close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 69. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velemmâ deḣalû ‘alâ yûsufe âvâ ileyhi eḣâh(u)(s) kâle innî enâ eḣûke felâ tebte-is bimâ kânû ya’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yusuf'un huzuruna girdikleri zaman Yusuf, kardeşini yanına aldı da ben senin kardeşinim dedi, onların yaptıkları hareketten kederlenme.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Nihayet) Yusuf’un yanına girdikleri zaman, o (öz) kardeşi (Bünyamin’i tanıyıp kenara çekti ve) bağrına basarak; "Ben senin gerçekten kardeşinim. Artık onların yaptıklarına üzülme!" demişti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Tüm kardeşleri Yûsuf'un yanına vardıklarında, kardeşi Bünyamin'i bağrına bastı da, ona gizlice: “Ben senin kardeşinim, artık onların geçmişte hakkımızda yapmış olduklarına karşı üzülme!” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yûsuf'un huzuruna vardıklarında ötekilerin dalgınlıklarından istifade kardeşini kucakladı. Ve gizlice: “Ben senin kardeşinim. Onların yapmaya devam ettikleri şeylere üzülme.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yusuf'un huzuruna girdiklerinde o kardeşini kendi yanına aldı ve: "Ben senin öz kardeşinim. Sen artık onların yaptıklarına üzülme" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yusuf'un yanına girdikleri zaman, kardeşini bağrına bastı; 'Ben' dedi. 'Senin gerçekten kardeşinim. Artık onların yaptıklarına üzülme.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yûsuf'un huzuruna vardıkları zaman, Yûsuf kardeşini (Bünyamin'i) yanına alıkoydu (ve ona): “- Ben senin kardeşinim, onların bize yapmış oldukları eziyetlere kederlenme” dedi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Vakta ki Yusuf’un yanına girdiler. Yusuf kardeşini (Bünyamin’i) yanına aldı. Ve ona: “Şüphesiz, ben senin kardeşinim. Sen onların yaptıklarından dolayı üzülme, aldırış etme!” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yûsuf'un yanına girdiklerinde, öz kardeşini yanına aldı ve ona, “Bilesin ben senin kardeşinim. Onların yaptıklarına üzülme!” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Yusuf'un yanına geldiklerinde, yer gösterip kardeşine: «Ben senin kardeşinim, kayırma onların yaptıklarından» diye anlattı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yusuf'un huzuruna girdiklerinde; o, kardeşi (Bünyamin') i bağrına bastı ve (gizlice) “Haberin olsun ben senin kardeşinim, artık onların yaptıklarına üzülme!” dedi (ve başına gelenleri anlattı).
Bu ayet, Hz. Yusuf’un kendini öteki kardeşlerine tanıtmadan önce Bünyamin’e tanıttığını ve ağabeysi olduğunu göstermiş oluyor. “Onların (geçmişte) yaptıklarına üzülme” ifadesi, büyük kardeşlerin vaktiyle Hz. Yusuf’a yaptıkları kötülükleri ima ediyor. Hz. Yusuf’la ilgili yaşanan acıların mutlaka küçük kardeşi Bünyamin’in yanında anlatıldığı ve böylece onun kalbinde diğer ağabeylerine karşı düşmanca tepkilerin oluştuğu varsayımıyla Hz. Yusuf düşmanlıkları bertaraf etmek için kardeşini teselli ediyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Yûsuf’ın huzûrına çıkdıkları vakit Bünyamin’i alıkoydı ve "Ben senin birâderinim, ânların yapdıkları şeylerden me’yûs olma" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yusuf'un yanına girdiklerinde, kardeşini bağrına bastı ve: "Ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına artık üzülme" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yûsuf’un huzuruna girdiklerinde; o, kardeşi Bünyamin’i yanına bağrına bastı ve (gizlice) “Haberin olsun ben senin kardeşinim, artık onların yaptıklarına üzülme” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yûsuf’un huzuruna girdiklerinde öz kardeşini yanına aldı (ve ona gizlice) “Ben, gerçekten senin kardeşinim; onların yaptıklarına üzülme!” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yusuf'un yanına girdiklerinde öz kardeşini yanına aldı ve «Bilesin ki ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına üzülme» dedi.  
 Rivayet edildiğine göre Hz. Yusuf, kardeşlerine ziyafet verdi. Onları sofraya ikişer ikişer oturttu. Bünyamin yalnız kalınca ağladı ve dedi ki: Kardeşim Yusuf sağ olsaydı o da benimle beraber otururdu. Yusuf (a.s.) onu kendi sofrasına aldı. Yemekten sonra kardeşlerini ikişer ikişer evlere misafir verdi. Bünyamin yine yalnız kalmıştı. Hz. Yusuf dedi ki: Bunun ikincisi yok, o halde bu da benim yanımda kalsın. Böylece Bünyamin onun yanında geceledi. Hz. Yusuf dedi ki: Ölen kardeşin yerine beni kardeş olarak kabul eder misin? Bünyamin, «Senin gibi bir kardeşi kim bulabilir? Fakat seni babam Ya’kub ile annem Rahiyle doğurmadılar. Hz. Yusuf bunu işitince ağladı, kalkıp Bünyâmin’in boynuna sarıldı ve «Ben senin kardeşinim...» dedi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Yusuf'un huzuruna girdiklerinde, kardeşini yanına yaklaştırdı ve, "Ben senin kardeşinim; onların yaptıklarına üzülme," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yusuf'un yanına girdikleri vakit, o, kardeşini (Bünyamin'i) yanında alıkoydu. Dedi ki: "Bilesin, ben, senin kardeşinim! İşte bundan dolayı onların yapacaklarına sakın üzülme!"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Vaktâ ki Yüsüfün yanına girdiler, kardeşini kendini aldı ve ben, dedi: ben haberin olsun senin kardeşinim, sakın yapacaklarına göcürgenme
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Nihâyet kardeşleri) Yûsuf’un yanına girdikleri zaman, o kardeşini (Bünyâmin’i gizlice odasına aldı, gözyaşlarıyla onu kucaklayıp) bağrına bastı ve “Gerçekten ben, senin (bir zamanlar öldü zannettiğin) kardeşinim! Artık (onların geçmişte) yapmış olduklarına üzülme!” dedi.
Yıllardır kardeşini görmeyen Hz. Bünyâmin, kardeşine kavuşmanın sevinci ile Hz. Yûsuf’a [aleyhisselâm], “Artık ben senden ayrılmam!” demişti. Hz. Yûsuf da [aleyhisselâm], “İyi ama babamın bana olan hasretinden dolayı ne kadar üzüldüğünü biliyorsun. Bir de sen benim yanımda kalırsan, babamızın acısını daha da arttırmış olacağız. Üstelik bu isteğinin olması için bir tek şeyin dışında geçerli bir bahanemiz de yoktur” diyerek, şu çareyi Bünyâmin’e söyledi: “Senin, benim yanımda kalabilmen için sana hırsızlık suçu isnat etmem gerekir.” Hz. Bünyâmin de, “Bana hırsızlık isnadında bulunmana ben razıyım. Bu hususta ne istersen yap!” diye cevap vermişti. Böylece iki tarafın da rızası ile böyle bir çareye başvurulmuştu. Gerçekte bu olay, Hz. Yûsuf’un [aleyhisselâm] diğer kardeşlerine, ledünnî birtakım hikmetleri içeren Rabbânî bir ceza, ilâhî bir terbiye olacak ve bu arada babalarına verdikleri taahhüt ve sözün mesuliyetinden de kurtulacaklardı. Çünkü babaları, çocuklarının Bünyâmin’i koruyacaklarına dair verdikleri sözü, 66. âyet-i kerîmede geçtiği üzere, “Ancak çepeçevre kuşatılıp, çaresiz kalırsanız” sözü ile istisna etmişti. İşte bu istisna da böylece gerçekleşecekti. Bu açıklamalar; 70, 71, 72, 73, 74, 75. ve 76. âyet-i celîleler ile ilgilidir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kardeşleri Yûsuf'un yanına girince, o, öz kardeşini yanına alarak, “Ben senin kardeşinim, onların yapmış oldukları şeylerden dolayı artık üzülme.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Biraderler) Yuusufun huzuruna girince o, kardeşini kendi yanına aldı: «Ben senin hakîkî kardeşinim. Onların (geçmişde hakkımızda) yapmış olduklarına tasalanma» dedi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Kardeşleri) nihâyet Yûsuf'un huzûruna girdiklerinde, kardeşini (Bünyâmin'i)bağrına bastı: “Muhakkak (bilesin) ki ben gerçekten senin kardeşinim; artık (onların bize)yapmakta olduklarına üzülme!” dedi (ve yapacaklarını kardeşine anlattı).
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve Yusuf’un yanına vardıklarında, (Yusuf) kardeşi (Bünyamin)i bağrına bastı ve ona (gizlice): "Ben senin kardeşinim, artık onların geçmişte yaptıklarına üzülme!" dedi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yusuf’un karşısına çıktıklarında Yusuf kardeşini bir kenara çekti ve “Ben senin kardeşinim. Artık onların yaptıklarına üzülme” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kaçan Yusuf’un yanına vardılar. Yusuf kardeşini yanına aldı. Dedi: "Ben senin kardeşinim. Onların yapmış olduklarından dolayı sakın kaygılanma."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Vaktaki onlar Yusuf un nezdine girince Yusuf kardeşini yanına aldı, «— Ben senin kardeşinim, onların evvelce bize yaptıklarına mahzun olma» dedi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yûsuf’un huzuruna girdiklerinde, o kardeşini/Bünyamin’i kendine doğru çekti ve (gizlice), “Andolsun ben senin öz kardeşinim. Onların yaptıklarına sakın üzülme” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Yusuf'un yanına girdiklerinde, kardeşini çekerek yanına aldı ve “Ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına artık üzülme” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böylece, kardeşleri huzuruna çıktıklarında, Yûsuf öz kardeşi Bünyamin’igizlice odasına aldı, gözyaşlarıyla onu kucaklayıp bağrına bastı ve “Ben senin bir zamanlar öldü zannettiğin kardeşinim! Üvey kardeşlerimiz çok büyük günah işlediler.Fakat sen onların yaptıklarına üzülme!” dedi Sonra Yûsuf, başından geçenleri ona bir bir anlattı. Daha sonra, onu Mısır’da alıkoymak için şu plânı hazırladı:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yûsuf’un yanına girdiklerinde kardeşini bağrına bastı: “Ben, senin kardeşinim! İşliyor oldukları şeylere aldırma!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bütün kardeşler, yanına girdiler, Yusuf, öncelikle öz kardeşini bağrına bastı. " Ben, senin öz kardeşinim. Onların bize yaptıklarına aldırma " diye kulağına fısıldadı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kardeşleri Yusuf’un yanına girince kendi öz kardeşini yanına alarak ayrı bir yere çekildi. Kardeşlerini dışarıda bıraktı. Öz kardeşine; "Ben senin gerçek kardeşinim! Onların bize yaptıklarına üzülme!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yusuf’un yanına girdiklerinde kardeşini (Bünyamin’i) yanına almış ve (Yusuf, ona) “Şüphesiz ki ben senin kardeşinim; yapmış olduklarına üzülme!” demişti. [*]
“Onların yapmış oldukları şey” ifadesiyle kastedilen, muhtemelen ailenin ortak acısı olan Yusuf’un kaybedilmesi olayıydı. Kardeşler Yûsuf 12:8’de belirtildiği üzere Hz. Yusuf ve kardeşi Bünyamin’le ilgili olarak “Yusuf ile kardeşi (Bünyamin) babamıza bizden daha sevgilidir. Hâlbuki biz kalabalık bir topluluğuz. Muhakkak ki babamız apaçık bir yanlışlık içindedir” demişlerdi.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yûsuf’un yanına girdikleri zaman; o, kardeşini bağrına bastı (ve kardeşine): “Senin gerçek kardeşin benim, sakın onların yaptıklarına üzülme.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
VE YUSUF’un yanına vardıklarında, [Yusuf] kardeşi [Bünyamin]i bağrına bastı ve ona [gizlice]: “Ben senin kardeşinim, artık onların geçmişte yaptıklarına üzülme!” ⁷⁰ dedi.
70 Böylece, Tevrat’taki anlatımın tersine, Kur’an’da Hz. Yusuf’un kendini öteki kardeşlerine tanıtmadan çok önce Bünyamin’e kim olduğunu açmış olduğu ifade ediliyor. “Onların geçmişte yaptıkları” ifadesi, büyük kardeşlerin bir vakitler Hz. Yusuf’a yaptıkları kötülükleri îma etmektedir; Hz. Yusuf’un bunlardan Bünyamin’e bahsettiği anlaşılıyor.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kardeşleri Yusuf’un yanına girdiklerinde, öz kardeşini bağrına bastı ve: “Ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına sakın üzülme!” dedi.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
VE Yusuf’un huzuruna girdiklerinde, o, kardeşini bağrına bastı ve (diğerlerinin duymadığı bir ortamda) “Evet ben” dedi, “ben senin (öz) kardeşinim; artık geçmişte onların yaptıklarına üzülme!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yusuf'un huzuruna vardıklarında Yusuf, kardeşini (Bünyamin'i) yanında alıkoydu, (başından geçenleri anlattı). "Ben senin kardeşinim, onların yapmış olduklarından dolayı üzülme" dedi. (Bir bahane ile kendisini yanında alıkoyacağını da bildirdi, nitekim)
Osman Fırat
swap_vert close
Yûsuf’un huzuruna girdiklerinde; o, kardeşi Bünyamin’i yanına alıp barındırdı ona dedi ki:’’ Ben senin kardeşinim, artık onların yapmış olduklarına üzülme" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Yusuf'un huzuruna girdikleri zaman, kardeşini yanına alıverdi. Ve dedi ki: «Şüphe yok ben senin kardeşinim, artık yapar oldukları şeyden dolayı mahzun olma.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar Yusuf'un huzuruna girince, öz kardeşini yanına çekti ve: “İyi bilesin ki ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına üzülme! ” dedi. {KM, 53, 34}
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Kardeşleri), Yusuf'un yanına girince, (Yusuf, öz) kardeşi(Bünyami)n'i yanına aldı ve: "Ben senin kardeşinim, onların (bizim hakkımızda) yaptıklarına üzülme!" dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Evlâd-ı Ya'kûb, Yûsuf'un huzûruna girdiklerinde kardaşını yanına aldı: "Ben senin kardaşınım, onların işlediklerinden me'yûs olma" didi. [²]
[2] Evlâd-ı Ya'kûb Mısır'a vâsıl ve Yûsuf'un huzûruna dâhil olduklarında ona: "İşte emr iylediğin gibi küçük kardaşımızı getirdik" diyerek Bünyamin'i takdîm iylediler. Yûsuf onlara ikrâmda bulundı ve çocuğı yanına alub sevdi ve gizlice olarak kim oldığını ona haber virdi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yusuf’un huzuruna çıktıklarında kardeşini yanına aldı. “Bak ben senin kardeşinim. Buradakilerin yapacakları şeyden dolayı sakın kaygılanma” dedi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yusuf'un yanına girdiklerinde, kardeşini bağrına bastı ve:-Ben senin kardeşinim, onların yaptıklarına artık üzülme, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yusuf'un huzuruna girdiklerinde, Yusuf kardeşini yanına aldı ve “Ben senin kardeşinim; artık onların yaptıklarına tasalanma” dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kardeşler Yûsuf'un yanına girdiklerinde, Yûsuf öz kardeşini yanına çekip dedi: "Şu bir gerçek ki, ben senin kardeşinim. Onların yapıp ettiklerine üzülme."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim girdiler yūsuf üzere yir virdi gendün yaña ķarındaşına eyitti “bayıķ ben ķarındaşuñvan pes ķayġurma aña kim oldılar işlerler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan kim girdiler Yūsuf üstine. Yanına aldı ḳardaşın Yūsuf.Özine eyitdi: Men senüñ ḳardaşuñ‐men, pes ḳayurma anlar işledükleri işle‐re.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar Yusifin hüzuruna daxil olduqları zaman (Yusif) qardaşını (Bin Yamini) bağrına basıb dedi: “Mən, həqiqətən, sənin qardaşınam. Onların etdikləri (başımıza gətirdikləri) işlərdən kədərlənmə!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when they went in before Joseph, he took his brother unto himself, saying: Lo; I, even I, am thy brother, therefore sorrow not for what they did.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Now when they came into Joseph´s presence,(1734) he received his (full) brother(1735) to stay with him. He said (to him): "Behold! I am thy (own) brother; so grieve not at aught of their doings."(1736)
1734 The ten brothers, with Benjamin, arrived in Egypt , and waited on the great Wazir. Joseph again received them hospitably, even more so than before, as they had complied with his request to bring Benjamin. No doubt many shrewd and probing questions were asked by Joseph, and no doubt it was clear that Benjamin was one apart from the other ten. Baydawi fills up the picture of the great feast for us. The guests were seated two by two. Benjamin was the odd one, and Joseph courteously took him to his own table. 1735 After the feast the questions of lodgings arose. They were to be accommodated two by two. Again Benjamin was the odd one. What more natural than the Wazir should take him to himself? He thus got a chance of privacy with him. He disclosed his identity to him, charging him to keep it a secret, and to take no notice of any strange doings that might occur. He must have learnt from Benjamin about his father and about the inner doings of the family. He must get them all together into Egypt under his own eye. He had a plan, and he proceeded to put it into execution. 1736 The past tense of kanu, combined with the aorist of ya'malun, signifies that the reference is to their brothers' doings, past, present, and future. Benjamin was not to mind what wrongs they had done in the past, or how they behaved in the present or the immediate future. Joseph had a plan that required Benjamin's silence in strange circumstances.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَمَّا
ve ne zaman ki
دَخَلُوا
girdiler
عَلٰى يُوسُفَ
Yûsuf'un yanına
اٰوٰٓى اِلَيْهِ
yanına aldı
اَخَاهُ
karde- şini
قَالَ
dedi
اِنّ۪ٓي
gerçek- ten ben
اَنَا۬
ben
اَخُوكَ
senin kar- deşinim
فَلَا تَبْتَئِسْ
artık üzülme
بِمَا
o şeye ki
كَانُوا
oldular
يَعْمَلُونَ
yapıyorlar
(Kardeşleri) Yûsuf'un yanına girdiklerinde (Yûsuf) kardeşi (Bünyamin)i yanına aldı. (Ona) "Gerçekten ben, (evet) ben, senin kardeşinim (deyip onu bağrına bastı. Bünyamin, kardeşlerinin Yûsuf'a ve babalarına reva gördükleri bu zulümden dolayı ağlayıp kendinden geçti. Yûsuf onu sakinleştirip), artık onların (bize) yaptıklarına üzülme" dedi (ve ona yapacaklarını anlattı).
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
يُوسُف
Özel isim
يُوسُف
Hz. Yusuf (a.s.)
اٰوٰى
Fiil-IV
ا و ي
Barındırdı, yerleştirdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَخ
İsim
ا خ و
Erkek kardeş, kardeş
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَنَا
Zamir
اَنَا
Ben
اَخ
İsim
ا خ و
Erkek kardeş, kardeş
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِبْتَئَسَ
Fiil-VIII
ب ا س
Tasalandı, üzüldü
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı