close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 70. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felemmâ cehhezehum bicehâzihim ce’ale-ssikâyete fî rahli eḣîhi śümme eżżene mu-eżżinun eyyetuhâ-l’îru innekum lesârikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onların yüklerini hazırlayınca şerbet içtiği bardağı kardeşinin yükünün içine koydurdu, sonra da ey kafile, siz hırsızsınız diye bir münadiye nida ettirdi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hz. Yusuf kardeşlerinin) Erzak yüklerini kendilerine hazırlatınca da, (kıymetli) su kabını kardeşinin yükü içine bırakıp yerleştirmişti. Sonra bir müezzin=ilan edici (şöyle) seslenmişti: "Ey kafile, sizler gerçekten hırsızsınız!" (diyerek onları durduruvermişti.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yûsuf onların yüklerini hazırlatırken su kabını öz kardeşi Bünyamin'in yüküne koydurdu ve böylece onlar, bundan habersiz şehirden ayrılırken bir çağırıcı şöyle seslendi, “Ey kervan durun! Siz hırsızlarsınız!”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yûsuf, onların yüklerini, denklerini hazırlarken altın su tasını kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir tellal: “Hey kervancılar, siz hırsızsınız” diye bağırdı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onların yüklerini hazırladığında su kabını (öz) kardeşinin yüküne koydu. Sonra bir çağırıcı: "Ey kafile! Siz şüphesiz hırsızsınız" diye seslendi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Erzak yüklerini kendilerine hazırlayınca da, su kabını kardeşinin yükü içine bıraktı, sonra bir münadi (şöyle) seslendi: 'Ey kafile, sizler gerçekten hırsızsınız.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yûsuf, kardeşlerinin zahire yüklerini hazırlayınca, su tasını kardeşinin (Bünyamin'in) yükü içine koydu. Sonra (kâfile yola koyulduktan sonra arkalarından) bir münadî şöyle çağırdı: “- Ey kafile, durun! Muhakkak siz hırsızlarsınız.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlara eşyalarını hazırlatırken, su kabını öz kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir ses: “Ey kervan, siz hırsızsınız!” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yûsuf, onların yüklerini hazırlatırken değerli bir kâseyi, öz kardeşinin yüküne koydu. Sonra da arkadan biri, “Ey kafile, siz mutlaka hırsızlarsınız!” diye bağırdı.
Besim Atalay
swap_vert close
Yüklerini hazırlattı, kardeşinin yüküne bir sürahi koydurdu, az. sonra da «Ey kervan, siz hırsızsınız!» diye tellâl bağırttı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Yusuf,) onların yüklerini donatıp hazırlarken, su kabını (gizlice öz) kardeşi (Bünyami)n'in eşyaları arasına yerleştirdi. (Kafile hareket ettikten) sonra bir tellal (çağrıcı) şöyle seslendi: “Ey kafile (durun bakalım! Çünkü) siz hırsız(lık yapmış)sınız!”
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara erzâk virdikden sonra birâderinin (Bünyamin’in) torbasına gizlice bir maşraba koydı, sonra bir münâdî arkalarından "Siz sâriksiniz" diyu bağırdı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yusuf onların yüklerini yükletirken, bir su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra bir münadi şöyle bağırdı: "Ey kervancılar, siz hırsızsınız!"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yûsuf, onların yüklerini hazırlatırken su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra da bir çağırıcı şöyle seslendi: “Ey kervancılar! Siz hırsızsınız.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yûsuf, onlara yüklerini hazırlattığı zaman (saraya ait bir) su kabının kardeşinin yükü içine koydurdu. Sonra bir görevli, “Ey kafile! Siz kesinlikle hırsızsınız!” diye bağırdı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Yusuf)  onların yükünü hazırladığı zaman maşrabayı kardeşinin yükü içine koydu! (Kafile hareket ettikten)  sonra bir tellal: Ey kafile! Siz hırsızsınız! diye seslendi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onların erzak yükünü hazırlatınca bir su kabını kardeşinin torbasına koydu. Daha sonra bir ünleyici şöyle seslendi: "Ey kervan siz hırsızlarsınız."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra onların bütün hazırlıklarını görünce, su kabını kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir tellal şöyle bağırdı: "Hey kervan! Siz hırsızsınız, hırsız!"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra onları bütün hazırlıklarıile techiz ettiği vakıt su kabını kardeşinin yükü içine koydu, sonra da bir münâdi bağırdı: ey kârban siz her halde hırsızlık etmişsiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yûsuf) onların yüklerini hazırlatırken (kardeşi Bünyâmin ile anlaştığı üzere, kıymetli bir) su kabını kardeşinin (Bünyâmin’in) yükünün içine koydu. (Kafile hareket ettikten) sonra bir munâdî (şöyle) seslendi: “Ey kafile (durun bakalım! Çünkü) siz hırsız (lık yapmış) sınız!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yüklerini yükletirken su kabını öz kardeşinin yükü içine koydurttu. Sonra bir çağırıcı: “Ey kervancılar! Siz hırsız kimselersiniz.” diye seslendi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Vaktaki (Yuusuf) onların (zahire) yüklerini hazırladı. Su kabını öz kardeşinin yükü içine koydu! Sonra bir münâdî (arkalarından) şöyle bağırdı: «Ey kaafile (durun), siz şeksiz şübhesiz hırsızlarsınız»!.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonunda (Yûsuf) onların yüklerini hazırlayınca, su kabını kardeşinin(Bünyâmin'in) yüküne koydu; sonra bir tellâl (arkalarından): “Ey kafile! Doğrusu siz gerçekten hırsız kimselersiniz!” diye seslendi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Yûsuf) onların yükünü hazırlattığı zaman (çok kıymetli) su kabını öz kardeşinin yüküne koydurdu ve böylece onlar, bundan habersiz şehirden ayrılırken (Yusuf’un talimatıyla) bir ilan edici (görevli) şöyle seslendi, “Ey kafile, (durun bakalım!) Sizler gerçekten hırsızsınız!”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra kardeşlerinin yüklerini yüklettiğinde, küçük kardeşinin yüklerinin arasına su tasını koydu. Sonra çağırıcının birisi onlara seslendi “Ey kafile! Sizler hırsızsınız” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yüklerini yükletince Yusuf kardeşinin yükü arasına bir tas koydurdu. Sonra bir ünleyici şöyle ünledi. "Ey kervancılar! Besbelli ki sizler hırsızsınız."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yusuf onların yüklerini hazırlayınca kardeşinin yüküne bir maşrapa koydurdu. Şehirden çıkınca arkalarından bir münadi nida etti: Ey kafile! Durun, siz hırsızsınız [¹].
[1] Veya hırsız mısınız?  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların yükleri yüklenirken, su tasını kardeşinin yükünün içine koydu/koydurttu. Sonra (tam ayrılırlarken) bir çağırıcı bunlara seslendi: “Ey kervancılar! Sizler gerçekten hırsızsınız!”
Kadri Çelik
swap_vert close
Yusuf onların yüklerini yükletirken, (ölçü kabı olarak kullanılan) su tasını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra bir münadi, “Ey kervancılar, siz hırsızsınız!” diye seslendi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yûsuf onların yükünü hazırlatırken, kendi kullandığı su kabını gizlice kardeşi Bünyamin’in eşyaları arasına yerleştirdi. Daha sonra, kardeşlerinin de içinde bulunduğu kervan tam hareket etmek üzereyken, bir tellal, “Ey kervan sahipleri, durun!” diye seslendi, “Çünkü sizler, hırsızlık yapmışsınız!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onların techizatını donattığında “Su Kabı”nı kardeşinin yükünün içine koydu. Sonra bir çağırıcı: “Ey Kafile! Siz, elbette hırsızsınız!” diye çağırdı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Malzemelerini hazırlattı, değerli bir ibriği de çaktırmadan öz kardeşinin yükü içine koydu. Sonra bir tellal gürledi: " Kervancılar! durun hırsız var! "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yusuf kardeşlerinin yüklerini hazırlatırken su tasını öz kardeşinin yüküne koydu. Kervan hareket ettikten sonra bir kişi şöyle seslendi; "Ey kervan sahipleri! Sizler hırsızsınız!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Yusuf) onların yükünü hazırlattığında bir su kabını kardeşinin yükünün içine koy(dur)muştu. (Kervan hareket ettikten) sonra bir seslenici: “Ey kervan! Siz hırsızsınız!” diye seslenmişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Yûsuf,) onların yüklerini yükletirken, kardeşinin yükü içerisine bir su kabı koydu. Sonra (kafile yola koyulunca Yûsuf’un adamlarından) biri (arkalarından): “Ey kafile! Siz, gerçekten hırsızlık yaptınız.” diye bağırdı.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [sonra] onların yüklerini yükletirken [Kral’ın] su kabını (küçük) kardeşinin denkleri arasına koydurttu. Ve [böylece onlar, bundan habersiz, şehirden ayrılırken] bir çığırtkan: ⁷¹ “Ey kervancılar!” diye bağırdı, “Meğer ne hırsızlarmışsınız siz!” ⁷²
71 Lafzen, “duyurucu” (müezzin) -ezzene (“duyurdu”, “bağırdı” ya da “ilan etti”) fiilinden türemiş bir isim.72 Râzî, bu ayeti tefsir ederken şöyle diyor: “Kur’an’da hiçbir yerde Mısırlı görevlilerin ya da hizmetçilerin böyle bir suçlamayı Hz. Yusuf’un emrine dayanarak yaptıkları ifade edilmemektedir; onların bu suçlamayı kendiliklerinden yapmış olması olayların zahirî gidişine daha uygundur (el-akreb ilâ zâhiri’l-hâl); çünkü, su kabını kaybettikleri zaman, [Hz. Yusuf’un bu hizmetçileri hatırlamış olmalılar ki] o sıralar [Hz. Yakub’un oğullarından başka] kimse yoktu yanlarında; böyle olunca bu işi yapabilecek kimseler olarak ilk akıllarına gelen onlar oldu”. Taberî ve Zemahşerî de, aşağıda 76. ayetin son kısmına dair tefsirlerinde benzer görüşler ortaya koymuşlardır. Bize son derece makul gözüken bu görüş, bu asılsız suçlamanın Hz. Yusuf’un açıklanması zor “planının” bir parçası olduğunu söyleyen Tevrat’taki anlatımla (Tekvîn xliv) belirgin bir biçimde çelişmektedir. Olayın Tevrat’taki biçimini gözardı edecek olursak -ki öyle yapmamız da gerekiyor- Kral’ın, kendisine sahip olduğu her şey üzerinde tam bir tasarruf yetkisi verdiği Hz. Yusuf’un (bkz. yukarıda 56. ayet) Kral’ın su kabını bir armağan olarak gözde kardeşinin yükleri arasına koyduğunu, ve bunu -küçük kardeşinden yana gösterdiği özel yakınlığı başka kimsenin, en azından diğer kardeşlerin öğrenmesini istemediği için- hizmetçilerden de gizli yaptığını düşünmek son derece akla uygundur. Bu olay ve bunun Hz. Yusuf kıssası içindeki ahlakî sonuçlarına ilişkin bir açıklama için bkz. aşağıda 77. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yusuf onların yüklerini yükletirken, bir su kabını öz kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra bir görevli seslendi: “Ey kervancılar, siz hırsızsınız!”
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
En sonunda, yüklerinin yüklenme işlemi tamamlanınca, su kabını öz kardeşinin denkleri arasına koydurttu.[¹⁸⁸⁶] Ardından bir görevli[¹⁸⁸⁷] “Siz ey kervancılar! Evet, kesinlikle siz yapmış olmalısınız (bu) hırsızlığı!” diye bağırdı.
[1886] Burada Hz. Yusuf’un koydurduğu kabın, kendisine ait olmayan bir kap olduğunu düşünmemizi gerektirecek hiçbir sebep yoktur (Krş: Âyet 72 ve 76, not). Aksine, ilgili metinlerin gramatik yapıları, Hz. Yusuf’un koydurttuğu kapla (sikâye) kaybolan kabın (suva’) farklı olabileceği düşüncesini pekiştirmektedir. Âyet, Yusuf’un kabı koydurttuğunu açıkça ifade etmektedir. Bünyamin’in alıkonuluşuyla sonuçlanan bu senaryonun Hz. Yusuf’a ait olmadığı 76. âyette açıkça dile getirilmektedir: “..böyle bir planı yürürlüğe Biz koyduk.” Bu sonuç ilâhî senaryo gereğidir. Bu veriler ışığında olayı şöyle açıklayabiliriz: Hz. Yusuf, kardeşine değerli bir hediye vermek istemiş, bunu ise ondan ve diğerlerinden habersiz yapmıştır. Bu, öz kardeşine bir sürpriz yapma isteğinden kaynaklanmış olabilir. Diğerlerinin kıskançlık duygularını kabartmamak için, bu durumdan onları haberdar etmemesi gayet doğal karşılanmalıdır. Onun bu tasarrufundan haberdar olmayan saray görevlileri, krala ait kayıp bir su kabı olan suvâ’ı ararken Hz. Yusuf’un gizlice hediye olarak koyduğu su kabı olan es-sikâyeyi bulmuş olmalıdırlar. Hz. Yusuf’un tek yaptığı, her anında ilâhî müdâhalenin açıkça görüldüğü bu olayın gelip dayandığı noktada, olan bitene müdâhale etmemek için, işin aslını açıklamamış olmasıdır. [1887] Lafzen: “tellal, çığırtkan”.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onların yüklerini hazırlattığı zaman Yusuf, değerli bir su kabını Bünyamin'in yükü içine koydu. (Kafile hareket ettikten sonra) Bir tellal: "Ey kafile, durun, kuşkusuz siz hırsızlarsınız" diye bağırdı.
Osman Fırat
swap_vert close
Yûsuf, onların yüklerini hazırlatırken su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra da bir çağırıcı şöyle seslendi: "Ey kervancılar! Siz hırsızsınız. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki onların yüklerini hazırlattı, su kabını kardeşinin yükü içine koydu. Sonra bir nidâ eden nidâ etti: «Ey kafile (halkı), şüphe yok ki, siz hırsızlarsınız.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onların yüklerini hazırlatırken, su kabını, öz kardeşinin yükünün içine koydurdu. Kervan hareket edince de Yusuf'un görevlilerinden biri: “Ey kafile! Durun, siz hırsızlık yapmışsınız! ” diye nida etti.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onların yüklerini hazırlatırken su tasını (öz) kardeşinin yükünün içine koydu. (Kervan hareket ettikten) sonra bir ünleyici şöyle seslendi: "Ey kervan, siz hırsızlarsınız!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yûsuf, kardaşlarının yüklerini doldırtdığı zamân murassa' bir maşrabayı kardaşının (Bünyamin)in yüki içine koydurdı. (Kervan yola çıkdıkdan sonra) arkalarından biri nidâ itdi ve; "Ey kervan halkı siz hırsızlarsınız" diye haykırdı. [³]
[3] Sârik, mâl-ı mesrûk sâhibinin kölesi olmak şerî'at-ı Ya'kûb iktizâsından oldığını bilen Yûsuf kardaşını yanında alıkoymak içün ona sirkat isnâd itmekden başka çâre olmadığını görerek böyle yapdırdı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onların mallarını yüklettikten sonra su tasını öz kardeşinin yükü arasına koydu. Daha sonra bir tellâl yüksek sesle bağırdı: “Kervancılar! Siz hırsızsınız.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Yusuf onların yüklerini yükletirken, bir su kabını kardeşinin yüküne koydurdu. Sonra bir çağırıcı:-Ey kafile, siz hırsızsınız! diye bağırdı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Erzaklarını hazırlattığında, kardeşinin yükü içine Yusuf bir tas koydurttu, sonra bir tellâl “Ey kafile, siz hırsızsınız” diye seslendi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yûsuf, kardeşlerinin yüklerini hazırlatırken su kabını öz kardeşinin yükü içinde koydu. Sonra bir ünleyici şöyle haykırdı: "Ey kafile, siz herhalde hırsızlık ettiniz!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ol vaķt kim yaraķ eyledi anlara yaraķları-y-ıla ķıldı maşrabayı ķarındaşı yüki içine andan ķıġırtdı ķıġırdıcı “iy kārvan! bayıķ [124a] siz uġurlayıcılarsa. ”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ol vaḳt tamām eyledi yaraḳlarını altun ölçüyi ḳardaşı yükine ḳoydı.Andan ṣoñra bir münādī ḳodı ki yā ḳāfile ehli, siz uġrularsız, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Yusif) onların yüklərini hazırlatdığı vaxt qardaşının yükünün içinə bir su qabı (piyalə) qoydu. (Karvan yola düşdükdən) sonra (arxalarınca) bir carçı: “Ey karvan əhli! Siz, həqiqətən, oğrusunuz!” – deyə haray çəkdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when he provided them with their provision, he put the drinking cup in his brother's saddlebag, and then a crier cried: O camel riders! Ye are surely thieves!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
At length when he had furnished them forth with provisions (suitable) for them, he put the drinking cup into his brother´s saddle-bag. Then shouted out a crier: "O ye (in) the caravan! behold! ye are thieves, without doubt!"(1737)
1737 Joseph's plan was to play a practical joke on them, which would achieve two objects. Immediately it would put them into some consternation, but nothing comparable to what he had suffered at their hands. When the plan was unravelled, it would make them thoroughly ashamed of themselves, and dramatically bring home their guilt to them. Secondly, it would give him an excuse to detain Benjamin and bring their aged father into Egypt . He contrived that a valuable drinking cup should be concealed in Benjamin's saddlebag. When it was found after an ostentatious search, he would detain the supposed culprit, and attain his object, as the story relates further on.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَمَّا
ne za-man ki
جَهَّزَهُمْ
onlara hazırladı
بِجَهَازِهِمْ
yüklerini
جَعَلَ
kıldı
السِّقَايَةَ
su kabını
ف۪ي رَحْلِ
yükü içine
اَخ۪يهِ
karde- şinin
ثُمَّ
son- ra
اَذَّنَ
ses- lendi
مُؤَذِّنٌ
bir çağırıcı
اَيَّتُهَا
ey
الْع۪يرُ
kafile
اِنَّكُمْ
doğru-su siz
لَسَارِقُونَ
gerçekten hırsız kimselersiniz
(Yûsuf) Onların yükünü hazırlattığı zaman kardeşinin yükü içine (kralın) su kabını (da) koydu! (Kafile hareket ettikten) Sonra (bir grup askerle gelen) bir çağırıcı (arkalarından), "ey kafile! Siz hırsızsınız!" diye seslendi.
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
جَهَّزَ
Fiil-II
ج ه ز
Hazırladı
جَهَاز
İsim
ج ه ز
Yük, eşya
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
سِقَايَة
İsim
س ق ي
Su kabı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
رَحْل
İsim
ر ح ل
Yük
اَخ
İsim
ا خ و
Erkek kardeş, kardeş
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اَذَّنَ
Fiil-II
ا ذ ن
Nidâ etti, seslendi, ilan etti
مُؤَذِّن
Etken fiil-II
ا ذ ن
Müezzin, münadi, çağırıcı
اَيَّتُهَا
Edat
اَيَّتُهَا
Ey! (Genelde insanlar için kullanılan bir hitap biçimidir)
عِير
İsim
ع ي ر
Kafile
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
سَارِق
Etken fiil
س ر ق
Hırsızlık eden erkek