close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 78. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû yâ eyyuhâ-l’azîzu inne lehu eben şeyḣan kebîran feḣuż ehadenâ mekâneh(u)(s) innâ nerâke mine-lmuhsinîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey aziz dediler, onun ihtiyar bir babası var, onun yerine bizim birimizi al; seni görüyoruz ki gerçekten de iyilik edenlerdensin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Kardeşleri:) "Ey Vezir, gerçek şu ki, bunun çok büyük yaşta (ihtiyar) bir babası vardır (kendisini geri götüreceğimize dair ona söz verdik); onun yerine bizden birisini alıkoy. Doğrusu biz, seni iyilik yapanlardan görmekteyiz" diye (yalvarmaya girişmişlerdi.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Dediler ki: “Ey vezir! Onun çok yaşlı bir babası var, O'nun burada bırakıldığına çok üzülür, O'nun yerine bizden birimizi al; zira biz seni iyilik edenlerden birisi olarak görüyoruz.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kardeşleri: “Ey Devletlü vezirim, onun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Biz seni iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan idarecilerden ve mü'minlerden biri olarak görüyoruz.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dediler ki: "Ey aziz! Onun gerçekten ihtiyar, büyük bir babası var. Onun yerine bizden birimizi al. Biz seni iyilik edenlerden görüyoruz."
Ali Bulaç
swap_vert close
Dediler ki: 'Ey Vezir, gerçek şu ki, bunun yaşlı (ve) büyük bir babası var; onun yerine bizden birisini alıkoy. Doğrusu biz, seni iyilik yapanlardan görüyoruz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar şöyle dediler: “- Ey Vezir! Doğrusu, bunun büyük bir ihtiyar babası var, (bununla teselli buluyor), onun için yerine birimizi al, çünkü biz, seni iyilik edenlerden görüyoruz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar: “Ey güçlü Bakan! Onun yaşlı bir babası vardır. (Ona üzülecek.) Onun yerine birimizi tut. Şüphesiz, biz seni iyilerden görüyoruz” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kardeşleri, “Ey Aziz! Doğrusu, onun yaşlı kalmış bir babası vardır. Bizden birini onun yerine al! Doğrusu, iyi davrananlardan olduğunu görüyoruz” dediler.
Besim Atalay
swap_vert close
Kardeşleri dediler ki: «Ey Başkan! Onun çok yaşlanmış bir babası var, onun yerine birimizi alıkoy, seni iyilik edenlerden görürüz»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Yusuf'un kardeşleri:) “Ey Vezir! Gerçek şu ki, bunun büyük bir yaşlı babası var; onun yerine bizden birisini alıkoy. Görüyoruz ki, sen iyiliksever bir adamsın.”
Cemil Said
swap_vert close
Birâderleri "Ey ’Azîz! Ânın gâyet ihtiyâr bir pederi vardır, Bizden birini ânın yerine al, senin fâzıl bir adam oldığını biliyoruz." didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kardeşleri: "Ey Vezir! Onun yaşlanmış, kocamış bir babası vardır. Bizden birini onun yerine al. Doğrusu biz senin iyi davrananlardan olduğunu görüyoruz" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, Yûsuf’a: “Ey güçlü vezir! Bunun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Şüphesiz biz senin iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Dediler ki: “Efendimiz! Gerçekten onun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine içimizden birini alıkoy. Şüphesiz biz seni iyilik sever biri olarak görüyoruz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Dediler ki: Ey aziz! Gerçekten onun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizim birimizi alıkoy. Zira biz seni, iyilik edenlerden görüyoruz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dediler ki: "Sayın ekselans, onun oldukça yaşlı bir babası var; onun yerine bizden birimizi al. Biz seni iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Dediler ki: "Ey vezir! Emin ol ki, bunun çok yaşlı bir babası var. Onun için yerine birimizi al. Gerçekten de biz seni iyilik edenlerden görüyoruz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey şanlı Azîz! Dediler: emin ol ki bunun büyük bir ihtiyar pederi var, onun için yerine birimizi al, çünkü biz seni muhsinlerden görüyoruz.
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Kardeşleri, Yûsuf’a hitaben) dediler ki: “Ey vezir! Gerçek şu ki, bunun çok yaşlı (ihtiyar) bir babası var. (Onu geri götüreceğimize dair de babamıza söz vermiştik.) Onun yerine bizden birisini alıkoy. Doğrusu biz, seni iyilik yapanlardan görmekteyiz!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kardeşleri: “Ey soylu Aziz! Emin ol ki, bunun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Senin iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz.” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Ey azîz, dediler, hakıykat bunun ihtiyar bir babası var. Binâen'aleyh onun yerine (bizden) birimizi alıkoy. Seni muhakkak iyilik edenlerden görüyoruz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Dediler ki: “Ey azîz! Gerçekten onun çok yaşlı bir babası var (onu bizden çok sever); bunun için onun yerine birimizi alıkoy! Şübhe yok ki biz, seni iyilik edenlerden görüyoruz.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Kardeşleri) “Ey aziz!” dediler: “Bunun çok yaşlı bir babası var, (bu şekilde alıkonulmasına ve ayrılığına dayanamaz). Ne olur, onun yerine bizden birini alıkoy. Şüphesiz ki biz seni (çok anlayışlı, her bakımdan) iyiliği yapan biri olarak görüyoruz.”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kardeşleri Yusuf’a “Ey Aziz! O çocuğun yaşlı ve ihtiyar bir babası var. Onun yerine içimizden birisini alıkoy. Biz seni iyilikseverlerden birisi olarak görüyoruz” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dediler: "Ey vezir! Doğrusu onun babası çok yaşlıdır. Onun yerine içimizden birini alıkoy. Çünkü biz görüyoruz sen iyilik edici bir kimsesin."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar «— Vezir! Onun ihtiyar, büyük bir babası vardır. Onun yerine birimizi al, seni lütuf ve ihsan edenlerden görüyoruz» dediler [⁷].
[7] İhsanını tam kıl da biraderimizi bağışla.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, “Ey Vezir [Azîz]! Onun şüphesiz çok yaşlı bir babası var. Onun yerine bizden birini al! Muhakkak biz senin iyilik edenlerden olduğunu [muhsinîn] görüyoruz” dediler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kardeşleri, “Ey Aziz! Onun yaşlanmış, kocamış bir babası vardır. Bizden birini onun yerine al. Doğrusu biz senin ihsan sahiplerinden olduğunu görüyoruz” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Daha sonra Yusuf’un kardeşleri, “Ey vezir hazretleri!” dediler, “Bünyamin’in suçlu olduğunu kabul ediyoruz fakat onun ihtiyar bir babası var, onu kaybetmeye yüreği dayanamaz; ne olur, onun yerine içimizden birini al. Görüyoruz ki, sen çok iyi bir insansın.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Ey Azîz! Bunun çok ihtiyar bir babası vardır. Bunun yerine bizden birini al! Biz, seni Muhsinler’den / İyilik-Güzellik Edenler’den görüyoruz” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kardeşler: " Beyefendi! Onun yaşlı mı yaşlı bir babası var. N'olur onun yerine bizden birini tutukla, zira gördüğümüz kadarıyla sen temiz kalplisin. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kardeşleri Yusuf’a; "Ey vezir! Onun ihtiyar babası var! O’nun alıkonduğuna çok üzülür. O’nun yerine bizden birimizi al. Zira biz seni iyilik edenlerden görüyoruz." dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Kardeşleri) şöyle demişti: “Ey vezir (Yusuf)! [*] Şüphesiz ki onun büyük, yaşlı [*] bir babası var. Onun yerine bizim birimizi alıkoy! Şüphesiz ki biz seni güzel davrananlardan görüyoruz.”
Burada Züleyha’nın eşine dendiği gibi Hz. Yusuf’a da “Aziz” denmektedir ki amaç, söz konusu kişiler için kullanılan bu kelimeye “yönetici” anlamı vermektir.,[Şeyhan [kebîr]an] tamlaması çok dikkat çekicidir. Çünkü [kebîr] kelimesi “büyük, ileri yaşta, ihtiyar” anlamına gelirken, [şeyh] “saygınlığı, kıymeti olan, dindarlık bakımından önde giden, hatırlı” gibi anlamlara gelmektedir. Oğulları bu kelimeyi kullanarak Hz. Yusuf’un merhametini harekete geçirmeyi hedeflemişlerdi. Benzer kullanım: Kasas 28:23.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Yûsuf’un kardeşleri): “Ey Vezir! Hakikaten, bunun çok yaşlı bir babası var. Bari onun yerine bizden birisini tutukla. Gerçekten biz, seni iyi bir kimse olarak biliyoruz.” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
“Ey soylu kişi!” dediler, “onun çok yaşlı bir babası var; bu yüzden onun yerine bizden birini yanında alıkoy. Doğrusu sen, görüyoruz ki, iyilik sever birisin!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar: “Ey değerli yönetici! Onun yaşlı bir babası var, onun yerine bizden birini alıkoy. Biz senin iyilerden olduğunu görüyoruz.” dediler. 2/177, 3/30
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Ey saygın yönetici!” dediler, “Onun yaşını başını almış bir babası var; bu nedenle onun yerine içimizden birini alıkoy: Kesinlikle biz senin iyiliksever biri olduğunu düşünüyoruz.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bünyamin'in alıkonulduğunu gören kardeşleri yalvarmaya başladılar ve) "Ey Aziz... onun çok yaşlı bir babası var; (onu çok sevdiği için ayrılığına dayanamaz, ne olur) onun yerine, içimizden birini alıkoy, biz seni iyilik eden bir kimse olarak görüyoruz. (Bizim bu dileğimizi kabul et.)" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Dediler ki: "Ey güçlü (vezir), onun yaşlı, ihtiyar bir babası var, Onun yerine bizden birini al; şüphesiz, biz seni güzel davrananlardan görüyoruz. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Ey azîz! Muhakkak onun bir ihtiyar büyük babası vardır. Onun yerine bizden birini al. Şüphesiz ki, biz seni iyilik edenlerden görüyoruz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yusuf'un kardeşini alıkoyması karşısında, onlar şöyle dediler: “Aziz vezir! Onun pîr-i fanî bir babası var (Bu küçük evladını kaybetmeye dayanamaz), onun yerine bizden istediğini alıkoy. Gerçekten seni anlayış gösteren, iyilik sever insanlardan olarak görüyoruz! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dediler ki: "Ey vezir, onun büyük bir ihtiyar babası var! (Onun alıkonduğuna çok üzülür.) Onun yerine (bizden) birimizi al; doğrusu, biz seni iyilik edenlerden görüyoruz."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Evlâd-ı Ya'kûb: "Ey 'Azîz! Bu çocuğun çok yaşlı bir babası vardır. Bizden birimizi onun yerine al. Biz seni ihsân idicilerden göriyoruz." didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dediler ki “Sayın vezirim, onun çok yaşlı bir babası var. Onun yerine içimizden birini al. Çünkü biz görüyoruz ki sen güzel davrananlardansın.”
Şaban Piriş
swap_vert close
- Ey Vezir! Onun ihtiyar bir babası var, bizden birini onun yerine al. Biz senin iyi kimselerden olduğunu görüyoruz, dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Ey Aziz,” dediler. “Onun çok yaşlı bir babası var. Başka birimizi onun yerine alıkoy. Biz seni iyiliksever birisi olarak görüyoruz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kardeşler dediler ki: "Ey vezir! Bunun ihtiyar bir babası var. Onun yerine bizden birini alıkoy. Senin iyilikseverlerden olduğuna inanıyoruz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler “iy 'azįz! bayıķ anuñ atası var ķoca ulu pes al birümüzi anuñ yirine bayıķ biz görürüz seni eylük eyleyicilerden.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yūsuf ḳardaşları yā mālik didiler, anuñ bir ulu ḳoca kişi babası vardur. Albizüm birümüzi anuñ yirine, biz seni görürüz muḥsinlerden didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Qardaşlar) dedilər: “Ey vəzir! Bunun çox qoca bir atası vardır. Onun yerinə bizim birimizi tutub saxla. Biz sənin yaxşılıq edən adamlardan olduğunu görürük”.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They said: O ruler of the land! Lo! he hath an aged father, so take one of us instead of him. Lo ! we behold thee of those who do kindness.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said: "O exalted one!(1750) Behold! he has a father, aged and venerable, (who will grieve for him); so take one of us in his place; for we see that thou art (gracious) in doing good."
1750 I have translated the tide of 'Aziz here as "the exalted one" when addressed to Joseph in order not to cause confusion with the other man, the 'Aziz, the Courtier, who had bought Joseph on arrival in Egypt . See 12:30 above, and notes 1677 and 1714. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُوا
dediler
يَٓا اَيُّهَا
ey
الْعَز۪يزُ
aziz
اِنَّ
ger- çekten
لَـهُٓ
onun var
اَباً
bir babası
شَيْخاً
yaşlı
كَب۪يراً
büyük
فَخُذْ
bu yüz- den al
اَحَدَنَا
birimizi
مَكَانَهُۚ
onun yerine
اِنَّا
zira biz
نَرٰيكَ
seni gö- rüyoruz
مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ
muhsinlerden
(Onlar Yûsuf'a) Dediler ki: "Ey aziz! Gerçekten onun çok yaşlı bir babası var (onun ayrılığına dayanamaz). Bu yüzden onun yerine bizden birini (kendine köle olarak) al; zira biz seni, muhsinlerden (güzellik yapıp güzel olanlardan) görüyoruz."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
اَبٌ
İsim
ا ب و
Baba
شَيْخ
İsim
ش ي خ
İhtiyar, yaşlı
كَبِير
İsim
ك ب ر
Kebîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), pek büyük
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir
مَكَان
İsim
ك و ن
Yer, mekân, makam
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُحْسِن
Etken fiil-IV
ح س ن
Muhsin, güzel yapan, güzellik yapan kimse