close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 87. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ beniyye-żhebû fetehassesû min yûsufe veeḣîhi velâ tey-esû min ravhi(A)llâh(i)(s) innehu lâ yey-esu min ravhi(A)llâhi illâ-lkavmu-lkâfirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Oğullarım dedi, gidin, Yusuf'la kardeşinden bir haber getirin ve Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; çünkü kafir olan topluluktan başka kimsecikler, Allah'ın rahmetinden ümit kesmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Sonra evlatlarına dönüp:) "Ey oğullarım, haydi gidiniz de (hayırlı bir haber getirmek için) Yusuf’u ve kardeşini (dikkatle ve titizlikle) araştırıveriniz... (Ey Müslümanlar! Siz de nice yıllardır kaybettiğiniz izzet ve hâkimiyetinizi yeniden bulmaya gayret ediniz...) Sakın Allah’ın rahmet ve inayetinden ümit kesmeyiniz!.. Zira kâfir olanlardan başkası Allah’ın nusret ve merhametinden ümit kesmez (kesmemelidir)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ya'kup: “Ey oğullarım! Mısır'a gidin de, Yûsuf ile kardeşini araştırıp bulmaya çalışın ve Allah'ın lütfundan ümit kesmeyin. Ancak Allah'tan gelen gerçekleri örtbas eden toplumlar, O'nun lütfundan ümitlerini keserler.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Oğullarım, gidin, Yûsuf'u ve kardeşini iyi araştırın. Allah'ın hayat bahşeden rahmetinden ümit kesmeyin. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfir bir kavimden başkası Allah'ın hayat bahşeden rahmetinden ümit kesmez.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey oğullarım! Gidin Yusuf'la kardeşinden bir haber arayın. Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez."
Ali Bulaç
swap_vert close
'Oğullarım, gidin de Yusuf ile kardeşinden (etraflı bir araştırma yapıp) bir haber getirin ve Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey oğullarım! Haydi gidin de Yûsuf'la kardeşinden araştırarak haber edininiz. Allah'ın lütfundan ümidinizi kesmeyiniz; çünkü Allah'ın lütfundan, ancak kâfirler topluluğu ümidini keser.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ey oğullarım! Gidin, Yusuf’u ve kardeşini araştırın. Ve Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Zira kâfir bir toplumdan başkası, Allah’ın rahmetinden ümit kesmez” dedi.
(Sonra, onlar Mısır’a döndüler.)  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ya‘kûb, konuşmasına devamla, “‘Ey oğullarım! Gidiniz de Yûsuf'u ve kardeşini iyice araştırınız. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyiniz! Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Oğullarım! Gidiniz, arayınız Yusuf'la karındaşını, Allahın rahmetinden umut kesmeyin, Allahın koruma sından yalnız kâfir olanlar, umutların keserler»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey oğullarım! (Şimdi Mısır'a) gidin, Yusuf ile kardeşi hakkında bir haber almaya çalışın ve Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Bilin ki, hakkı inkâr edenlerden başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez.”
“Ümitsizlik” imanla çelişen en kötü hastalıklardan ve en büyük günahlardan bir tanesidir. Zümer, 39/53 ayetinde “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin!” buyruluyor. Hayat her zaman istenildiği gibi gitmez. Sıkıntılarla, acılarla, ıstıraplarla, kederlerle donatılmış bir serüvendir hayat. İnsan ne zaman bir sıkıntıya, bir çıkmaza, bir zorluğa, bir üzüntüye maruz kalsa arkasından Allah mutlaka bir çıkış yolu gösterir. Nitekim İnşirah, 94/5-6 ayetlerinde; “Muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” buyrulmaktadır. Arka arkaya iki defa tekrarlanan “her zorlukla beraber bir kolaylık vardır” söyleminden de anlıyoruz ki, hayatta zorluklar, sıkıntılar olacak ama bunlar üstesinden gelinemeyecek ve giderilemeyecek şeyler değildir. Ayrıca zorluk ve zahmetin olmadığı, engelin ve yokuşun bulunmadığı bir dünyada insan nasıl kemale ererek cennet nimetlerine varis olacak? Sıradan mesleklere aday olmak için bile bir sürü testten ve birçok badireden geçmek gerekirken; ebedi nimetlere mazhar olmak için dünyaya gelen insan diğer canlılar gibi sadece yaşamını sürdürmekle bu vazifesini yapmış oluyor mu? Ayette geçen “ravh” terimi tefsircilerin çoğuna göre “rahmet” sözcüğü ile eş anlamlıdır. Burada da “rahmet” anlamında kullanılmıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
"Ey oğullarım gidiniz her yerde Yûsuf’ı ve birâderini sorınız, Allâh’dan ümîdinizi kesmeyiniz, ancak kâfirler Allâh’dan ümîd keserler. " didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Ey Oğullarım! Gidin, Yusuf'u ve kardeşini arayın. Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin; doğrusu kafirlerden başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Ey oğullarım! Gidin Yûsuf’u ve kardeşini araştırın. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey oğullarım! Gidin de Yûsuf’u ve kardeşini iyice araştırın, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü inkâr edenlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey oğullarım! Gidin de Yusuf'u ve kardeşini iyice araştırın, Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez.  
 Bunun üzerine Mısır’a döndüler.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Oğullarım, gidin, Yusuf'u ve kardeşini araştırın. ALLAH'ın rahmetinden umut kesmeyin. İnkarcılardan başkası ALLAH'ın rahmetinden umut kesmez."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ey oğullarım, gidin, Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; zira kâfir kavimden başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey oğullarım haydi gidiniz de Yusüfle kardeşinden bir tahassüste bulununuz ve Allahın revhınden ye'se düşmeyiniz, çünkü Allâhın revhınden ye'se düşen Ancak kâfirler güruhudur
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Sonra evlatlarına dönüp,) “Ey oğullarım! Haydi, (tekrar Mısır’a) gidin de (hayırlı bir haber getirmek için) Yûsuf’u ve kardeşini araştırın. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin, zira kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey oğullarım! Gidin Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin; çünkü gerçeği yalanlayan nankör bir halktan başkası O'nun rahmetinden umudunu kesmez.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Oğullarım, gidin, Yuusufla kardeşinden (bütün duygularınızla) bir haber arayın. Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Zîrâ hakıykat şudur ki kâfirler güruhundan başkası Allahın rahmetinden ümidini kesmez».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Ey oğullarım! (Haydi) gidin de, Yûsuf'la kardeşinden bir haber araştırın; hem Allah'ın rahmetinden ümid kesmeyin! Çünki kâfirler topluluğundan başkası, Allah'ın rahmetinden ümîd(ini) kesmez.”(1)
(1)“Ye’s (ümidsizlik) en dehşetli bir hastalıktır ki, âlem-i İslâm’ın kalbine girmiş. İşte o ye’sdir ki bizi öldürmüş gibi, garbda (batıda) bir-iki milyonluk küçük bir devlet, şarkta (doğuda) yirmi milyon Müslümanları kendine hizmetkâr ve vatanlarını müstemleke (sömürge) hükmüne getirmiş. Hem o ye’sdir ki yüksek ahlâkımızı öldürmüş. Menfaat-i umûmiyeyi (toplumun menfaatini) bırakıp, menfaat-i şahsiyeye(şahsî menfaate) nazarımızı hasrettirmiş. Hem o ye’sdir ki kuvve-i ma‘neviyemizi (ma‘nevî gücümüzü)kırmış. Az bir kuvvetle îmandan gelen kuvve-i ma‘neviyeyi şarktan garba kadar istîlâ ettiği hâlde, o kuvve-i ma‘neviye-i hârika, me’yûsiyetle (ümidsiz olmakla) kırıldığı için, zâlim ecnebîler (yabancılar) dört yüz seneden beri üç yüz milyon Müslümanı kendilerine esîr etmiş. (...) Ye’s, ümmetlerin, milletlerin seretân (kanser) denilen en dehşetli bir hastalığıdır. Ve kemâlâta (ilerlemeye)mâni‘ ve اَناَ عِنْدَ حُسْنُ ظَنِّ عَبْد۪ي ب۪ي*[Ben, kulumun bana olan güzel zannı üzereyim] hakīkatine muhâliftir; korkak, aşağı ve âcizlerin şe’nidir (işidir), bahâneleridir. Şehâmet-i İslâmiyenin şe’ni (İslâmî kahramanlığın işi) değildir.” (Mektûbât, Hutbe-i Şâmiye, 413)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Sonra evlatlarına dönüp:) Ey oğullarım! (Şimdi) gidin, Yusuf ile kardeşini araştırıp bulmaya çalışın ve Allah’ın rahmetinden (lütfundan) ümit kesmeyin. Şüphesiz (hakkı örtbas edip) inkâr eden insanlardan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”*
(*) “Ümitsizlik” imanla çelişen en kötü hastalıklardan ve en büyük günahlardan bir tanesidir. Zümer, 39/53 ayetinde “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin!” buyruluyor. Hayat her zaman istenildiği gibi gitmez. Sıkıntılarla, acılarla, ıstıraplarla, kederlerle donatılmış bir serüvendir hayat. İnsan ne zaman bir sıkıntıya, bir çıkmaza, bir zorluğa, bir üzüntüye maruz kalsa arkasından Allah mutlaka bir çıkış yolu gösterir. Nitekim İnşirah, 94/5-6 ayetlerinde; “Muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Gerçekten her zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” buyrulmaktadır. Arka arkaya iki defa tekrarlanan “her zorlukla beraber bir kolaylık vardır” söyleminden de anlıyoruz ki, hayatta zorluklar, sıkıntılar olacak ama bunlar üstesinden gelinemeyecek ve giderilemeyecek şeyler değildir. Ayrıca zorluk ve zahmetin olmadığı, engelin ve yokuşun bulunmadığı bir dünyada insan nasıl kemale ererek cennet nimetlerine varis olacak? Sıradan mesleklere aday olmak için bile bir sürü testten ve birçok badireden geçmek gerekirken; ebedi nimetlere mazhar olmak için dünyaya gelen insan diğer canlılar gibi sadece yaşamını sürdürmekle bu vazifesini yapmış oluyor mu? (C. Külünkoğlu Meali Yusuf-87. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yakup “Ey oğullarım! Gidin, Yusuf ve kardeşi hakkında araştırma yapın. Sakın ola ki (bu araştırmanızda) Allah’dan ümidinizi kesmeyin. (Şunu unutmayın) Yalnızca inkâr edenler Allah’ın yardımından ümitlerini keser” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey benim oğullarım! Gidin, Yusuf’la kardeşini soruşturun, araştırın. Hem de Allah’ın esirgeyiciliğinden umut kesmeyin. Çünkü Allah’ın esirgeyiciliğinden umut kesenler yalnız Onu tanımıyan takımıdır."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Oğullarım! Mısır/a gidin de Yusuf ile kardeşini araştırın, sakın Allah/ın lûtfundan ümidi kesmeyin, kâfirlerden başkası Allah/ın lûtfundan ümidini kesmez».
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Ey Oğullarım! Gidin de Yûsuf ve kardeşini bir soruşturun. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ey Oğullarım! Gidin, Yusuf'u ve kardeşini arayın. Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin; doğrusu kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Oğullarım; şimdi tekrar Mısır’a gidin ve Yûsuf ile kardeşi hakkında geniş bir araştırma yapın. Bu arada, sakın Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin! Gerçek şu ki, Allah’ın rahmetinden ancak inkârcı bir toplum ümidini keser.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Ey oğullarım! Gidin, Yûsuf’tan ve kardeşinden bilgi ve haber yoklayın / araştırın! Allah’ın revhi’nden / rahatlatmasından ümit kesmeyin! Şu bir gerçektir ki; Kâfir Kavim’den başkası Allah’ın revhi’nden / rahatlatmasından ümit kesmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yavrularım! Gidip Yusuf ve kardeşini arayın. Allah'tan ümidinizi kesmeyin. Zira sadece inkarcı toplumların, Allah'tan bir beklentileri olmaz... "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Ey oğullarım! Gidin! Yusuf’u ve kardeşini araştırın! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Zira kâfir olanlardan başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey yavrularım! Gidin de Yusuf ve kardeşinden (haber almayı) araştırın! Allah’ın merhametinden ümit kesmeyin! Şüphesiz ki kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın merhametinden ümit kesmez.” [*]
Hz. Yakup oğullarına yönelttiği tembihinde Hz. Yusuf, Bünyamin ve şehirde kalan diğer abisiyle ilgili yapacakları araştırmada kararlılık göstermeleri gerektiğini ifadeyle “sakın Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin” diyerek olayın ciddiyetini ortaya koymuştu. Bu cümle ile Zümer 39:53’te geçen “De ki: Ey nefislerine yazık eden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin” ifadesi aynı mesajları vermektedir. Yûsuf 12:87’deki [lâ tey’esû] emri Zümer 39:53’teki [lâ taknetû] emri ile; ayrıca Yûsuf 12:87’deki [ravhillâhi] tamlaması ise Zümer 39:53’teki [rahmetillâhi] tamlamasıyla anlamlandırılmalıdır. Allah’ın rahmetinden kimlerin ümit keseceğiyle ilgili ayrıca bkz. Hicr 15:56.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Yâkûb): “Ey oğullarım! Gidin Yûsuf ile kardeşini iyice bir araştırın ve Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin.¹ Çünkü kâfirlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez.” dedi.
1 Hz Yâkûb (a.s), Hz. Yûsuf (a.s)’ın öldüğüne inanmadığı için, “ölüp gitmiş Yûsuf hiç bulunur mu demeyin de Allah’ın rahmetini umarak istekli arayın. İnşallah bulursunuz ve hayırlı bir haber getirirsiniz.” demek istiyordu. Çünkü o, “ben Allah tarafından (verilen bir bilgi ile) sizin bilmediğiniz (birçok) şeyi de biliyorum” sözünü boşuna söylememişti.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ey oğullarım, (şimdi) gidin ve Yusuf ile kardeşi hakkında bir haber almaya çalışın; ve Allah’ın rahmetinden ⁸⁸ ümit kesmeyin; bilin ki, hakkı inkar eden insanlardan başkası Allah’ın hayat bahşedici rahmetinden ümit kesmez”.
88 Müfessirlerin çoğuna ve bilhassa (Taberî’nin ve ötekilerin kaydettiği gibi) İbni ‘Abbâs’a göre ravh terimi burada rahmet sözcüğüyle eş anlamlıdır. Sözcük dilbilimsel açıdan rûh (“hayat soluğu” ya da günlük dildeki “ruh”) sözcüğüyle akraba olduğuna ve ayrıca dolaylı ya da mecazî olarak, keder ve üzüntüden “uzak yahut azade olmak” (râhah) anlamını taşıdığına göre (Tâcu’l-‘Arûs), en uygun çevirinin “hayat bahşedici rahmet” olacağı söylenebilir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Ey Oğullarım! Gidin, Yusuf’u ve kardeşini araştırın. Sakın Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Zira kâfirler topluluğundan başkası, Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.” 29/23, 39/53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ey yavrularım! Haydi gidin, Yusuf ile kardeşi hakkında haber elde etmeye çalışın! Allah’ın rahmetinden de umut kesmeyin! Şu bir gerçek ki, Allah’ın kuşatıcı ve kurtarıcı rahmetinden yalnızca kâfirler güruhu umut keser.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey oğullarım; gidin de Yusuf ile kardeşinden (hayırlı) bir haber araştırın. Allah’ın rahmetinden umud kesmeyin, çünkü kafirlerden başkası Allah'ın rahmetinden umudunu kesmez" dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
"Ey oğullarım! Gidin Yûsuf’u ve kardeşini araştırın. Allah’ın sevinç verme esintisinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Oğullarım! Gidiniz de Yusuf'tan ve kardeşinden bir haber arayıp sorunuz. Ve Allah'ın rahmetinden ye'se düşmeyiniz. Çünkü Allah'ın rahmetinden, kâfirler olan kavimden başkası ümidini kesmez.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Evlatlarım, haydi gidiniz, bütün duyularınızı, hislerinizi kullanarak vargücünüzle Yusuf ve kardeşi hakkında bilgi edinmeye çalışınız. Allah'ın rahmetinden asla ümidinizi kesmeyiniz. Çünkü kâfirler güruhu dışında hiç kimse Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey oğullarım, gidin, Yusuf'u ve kardeşini araştırın, Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin; zira kafir kavimden başkası Allah'ın rahmetinden umut kesmez!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ey Oğullarım! Gidin Yûsuf ve birâderini arayın. Allâh'ın rahmetinden ümîdinizi kesmeyin, Allâh'ın rahmetinden ancak kâfir olan kavim ümîdini keser" didi.[¹]
[1] Evlâd-ı Ya'kûb yine zahîre almak ve aynı zamânda pederlerinin emri mûcibince Yûsuf ile Bünyamin'e dâir haber sormak içün kalkub Mısır'a gitdiler.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Oğullarım! Gidin, Yusuf ve kardeşiyle ilgili bilgi toplayın. Allah’ın desteğinden umut kesmeyin. Çünkü Allah’ın desteğinden umut kesenler yalnız onu görmezlik eden topluluklardır.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey Oğullarım! Gidin, Yusuf'u ve kardeşini arayıp, sorun. Allah'ın rahmetinden de ümidinizi kesmeyin; doğrusu kafirlerden başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Oğullarım, gidin Yusuf'u ve kardeşini araştırın. Sakın Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin; zira kâfirler güruhundan başkası Allah'ın rahmetinden ümit kesmez.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Ey oğullarım! Gidin, artık Yûsuf'u ve kardeşini bulmak için dikkat kesilin. Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin; çünkü, Allah'ın rahmetinde de, küfre sapanlar topluluğundan başkası ümit kesmez."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“iy oġlanlarum! varuñ ħaber isteñ yūsuf’dan daħı ķarındaşından. daħı nevmįd olmañ [125a] Tañrı raḥmetinden bayıķ ol nevmįd olmaz Tañrı raḥmetindan illā ķavm kāfirler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy oġlanlarum, varuñuz ḳardaşını arañuz, daḫı ümīd kesmeñüz Tañrıraḥmetinden. Taḥḳīḳ kesmez Tañrı raḥmetinden illā kāfir ḳavmler, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Oğullarım! Gedin Yusifdən və qardaşından (Bin Yamındən) bir xəbər bilin. Allahın mərhəmətindən ümidinizi kəsməyin. Allahın mərhəmətindən yalnız kafirlər ümidini üzər!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Go, O my sons, and ascertain concerning Joseph and his brother, and despair not of the Spirit of Allah. Lo! none despaireth of the Spirit of Allah save disbelieving folk
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"O my sons! go ye and enquire about Joseph and his brother, and never give up hope of Allah's Soothing Mercy:(1762) truly no one despairs of Allah's Soothing Mercy, except those who have no faith."(1763)
1762 The word is rawh, not ruh, as some translators have mistakenly construed it. Rawh includes the idea of a Mercy that stills or calms our distracted state, and is particularly appropriate here in the mouth of Jacob. 1763 Jacob ignores and forgives the sting and malice in the speech of his sons, and like a true Prophet of Allah, still wishes them well, gives them sound advice, and sends them on an errand which is to open their eyes to the wonderful ways of Providence as much as it will bring consolation to his own distressed soul. He asks them to go again in search of Joseph and Benjamin. Perhaps by now he had an idea that they might be together in Egypt . In any case their stock of grain is again low, and they must seek its replenishment in Egypt . (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَا
ey
بَنِيَّ
oğul-larım
اذْهَبُوا
gidin
فَتَحَسَّسُوا
ve bir haber araştırın
مِنْ يُوسُفَ
Yûsuf'tan
وَاَخ۪يهِ
ve karde- şinden
وَلَا تَايْـَٔسُوا
ve sakın ümit kesmeyin
مِنْ رَوْحِ
lütfundan
اللّٰهِۜ
Allah'
ın
اِنَّهُ
şu şüp-hesiz ki
لَا يَايْـَٔسُ
ümit kesmez
مِنْ رَوْحِ
lütfundan
اللّٰهِ
Allah'
ın
اِلَّا
an- cak
الْقَوْمُ
topluluğu
الْكَافِرُونَ
kâfirler
(Yakûb daha sonra oğullarını toplayıp onlara dedi ki) "Ey oğullarım! (Mısır'a) Gidin ve Yûsuf'la kardeşinden bir haber araştırın, sakın Allah'ın lütfundan ümit kesmeyin! Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah'ın lütfundan ümit kesmez."
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
بُنَيَّ
İsim
ب ن ي
Oğulcuğum, yavrucuğum. بَن۪ٓي , بَنُٓوا: Oğullar, evlatlar.
ذَهَبَ
Fiil-I
ذ ه ب
Gitti, giderdi, götürdü
تَحَسَّسَ
Fiil-V
ح س س
(Bir haberi) Araştırdı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
يُوسُف
Özel isim
يُوسُف
Hz. Yusuf (a.s.)
اَخ
İsim
ا خ و
Erkek kardeş, kardeş
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
يَئِسَ
Fiil-I
ي ا س
Ümidi kesti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَوْح
İsim
ر و ح
Lütuf
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
يَئِسَ
Fiil-I
ي ا س
Ümidi kesti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَوْح
İsim
ر و ح
Lütuf
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler