çıkardık.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Müminler’den orada bulunan kimseleri çıkardık”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Az önce, inananları şehirden uzaklaştırdık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Elçiler görevlerini yapmak için cezalandırılacak topluma geldiler. Müminleri şehirden çıkardılar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Biz) orada bulunan müminleri çıkarmıştık.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Bu helâkten öce) oradaki mü’minleri çıkardık.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve zaman içinde ²³ orada bulunan [bazı] müminleri [Lût’un şehrinden] çıkardık:
23 Lafzen, “ve sonra”; yani 11:77 vd. ve 15:61 vd.’da anlatılan olaylardan sonra.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Azap gelmeden önce müminleri biz oradan çıkardık. 10/103, 30/47
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken mü’minlerden orada bulunanları çıkardık;
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Evet azap emrimiz gerçekleşti ve geride kalacak kâfirleri helak etmek için ilkin) Orada bulunan müminleri, o beldeden çıkarıp uzaklaştırdık.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve orada bulunan mü’minleri çıkardık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık orada bulunan mü'minlerden kim var ise çıkardık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Derken, oradaki müminleri şehirden çıkarma emrini verdik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Orada bulunan mü'minleri çıkardık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"O karyelerde mü'minlerden her kim var ise çıkaracağız."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Orada inananlardan kim varsa dışarı çıkardık...
Şaban Piriş
swap_vert close
Orada olan müminleri de çıkarmıştık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Mü'minlerden kim varsa oradan çıkardık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Orada, müminlerden kim varsa çıkardık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes çıķarduķ anı kim oldı anuñ içinde mü’minlerden.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes çıḳarduḳ ol şehrde olan mü’minlerden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Nəhayət, (Lut qövmünü məhv etmək üçün) orada (Sədumda) olan mö’minləri çıxartdıq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thee We brought forth such believers as were there.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then We evacuated(5013) those of the Believers who were there,
5013 The only just or righteous persons found in Sodom and Gomorrah (Cities of the Plain by the Dead Sea ) were in the house of Lut, who was the Prophet sent to call them to repentance. He and his believing family and adherents were told to leave in due time, and the wicked were destroyed in a shower of brimstone.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاَخْرَجْنَا
nihayet Biz çıkardık
مَنْ
o kim- seyi ki
كَانَ
idi
ف۪يهَا
orada
مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَۚ
mü'minlerden
Nihayet Biz, (elçilerimizi Lût'un kavmine gönderdik ve) orada bulunan mü'minleri (helâktan kurtarmak için o şehirden) çıkardık.
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan