close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 77. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû in yesrik fekad seraka eḣun lehu min kabl(u)(c) feeserrahâ yûsufu fî nefsihi velem yubdihâ lehum(c) kâle entum şerrun mekânâ(en)(c) va(A)llâhu a’lemu bimâ tasifûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bu dediler, hırsızlık ettiyse daha önce bir kardeşi de hırsızlık etmişti. Yusuf, bunu gizledi onlardan ve kendi kendine dedi ki: Sizin durumunuz daha kötü, anlattığınız şeyi Allah daha iyi bilir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Üvey kardeşleri ise:) "Şayet (Bünyamin) çalmış bulunuyorsa, bundan önce onun kardeşi de çalmıştı" diyerek (hâlâ Yusuf’u suçlamışlardı). Yusuf ise buna (kızgınlığını) kendi nefsinde (içinde) saklı tutmuş ve durumu onlara açıklamamış (ve içinden): "Siz daha kötü bir konumdasınız. Sizin düzmekte olduklarınızı Allah daha iyi bilir" demişti.
[Not: Mağdur edilen kişiler ve adaleti arayan yetkililer; haklarını almak ve iftiradan kurtulmak üzere mümkün ve münasip yöntemlerle bazı hile ve çarelere başvurabilir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hükümdarın su kabı, Bünyamin'in eşyasında çıkar çıkmaz öteki kardeşleri, “Eğer o çaldıysa ne âlâ, çünkü bir zamanlar onun kardeşi Yûsuf'da hırsızlık yapardı” diye mırıldandılar. Yûsuf bu sözü içinde tuttu, onlara birşey açmadı ve içinden: “Siz kötü bir durum içindesiniz; Allah bu anlattıklarınızı çok daha iyi bilir” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kardeşleri: “Eğer o çalmışsa, çok görülmez, daha önce onun kardeşi Yûsuf da çalmıştı” dediler. O vakit Yûsuf bunu içine attı. Onlara hiç belli etmeden: “Siz daha kötü durumdasınız. Allah anlattıklarınızı, yakıştırdıklarınızı çok iyi bilir.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
"Eğer çalmışsa daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı" dediler. Yusuf bunu içinde gizli tuttu, onlara belli etmedi ve kendi kendine: "Siz daha kötü bir konumdasınız. Allah sizin anlattığınız şeyin aslını daha iyi bilmektedir" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dediler ki: 'Şayet çalmış bulunuyorsa, bundan önce onun kardeşi de çalmıştı.' Yusuf bunu kendi içinde saklı tuttu ve bunu onlara açıklamadı (ve içinden): 'Siz daha kötü bir konumdasınız' dedi. 'Sizin düzmekte olduklarınızı Allah daha iyi bilir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar dediler ki: Eğer o (Bünyamin) çalmış bulunuyorsa, bundan önce onun bir kardeşi de (Yûsuf) çalmıştı. Bu sözlerini, Yûsuf, içinde gizledi; kendilerine onun esasını açıklamadı, içinden de ki, siz daha kötü mevkidesiniz (çünkü babamdan beni aşırmıştınız). Allah, isnad ettiğiniz şeyleri çok iyi bilendir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yusuf’un kardeşleri: “Eğer bu çalmışsa, onun bir kardeşi de daha önce çalmıştı.” dediler. Yusuf, bu durumu kendi içinde gizledi, onlara açıklamadı. “Sizin durumunuz daha kötüdür. Allah sizin anlattıklarınızı çok iyi bilir” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı” dediler. Yûsuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. Yûsuf içinden, “Çok kötü durumdasınız ve Allah anlattığınızı daha iyi bilir” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Kardeşleri dediler: «O çalmışsa, önce onun kardeşi de çalmıştı!», Yusuf bunu içersine atarak, onlara açıklatmadı, dedi: «Sizler dahi kötü durumdasınız, Allah bilir sizin söylediğinizi»!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Yusuf'un kardeşleri) dediler ki: “Eğer o çalmışsa olabilir, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.” Bunun üzerine Yusuf, onlara belli etmeksizin kendi kendine dedi ki: “Asıl kötü durumda olan sizsiniz. İleri sürdüğünüz iddiaların içyüzünü Allah çok daha iyi bilmektedir.”
Hz. Yusuf’un kardeşlerinin kendisi hakkındaki hırsız söylemi bir iftira değil, mahiyetini ve hikmetini Allah’ın bildiği ama içyüzünü kardeşlerinin bilemediği bir gerçekti ki bu ayetin son cümlesinde de vurgulanmaktadır. Rivayet edilir ki; Hz. Yusuf’u çok seven halası, büyüyünce onu yanına almak istemişti fakat babası Hz. Yakup buna sıcak bakmamıştı. Hz. Yusuf’un su kabını saklayarak Bünyamin’i alıkoyma örneğinde olduğu gibi Hz. Yakup’tan oğlu Yusuf’u almak için yol arayan halası Hz. İbrahim’den kalma kuşağı yeğeni Yusuf’un beline bağlayarak kuşağın kaybolduğunu söylemişti. Kardeşlerinin Bünyamin için, “daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı” dedikleri, Hz. Yusuf’un başından geçen fakat derinliğini bilmedikleri bu hadiseye dayanarak söyledikleri bir ifadedir.  
Cemil Said
swap_vert close
O vakit Ya’kûb’ın oğulları didiler ki: "Eğer o sârik ise birâderi Yûsuf ândan evvel sirkat itmişdi." Yûsuf "Bizim ikimizden birâderlerimiz daha bedter şer işlemişlerdir. Allâh anlatdıklarını kendilerinden iyi bilür" diyu düşündi. Fakat bu düşüncesini izhât itmiyordı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Çalmışsa, daha önce kardeşi de çalmıştı" dediler. Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. İçinden, "Durumunuz pek kötüdür; anlattığınızı Allah daha iyi bilir" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Dediler ki: “Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.” Yûsuf, bunu içinde sakladı ve onlara belli etmedi. İçinden, “Siz kötü bir durumdasınız; anlattığınızı Allah çok daha iyi biliyor” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Dediler ki: “Eğer o çaldıysa, daha önce onun kardeşi de çalmıştı.” Yûsuf onlara belli etmeksizin içinden şunları geçirdi: “Asıl sizin durumunuz kötü! Allah, sizin suçladığınız hususu çok iyi bilmektedir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Kardeşleri)  dediler ki: «Eğer o çaldıysa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.» Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. (Kendi kendine)  dedi ki: Siz daha kötü durumdasınız! Allah, sizin anlattığınızı çok iyi bilir.  
 Rivayet edildiğine göre Hz. Yusuf’un halası onu çok severdi. Yusuf büyüyünce, babası onu yanında bulundurmak istedi. Halası da Yusuf’un kendi yanında kalmasını istiyordu. Bunun için İbrahim (a.s.)dan kendisine miras kalmış olan kuşağını Yusuf’un beline bağladı. Sonra kaybolduğunu söyledi. Kuşak arandı ve Yusuf’un üzerinde çıktı. Kanun gereği Yusuf’u yanında alıkoydu. İşte Yusuf’un kardeşleri bu duruma işaret etmek istemişlerdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"O çalmışsa, daha önce kardeşi de çalmıştı," dediler. Yusuf onlara belli etmeden: "Siz gerçekten kötüsünüz. ALLAH anlattığınızın içyüzünü bilir," diye söylendi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Dediler ki: "Eğer o çalmışsa, daha önce bunun kardeşi de çalmıştı". O vakit Yusuf bunu içine attı, onlara hiç belli etmeden: "Siz çok fena bir mevkidesiniz, ne sıfat verdiğinizi Allah çok iyi biliyor" dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Eğer dediler: o çalmış bulunuyorsa bundan evvel bir kardeşi de çalmıştı, o vakıt Yusüf bunu içine attı ve onlara belli etmedi, siz dedi: fena bir mevkı'desiniz ve Allah, pekâlâ biliyor: Ne isnad ediyorsunuz?
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bunun üzerine kardeşleri, “böyle bir şey olmaz, o hırsızlık yapmaz!” diyerek Bünyâmin’i savunacakları yerde,) “Eğer o çaldıysa (ki çalmış görünüyor) buna pek de şaşırmadık, (çünkü bir zamanlar Yûsuf adındaki) bir kardeşi de çalmıştı (hırsızlık yapmıştı)!” dediler. (Kardeşlerinin bu apaçık iftirası karşısında Yûsuf, az kalsın dayanamayıp yalanlarını yüzlerine vuracaktı. Fakat bu) duygusunu içinde gizledi, onlara belli etmedi. (Sadece içinden,) “Sizler çok kötü (ve acınacak) bir durumdasınız. Allah sizin anlattığınız şeyin aslını daha iyi bilmektedir!” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Eğer o çalmışsa, zaten daha önce kardeşi de çalmıştı.” dediler. Yûsuf, içinden geçeni onlara açmadı. Kendi kendine, “Asıl kötü olan sizlersiniz ve anlattığınız şeyin iç yüzünü Allah biliyor.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Dediler: «Eğer o çalmış bulunuyorsa onun daha evvel bir kardeşi de çalmışdı»! O vakit Yuusuf bu (sözü) içinde gizledi, bu (nun hakıykatını) onlara açıklamadı. (Kendi kendine) dedi ki «Sizin durumunuz daha kötüdür. Allah sizin anlatmakta olduğunuzun mâhiyyetini çok iyi bilendir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Yûsuf'un kardeşleri) dediler ki: “Eğer (o) çaldıysa, doğrusu daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.”(2) O vakit Yûsuf, bunu içine attı ve onlara bunu belli etmedi. (İçinden:)“Siz daha kötü durumdasınız. Hâlbuki Allah, ne anlatıyorsanız en iyi bilendir” dedi.
(2)Yûsuf (as) çocukken, annesinin babasına âid putu evinden alarak kırmıştı. Kardeşlerinin isnâd ettikleri hırsızlık budur. (Râzî, c. 9/18, 187)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Yusuf’un kardeşleri) dediler ki: “Eğer o çalmışsa, daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.” Yusuf, bunu içinde sakladı ve onlara belli etmedi. İçinden: “Asıl kötü durumda olan sizsiniz. İleri sürdüğünüz iddiaların içyüzünü Allah çok daha iyi bilmektedir” dedi.*
(* ) Bu konuyla ilgili şöyle birkaç rivayet vardır. 1. Rivayet edildiğine göre Hz. Yusuf’un halası onu çok severdi. Yusuf büyüyünce, babası onu yanında bulundurmak istedi. Halası da Yusuf’un kendi yanında kalmasını istiyordu. Bunun için İbrahim (a.s.) dan kendisine miras kalmış olan kuşağını Yusuf’un beline bağladı. Sonra kaybolduğunu söyledi. Kuşak arandı ve Yusuf’un üzerinde çıktı. Kanun gereği Yusuf’u yanında alıkoydu. İşte Yusuf’un kardeşleri bu duruma işaret etmek istemişlerdir. 2. Bir gün bir yoksul Hz. Yakub’un evine geliyor, o sırada kimse evde yokken Hz. Yusuf babasından habersiz olarak o yoksula bir oğlak veriyor. 3. Yine bir gün bir dilenci Hz. Yakub’un kapısına gelip bir yardım istiyor, bunun üzerine kimsenin haberi olmadan Yusuf kümesten bir tavuk alıp ona veriyor. İşte bu nedenle kardeşleri onun hakkında böyle bir şey söylüyorlar. Ama tercih edilen görüş şöyledir: Ez- Zecac, Hasan Basri, İmam Maturidi, Kurtubi ve İbn Aşûr gibi âlimlerin de tercih ettikleri görüşe göre, Hz. Yusuf küçük bir çocuk iken bu söylenenlerin hiçbirini yapmamış ve dolayısıyla bunların, yani Yusuf’un kardeşleri kendilerini bu suçtan uzak olduklarını göstermek için böyle bir iftirada bulunmuşlardır. ((الله اعلم Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. وحكى القرطبي في تفسيره عن الزجاج أنه قال: كذبوا عليه فيما نسبوه إليه، قلت: وهذا أولى، فما هذه الكذبة بأوّل كذباتهم الخامس: أنهم كذبوا عليه فيما نسبوه إليه، قاله الحسن.(النكت والعيون) ولكنا لا نعلم ذلك؛ ونعلم أنهم كذبوا في قولهم {فَقَدْ سَرَقَ أَخٌ لَّهُ مِن قَبْلُ} وأرادوا أن يتبرءوا منه، وينفوا ذلك عن أنفسهم، ليعلم أنه ليس منهم.( تأويلات أهل السنة) وإنما قالوا: {قد سرق أخ له من قبل} بهتاناً ونفياً للمعرة عن أنفسهم. وليس ليوسف ــــ عليه السلام ــــ سرقة من قبل) وَقِيْلَ: جاءَ سائلٌ ولم يكن في المنْزِل معه أحدٌ، فأعطاهُ جَدْياً (الجَدْي : الذكر من أَولاد المَعْز) من غيرِ أمرِ أبيه فهذه سرَقتهُ.( التفسير الكبير - الطبراني وقال سفيان بن عيينة : أخذ دجاجة من الطير التي كانت في بيت يعقوب فأعطاها سائلا . وقال وهب : كان يخبئ الطعام من المائدة للفقراء (تفسير البغوي) وقيل : إنه كان يسرق من طعام المائدة للمساكين ; حكاه ابن عيسى(تفسير القرطبي  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kardeşleri “Eğer çalmışsa, önceden onun kardeşi (Yusuf) da çalmıştı” dediler. Yusuf (onların daha önceki kendisini suçlamalarını) kendi içinde sakladı ve bu olayı kardeşlerine açıklamadı. (İçinden) “(Çaresizlikten) Düştüğünüz yer ne kötü. Allah sizin içinizden neler kurduğunuzu daha iyi bilendir” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dediler: "Bu nasıl çaldıysa bundan önce kardeşi de öyle çalmıştı." Yusuf kendini tuttu. Onlara hiç belli etmedi. Dedi: "Sizlerin durumu ondan da kötü. Anlattıklarınızın doğrusunu Allah çok iyi bilir."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar o, hırsızlık etmişse ondan evvel kardeşi de hırsızlık etmiştir. Yusuf cevabı [⁶] kalbinde gizledi, onlara izhar etmedi. Kendi kendine siz onlardan daha fena bir mevkidesiniz. Allah beyan ettiklerinizin doğrusunu bilir dedi.
[6] Veya siz daha fenasınız sözünü.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Yûsuf’un kardeşleri) dediler ki: “Eğer bu çaldıysa, andolsun daha önce kardeşi (Yûsuf) da çalmıştı.”¹⁴ Yûsuf bunu içinde sakladı ve onlara açmadı ve kendi kendine, “Gerçekten siz çok kötü bir durumdasınız. Çünkü Allah vasfettiğiniz şeyi çok iyi biliyor” dedi.
14 Rivayete göre, öksüz Yûsuf’u halası çok severmiş ve yanına almış. Büyüme çağında Yûsuf’u geri isteyen babasına vermemek için Hz. İbrâhim’den kalma kuşağını Yûsuf’un beline kendi elleriyle bağlamış sonra da kaybolduğunu söylemiş. Aranan kuşak Yûsuf’un üzerinde bulunmuş. Onların yasalarına/eski İsrâil hukukuna göre, birinin malını çalan, yakalandığında mal sahibinin kölesi olurmuş. Halası da çok sevdiği Yûsuf’u böylece yanına almak istemiş. Olayın aslını bilmeyen kardeşleri bunu ima ediyorlar. Yûsuf da aynı yolla öz kardeşi Bünyamin’i alıkoyuyor. Yoksa Mısır hükümdarının yasasıyla başka türlü alıkoyması mümkün değildi.  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Çalmışsa, daha önce kardeşi de çalmıştı” dediler. Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. İçinden, “Siz daha kötü bir konumdasınız ve anlattığınızı Allah daha iyi bilir” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine kardeşleri,“Bu işte bir yanlışlık olmalı, o hırsızlık yapmış olamaz!” diyerek Bünyamin’i savunacakları yerde, “Eğer o çaldıysa, —ki çalmış görünüyor— buna pek de şaşırmadık; çünkü bir zamanlar Yûsuf adındaki abisi dehırsızlık yapmıştı!” dediler.Kardeşlerinin bu apaçık iftirası karşısında Yûsuf, az kalsın dayanamayıp yalanlarını yüzlerine vuracaktı. Fakat ilâhî talimatlara uyması gerekiyordu. Bu yüzden, bu duygusunu içinde gizledi, onlara açmadı. Yalnızca içinden, “Sizler çok kötü ve acınacak bir durumdasınız. Doğrusu Allah, anlattıklarınızın içyüzünü gâyet iyi biliyor!” dedi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Eğer çalıyorsa, önceden kesinlikle onun bir kardeşi de çaldı” dediler. Yûsuf bunu içinde gizledi. Onlara belli etmedi. “Sizin durumunuz kötüdür. Allah isnat ettiğiniz şeyi çok iyi bilir” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nitekim kardeşleri: " Çalmıştır, çünkü daha önce öz kardeşi de çalmıştı. " demezler mi. Yusuf bu sözü içine attı. Üvey kardeşlerine belli etmedi. Sadece kendi kendine: " Sizin durumunuz daha berbat, yaptıklarınızı Allah biliyor elbet. " diye mırıldandı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yusuf’un kardeşleri su tasının kardeşlerinin yükünden çıktığını görünce; "Bu çaldıysa bundan önce O’nun öz kardeşi de çalmıştı” Dediler. Yusuf kardeşlerinin bu suçlamasından dolayı aralarında geçen kötü bir anıyı hatırlayarak üzüldü. Fakat kendisini savunmak için konuşmadı. Duygularını düşüncelerini içine sakladı. İçinden; "Siz fena bir durumdasınız. Allah sizin anlattığınızın içyüzünü çok iyi biliyor!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Kardeşleri) şöyle demişlerdi: “O çalarsa, daha önce onun kardeşi de çalmıştı.” [*]Yusuf onu (düşüncesini) içinde saklamış, onlara açmamıştı. (İçinden): “Siz çok daha kötü durumdasınız! Allah sizin anlattığınızı çok iyi bilendir.” demişti.
Kardeşleri kıskançlıklarını sürdürerek bu sözleriyle Hz. Yusuf’a iftira atmışlardı.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Yûsuf’un kardeşleri): “Eğer hırsızlığı (Bünyamin) yapmışsa, bundan önce onun kardeşi (Yûsuf) da hırsızlık yapmıştı.”¹ dediler. Yûsuf, bu (ithamı) içine attı,² bunu onlara belli etmedi ve: “Siz daha kötü bir konumdasınız, sizin (bize) isnat ettiklerinizi en iyi Allah bilir.” dedi.
1 Bir rivâyete göre; Yûsuf’un anasının babası, bir puta taparmış. Yûsuf, çocukken anasının emriyle o putu gizlice çalmış ve kırmış. (Taberî) Her şeyden önce bu itham, suçun şahsîliği prensibine terstir. 2 Yûsuf bunu nefsinde gizledi, yani bu sözden dolayı üzüldü ama sabretti, onların kusurlarına bakmadı.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Kral’ın kupası Bünyamın’in denginden çıkar çıkmaz öteki kardeşler:] “Eğer o çaldıysa ne âlâ, çünkü bir zamanlar onun kardeşi de hırsızlık yapardı!” ⁷⁸ Bu durum karşısında Yusuf, düşüncelerini onlara belli etmeksizin, kendi kendine: ⁷⁹ “Sizin durumunuz çok kötü; Allah ne söylediğinizi ⁸⁰ olduğu gibi biliyor” dedi.
78 “Onun kardeşi” ifadesiyle Bünyamin’in baba-bir kardeşi Hz. Yusuf’un kasdedildiği ortada. Hz. Yusuf için böyle bir hırsızlık suçlaması daha önce hiç vaki olmadığına göre; kardeşlerinin, kim olduğunu bilmeden yüzüne karşı yaptıkları bu asılsız karalamanın, sırf, doğru yanlış demeden her çareye başvurarak şu anda hırsızlık töhmeti altında bulunan Bünyamin’den kendilerini olabildiğince ayrı tutma gayretine dayandığını söylemek yerinde olur.79 Lafzen, “Hz. Yusuf bunu içinde tuttu, onlara belli etmedi (ve kendi kendine) şöyle dedi: ...” Hemen bütün müfessirlere göre buradaki “bunu” kelimesi (hâ zamiri) Hz. Yusuf’un, “dedi” (kâle) ifadesiyle nakledilen “iç konuşma”sına ya da daha doğru bir ifadeyle, seslendirmediği düşüncelerine ilişkindir; bizim oldukça serbest bir çeviriyle aktardığımız husus da budur.80 Lafzen, “vasfettiğiniz şeyi”; yani Yusuf ve Bünyamin’e yaptıklarınızı -zımnen, “çünkü siz bizzat Yusuf’u da babasından çalmıştınız”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kardeşleri kendi aralarında: “Eğer o çalmışsa şaşırmayız, yıllar önce abisi de çalmıştı zaten.” dediler. Yusuf onların bu suçlamalarını sineye çekti, içinde gizledi ve yüzlerine bir şey söylemedi. İçinden, “Siz, çok daha kötü bir durumdasınız, Allah ithamlarınızın asılsız olduğunu biliyor.” dedi. 4/81, 10/61
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Anne ayrı kardeşler) dediler ki: “O çalmışsa, olabilir! Doğrusu, bir zamanlar onun kardeşi de çalmıştı.”[¹⁸⁹⁶] Bunun üzerine Yusuf onlara belli etmeksizin kendi kendisine dedi ki: “Siz hâlâ berbat bir konumdasınız; zira Allah söylediğiniz şeyin (gerçeğini) çok iyi biliyor.”[¹⁸⁹⁷]
[1896] Bu âyet, kıskanç kardeşlerin Yusuf’un bedeniyle birlikte kendi vicdanlarını da kuyuya attıklarını gösterir. Yusuf kuyudan kurtuldu, ama anlaşılan o ki onu kuyuya atanların vicdanı hâlâ kuyudan kurtulamamıştı. [1897] Ayrıntıları bazı tefsirlerde anlatılan bir rivayete göre Hz. Yusuf’un halası öksüz yeğenini yanında alıkoymak için o küçükken böyle bir mizansen düzenlemiş. Kardeşlerin aslını bilmeden îmâ ettikleri bu olay olsa gerektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Kardeşleri, suçu üzerlerinden atmak için) "Eğer o -Bünyamin- çaldı ise, onun bir kardeşi de daha evvel çalmıştı! (Biz onlar gibi değiliz sabıkamız yok)" demekten de çekinmediler. (Oysa çocuk iken Yusuf, suçlanmıştı fakat sonra suçsuz olduğu meydana çıkmıştı.) Bunun üzerine Yusuf kendi kendine: "Ey kardeşler, (ne kadar uğraşsanız) siz kötü durumdasınız. (Çünkü beni vaktiyle beni babamdan ayırarak neler neler yaptınız) Allah elbette (benim hakkında) yaptığınız suçlamanın doğru olmadığını bilir" dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
(Yûsuf’un kardeşleri) Dediler ki: "(Bu) çaldıysa bundan önce kardeşi de çalmıştı. " Yûsuf bunu nefsinde sakladı, onlara açmadı. (İçinden); "Siz fenâ bir haldesiniz, Allâh, sizin bizi vası!andırmalarınızın içyüzünü çok iyi biliyor!" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Eğer çaldı ise onun bir kardeşi de daha evvel çalmış idi.» Yusuf da bunu nefsinde gizledi ve bunu onlara açıklamadı. Dedi ki: «Siz kötü bir durumdasınız ve Allah Teâlâ sizin vasfettiğinize pek ziyâde alîmdir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar: “Eğer o çalmışsa, zaten daha önce onun kardeşi de hırsızlık etmişti. ” dediler. Yusuf bu sözden duyduğu üzüntüyü içine attı ve onlara belli etmedi. İçinden de dedi ki: “Asıl kötü durumda olan sizsiniz. İleri sürdüğünüz iddiaların gerçek yönünü Allah pek iyi biliyor ya, o yeter! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Yusuf'un kardeşleri) Dediler ki: "(Bu) çaldıysa bundan önce kardeşi de çalmıştı." Yusuf bunu içinde sakladı, onlara açmadı. (İçinden): "Siz fena bir durumdasınız, Allah, sizin anlattığınızın içyüzünü çok iyi biliyor!" dedi.
Rivâyete göre Yûsuf'u çok seven halası, artık büyüyen Yûsuf'u yanına almak isteyen Ya'kûb'a vermemek için: İbrâhîm'den kalma kuşağını, Yûsuf'un beline bağladı; sonra kuşağının kaybolduğunu söyledi. Aranan kuşak, Yûsuf'un üzerinde bulundu. Onların yasalarına göre birinin malını çalan, yakalanınca mal sâhibinin kölesi olurdu. İşte hala da böyle bir çare ile çok sevdiği Yûsuf'u yanında bırakmak istemişti.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Evlâd-ı Ya'kûb: "Eğer bu çocuk hırsızlık itdi ise bundan evvel onun ana baba bir kardaşı da sirkat itmişdi" didiler. [¹] Bu sözden hâsıl olan iğbirârını Yûsuf kalbinde sakladı. Ve onlara bildirmedi ve kendi kendine: "Sizin bu hâliniz hırsızlıkdan daha fenâdır, Allâh bilir ki Yûsuf sizin vasf iylediğinizden münezzehdir" didi.
[1] Maşrabanın bulunması üzerine me'mûrlar cümlesini alub Yûsuf'un huzûrına getirdiler. Bütün kardaşları kendilerini tebriye itmek maksadıyla: "Bizim kabahatimiz yokdur. Çocuk bunı yapmış. Onun bir kardaşı vardı. O da vaktiyle sirkat itmişdi" diyerek Yûsuf'a da sirkat isnâd iylediler.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dediler ki “Bu çalmışsa daha önce onun bir kardeşi de çalmıştı.” Yusuf bunu içine attı. Onlara hiçbir şeyi belli etmedi. İçinden şöyle fısıldadı; “Sizler kötü bir konumdasınız; anlattığınız şeylerin aslını en iyi Allah bilir.”
Şaban Piriş
swap_vert close
- Çalmışsa, daha önce kardeşi de çalmıştı, dediler. Yusuf bunu içinde gizledi. Onlara açmadı. İçinden, “Sizin durumunuz daha kötüdür; anlattığınızı en iyi Allah bilir” dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Hırsızlık yaptıysa, daha önce kardeşi de hırsızlık yapmıştı” dediler. Yusuf birşey belli etmedi, içine attı. “Bugün çok kötü bir durumdasınız,” dedi. “Yakıştırdığınız şeyi Allah çok iyi biliyor.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kardeşler dediler ki: "Bu çaldı ya, bundan önce de onun kardeşi çalmıştı." Yûsuf bunu içinde sakladı, onlara açıklamadı. Şöyle diyordu: "Kötü bir konumdasınız. O sizin dilinize doladığınız şeyi Allah daha iyi biliyor."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler eger uġurlaya bayıķ uġurladı ķarındaşı anuñ ilerüden” pes gizledi anı yūsuf gendüzinde daħı belürtmedi anı anlara. eyitti “siz yavuzıraķsız anuñ yirine daħı Tañrı bilürirekdür anı kim śıfat eylersiz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yūsuf ḳardaşları eyitdi: Eger uġurladı‐y‐sa ol bundan evvel bir ḳardaşıdaḫı uġurlayupdur. Ṣaḳladı Yūsuf ol sözi yüreginde, anlara bildürmedi.Yūsuf didi: Siz mekān yöninden şerlüsiz. Daḫı Tañrı Ta‘ālā bilür siz bildü‐güñüzi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Qardaşlar) dedilər: “Əgər o (Bin Yamin) oğurlamışdırsa, bundan qabaq onun bir qardaşı da (Yusif də) oğurluq etmişdi. . Yusif bu sözü ürəyində saxlayıb onlara açmadı və dedi: “Siz (Allah yanında ondan) daha pis bir mövqedəsiniz. Allah sizin (mənə və qardaşıma yalandan) aid etdiyiniz şeyləri daha yaxşı bilir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They said : If he stealeth, a brother of his stole before. But Joseph kept it secret in his soul and revealed it not unto them. He said (within himself) : Ye are in worse case and Allah knoweth best (the truth of) that which ye allege.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said: "If he steals, there was a brother of his who did steal before (him)."(1747) But these things did Joseph keep locked in his heart, revealing not the secrets to them.(1748) He (simply) said (to himself): "Ye are the worse situated;(1749) and Allah knoweth best the truth of what ye assert!"
1747 The hatred of the ten for Joseph and Benjamin comes out again. They are not only ready to believe evil of Benjamin, but they carry their thoughts back to Joseph and call him a thief as well. They had injured Joseph; and by a false charge of this kind they salve their conscience. Little did they suspect that Joseph was before them, under another guise, and their falsehood and treachery, would soon be exposed. 1748 There were many secrets: (1) that he was Joseph himself; (2) that his brother, Benjamin, knew him; (3) that there was no guilt in Benjamin, but the whole practical joke was in furtherance of a great plan (see n. 1745 above); (4) that they were giving themselves away, and were unconsciously facilitating the plan, though their motives were not aboveboard. 1749 "Ah!" thought Joseph, "you think that Benjamin is safely out of the way, and that Joseph was got rid of long since! Would you be surprised to know that you have given yourselves away, that you are now in the power of Joseph, and that Joseph is the very instrument of your exposure and (let us hope) of your repentance?"  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُٓوا
dediler
اِنْ
eğer
يَسْرِقْ
çalmışsa
فَقَدْ
ki doğ-rusu
سَرَقَ
çalmıştı
اَخٌ
kar- deşi
لَهُ
onun
مِنْ قَبْلُۚ
bundan önce
فَاَسَرَّهَا
bunu gizledi
يُوسُفُ
Yûsuf
ف۪ي نَفْسِه۪
içinde
وَلَمْ يُبْدِهَا
ve bunu açmadı
لَهُمْ
onlara
قَالَ
dedi
اَنْتُمْ
siz
شَرٌّ
daha kö- tüsünüz
مَكَاناًۚ
mekânca
وَاللّٰهُ
ve Allah
اَعْلَمُ
en iyi bilendir
بِمَا
o şey-leri ki
تَصِفُونَ
vasfediyor-sunuz
(Yûsuf'un kardeşleri) Dediler ki: "Eğer o çaldıysa doğrusu daha önce onun kardeşi de çalmıştı." Yûsuf (onların kendisine ve kardeşine iftira ettiklerini bildiği hâlde) bunu içinde sakladı, onlara açmadı. (Onlara) Dedi ki: "Siz daha kötü durumdasınız! Allah, sizin anlattığınız olayları(n iç yüzünü) en iyi bilendir."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
سَرَقَ
Fiil-I
س ر ق
Çaldı, hırsızlık etti
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
سَرَقَ
Fiil-I
س ر ق
Çaldı, hırsızlık etti
اَخ
İsim
ا خ و
Erkek kardeş, kardeş
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اَسَرَّ
Fiil-IV
س ر ر
Gizledi, sakladı, gizli tuttu
يُوسُف
Özel isim
يُوسُف
Hz. Yusuf (a.s.)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
اَبْدَى
Fiil-IV
ب د و
Açığa vurdu, açıkça verdi, açıkladı, ortaya çıkardı, açtı, teşhir etti
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
شَرّ
İsim
ش ر ر
Şer, şerli, en kötü
مَكَان
İsim
ك و ن
Yer, mekân, makam
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَعْلَم
İsim
ع ل م
Daha iyi bilen, çok iyi bilen, en iyi bilen
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
وَصَفَ
Fiil-I
و ص ف
Anlattı, niteledi, vasıflandırdı, yakıştırdı