close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 9. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Uktulû yûsufe evi-trahûhu erdan yaḣlu lekum vechu ebîkum vetekûnû min ba’dihi kavmen sâlihîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Öldürün Yusuf'u, yahut da öyle bir yere atın ki babanız, artık onu göremesin, ondan sonra tövbe eder, düzgün bir topluluk olursunuz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Şeytan onlara şöyle fısıldamıştı:) "Yusuf’u öldürüp (ortadan kaldırın) veya onu (artık geri dönemeyeceği) bir yere bırakın ki, babanız (Yakub)un yüzü (ilgisi ve sevgisi) yalnız size kalsın. Ondan sonra da (Allah’a tevbe eder) ve yine iyi kimseler olursunuz (ve kendinizi affettirirsiniz)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İçlerinden biri: “Yûsuf'u öldürün” dedi. “Yahut onu uzak bir yere götürün bırakın ki, böylece babanız sevgi ve alakasıyla, yalnızca size kalsın. Daha sonra da sizler, tevbe ederek iyi insanlar olmuş olursunuz.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Yûsuf'u öldürün veya onu uzak bir yere atın ki, babanızın teveccühü, sevgisi yalnız size kalsın. Bundan sonra da, tevbe ederek, dindar, ahlâklı, hayır-hasenât sahibi müslüman, sâlih kimseler olursunuz.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yusuf'u öldürün veya (uzak) bir yere bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Bundan sonra iyi bir topluluk olursunuz."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp-bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(içlerinden biri dedi ki: ) Yûsuf'u öldürün, yahud onu uzak bir yere atın ki, babanızın sevgisi yalnız size bağlı kalsın ve ondan sonra tevbe edip sâlih bir kavim olasınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Yusuf’u ya öldürün veya onu boş bir yere (çöle) atın; babanızın sevgisi ve teveccühü yalnız size kalsın. Ve ondan sonra uyumlu bir topluluk olursunuz.” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Yûsuf'u öldürün veya onu bir yere atın ki babanızın sevgi ile yönelişi yalnız size kalsın! Ondan sonra da tövbe ederek iyi kimseler olursunuz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Siz Yusuf'u ya öldürün, ya da bir yere sürün, babanızın yüzü artık size çevrile, bundan sonra onat ulus olasız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(İçlerinden biri dedi ki:) “Yusuf'u öldürün ya da bir yere götürüp atın ki, babanızın ilgisi yalnız size yönelsin. Ondan sonra da tevbe ederek iyi kimseler olursunuz (babanızla münasebetleriniz düzeltir, işleri yoluna koyarsınız.)”
Cemil Said
swap_vert close
Ânlardan biri didi ki: "Yûsuf’u öldürünüz ve yâhud uzak bir yere götürünüz pederinizin nazarları sizin üzerinizde olur sonra tevbe idüb iyi âdemler gibi hareket idersiniz."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Yusuf'u öldürün veya onu ıssız bir yere bırakıverin ki babanız size kalsın; ondan sonra da iyi kimseler olursunuz"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Yûsuf’u öldürün veya onu bir yere atın ki babanız sadece size yönelsin. Ondan sonra (tövbe edip) salih kimseler olursunuz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yûsuf’u öldürün veya onu (uzak) bir yere atın ki babanızın teveccühü yalnız size kalsın! Ondan sonra da (tövbe ederek) iyi kimseler olursunuz!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Aralarında dediler ki:) Yusuf'u öldürün veya onu (uzak) bir yere atın ki babanızın teveccühü yalnız size kalsın! Ondan sonra da (tevbe ederek) sâlih kimseler olursunuz!  
 Âyetin son kısmını «...Bundan sonra işinizi yoluna koymuş, durumunuzu düzeltmiş olursunuz» şeklinde anlamak da mümkündür.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Yusuf'u öldürün, ya da onu bir uzak yere yollayın ki babanızın ilgisi sizde odaklansın. Daha sonra da erdemli bir topluluk olursunuz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Yusuf'u öldürün, ya da bir yere atın ki, babanızın yüzü (sevgisi) size kalsın, sonra yine salih bir kavim olursunuz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yusüfü öldürün yahud bir yere atın ki babanızın yüzü size kalsın ve ondan sonra salâhlı bir kavm olasınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
(İçlerinden biri dedi ki:) “Yûsuf’u öldürün veya onu (uzak) bir yere atın ki babanızın teveccühü (ilgisi, sevgisi) yalnız size kalsın! Ondan sonra da (tövbe ederek) sâlih kimselerden olursunuz.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yûsuf'u öldürün veya onu bilinmez bir yere atın ki babanızın ilgisi yalnızca size yönelsin. Ve bunun ardından iyi bir topluluk olursunuz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Yuusufu öldürün. Yahud onu (uzak ve ıssız) bir yere atın ki babanızın teveccühü yalınız size münhasır olsun ve siz ondan sonra Saalih bir zümre olasınız».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(İçlerinden biri dedi ki:) “Yûsuf'u öldürün veya onu bir yere bırakın ki, babanızın teveccühü yalnız size kalsın; ondan sonra (tevbe eder) de sâlih kimseler topluluğu olursunuz.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Onladan biri dedi ki:) “Yusuf’u öldürün ya da (geri dönemeyeceği uzak) bir yere götürüp atın ki, babanızın ilgisi yalnız size yönelsin. Ve ondan sonra da (babanızla münasebetlerinizi düzeltir, işleri yoluna koyarsınız) iyi kimseler olursunuz. *
(*) Not: Her ne kadar birçok tefsir ve meallerde ‘’ Ondan sonra da (tövbe ederek) sâlih kimseler olursunuz!’’ şeklinde yorum yapılmışsa da, bence, bu yorum isabetli değildir. Çünkü bir insanın büyük bir günah olan katle azmettiği zaman, ben öldüreyim de sonra tövbe edip hâlimi düzelteyim demesi mantıklı değildir. Eğer onlar tövbe etmeyi düşünseydiler, zaten kendi kardeşlerinin öldürmesinden bile söz etmezlerdi. Bu nedenle metinleri aşağıya alınan bazı tefsirlerinde de belirtildiği gibi, bu durumun tövbe ile bir alakası yoktur. (الله اعلم) وفيه وجوه: ... والثاني: أنه ليس المقصود ههنا صلاح الدين بل المعنى يصلح شأنكم عند أبيكم ويصير أبوكم محباً لكم مشتغلاً بشأنكم (مفاتيح الغيب)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Yusuf’u öldürün veya yeryüzünün ıssız bir yerine bırakın ki, babanız yalnızca sizi görsün ve sizi sevsin. Bundan sonrada barış içinde uyumlu bir topluluk olun” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"Yusuf’u öldürün, ya da başka bir yere sürün ki artık babanız kendini yalnız size versin, böylelikle siz de kurtulmuş olursunuz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biri dedi ki: Yusuf/u öldürün veya bir yere [⁵] atıverin ki babanızın yüzü yalnız size dönsün. Bundan sonra salih kimseler olursunuz [⁶].
[5] Uzak bir yere veya ümrandan hâli yere.[6] Tövbe edersiniz veya serdedeceğiniz özürden dolayı babanız ile aranız düzelir veya dünya işiniz yoluna girer.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Yûsuf’u öldürünüz veya onu bir yere bırakınız da babanızın yüzü yalnız size kalsın. Ondan sonra da tevbe eder iyi ve yararlı işler [sâlihîn] yapan bir topluluk [kavm] olursunuz.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp bırakın ki babanızın yüzü (sevgisi) yalnızca size (özgü) kalsın. Ondan sonra da (tevbe ederek) salih bir topluluk olunuz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Bunun için, Yûsuf’u ya öldürmeli, ya da onu asla geri dönemeyeceği uzak bir yere atmalısınız ki, babanızın bütün ilgi ve şefkati yalnızca size kalsın! Ondan sonra da, nasıl olsa tövbe eder, iyi birer insan olursunuz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Yûsuf’u öldürün veya onu bir yere atıverin ki; babanızın yüzü / ilgisi size kalsın! Ondan sonra salih (iyi) bir kavim olursunuz”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biri: " Yusuf'u öldürüp araziye bırakın. Böylece babanızın sevgisi sırf size kalır. Bakarsın bu sevgiden gül gibi bir toplum olur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İçlerinden biri; "Yusuf’u öldürelim veya onu bir yere bırakalım! Belki o zaman babamızın sevgisi bize kalır. Ondan sonra da Allah’a tövbe eder, iyi bir topluluk oluruz!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yusuf’u öldürün veya onu (uzak) bir yere bırakın ki babanızın ilgisi [*] yalnız size kalsın! Ondan sonra da (tevbe ederek) iyi kişiler olursunuz!” [*]
Ayetteki [vechu ebîküm] ifadesi “babanızın yüzü” yani onun ilgisi, sevgisi demektir.,Burada Hz. Yusuf’un abilerinin onu yok ettikten sonra babalarıyla aralarını düzeltebileceklerini düşündükleri aktarılmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(İçlerinden biri): “Yûsuf’u öldürün veya onu bir yere bırakın ki babanız sadece sizi sevsin. Sonra da (tevbe eder) salih bir topluluk olursunuz.” ¹ dedi.
1 “Sonra da (tevbe eder) salih bir topluluk olursunuz.” diyerek; Allah’ı kandıracaklarını veya bunların yaptıkları her günahı Allah’ın affetmek zorunda olduğunu zannediyorlardı. Tıpkı, “gençliğimizde her türlü yanlışlığı yapar, yaşlanınca ibâdete başlar ve âhiretimizi kurtarırız.” diyenler gibi…  
Muhammed Esed
swap_vert close
[İçlerinden biri:] “Yusuf’u öldürün” dedi, “yahut o’nu [uzak] bir yere götürüp bırakın ki böylece babanız sevgi ve alakasıyla yalnızca size kalsın ve siz de bundan sonra [artık tevbe edip] iyi insanlar ol[arak yaşamak için serbest ol]asınız!” ¹⁴
14 Bizim burada parantez içindeki -Hz. Yusuf’un kardeşlerinin davranışında yatan ve kendilerince farkında olunmayan istihzayı ifade eden- ilavemiz, klasik müfessirlerden çoğunun üzerinde ittifak ettiği görüşe dayanmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Yusuf’u öldürün veya onu ıssız bir yere atıp bırakın ki, babanızın sevgi ve ilgisi size kalsın. Ondan sonra da mutlu mesut yaşar gidersiniz.” 12/64
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(İçlerinden biri dedi ki): “Yusuf’u öldürün! Ya da onu ıssız bir yere atın ki babanızın[¹⁸³¹] ilgisi yalnız size yönelsin; ve onun ardından, işleri tıkırında giden bir topluluk olmuş olursunuz.”[¹⁸³²]
[1831] Yani: “..babamızın”. Bu üslûp, ilk muhatapların konuştuğu dilin yaygın bir özelliğidir. [1832] Bu âyet, Mekke muhalefetinin, Allah Rasûlü’ne suikast planları yaparken vicdanlarını ikna için ürettikleri gerekçeler bağlamında okunmalıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Kimi) "Yusuf'u öldürün veya onu (uzak ve ıssız bir yere atın ki, babanızın ilgisi yalnız size kalsın; ondan sonra (nasıl olsa tevbe eder, Rabbinizden bağışlanma diler) sâlih kimseler olursunuz. (Umulur ki Rabbiniz sizleri affeder, diye öğüt verdiler.)
Osman Fırat
swap_vert close
Yûsuf’u öldürün veya onu bir yere atın ki babanızın ( sevgi ve alakası) size kalsın. Ondan sonra (tövbe edip) salih bir topluluk olursunuz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Yusuf'u öldürün veya O'nu bir yere atınız ki, babanızın yüzü (sevgisi) size kalsın ve siz ondan sonra sâlihler olan bir cema-at olursunuz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
8, 9. Hani onlar, (aralarında şöyle konuşmuşlardı): “Yusuf ile öz kardeşi, babamıza daha sevimli geliyor. Oysa biz daha güçlü bir grubuz. Pek belli ki babamız bu işte yanılıyor. Yusuf'u öldürün yahut onu uzak bir yere atın ki babanızın sevgi ve teveccühü yalnız size kalsın. Ondan sonra da tövbe ederek salih kimseler olursunuz, babanızla münasebetleriniz düzelir, işiniz yoluna girer. ”
Onun anne baba bir kardeşi Bünyamin’i kasdediyorlardı. Bünyamin dünyaya gelirken annesi ölmüş olduğundan, babaları onlara daha fazla şefkat duyardı. Diğerleri ise Yusuf’un baba tarafından kardeşleri idi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yusuf'u öldürün, ya da onu bir yere bırakın da babanızın yüzü yalnız size kalsın (bundan böyle babanız yalnız sizi görsün ve sevsin)! Ondan sonra da (tevbe eder), iyi bir topluluk olursunuz!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Yûsuf'ı öldiriniz yâhud bir hâlî yere atınız ki pederinizin yüzi (muhabbeti) size kala! Sonra sâlih bir kavim olınız." didiklerinde,
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Yusuf’u öldürelim ya da bir yere atalım gitsin de babamız hep bizimle ilgilensin, böylece daha iyi sıkıntısız bir topluluk haline geliriz[*]”
[*] İltifat  
Şaban Piriş
swap_vert close
Yusuf'u öldürün veya onu ıssız bir yere bırakın ki babanız size kalsın. Siz de ondan sonra dürüst bir topluluk olursunuz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Yusuf'u ya öldürün veya uzak bir yere atın ki babanızın ilgisi size yönelsin. Ondan sonra da tevbe edip iyi insanlar olursunuz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Yûsuf'u öldürün yahut bir yere götürüp atın ki, babanızın ilgisi yalnız size yönelsin ve bunun ardından barışçıl ve hayırsever bir topluluk haline gelesiniz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
depeleñ yūsuf’ı, yā bıraġuñ anı bir yire boş ķala size atañuz yüzi daħı olasız andan śoñra bir ķavm eyü işleyiciler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Öldürüñüz Yūsufı, yā anı bıraġuñuz bir yire, ḥattā ki yaluñuz size ḳala atañuz. Daḫı anı bıraḳduḳdan ṣoñra ṣāliḥlerden olasız.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Aralarında biri dedi: ) “Yusifi öldürün və ya (uzaq) bir yerə atın ki, atanız mehrini yalnız sizə salsın. Ondan sonra isə (tövbə edib) əməlisaleh bir camaat olarsınız!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(One said) : Kill Joseph or cast him to some (other) land, so that your father's favour may be all for you, and (that) ye may afterward be righteous folk.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Slay ye Joseph or cast him out to some (unknown) land, that so the favour of your father may be given to you alone: (there will be time enough) for you to be righteous after that!"(1640)
1640 There seems to be some irony here, consistent with the cynical nature of these callous, worldly-wise brethren. The goodness of Joseph was a reproach to their own wickedness. Perhaps the grieved father contrasted Joseph against them, and sometimes spoke of it: "Why don'tyou be good like Joseph?" This was gall and wormwood to them. Real goodness was to them nothing but a name. Perhaps it only suggested hypocrisy to them. So they plotted to get rid of Joseph. In their mean hearts they thought that would bring back their father's love whole to them. But they valued that love only for what material good they could get out of it. On the other hand their father was neither foolish nor unjustly partial. He only knew the difference between gold and dross. They say in irony, "Let us first get rid of Joseph. It will be time enough then to pretend to be 'good' like him, or to repent of our crime after we have had all its benefits in material things!"  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اُقْتُلُوا
öldürün
يُوسُفَ
Yûsuf'u
اَوِ
ve- ya
اطْرَحُوهُ
onu atın
اَرْضاً
bir yere
يَخْلُ
kalsın
لَكُمْ
size
وَجْهُ
tevec-cühü
اَب۪يكُمْ
babanızın
وَتَكُونُوا
ve olursunuz
مِنْ بَعْدِه۪
ondan sonra
قَوْماً
bir kavim
صَالِح۪ينَ
sâlih kimseler
(Aralarından biri dedi ki) "Yûsuf'u öldürün veya onu (uzak) bir yere bırakın ki babanızın teveccühü yalnız size kalsın! Ondan sonra da (tövbe ederek) sâlih bir kavim olursunuz!"
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
يُوسُف
Özel isim
يُوسُف
Hz. Yusuf (a.s.)
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
طَرَحَ
Fiil-I
ط ر ح
Attı
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
خَلَا
Fiil-I
خ ل و
Baş başa kaldı, gelip geçti
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
وَجْه
İsim
و ج ه
Yüz, vech, teveccüh
اَبٌ
İsim
ا ب و
Baba
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
صَالِح
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih kimse, sâlih olan