close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Zâriyât Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżîne hum fî ġamratin sâhûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ki onlar, daldıkları gaflette habersiz bir halde bocalayıp dururlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ki onlar, ‘(bilgiçlik kılıflı) derin bir gaflet kuşatması’ içinde, (gerçeklerden) habersiz (ve nasipsizdirler).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar aptalca daldıkları cehalet içerisinde, ne dediklerini bilmezler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Cehalet içinde olanlar şuursuzca davranıyorlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar bilgisizlik içinde kalmış gafil kimselerdirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ki onlar, 'bilgisizliğin kuşatması' içinde habersizdirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar, bir cehalet içinde bulunan gâfil kimselerdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar ki kendilerini saran bir cehalet içinde gafil kalıyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar cehalet bataklığında ne yaptıklarından habersizdirler.
Besim Atalay
swap_vert close
10,11. Bilgisizlik içinde, ne yaptığın bilmiyen yalancılar yok ola !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar, bir cehalet içinde bulunan gafil kimselerdir
Cemil Said
swap_vert close
10,11. Cehâlet sevkiyle dalâlete sapan yalancılar mahv olsunlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
10,11. Yalancılığı itiyat edinenlerin, bilgisizliğe saplanıp kalanların canları çıksın!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
10,11. Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve “Muhammed şairdir, delidir” diyen) yalancılar kahrolsun!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
10-12. Kahrolası yalancılar, o gaflet içinde yüzen kendini bilmezler, “Hani son yargılama günü ne zaman?” diye sorarlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar koyu bir cehalet içerisinde kalmış gafillerdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ki şaşkınlıkları içinde umursamıyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar bir sarhoşluk ve cehalet içinde şuursuzdurlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O serhoşluk içinde yaptığını bilmezler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ki onlar koyu bir cehalet (sapkınlık) içinde kalmış gafil kimselerdir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, cehalet içinde ne yaptığını bilmeyenlerdir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
ki onlar koyu bir cehalet içinde kalmış gaafil kimselerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O kimseler ki, onlar cehâlet içinde bulunan gafillerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
10 , 11. O (cehalet içinde gaflete dalmış olan) koyu yalancılar (ise rahmetten) dışlanmışlardır. *
(*) Aşağıdaki tefsir metinlerinde de geçtiği gibi Kur’an’ı kerimin her yerinde bulunan (قتل) ‘’لعن ‘’ luine’’geçmiş edilgen fiil kipi olup ‘’rahmetten dışlanmıştır’’anlamındadır, yani haber cümlesidir, inşa cümlesi ve beddua ile hiçbir ilgisi yoktur. Zira yüce Allah’ın ne beddua etmesine ne de (kahrolsun) şeklinde slogan atmasına ihtiyacı vardır. Arapça bilenler aşağıdaki müfessirlerin görüşlerine de bakabilirler. ويقول المفسرون، ومن بينهم الطبري والقرطبي، إن معنى "قُتِلَ الْخَرَّاصُونَ"، أي لُعِنَ الكذابون والمرتابون، وليس المقصد قتل هؤلاء بالمعنى أو الأمر الإلهي المباشر، كما في قوله تعالى، في سُورة "عَبَسَ": {قُتِلَ الإِنسَانُ مَا أَكْفَرَهُ (17)}، أي كما في القرطبي، لُعِنَ، أو قيل: عُذِّب، والمقصود في هذه الآية بطبيعة الحال، الإنسان الكافر (الخراصون.. من هم) ) وحكى الواحدي عن المفسرين جميعاً أن المعنى: لعن الكذابون. قال ابن الأنباري: والقتل إذا أخبر به عن الله كان بمعنى اللعن؛ لأن من لعنه الله فهو بمنزلة المقتول (فتح القدير).  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İşte onlar şaşkınlık içine gömüldüler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar koyu bir bilgisizlik içine dalıp kalmışlardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
10, 11. Cehalette boğulup gaflette kalan yalancıların canı çıksın [³].
[3] Veya onlara lânet olsun.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar ki koyu cahil ve gaflete dalmış kimselerdir.⁶
6 Krş. Mü’minûn, 23/63  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar koyu bir cehalet içerisinde kalmış gafillerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar ki, cehâlet bataklığı içinde bilinçsizce bocalayıp duruyorlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlar bilinçsiz olarak dalgınlık (gaflet) içindedirler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
10,11. Ah şu yerebatası yalancılar! // Ah şu ne dediğini bilmeyen sersemler!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar koyu bir aptallık içinde yalanlarına devam ediyorlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar, koyu bir şaşkınlıkta ne yaptığını bilmeyenlerdir.
Mehmet Türk
swap_vert close
10,11. Kahrolsun o, şuursuzca cehalet bataklığında yüzen yalancılar!¹
1 Harras: Yani soyut olarak kendi zan ve tahminlerine göre atan, fikir namına kendi hevalarını ileri süren, kendilerini Allah ve Rasulünün yanındaymış zannedip ona göre yorum yapan yalancılar demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
aptallıklarıyla cehalete gömülenler;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar aymazlık ve gaflet içinde yüzen kimselerdir. 13/5, 36/77-78
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Daldıkları gafletin derin karanlığında kendi varlığını unutanlar...[⁴⁷⁰⁷]
[4707] Ğamratun, aşktan, sarhoşluktan ya da derin gafletten dolayı akleden kalbin daldığı iflah olmaz dalgınlık halidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar koyu bir cehalet içinde kalmış, -gerçekten- gâfil kimselerdir.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar bir taşkınlık içinde yanılıp durmaktadırlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O kimseler ki onlar cehalet içinde gâfil kimselerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
10, 11, 12. O kahrolası yalancılar sarhoşluk ve cehalet içinde ne yaptıklarını bilmeden atıp tutarlar. Bir de alay ederek: “Ne zaman o hesap günü? ” diye sorarlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar aptallık içinde yanılıp durmaktadırlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Müstağrak-ı cehâlet olarak îmân ve itâ'atden gâfillerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlar bir beklentiyle hoş görünenlerdir[*].
[*] Buradaki sehv, kendi yanlışından kaynaklanan sehivdir. Allah Teala şöyle buyurur: 4) İbadet de eden bu gibi kimselerin çekecekleri var. 5) Bunlar ibadetlerini önemsemezler. 6) Onlar gösteriş yaparlar. 7) Küçük yardımlara bile engel olurlar. (Maun 107/4-7) Burada anlatılan kişiler de kendilerini iyi göstererek kurgular kuran ve dini arzulara uyduranlardır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ki onlar, gafilce sapıklık içinde yüzmektedirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar ki cehalete bürünmüş gafillerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ki onlar bir sersemlik içinde ne yaptıklarından habersizdirler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
10-11. la'net oldı yalan söyleyiciler anlar kim anlar cāhillık içinde ġāfillerdür!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
cāhillıḳ içinde ġāfillerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslər ki, cəhalət girdabına düşüb (haqdan) qafil olmuşlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Who are careless in an abyss!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who (flounder) heedless(4996) in a flood of confusion:
4996 They are in great spiritual danger: yet they care not.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
هُمْ
onlar
ف۪ي غَمْرَةٍ
cehalet içinde
سَاهُونَۙ
gâfillerdir
Onlar ki (derin) bir cehalet içinde bulunan gâfillerdir.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
غَمْرَة
İsim
غ م ر
Gaflet, cehalet
سَاهُون
Etken fiil
س ه و
Gâfiller