close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle kâ-ilun minhum lâ taktulû yûsufe veelkûhu fî ġayâbeti-lcubbi yeltekithu ba’du-sseyyârati in kuntum fâ’ilîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İçlerinden biri Yusuf'u öldürmeyin demişti, mutlaka bir şey yapacaksınız bir kuyuya atın bari de gelip geçenlerden onu bulup alan olsun.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İçlerinden söz alan birisi dedi ki: "Eğer (mutlaka bir şey) yapacaksanız, Yusuf’u öldürmeyin; onu kuyunun derinliklerine bırakıverin de bir yolcu kafilesi alıp (gitsin)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bir diğeri: “Hayır, Yûsuf'u öldürmeyin” diye söze karıştı. “Eğer mutlaka birşey yapmanız gerekiyorsa, onu bir kuyunun dibine atın; nasıl olsa onu oradan geçen bir kervan bulup yanına alır.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
İçlerinden sözü dinlenen biri: “Yûsuf'u öldürmeyin, eğer mutlaka ona bir şey yapacaksanız, onu suyu çekilmek üzere olan bir kuyuya atın da, geçen kervanlardan biri onu alıp götürsün” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
İçlerinden bir söz sahibi dedi ki: "Yusuf'u öldürmeyin. Eğer bir şey yapacaksanız, onu kuyunun derinliklerine atın; yolcu kafilelerinden biri kendisini bulsun."
Ali Bulaç
swap_vert close
İçlerinden bir sözcü dedi ki: 'Eğer (mutlaka bir şey) yapacaksanız, öldürmeyin Yusuf'u, onu kuyunun derinliklerine bırakıverin de bir yolcu kafilesi alsın.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İçlerinden bir söz sahibi de şöyle dedi: “- Yûsuf'u öldürmeyin de, bir kuyu dibine bırakın ki, bir yolcu kâfilesi onu yitik mal olarak alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlardan biri: “Eğer bir şey yapacaksanız, Yusuf’u öldürmeyin. Onu pek derin olmayan kuyunun görünmez bir yerine atın ki, yoldan geçen bir kervan onu bulsun, götürsün” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlardan biri, “Yûsuf'u öldürmeyiniz; eğer mutlaka yapacaksanız onu kuyunun dibine atın da, geçen kervanlardan biri onu alsın” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
İçlerinden biri dedi: «Eğer yapacaksanız, Yusuf'u öldürmeyip, kuyuya atasınız, kervanlardan biri bulup götürür»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İçlerinden (daha insaflı olan) bir sözcü de dedi ki: “Yusuf'u öldürmeyin, eğer ona illa da bir şey yapacaksanız onu bir kuyunun içine/dibine bırakın ki (oradan geçen) kafilelerden biri onu bulup alsın (ve uzak diyarlara götürsün).
Cemil Said
swap_vert close
İçlerinden biri didi ki: "Yûsuf’ı öldürmeyiniz ândan kurtulmak istiyor iseniz ânı bir kuyuya atınız bir seyyâh geçer iken ânı alır."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İçlerinden biri: "Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın. Böyle yaparsanız yolculardan onu bulup alan olur" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlardan bir sözcü, “Yûsuf’u öldürmeyin, onu bir kuyunun dibine bırakın ki geçen kervanlardan biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlardan biri, “Yûsuf’u öldürmeyin, eğer mutlaka yapacaksanız, onu (kör) kuyunun dibine bırakın. Nasıl olsa gelip geçen kervanlardan biri onu bulup alır” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlardan biri: Yusuf'u öldürmeyin, eğer mutlaka yapacaksanız onu kuyunun dibine atın da geçen kervanlardan biri onu alsın (götürsün), dedi.  
 Bu teklifi yapan Yehuda isminde birisi idi. Kardeşlerine bunu kabul ettirdi ve babalarına geldiler.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlardan birisi şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin, onu kuyunun dibine atın. Böyle yaparsanız kervanlardan biri onu bulup götürebilir."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İçlerinden bir söz sahibi şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin, bir kuyunun dibine bırakın da ordan geçen kafilenin biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İçlerinden bir söz sahibi, Yusüfü, dedi öldürmeyin de bir kuyu dibinde bırakın ki kafilenin biri onu lekît olarak alsın, eğer yapacaksanız böyle yapın
Emrah Demiryent
swap_vert close
İçlerinden (daha insaflı) sözü dinlenilir biri şöyle dedi: “Yûsuf’u öldürmeyin. Eğer (mutlaka bir şey) yapacaksanız, onu bir kuyunun dibine bırakın da (oradan geçen) kervanlardan biri onu alıp (uzak diyarlara) götürsün.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
İçlerinden, sözü geçerli olanı: “Yûsuf'u öldürmeyin, eğer bir şey yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın, kervanlardan biri onu alsın.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İçlerinden bir sözcü: «Yuusufu öldürmeyin, onu bir kuyunun dibine bırakın da bir yolcu kaafilesinden biri onu (yitik olarak) alsın. Eğer (mutlakaa) yapacaksanız (bari böyle yapın)» dedi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İçlerinden söz sâhibi olan biri (Yehûda ise): “Yûsuf'u öldürmeyin; onu kuyunun dibine bırakın da, geçen kafilenin biri onu (bulup) alsın; eğer (gerçekten ona bir şey)yapacak kimseler iseniz (bâri böyle yapın!)” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlardan bir sözcü dedi ki: ‘’Eğer (mutlaka bir şey) yapacaksanız, Yûsuf’u öldürmeyin de, bir kuyunun görünmeyen yerine bırakın ki, bir yolcu kafilesi onu yitik mal olarak alıp (uzak diyarlara) götürsün. *
(*) Buradaki [el-cübb] ifadesi, kuyunun bilinen yani kervanların uğradığı bir kuyu olduğunu göstermektedir. Bu teklifi yapan Yehûda isminde birisi olduğu rivayet edilir. Bu kişi kardeşlerine bunu kabul ettirdi ve babalarına geldiler.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İçlerinden birisi “Yusuf’u öldürmeyin, o’nu bir kuyunun dibine atın. Eğer bu şekilde yaparsanız, (oradan geçen) bir kervan o’nu orada bulup götürür” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Aralarından sözü geçen biri dedi: "Yok Yusuf’u öldürmek olmaz. Onu bir kuyunun dibine bırakın de kervanın biri onu oradan alsın. Yapacaksanız böyle yapın."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlardan biri: «— Eğer yapacak iseniz [⁷] Yusuf/u öldürmeyin, onu kuyu dibine atın da gelip geçenlerden biri onu oradan alsın» demişti.
[7] Yapmasanız daha iyi ya. Veya beni dinlerseniz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlardan sözcü biri dedi ki: “(Bence) Yûsuf’u öldürmeyiniz! Onu bir kuyunun² dibine atınız ve (nasıl olsa) kervanlardan biri onu görür, alır. Eğer yaparsanız (böyle yapınız).”
2 Cubb: Arapçada çölde bulunan suyu az ve taşla örülmemiş bir insanın  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlardan bir söz sahibi dedi ki: “Yusuf'u öldürmeyin, Eğer (mutlaka bir şey) yapacaksanız, onu bir kuyunun dibine bırakın da (oradan geçen) kafilenin biri onu bulup alsın.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
İçlerinden nisbeten daha insaflı olan biri, “BenceYûsuf’u öldürmeyin; eğer mutlaka bir şey yapacaksanız, onu şehrin dışındaki bir kuyunun içine atın; oradan geçen kervanlardan biri onu alıp uzak diyarlara götürsün. Böylece, elimizi kana bulamadan amacımıza ulaşmış oluruz.” dedi.Bu teklif, diğerleri tarafından da kabul edildi ve sinsi plân uygulanmaya başlandı:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İçlerinden bir söz sahibi dedi ki: “Yûsuf’u öldürmeyin! Eğer yapacaksanız, onu Kuyu’nun dibine atın! Onu, (gelip geçen) Yolcular’ın birisi alıp götürür”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Diğeri: " Yoo. Yusuf'u öldürmeyin onu derin bir su kuyusuna atın. Böyle yaparsanız nasıl olsa kervancıların biri onu alıp götürecektir. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
İçlerinden başka biri de; "Yusuf’u öldürmeyelim! Onu kuyunun dibine atalım! Kervanlardan biri görüp alır! Eğer yapacaksak böyle yapalım!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İçlerinden biri “Yusuf’u öldürmeyin; (mutlaka bir şey) yapacaksanız onu o kuyunun görünmeyen yerine bırakın da kervanlardan biri onu alsın.” demişti. [*]
Buradaki [el-cübb] ifadesi, kuyunun bilinen yani kervanların uğradığı bir kuyu olduğunu göstermektedir. [Ğayâbeh] kelimesi ise kuyunun dibi değil, dışarıdan bakıldığında görünmeyen yeri demektir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İçlerinden (başka) bir sözcü: “Eğer (Yûsuf’a bir şey) yapmak istiyorsanız, Yûsuf’u öldürmeyip, bir yolcu kafilesinin alıp götürmesi için, onu bir kuyunun dibine bırakın.”¹ dedi.
1 Bu bölüm, “içlerinden biri: Yûsuf’u öldürmeyin, onu bir kuyunun dibine bırakın. Böyle yaparsanız yolcu kafilelerinden onu bulup alan olur, dedi.” diye de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bir diğeri: “Hayır, Yusuf’u öldürmeyin!” diye söze karıştı, “Eğer mutlaka bir şey yapmanız gerekiyorsa, o’nu bir kuyunun dibine atın; (nasıl olsa) o’nu [orada] bir kervan bulup yanına alır.” ¹⁵
15 Zımnen, “ve o’nu uzak diyarlara götürür” (karş. önceki ayet). “Kuyu” sözcüğüyle aktardığımız cübb terimi, özellikle çölde basit bir biçimde toprakta ya da kayalarda açılan ve taşla örülmeyen kuyular için kullanılır: sözü geçen kuyunun bu tür bir kuyu olması onun, Hz. Yusuf’u gözden saklayacak ya da tırmanıp çıkmasına engel olabilecek kadar derin ama onu boğmaya yetmeyecek kadar suyu az bir kuyu olduğunu düşündürmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İçlerinden bir diğeri; “Yusuf’u öldürmeyin, eğer illa da yapacaksanız onu bir kuyunun derinliklerine bırakın; böylece kervanlardan biri alıp götürsün.” dedi.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bir diğeri ileri atılarak “Yusuf’u öldürmeyin!” dedi ve ekledi: “İlle de bir şey yapacaksanız, onu bir kuyunun[¹⁸³³] derinliklerine bırakın; nasıl olsa bir kervan gelip ona el koyacaktır.”
[1833] Cubb, taşlarla örülmemiş, sadece su bulununcaya dek oyulmuş insanı boğmayacak kadar suyu az fakat çıkılamayacak kadar da derin kuyu. Örülmüş olanına bi’r denir (el-Külliyyât).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Fakat biri) "Yusuf'u öldürmeyin, eğer (ondan kurtulmak için) mutlaka bir şey yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın da geçen kervanlardan biri onu alıp götürsün" önerisinde bulundu. (Onun önerisini kabul ettiler ve Yusuf'u gezmeye götürmek için babalarından izin istediler. Yakub'un tereddüt ettiğini görünce de)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlardan bir sözcü, "Yûsuf’u öldürmeyin, onu bir kuyunun dibine bırakın ki geçen kervanlardan biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlardan bir söyleyici dedi ki: «Yusuf'u öldürmeyin ve O'nu kuyunun dibine atıverin, O'nu kâfilelerden biri alıverir, eğer siz yapacak kimselerden iseniz» (böyle yapınız).
Suat Yıldırım
swap_vert close
İçlerinden biri: “Yusuf'u öldürmeyin de bir kuyu dibine bırakın. Yolcu kafilelerinden biri onu yitik olarak alıp götürsün. Eğer yapacaksanız böyle yapın! ” dedi. {KM, Tekvin 37, 22-26}
Süleyman Ateş
swap_vert close
İçlerinden bir sözcü: "Yusuf'u öldürmeyin, onu kuyunun dibine atın, kervanlardan biri onu (görüp) alsın; eğer yapacaksanız (böyle yapın)," dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
İçlerinden birisi "Yûsuf'ı öldirmeyiniz, kuyuya atınız. Oradan onı bir kervan bulur ve alır. Eğer bir şey yapacak iseniz böyle yapınız" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İçlerinden sözü dinlenen biri şöyle dedi: “Yusuf’u öldürmeyin, o su çukurunun dibine bırakın da kervanlardan biri onu alsın. Yapacaksanız böyle yapın.”
Şaban Piriş
swap_vert close
İçlerinden biri:-Yusuf'u öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın. Yolculardan biri alıp götürsün. Yapacaksanız böyle yapın, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İçlerinden biri “Yusuf'u öldürmeyin,” dedi. “Eğer yapacaksanız, bir kuyu dibine bırakın da kafilelerden biri onu bulup alsın.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İçlerinden söz alan biri şöyle konuştu: "Yûsuf'u öldürmeyin. Onu bir kuyunun dibine bırakın; gelip geçen kafilelerden biri onup bulup alır. Yapacaksanız böyle yapın!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti eyidici anlardan “öldürmeñ yūsuf’ı daħı bıraġuñ anı ķuyu dibine götüre anı bir nicesi yüriyicilerüñ eger olasız işleyiciler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlaruñ birisi eyitdi ki Yehūdādur: Yūsufı öldürmeñ, lākin ḳuyuya bı‐raġuñuz, alsun gitsün anı misāfirlerüñ niçesi, eger siz benüm meşveretümişlerseñüz, didi. |
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bir başqası (Rubil və ya Şəm’un) belə dedi: “Yusifi öldürməyin, onu bir quyunun dibinə atın. Əgər belə etsəniz, yol keçənlərdən biri onu götürər”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
One among them said: Kill not Joseph but, if ye must be doing, fling him into the depth of the pit; some caravan will find him.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Said one of them: "Slay not Joseph, but if ye must do something, throw him down to the bottom of the well: he will be picked up by some caravan of travellers."(1641)
1641 One of the brethren, perhaps less cruel by nature, or perhaps more worldlywise, said: "Why undertake the risk of blood-guiltiness? Throw him into the well you see there! Some travellers passing by will pick him up and remove him to a far country. If not, at least we shall not have killed him:" This was false casuistry, but such casuistry appeals to sinners of a certain kind of temperament. The well was apparently a dry well, deep enough to prevent his coming out, but with no water in which he could be drowned. It was Allah's Plan to save him alive, but not to make Joseph indebted to any of his brethren for his life!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
قَٓائِلٌ
bir söz sahibi
مِنْهُمْ
onlardan
لَا تَقْتُلُوا
öldürmeyin
يُوسُفَ
Yûsuf'u
وَاَلْقُوهُ
ve onu bırakın
ف۪ي غَيَابَتِ
dibine
الْجُبِّ
kuyunun
يَلْتَقِطْهُ
onu alsın
بَعْضُ
bazısı
السَّيَّارَةِ
kervanların
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
فَاعِل۪ينَ
yapacak kimseler
Onlardan sözü dinlenen biri de dedi ki: "Yûsuf'u öldürmeyin, eğer mutlaka yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın da geçen kervanlardan biri onu al(ıp götür)sün!
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
قَٓائِل
Etken fiil
ق و ل
Söz sahibi, konuşan, söyleyen
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
يُوسُف
Özel isim
يُوسُف
Hz. Yusuf (a.s.)
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
غَيَابَت
İsim
غ ي ب
Dip, derinlik
جُبِّ
İsim
ج ب ب
Kuyu
اِلْتَقَطَ
Fiil-VIII
ل ق ط
Bulup aldı
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
سَيَّارَة
İsim
س ي ر
Yolcular, kervan
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فَاعِل
Etken fiil
ف ع ل
Yapan