close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 55. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle-c’alnî ‘alâ ḣazâ-ini-l-ard(i)(s) innî hafîzun ‘alîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yusuf, beni ülkenin hazinelerine memur et, şüphe yok ki ben onları iyi korurum ve ne yapacağımı bilirim dedi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunun üzerine Hz. Yusuf) "Öyleyse beni memleketin hazinelerine (bir nevi Tarım, Maliye ve Kalkınma Bakanlığı görevine) memur etsene, çünkü ben gerçekten (hazineyi ve serveti) iyi korurum, (ticaret ve ziraatı çok) iyi bilirim" dedi.
[Not: Bilgili ve becerikli bir insan, kendi marifet ve meziyetlerinin bilinmediği durumlarda, yetkili bir görev talebinde bulunup, halka ve Hakka hizmet edebilir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yûsuf: “Beni, yeryüzünün hazineleri üzerinde görevlendirin; güvenilir, bilgili bir gözcü ve koruyucu olacağımdan emin olabilirsiniz” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yûsuf da, Kral'a: “Beni, ülkenin hazinelerinin, depolarının, yeraltı ve yerüstü kaynaklarının tasarrufunun, devletin başına getir. Ben iyi korurum. Bunların dağıtım, kayıt ve koruma işlerini iyi bilirim.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Yusuf): "Beni ülkenin hazinelerinin başına getir. Şüphesiz ben iyi koruyucu ve iyi bilen biriyim" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Yusuf) Dedi ki: 'Beni (bu) yerin (ülkenin) hazineleri üzerinde (bir yönetici) kıl. Çünkü ben, (bunları iyi) bir koruyucuyum, (yönetim işlerini de) bilenim.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yûsuf şöyle dedi: “- Beni Mısır'ın hazineleri üzerine memur et; çünkü, ben iyi korur, iyi bilirim.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yusuf: “Beni ülkenin hazinelerine bakan olarak tayin et. Çünkü hem korurum, hem yönetmesini iyi bilirim” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yûsuf, “Beni ülkenin hazineleri üstüne bakan tayin et! Çünkü ben onları çok iyi korurum; bu işi bilirim” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Yusuf dedi: «Beni bu yurdun hazneleri üzerine buyurasın, ben korurum bunları, bilirim de»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yusuf: “Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Güvenilir ve bilgili bir koruyucu olacağımdan emin olabilirsiniz” dedi.
Kral, Hz. Yusuf’un bu teklifini isabetli bulup kabul etti ve kendi yetkilerinin pek çoğu ile beraber maliye ile ilgili sorumlulukların tamamının Hz. Yusuf’un yönetimine geçmesini istedi. Böylece Hz. Yusuf bölgenin en büyük medeniyeti olan Mısır’ın çok yetkili Maliye Nazırı oldu. Öncelikle tarımı ele alarak üretimi artırdı. İhtiyaç fazlasını ambarlara stoklayarak geleceğe hazırlık yaptı. Kıtlık yılları çatınca stoklardaki ürünlerden hem ihtiyacı giderdi, hem ülkeyi dünya pazarına açtı, hem de ihracat yaparak ülkeye ciddi kazanç sağladı.  
Cemil Said
swap_vert close
Yûsuf "Bana memleketin (Mısır’ın) hazînelerini viriniz ’âkılâne muhâfaza iderim" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yusuf: "Beni memleketin hazinelerine memur et, çünkü ben korumasını ve yönetmesini bilirim" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yûsuf, “Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Çünkü ben iyi koruyucu ve bilgili bir kişiyim” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yûsuf da, “Beni ülkenin hazinelerine tayin et! Çünkü ben çok iyi korurum ve bu işi bilirim” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Beni ülkenin hazinelerine tayin et! Çünkü ben (onları)  çok iyi korurum ve bu işi bilirim» dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dedi ki: "Beni ülkenin maliye işlerinin başına getir. Kuşkusuz ben iyi korur, iyi bilirim," dedi
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O da, ona dedi ki: "Beni bu ülkenin hazineleri üzerine getir. Çünkü iyi korurum, iyi bilirim."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Dedi: beni Arz hazineleri üzerine me'mur et, çünkü ben iyi korur, iyi bilirim
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Melikin bu sözleri üzerine Yûsuf,) “Beni ülkenin hazinelerine bakmakla görevlendir. Çünkü ben (hazineyi, bu makamın, bu işin ehli olmayanından) çok (daha) iyi korurum ve (ayrıca bolluk ve kıtlık yıllarında hazine ve mahsuller ile ilgili olarak nasıl tasarruf edilmesini gerektiğini) iyi bilen bir kişiyim” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yusuf: “Beni ülkenin hazinelerinin başına tayin et. Zira ben onları korurum ve iyi bilirim.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Yuusuf): «Beni memleketin hazineleri üzerine (me'mur) et. Çünkü ben onları iyice korumıya muktedirim, (bütün tasarruf şekillerini de) bilenim» dedi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Yûsuf:) “Beni memleketin hazînelerinin başına getir! Çünki ben iyi muhâfaza eden, (idâresini) iyi bilen bir kimseyim” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Bunun üzerine Yusuf) dedi ki: “Beni ülkenin hazineleri üzerine yetkili kıl. Şüphesiz ben iyi korurum, (yönetimi, ekonomiyi, mali ve iktisadi konuları) iyi bilirim!”
(*) Kral, Yusuf’un bu teklifini isabetli bulup kabul etti ve kendi yetkilerinin pek çoğu ile beraber maliye ile ilgili sorumlulukların tamamının Hz. Yusuf’un yönetimine geçmesini istedi. Böylece Hz. Yusuf bölgenin en büyük medeniyeti olan Mısır’ın çok yetkili Maliye Nazırı oldu. Önce tarımı ele alarak üretimi artırdı. İhtiyaç fazlasını ambarlara stoklayarak geleceğe hazırlık yaptı. Kıtlık yılları çatınca stoklardaki ürünlerden hem ihtiyacı giderdi hem ülkeyi dünya pazarına açtı hem de ihracat yaparak ülkeye ciddi kazanç sağladı. (C. Külünkoğlu-55. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yusuf melike “Beni, yer hazinelerinin sorumlusu yap. Onları korumasını iyi bilirim” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yusuf da dedi ki: "Beni ülkenin hazineleri başına getir. Çünkü ben onları korumasını, yönetmesini çok iyi bilirim."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yusuf «— Beni arz-ı Mısır/ın hâzineleri üzerine tâyin et. Zira ben hâzineyi muhafaza eder, tasarrufu da bilirim» dedi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Yûsuf da) dedi ki: “Beni ülkenin [ard] hazinelerinden sorumlu yap! Ben iyi bir koruyucu ve işi iyi bilen biriyim.”
Kadri Çelik
swap_vert close
(Yusuf) Dedi ki: “Beni (bu) yerin (ülkenin) hazineleri üzerinde (bir yönetici) kıl. Çünkü ben, (bunları iyi) bir koruyucuyum, (yönetim işlerini de) bilenim.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Beni bu ülkenin hazineleri üzerinde tam ve tek yetkili olarak görevlendir! Çünkü ben, ülke kaynaklarını çok iyi korurum ve yönetim işlerini de gâyet iyi bilirim!” dedi. Zaten bu teklifi bekleyen kral ve etrafındakiler, tüm krallık yetkilerinin tam ve tek sahibi olarak Yûsuf’un yönetime geçmesini kabul ettiler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
(Yûsuf): -“Beni Arz’ın / Ülke’nin hazinelerine görevlendir. Ben, çok iyi bilen bir koruyucuyum” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yusuf: " Beni, tarım ürünlerine ver, çünkü ben tarımı severim, bilirim de. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yusuf krala; "Beni ülkenin hazineleri üstüne memur et! Çünkü hazineleri korumasını yönetmesini bilirim!" dedi. Bunun üzerine Kral Yusuf’u ülkenin hazineleri üstüne memur kıldı. Artık Yusuf Mısır’ın hazinelerini koruma da yönetme de tam yetkili, hazinelerin tek hâkimiydi. Yusuf Mısır’ı kraldan aldığı yetkiyle yönetiyor. İstediği kararları alarak istediği emirleri veriyordu. Kral bütün benliği ile Yusuf’a inanıp güvenmiş, kendisi kenara çekilmişti. Yusuf’a hiç bir şekilde karışmıyordu. Yusuf eskiden beri uygulanan yasaları istediği gibi değiştiriyordu. Yusuf’un uygulamaları ülkeye adaleti getirmiş. Ülke gelecek günlere adalet içinde ilerliyordu. Hiç şüphesiz kral bu durumdan memnundu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Yusuf) “Beni o yerin (Mısır’ın) hazinelerine (bakan) ata! Şüphesiz ki ben (hazineyi) korurum; (bu işi iyi) bilirim.” demişti. [*]
Hz. Yusuf’un bu isteği, göreve talip olmak gerektiğinin bir delilidir. Demek ki her zaman görev verilmesini beklemek doğru değildir. Yetkin, ehliyetli ve liyakatli olanların göreve talip olması da Hz. Yusuf örnekliğinde bize öğretilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Yûsuf da): “Beni (bu) ülkenin hazineleri üzerine (yönetici) yap. Çünkü ben, iyi bir koruyucuyum, (yönetim işini de) iyi bilirim.”¹ dedi.
1 Bu âyetten adil davranacağını ve Allah’ın kanunlarını uygulayabileceğini bilen bir kimsenin yöneticilik talep etmesinin ve kabiliyeti olduğunu söylemesinin câiz olduğuna delil vardır. Kabiliyeti olmayanları yöneticiliğe getirmek ise haramdır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Yusuf:] “Beni ülkenin hazineleri üzerinde görevlendir(in)” dedi, “güvenilir, bilgili bir gözcü, bir koruyucu olacağımdan emin olabilirsin(iz)”. ⁵⁵
55 Bu talebiyle Hz. Yusuf’un, yedi yıl sonra baş göstereceğini bildiği kıtlık dönemi için yapmayı düşündüğü erzak stokunu kasdettiği anlaşılıyor. Sonraki ayetler bu talebinin kabul edildiğini ve o’nun da üstlendiği görevi liyakatle yerine getirdiğini gösterecektir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Öyleyse beni, ülkenin hazinelerinden sorumlu bir makama getir. Çünkü ben, hazineyi iyi korur ve mali işleri iyi bilirim.” dedi. 4/58
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Yusuf) şu talepte bulundu: “Beni ülkenin hazinelerine/ambarlarına bakmakla görevlendir! Benim onu çok iyi koruyacağıma, bu konudaki bilgi ve birikimime güvenebilirsiniz.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yusuf da: "Beni ülkenin hazineleri üzerine yetkili kıl, çünkü ben onları çok iyi korurum ve bu işi çok iyi bilirim" önerisinde bulundu.
Osman Fırat
swap_vert close
(Yûsuf, Melike) dedi ki : "Beni ülkenin hazineleri üstüne görevli kıl. Çünkü ben onları iyi korur, (yönetmesini) iyi bilirim. " dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hazret-i Yûsuf da dedi ki: «Beni yurdun hazineleri üzerine memur et, muhakkak ki ben iyice koruyucu, iyice biliciyim.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yusuf: “Beni ülkenin hazine işlerinden sorumlu bakan olarak görevlendir, dedi. Çünkü ben malları iyi korur, işletme ve yönetimi iyi bilirim. ” dedi.
Hz. Yusuf tarıma önem verdi. Üretimi artırdı. İhtiyaç fazlasını ambarlara doldurttu. Kıtlık yılları gelince ambardan yiyip ihraç etmeye bile gittiler. Civardan herkes tayinat almaya geldiler.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Yusuf, krala): "Beni ülkenin hazineleri üstüne bakan yap. Çünkü ben (onları) iyi korur, (yönetmesini) iyi bilirim." dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yûsuf: "Beni memleket hazîneleri üzerine me'mûr it, ben onların hıfzına kâdir ve idâre usûlüne 'âlimim" didi. [¹]
[1] O zamân 'Azîz-i Mısır (vezîr) vefât itmiş ve Züleyha dul kalmışdı. Hükümdâr Yûsuf'ı onun yerine salâhiyet-i kâmile ile vezîr ta'yîn idüb Züleyha ile evlendirdi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yusuf dedi ki “Beni ülkedeki hazinelerin başına getir. Ben onları korurum ve bu işi bilirim.”
Şaban Piriş
swap_vert close
(Yusuf): -Beni memleketin hazinelerine memur et, çünkü ben korumasını ve yönetmesini bilirim, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yusuf “Ülkenin hazinelerine beni memur et,” dedi. “Ben bu işi bilen ve hazineyi koruyacak bir kimseyim.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yûsuf dedi ki: "Beni ülke hazinelerine bakan yap. Ben iyi bir koruyucuyum; bilgiliyim."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti “ķıl beni [123a] yir ħazineleri üzere bayıķ ben śaķlayıcıvan bilici.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yūsuf eyitdi: İmin idin ḫazīne üzerine. Zīrā men ṣaḳlayıcı‐men, ġāyetdebiliciyin, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Yusif) dedi: “Məni bu yerin (Misirin) xəzinələrinə mə’mur tə’yin et (Misir xəzinələrini mənə tapşır), çünki mən (özümə e’tibar edilən mal-dövləti) qoruyanam, (işləri idarə etməyi) bilənəm!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He said: Set me over the storehouses of the land I am a skilled custodian.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(Joseph) said: "Set me over the storehouses(1716) of the land: I will indeed guard them, as one that knows (their importance)."
1716 Joseph had been given plenary authority by the king. He could have enjoyed his dignity, drawn his emoluments, put the hard and perhaps unpopular work on the shoulders of others, and kept to himself the glitter and the kudos. But that was not his way, nor can it indeed be the way of anyone who wants to do real service. He undertook the hardest and most unpopular task himself. Such a task was that of organising reserves in times of plenty, against the lean years to come. He deliberately asked to be put in charge of the granaries and storehouses, and the drudgery of establishing them and guarding them, for the simple reason that he understood that need better than anyone else, and was prepared to take upon himself rather than throw on to another the obloquy of restricting supplies in times of plenty.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
اجْعَلْن۪ي
beni kıl
عَلٰى
üzerine
خَزَٓائِنِ
hazineleri
الْاَرْضِۚ
bu yerin
اِنّ۪ي
çünkü ben
حَف۪يظٌ
çok iyi koruyan
عَل۪يمٌ
çok iyi bilenim
(Bunun üzerine Yûsuf) "Beni bu yerin hazineleri üzerine (yetkili olarak) tayin et! Çünkü ben (onları) çok iyi korurum (ve bu işi) iyi bilirim" dedi.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
خَزَٓائِن
İsim
خ ز ن
Hazineler
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
حَفِيظ
Etken fiil
ح ف ظ
Hafîz (Allah'ın esması, ismidir. Gözetleyen, muhafaza eden demektir). Ayrıca muhafaza edici, muhafız demektir.
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim