close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 73. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû te(A)llâhi lekad ‘alimtum mâ ci/nâ linufside fî-l-ardi vemâ kunnâ sârikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, andolsun Allah'a ki dediler, biz yeryüzünde bir bozgunculuk, bir kötülük yapmak için gelmedik buraya, bunu siz de biliyorsunuz ve biz hırsız değiliz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Yusuf’un kardeşleri) "Allah adına, hayret" dediler. "Siz de bilmiş (ve sezmişsinizdir) ki, biz (bu) yere bozgunculuk çıkarmak amacıyla gelmedik ve biz hırsız da değiliz."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yûsuf'un kardeşleri: “Allah'a yemin ederiz ki, sizin de bildiğiniz gibi biz Mısır toprağında bozgunculuk yapmaya gelmedik ve biz hırsızlık yapmış da değiliz!” dediler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yûsuf'un kardeşleri: “Allah'a andolsun ki, bizim ülkede, yeryüzünde fesat çıkarmak için gelmediğimizi siz de biliyorsunuz. Biz hırsız da değiliz.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar: "Hayret! Allah'a yemin ederiz ki; bizim bu yere bozgunculuk etmek için gelmediğimizi ve hırsız olmadığımızı siz de bilmişsinizdir" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Allah adına, hayret' dediler. 'Siz de biliyorsunuz ki, biz (bu) yere bozgunculuk çıkarmak amacıyla gelmedik; biz hırsız değiliz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kardeşler şöyle dediler; “- Allah'a yemin ederiz, siz de muhakkak anlamışsınız ki, biz buraya fesad çıkarmak için gelmedik, hırsız da değiliz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yusuf’un kardeşleri: “Bizim, memlekette bozgunculuk yapmaya gelmediğimizi biliyorsunuz. Ve biz, hırsız da değiliz” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kardeşleri, “Allah'a yemin ederiz ki, bizim yeryüzünde fesat çıkarmak için gelmediğimizi siz de biliyorsunuz. Bir hırsız da değiliz” dediler.
Besim Atalay
swap_vert close
Yusuf'un kardeşleri dediler ki: «Pek iyi bilirsiniz, Allaha ant ola ki, biz buraya kötülük yapmakçin gelmedik, hırsız dahi değiliz»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Yusuf'un kardeşleri) dediler ki: “Allah'a yemin olsun, siz de biliyorsunuz ki biz bu ülkede bozgunculuk yapmaya (hırsızlık etmeye) gelmedik, (biz) hırsız da değiliz.”
Cemil Said
swap_vert close
Ya’kûb’ın oğulları "Allâh ’aşkına biliyorsunuz ki biz buraya fesâd çıkarmağa gelmedik, biz sârik değiliz" cevâbını virdiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Allah'a yemin ederiz ki memleketi ifsat etmeğe gelmediğimizi ve hırsız da olmadığımızı biliyorsunuz" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Dediler ki: “Allah’a andolsun, siz de biliyorsunuz ki biz bu ülkede fesat çıkarmaya gelmedik, hırsız da değiliz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar, “Allah’a andolsun ki bizim bu yerde fesat çıkarmak için gelmediğimizi siz de biliyorsunuz, biz hırsız da değiliz” dediler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'a andolsun ki, bizim yeryüzünde fesat çıkarmak için gelmediğimizi siz de biliyorsunuz. Biz hırsız da değiliz, dediler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dediler ki: "ALLAH'a andolsun, siz de bilirsiniz ki biz bu ülkede bozgunculuk çıkarmaya gelmedik, biz hırsız da değiliz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Allah'a yemin ederiz ki," dediler, "Muhakkak siz de anlamışsınızdır ya, biz buraya fesat çıkarmak için gelmedik. Biz hırsız da değiliz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Tallahi, dediler: size muhakkak ma'lûmdur ki biz Arzda fesad çıkarmak için gelmedik, hırsızda değiliz.
Emrah Demiryent
swap_vert close
Dediler ki: “Tallahi, siz de biliyorsunuz ki biz buraya fesat çıkarmaya gelmedik, hırsız da değiliz!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yûsuf'un kardeşleri: “Vallahi buraya bozgunculuk yapmaya gelmedik; hırsız olmadığımızı da kesin olarak biliyorsunuz.” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Ya'kub oğulları): «Allah Allah! (Hüviyyetimizi, ahlâkımızı) siz de öğrenmişsinizdir. Biz bu yere, andolsun ki, fesâd çıkarmak için gelmedik. Hırsız kimseler de değiliz biz» dediler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Yûsuf'un kardeşleri:) “Allah'a yemîn olsun, şübhesiz (siz de) bilmişsinizdir ki(biz) bu yerde (Mısır'da) fesad çıkarmak için gelmedik; (biz) hırsız kimseler de değiliz” dediler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Yusuf’un kardeşleri): “Hayret vallahi! Siz de biliyorsunuz ki biz bu arzda (Mısır ülkesinde) bozgunculuk yapmaya gelmedik, hırsız da değiliz.”*
(*) Arapçada “ta” harf-i cerri, “ba” ve “vav” harf-i cerleri gibi yemin harfi olmakla beraber bir de hayret manası ifade eder. Yani hayretle beraber yemin yapılacağı zaman “tallahi” denilir. Aşağıdaki metne de bakılabilir. (التاء) وهي من الحروف الاحادية التي تفيد القسم، وتختص بلفظ الجلالة ولا تجر غيره ظاهرا او مضمرا، وفيها معنى التعجب (مالفرق بين [والله - وبالله - وتالله] البلاغي - بسرعة)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yusuf’un kardeşleri “Allah’a yemin olsun ki, sizde biliyorsunuz, biz bu yerlere fesat çıkarmak için gelmedik ve biz hırsız da değiliz” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dediler ki: "Allah’a ant olsun. Siz de çok iyi bilirsiniz ki bizler burıya kötülük etmiye gelmedik. Hırsız da değiliz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yakup oğulları «— Allah Allah, bilirsiniz ki biz Mısır toprağına fesat çıkarmak için gelmedik, hırsız da değiliz» dediler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar da “Allah’a yemin olsun ki biz bu yere [arz] bozgunculuk yapmak için gelmedik ve hırsız da değiliz. Siz bunu pekâlâ biliyorsunuz!” dediler.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Allah'a andolsun ki, bizim yeryüzünde fesat çıkarmak için gelmediğimizi siz de biliyorsunuz. Biz asla hırsızlar da olmadık” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Buna karşılık onlar, “Allah’a yemin olsun!” dediler, “Siz de gâyet iyi bilirsiniz ki, biz bu ülkeye bozgunculuk yapmak için gelmedik ve kesinlikle hırsız da değiliz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Tallâhi / Allah’a yemin olsun! Arz’da / Ülke’de bozgunculuk yapmak için gelmediğimizi, hırsız da olmadığımızı bildiniz / gördünüz!” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kervancılar: " Siz de pek âla biliyorsunuz ki biz bu ülkeyi talan etmeye gelmedik, biz, hırsız falan değiliz "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kardeşleri; “Allah’a andolsun ki yeryüzünde fesat çıkarmak için gelmediğimizi biliyorsunuz. Biz hırsız değiliz” dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Onlar) “Allah’a yemin olsun: Bizim, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak için gelmediğimizi şüphesiz ki siz de biliyorsunuz. Biz hırsız da değiliz.” demişlerdi.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Yûsuf’un kardeşleri): “Hayret vallahi!¹ Siz bizim buraya kargaşa çıkarmak amacıyla gelmediğimizi ve hırsız da olmadığımızı, kesinlikle biliyorsunuz.” dediler.
1 Arapçada “ta” harf-i cerri, “ba” veya “vav” harf-i cerleri gibi yemin harfi olmakla beraber bir de hayret manası ifade eder. Yani hayretle beraber yemin yapılacağı zaman “tallahi” denilir. Bizim dilimizdeki “tevallahi” ifadesi bu manaya gelebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Kardeşleri] “Allah şahittir, siz de çok iyi biliyorsunuz ki” dediler, “bu ülkeye kötü işler yapıp bozgunculuk çıkarmak için gelmedik biz; hırsızlık yapmış da değiliz!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Vallahi, biz bu memlekete bozgunculuk yapmak için gelmedik. Siz bunu pekâlâ biliyorsunuz, ayrıca biz hırsız da değiliz.” dediler. 2/30, 7/85
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Hayret vallahi!”[¹⁸⁸⁹] dediler, “Doğrusu, ülkede bozgunculuk çıkarmak gibi bir amaçla (buraya) gelmediğimizi ve bizim hırsızlık yapan birileri olmadığımızı siz de biliyorsunuz!”
[1889] Tâllâhi, vallâhiden farklı olarak, hayret ve şaşkınlık anlamını da içeren yemindir. Bu yananlam çeviriye “hayret” şeklinde yansımıştır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Kardeşler ise suçu kabul etmediler ve) "Allah'a andolsun ki ve siz de bilirsiniz ki, biz bu ülkeye bozgunculuk yapmaya gelmedik ve biz asla hırsız değiliz" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Dediler ki: "Allah’a yemin olsun, siz de biliyorsunuz ki biz bu ülkede fesat çıkarmaya gelmedik, ve biz hırsız da değiliz. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Allah'a kasem olsun, siz de muhakkak bilmişsinizdir ki, biz bu yerde fesat çıkarmak için gelmedik ve biz hırsız kimseler olmadık.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Allah'a yemin olsun ki, biz ülkede fesat çıkarmak, nizamı bozmak için gelmedik, siz de bunu biliyorsunuz. Hele hırsız, hiç değiliz! ” dediler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Yusuf'un kardeşleri): "Allah, Allah! dediler, herhalde siz de bilmişsinizdir ki biz bu yere bozgunculuk yapmak için gelmedik. Ve biz hırsız değiliz!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Evlâd-ı Ya'kûb: "Allâh'a yemîn ideriz ki ma'lûmunuz oldığı vecihle biz buraya fesâd içün gelmedik ve hırsız da değiliz" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Vallahi, sizin de iyi bildiğiniz gibi ortalığı karıştırmak için gelmedik. Bu güne kadar bir hırsızlığımız da olmadı” dediler.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Vallahi, ülkede bozgunculuk çıkarmak için gelmediğimizi ve hırsız da olmadığımızı biliyorsunuz, dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yusuf'un kardeşleri “Allah'a yemin olsun, siz de biliyorsunuz ki biz bu ülkede fesat çıkarmak için gelmedik,” dediler. “Biz hırsız da değiliz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kardeşler dediler: "Vallahi, siz de iyi biliyorsunuz ki, biz bu toprağa bozgunculuk yapmak için gelmedik, hırsız da değiliz biz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler “tā'llāhi! bayıķ. bil dįnüñüz gelmedük tā fesād eyleye yüz yirde daħı olmaduķ uġrılar.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı adına and içdiler, eyitdiler: Siz bildügüñüz, gelmedük yir yüzindefesād eylemegi, uġrular daḫı degülüz biz, didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Yə’qubun oğlanları) dedilər: “Allaha and olsun! Siz də yəqin bilirsiniz ki, biz bu yerə (Misir torpağına) fitnə-fəsad salmaq üçün gəlməmişik və biz oğru da deyilik!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They said: By Allah, well ye know we came not to do evil in the land, and are no thieves.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(The brothers) said: "By Allah. well ye know that we came not to make mischief in the land, and we are no thieves!"(1738)
1738 As strangers in a strange land, they were liable to be suspected as spies or men who meditated some unlawful design, or some crime, such as theft, which would be common in a season of scarcity. The brothers protested against the absurdity of such a suspicion after they had been entertained so royally by the Wazir.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُوا
dediler
تَاللّٰهِ
Allah'a andolsun
لَقَدْ
ger- çekten
عَلِمْتُمْ
bilmişsinizdir
مَا جِئْنَا
gelmedik
لِنُفْسِدَ
fesad çıkar-mak için
فِي الْاَرْضِ
bu yerde
وَمَا كُنَّا
ve değiliz
سَارِق۪ينَ
hırsız kimseler
(Yûsuf'un kardeşleri) "Allah'a andolsun, siz de biliyorsunuz ki biz bu yerde (Mısır'da) fesad çıkarmaya gelmedik. Biz hırsız da değiliz" dediler.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
اَفْسَدَ
Fiil-IV
ف س د
Fesad çıkardı, bozgunculuk yaptı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
سَارِق
Etken fiil
س ر ق
Hırsızlık eden erkek