(O adamlar da): “Hükümdarın su kabını¹ kaybettik, onu kim getirirse (ona armağan olarak) bir deve yükü (erzak) vardır.” dediler. (Birisi de): “Ben de bu (armağa)na kefilim.”² dedi.
1 Suva’; lügatte sa’ denilen bir kile, yani ölçek anlamına gelmekle birlikte, su içecek bir çeşit tas ve maşraba anlamlarına da gelir. 2 Âyetin bu bölümü; “(O adamlar): ‘Hükümdarın koruyucusu olduğum su kabını kaybettik, onu kim getirirse, (ona armağan olarak) bir deve yükü (erzak) vardır.’ dediler.” diye de tercüme edilebilir.