close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 83. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle bel sevvelet lekum enfusukum emrâ(an)(s) fesabrun cemîl(un)(s) ‘asa(A)llâhu en ye/tiyenî bihim cemî’â(an)(c) innehu huve-l’alîmu-lhakîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yakup, olsaolsa dedi, nefisleriniz, yaptığınız işi size güzel, o güç işi kolay göstermiş; fakat ben, pek güzel dayanır, sabrederim. Umarım ki Allah hepsine birden kavuşturur beni, hiç şüphe yok ki o, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Evlerine vardıklarında Hz. Yakub onlara) Dedi ki: "Belki nefsiniz sizi yanıltıp (böyle kötü) bir işe (ve yeni bir hileye) sürüklemiş de (olabilir). Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırla (Allah’a tevekkül edip, teslimiyet göstermektir.) Umulur ki Allah (pek yakın bir gelecekte) onların hepsini bana getirir. (Zira hasretim bir iken, şimdi iki katına çıkmış vaziyettedir!..) Şüphesiz O (Allah CC, her şeyi) hakkıyla Bilendir. Hüküm ve Hikmet sahibidir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve babalarının yanına dönüp, olup biteni ona anlattıkları zaman Ya'kub: “Yoo, benlikleriniz ve hayalleriniz size yeni bir iş kurdurdu. Bana düşen yalnızca güzelce sabredip bu acıya da katlanmaktır. Belkide Allah onların hepsini birden bana geri getirecektir. Gerçekten Allah herşeyi bilendir, yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Babaları: “Söyledikleriniz kabul edilecek şeyler değil, nefisleriniz sizi aldatarak kötü bir plan yapmaya sürükledi. Artık bana düşen, güzelce sabretmek, metanetli olmaktır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana geri getirir. Her şeyi bilen hikmet sahibi ve hükümran olan yalnız O'dur.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Babaları) dedi ki: "Hayır, nefisleriniz sizi aldatıp (kötü) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Umulur ki Allah onların hepsini bana getirir. Muhakkak O, hakimdir, alimdir."
Ali Bulaç
swap_vert close
(Şehre dönüp durumu babalarına aktarınca o:) 'Hayır' dedi. 'Nefsiniz sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Umulur ki Allah (pek yakın bir gelecekte) onların tümünü bana getirir. Çünkü O, bilenin, hüküm ve hikmet sahibi olanın kendisidir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Babalarına varıp aynı sözleri söyleyince, babaları) dedi ki: “- Hayır, size nefisleriniz, bir iş bezeyip yaptırmıştır. Artık benim işim güzel bir sabırdır. Allah'ın bana, hepsini bir getirmesi yakındır. Gerçekten O Alîm'dir, Hâkim'dir.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yakub: “Hayır! Nefsiniz, size yeni bir iş kurdurdu. Bana düşen, yalnızca güzel bir sabırdır. Allah’ın yakında hepsini geri getireceğini umuyorum. Şüphesiz Allah, her şeyi bilen ve her şeyi yerli yerinde yapandır” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Babaları dedi ki: “Hayır, nefisleriniz sizi böyle bir işe sürükledi. Bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O, bilendir; hikmet sahibidir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Babaları dedi ki: «Bu sizin canınızın isteğidir, imdi sabır güzeldir, olur ki hepinizi de, Allah bana gönderir, o bilici, o bilge»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yakup onlara: “Hayır, nefsiniz size bir işi süsleyip hayal gücünüzü artırmıştır. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Umulur ki Allah, onların hepsini (günün) birinde bana getirecektir. Şüphesiz ki O, (her şeyi) hakkıyla bilendir, yegâne hüküm ve hikmet sahibidir.”
Cemil Said
swap_vert close
Ya’kûb: "Bunları hep siz tertîb itdiniz lâkin ben sabr iderim belki Allâh bana ikisini de virir ’âlim ve hakîmdir." didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yakup: "Sizi nefsiniz bir iş yapmaya sürükledi, artık bana güzelce sabır gerekir; belki Allah hepsini birden bana getirecektir, çünkü O bilendir, hakimdir" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yakub, “Nefisleriniz sizi bir iş yapmağa sürükledi. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Babaları şöyle dedi: “Hayır, nefisleriniz bu hususta sizi aldattı. Bana düşen artık güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Şüphesiz O, çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Babaları)  dedi ki: «Hayır, nefisleriniz sizi (böyle)  bir işe sürükledi. (Bana düşen)  artık, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O çok iyi bilendir, hikmet sahibidir.»  
 Yusuf’un kardeşleri daha önce babalarına karşı yalan söylediklerinden dolayı, bu seferki doğrularına babaları inanmak istemedi. Onlara, «Hayır, sizi nefisleriniz aldatıp böyle büyük bir işe sürüklemiş. Yoksa bizim şeriatımızda hırsızın esir olarak yakalanacağını aziz ne bilirdi?» dedi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Hayır, egonuz sizi bir işe sürüklemiş. Bana düşen artık güzelce sabretmektir. Olur ki ALLAH, bana onları topluca getirir. O, Bilendir, Bilgedir," dedi.
Büyük kardeşin diğerlerine Mısır'da verdiği öğüdü babalarının Filistin'de verdiği cevabın izlemesi çarpıcı ve ekonomik bir anlatım sanatıdır. Böylece, 81 ve 82 ayetlerinde yer alan öğüdün tekrarlanmasından kaçınılmış veya "Filistin'e varınca büyük kardeşin verdiği öğüde göre babalarına durumu anlattılar" gibi bir ifadeye gerek görülmemiştir. Mısır'da günler önce kardeşler arasında konuşulan sözler 83. ayet ile birlikte, birden bire üç boyut (yer, zaman ve bağlam) atlayarak Filistin'deki babalarıyla yüzyüze konuşmaya dönüşüyor. Bak 20:47-49; 26:16-18.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Babaları dedi ki: "Hayır, sizi nefisleriniz altadıp bir işe sürüklemiş. Artık bana güzel güzel sabretmek düşüyor. Belki Allah hepsini birden bana geri getirir. Çünkü O, her şeyi bilir, hüküm ve hikmet sahibidir."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yok, dedi: size nefsiniz bir emir tesvil etmiş, artık bir sabrı cemîl, yakındır ki Allah bana hepsini bir getire, hakikat bu: alîm o, hakîm o
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Babalarının yanına geldiler ve Mısır’da kalan abilerinin öğrettiği şekilde olanları anlattılar. Ya‘kûb,) “Hayır!” dedi. “Size nefisleriniz bir işi süslemiştir. Bundan sonra bana düşen *sabr-ı cemîldir. Allah’tan ümit ediyorum ki (yakın bir zamanda) onların tümünü bana getirir. Şüphesiz O, her şeyi hakkıyla bilendir. Hüküm ve hikmet sahibidir.”
* “Sabr-ı cemîl”; Başa gelen musibetten dolayı feryâd u figan etmeden, insanlara hâlinden ve derdinden şikâyette bulunmadan, tam bir teslimiyet ile Allah Teâlâ’dan yardım bekleyerek gösterilen tahammül.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Hayır! Nefsiniz bu işte sizi aldatmış.¹ Artık bana düşen güzelce sabretmektir. Umarım ki Allah hepsini birden bana kavuşturur. Gerçek şu ki O, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
1- Kıskançlık duygunuza yenik düşmüşsünüz.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Geldiler, aynı sözü söylediler. Bunun üzerine Ya'kub) dedi ki: «Hayır, sizi nefisleriniz aldatıb (böyle büyük) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzel bir sabırdır. Allahın, onların hepsini birden bana getirmesi yakın bir ümiddir. Hakıykat şudur ki: Her şey'i bilen, yegâne hüküm (ve hikmet) saahibi olan Odur».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Döndüklerinde babaları) dedi ki: “Hayır! Nefisleriniz sizi (aldatıp böyle) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzel bir sabır (etmektir)! Umulur ki Allah, onları (Yûsuf'u, Bünyâmin'i ve orada kalan diğer ağabeyini) hep birlikte bana getirir. Şübhesiz ki, Alîm(herşeyi bilen), Hakîm (her işi hikmetli olan) ancak O'dur.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Şehre dönüp durumu babalarına aktarınca o:) "Dedi ki. "Belki nefsiniz sizi yanıltıp (böyle) bir buyrultuya sürüklemiş. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Ta ki Allah (pek yakın bir gelecekte) onların tümünü bana getirir. Şüphesiz O, (her şeyi) bilen, (her konuda doğru) hüküm verendir."
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Babaları “Nefsiniz size bir şeyler yaptırmış. Bana düşen güzel bir şekilde sabretmek. Belki Allah onların (evlatlarımın) hepsini bana getirir. Elbette ki O her şeyi bilen ve ona göre hüküm verendir” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yakup dedi: "bütün bu düzenleri kuran siz kendinizsiniz. Artık benim için iyice dayanmak var. Belki de Allah beni her ikisine birden kavuşturacaktır. Çünkü bilici, doğruyu bildirici olan Odur."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Babalarına avdet edince Yakup «— Hayır, nefsiniz size bu işi kolaylaştırmıştır [⁵]. Telâşsız sabır etmeden başka elimden ne gelir! Olabilir ki Allah bana hepsini kavuşturacaktır. Çünkü O, hakkıyle âlimdir, hakimdir» dedi.
[5] Canınız öyle istedi, yoksa Mısır padişahı bizim şeriatımızı ne bilir!  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Yakup olayı öğrenince), “Bilakis, nefisleriniz size (yine) çok kötü bir iş yaptırmış. Artık bana güzelce bir sabretmek/göğüs germek düşer. Umulur ki Allah bana hepsini geri getirir. Muhakkak ki O, Alîm’dir, Hakîm’dir” (dedi).
Kadri Çelik
swap_vert close
(Yakup,) “Hayır, size nefisleriniz bir işi süslemiştir, (artık bana düşen) güzelce bir sabır! Belki Allah hepsini birden bana getirecektir; çünkü O bilendir, hikmet sahibidir” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu sözleri dinleyen babaları, “Yazıklar olsun size!” dedi, “Demek Bünyamin’in hırsız olduğuna hemencecik inanıverdiniz! Hayır, aslında, yine ihtirâslarınız ve kıskançlığınız, sizi fenâ bir işe sürükledi. Ben de, yine sizi Allah’a havale ediyorum. Artık bana düşen, güzelce sabretmektir. Ne Yûsuf’tan, ne Bünyamin’den ne de büyük kardeşinizden ümidimi kesmedim. Ümit ediyorum ki, Allah onların hepsini günün birinde bana geri getirecektir. Çünkü O, her şeyi bilendir, sonsuz hikmet sahibidir.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Belki sizi nefsiniz bir işe sürükledi. Artık güzel bir sabır (gerekir). Yakındır ki Allah, topluca onları bana getirir. Gerçekten O, Hakîm Alîm’dir” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Babaları: " Yoo olamaz! Yine mi çocukça işler çevirdiniz. Hey Allah'ım sen bana sabır ver! İçimde, güzel Allah'ım, hepsini bana geri verecekmiş gibi bir his var. Artık, her şeye bilgi ile hakim olan sadece o. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bunun üzerine kardeşleri babalarına geldiler. Ağabeylerinin sözlerini söylediler. Yakup haberi duyunca; "Herhalde nefisleriniz kötü bir şeyi süsleyerek size kötülük yaptırdı. Artık bana güzelce sabretmek kalıyor. Belki Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü o bilendir. Her şeyi hikmetle yerli yerince yapandır."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Yakup onlara) şöyle demişti: “Hayır! Nefisleriniz sizi (kötü) bir işe sürüklemiş. Artık (bana düşen) güzelce sabretmektir. [*] Umulur ki Allah onların hepsini [*] bana getirir. Şüphesiz ki O bilendir, doğru hüküm verendir.”
Benzer mesaj: Yûsuf 12:18 Ayette “hepsini” denmesinin nedeni kastedilenlerin “Hz. Yusuf”, kardeşi “Bünyamin” ve abisi olan “şahıs”tan yani üç kişiden oluşmasıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Yâkûb bunu duyunca): “Hayır, bilakis bu iş, sizin de hoşunuza gitti.¹ Bundan sonra (bana düşen) pek yakında Allah, onları bana getirinceye kadar güzelce sabretmektir, çünkü O, bilenin, hüküm (ve hikmet) sahibi olanın tâ kendisidir.” dedi.
1 Âyetin bu bölümü; “Hayır, sizi nefisleriniz aldatıp bir işe sürüklemiş” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[VE BABALARININ yanına dönüp, olup biteni o’na anlattıkları zaman Yakub;] “Yoo; yine kendi muhayyilenizdir olmayacak bir işi size olağan gösteren; [bana gelince] artık sabır en iyisidir; belki de Allah onların hepsini birden bana [geri] getirecektir; ⁸⁵ gerçek şu ki, Allah doğru hüküm ve hikmetle edip-eyleyen, mutlak ve sınırsız bilgi sahibidir!”
85 Yani, Bünyamin’i, (Mısır’da kalan) büyük kardeşi ve Hz. Yakub’un öldüğü yolundaki habere hiçbir zaman tam olarak inanmadığı Hz. Yusuf’u (karş. 17. not).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yakup: “Kıskançlık duygularınız belli ki size bu işi yaptırmış. Artık bana düşen güzelce sabretmektir. Belki de Allah, hepsini birden bana getirecektir. Şüphesiz ki O’dur, her şeyi bilen ve her şeyi yerli yerince yapan.” dedi. 5/116, 13/24, 39/7
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(OLAN biteni haber verdikleri babaları) “Hayır!” dedi, “tasavvurlarınız size tumturaklı bir oyun oynamış.[¹⁹⁰²] Bundan böyle bana düşen güzel bir sabırdır; kim bilir belki de Allah hepsini birden bana kavuşturur: çünkü O, evet O’dur her şeyi bilen, her hükmünde tam isabet kaydeden.”[¹⁹⁰³]
[1902] Bu şekilde çevirimizin gerekçesi için bu ibarenin aynen geçtiği 18. âyetin ilgili notlarına bakınız. [1903] Âyet öksüz çocuk sahibi her babaya -veya yetim çocuk sahibi yeni evlilik yapmış her anneye- şu zımnî öğüdü verir: Öksüzlerin hakkını koru ve çocukların üzerinde çok iyi bir gözlemci ol ki, kimin ne yapıp ne yapmayacağını bilesin. Bunu bilen bir babayı çocukları hakkında kimse yanlış yönlendiremez.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Döndüklerinde babalarına olayları bu şekilde anlattılar) Yakub ise: "Hayır!.. Sizi nefisleriniz aldatıp böyle büyük bir işe sürüklemiş. (Olay Mısır’da olduğuna göre, kardeşiniz hakkında sizin fetva vermeniz doğru değildi... Mısır kanunlarında ise böyle alıkoyma diye bir hüküm yoktur. Siz fetva vermeseydiniz Bünyamin'imi geri getirebilirdiniz, neyse bundan sonra) Artık bana güzel bir sabır gerekir, umulur ki Allah, onların hepsini bana kavuşturacaktır. Şüphe yok ki Allah, herşeyi hakkıyle bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir" dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
(Yakub) dediki: "Nefisleriniz sizebu işi yapmayı kolaylaştırdı. Artık bana düşen, güzel bir sabırdır. Umulur ki, Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü O, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dedi ki: «Hayır, size nefisleriniz bir işi süslemiştir. Artık güzel bir sabır; umulur ki, Allah Teâlâ onların hepsini bana getiriverir. Şüphe yok ki alîm, hakîm ancak O'dur.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ama babaları Yâkub: “Hayır, hayır! Korkarım yine nefisleriniz sizi olumsuz bir işe sürükleyip ayağınızı kaydırmıştır. Ne yapayım? Bu hale karşı sükûnet ve ümit içinde sabretmekten başka yapacak şey yok! Ümidim var ki Allah bütün kaybettiklerimi bana lütfedecektir. Çünkü O alîmdir, hakîmdir (benim de onların da hallerini bilir ve beni elbette hikmetini ortaya koymak için, bu imtihana tâbi tutmuştur). ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Dönüp babalarına geldiler ve kardeşlerinin sözünü söylediler. Ya'kub): "Herhalde, dedi, nefisleriniz size bir işi süs(leyerek sizi ona sürük)ledi. Artık (bana) güzelce sabretmek gerek. Belki de Allah, onların hepsini bana getirir. Çünkü O, bilendir, herşeyi hikmetle (yerli yerince) yapandır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Evlâd-ı Ya'kûb babalarının nezdine gelüb böyle söylediklerinde) Ya'kûb: "Belki nefsiniz size böyle bir iş yapdırdı. Buna karşı benim işim sabır itmekdir. Me'mûldur ki Allâh Te'âlâ onları bana hep birden getirir. O, 'alîm ve hakîmdir." didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yakup dedi ki “Hayır… Arzularınız size bir iş yaptırmış… Bundan sonrası güzel bir sabırdır. Belki de Allah, onları,bana birlikte getirir. Çünkü her şeyi bilen ve kararları doğru olan O’dur.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Yakup: -Sizi nefsiniz bir iş yapmağa sürükledi, artık bana güzelce sabır gerekir; belki Allah hepsini birden bana getirecektir, çünkü O bilendir, hakimdir, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Babaları “Belli ki nefsiniz sizi bir işe sürüklemiş,” dedi. “Artık güzel bir sabır gerek. Bakarsınız, Allah hepsini bana geri getirir. O herşeyi bilen, her işi hikmetle yapandır.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yakub dedi ki: "Hayır, öyle değil, nefisleriniz sizi yine bir işe itmiş. Bana düşen yine güzel bir sabra sarılmak. Bakarsın Allah onların hepsini bana getirir. Çünkü Alîm olan O, Hakîm olan O'dur."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti “belki bezedi sizüñ içün nefslerüñüz bir iş ķatlanmaķdur ya'nį işüm görklü. ola kim Tañrı getüre baña anları hep bayıķ ol oldur bilici dürüst işlü sözlü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ya‘ḳūb eyitdi: Bel ki sizüñ nefsüñüz size bir iş buyurdı. Pes ben ulu ṣabrideyin, ola kim Tañrı baña anlaruñ [virür] bir cümlesin. Ol Allāh her nes‐neyi bilicidür, ḥikmetler issidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Qardaşlar Yə’qubun yanına qayıdıb əhvalatı atalarına danışdıqdan sonra) o dedi: “Xeyr, sizin öz nəfsiniz sizi bu işə sövq etdi (pis əməlinizi sizə yaxşı göstərdi). (Bir dəvə yükü artıq ərzaq almaq xatirinə qardaşınızı bada verdiniz. Əvvələn, Bin Yamin heç vaxt oğurluq etməz. İkincisi, oğurluq edənin tutulub kölə edilməsi bizim şəriətimizdədir. Misir hökmdarı bizim şəriətimizi haradan bilir? Bunu siz ona demisiniz). (Mənə) yalnız gözəl (tükənməz, dözümlü) səbr (gərəkdir). Ola bilsin ki, Allah onların (oğlanlarımın) hamısını mənə yetirsin! O, həqiqətən, (hər şeyi) biləndir, hikmət sahibidir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(And when they came unto their father and had spoken thus to him) he said: Nay, but your minds have beguiled you into something. (My course is) comely patience! It may be that Allah will bring them all unto me. Lo! He, only He, is the Knower, the Wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Jacob said: "Nay, but ye have yourselves contrived a story (good enough) for you. (1756)So patience is most fitting (for me). Maybe Allah will bring them (back) all to me (in the end).(1757) For He is indeed full of knowledge and wisdom."
1756 Jacob was absolutely stunned by the story. He knew his darling little Benjamin too well to believe that he had committed theft. He flatly refused to believe it, and called it a cock-and-bull story, which indeed it was, though not in the sense in which he reproached the nine brothers. With the eye of faith he saw clearly the innocence of Benjamin, though he did not see every detail of what had happened. 1757 With the eye of faith he clung to even a larger hope. Perhaps all three of his lost sons would come back—Joseph, Benjamin, and Judah. His faith in Allah was unswerving, although alas! the present facts altogether unnerved him. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
بَلْ
hayır
سَوَّلَتْ
sürüklemiş
لَكُمْ
sizi
اَنْفُسُكُمْ
nefisleriniz
اَمْراًۜ
bir işe
فَصَبْرٌ
artık bir sabır
جَم۪يلٌۜ
güzel
عَسَى
umulur
اللّٰهُ
Allah'
ın
اَنْ يَاْتِيَن۪ي
bana getirmesi
بِهِمْ
onların
جَم۪يعاًۜ
hepsini
اِنَّهُ
muhak-kak O
هُوَ
O
الْعَل۪يمُ
Alîm'dir
الْحَك۪يمُ
Hakîm'dir
(Döndüklerinde babalarına bunları söylediler. Babaları) Dedi ki: "Hayır! Nefisleriniz sizi (böyle) bir işe sürükledi. Artık (bana düşen), güzel bir sabırdır. Umulur ki Allah, onların hepsini bana (geri) getirir. Muhakkak ki O, Alîm'dir, Hakîm'dir (her şeyi, herkesi bilen ve her işinde hikmet ve hayır olandır)."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
سَوَّلَ
Fiil-II
س و ل
Sürükledi, hoş gösterdi
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
صَبْر
İsim
ص ب ر
Sabır
جَمِيل
Sıfat
ج م ل
Güzel, güzelce
عَسَى
Fiil-I
ع س ي
Olur ki, umulur ki, ihtimal, belki
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
بِهِمْ
Zamir
بِهِمْ
Onlarla, onlar yüzünden, onlar hakkında
جَمِيع
İsim
ج م ع
Bir araya gelenler, topyekün, cemaat,topluluk
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli