ve seher vakitlerinde ta yürekten Allah’a yalvarırlardı,[⁴⁷¹²]
[4712] Eshâr, (t. sehar, sehr, suhr) şafakla gündoğumu arasındaki vakit. Sehar ve suhr, lubb’e yakın anlamda “kalp” ya da “kalbin özü, içi” anlamına gelir (Lisân). Kelimenin sihr ile aynı kökten gelmesi tesadüf değil. Çünkü seher vakti, uykunun insanı teslim aldığı, en çok büyülediği vakittir. Uykunun büyüsünü bozanlar müjdelenmektedir.