close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 56. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekeżâlike mekkennâ liyûsufe fî-l-ardi yetebevveu minhâ hayśu yeşâ(u)(c) nusîbu birahmetinâ men neşâ(u)(s) velâ nudî’u ecra-lmuhsinîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İşte Yusuf'a Mısır'da böylece bir mevki verdik, nereyi isterse orada, dilediği gibi konaklardı. Rahmetimizi, kime dilersek ona nasib ederiz ve iyilikte bulunanların ecrini zayi etmeyiz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İşte böylece Biz yeryüzünde (Mısır ülkesinde) Yusuf’a güç ve imkân (iktidar) verdik. Öyle ki, orada (Mısır’da) dilediği yerde konaklayıp kalabilirdi. Biz kime dilersek rahmetimizi nasip ederiz ve iyilik yapanların ecrini zayi etmeyiz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Böylece yeryüzünde Yûsuf'a imkan verdik. Herşey ve her yer O'nun idaresi altında idi. Rahmetimizi dilediğimiz kimselere nasib ederiz. İyilik yapanların mükafatını da muhakkak veririz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Böylece Yûsuf'a, Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde, tercihini isabetli kullanarak dilediği yerde ikamet etmek, dilediği gibi hareket etmek üzere, ülke içinde yetki, güç, itibar ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi, sünnetimize, düzenimizin yasalarına uygun olarak, irademizin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere nasip ederiz. İyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan önderlerin, idarecilerin ve mü'minlerin mükâfatını zâyi etmeyiz.
Ahmet Varol
swap_vert close
İşte böylece Yusuf'a o yerde güç ve imkân verdik. Orada istediği yerde konaklıyordu. Biz rahmetimizi dilediğimize ulaştırırız ve iyilik edenlerin ecirlerini zayi etmeyiz.
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte böylece biz yeryüzünde Yusuf'a güç ve imkan (iktidar) verdik. Öyle ki, orada (Mısır'da) dilediği yerde konakladı. Biz kime dilersek rahmetimizi nasib ederiz ve iyilik yapanların ecrini kayba uğratmayız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte, Yûsuf'u zindandan kurtardığımız gibi, kendisine Mısır memleketinde de kudret ve şeref verdik. Orada istediği yerde makam sahibi oluyordu. Biz, rahmetimizi dilediğimiz kimseye ulaştırırız ve iyilik edenlerin mükâfatını zayi etmeyiz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Böylece Yusuf’a yeryüzünde imkân verdik. Her yer, onun tasarrufunda idi.. Biz rahmet ve keremimizi istediğimize veririz ve iyilerin ücretini asla zayi etmeyiz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Böylece Yûsuf'a, orada dilediği gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi ulaştırırız. Güzel davrananların ödülünü zayi etmeyiz.
Besim Atalay
swap_vert close
Yusuf'u böylece Mısır'da yerleştirdik, istediği gibi çalışırdı orada, dilediğimiz kimseye, yarlıgamız erişir, yitirmeyiz iyilerin sevabın
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte böylece biz yeryüzünde Yusuf'a güç ve imkân verdik. Öyle ki orada (Mısır'da) dilediği yerde sözü geçiyordu. Biz dilediğimizi rahmetimizden böyle nasiplendirir ve iyilik yapanların mükâfatını kayba uğratmayız.
Cemil Said
swap_vert close
İşte bu vecihle Yûsuf’ı o memleketde iyice yerleşdirdik. İstediği yerde oturabiliyordı. Biz istediğimize rahmetimizi nasîb ideriz ve muhsin âdemlerin mükâfâtını zâyi’ itmeyiz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yusuf'u böylece o memlekete yerleştirdik; istediği yerlerde oturabilirdi. Rahmetimizi tıpkı bu misalde olduğu gibi istediğimize veririz; iyi davrananların ecrini zayi etmeyiz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Böylece Yûsuf’a, dilediği yerde oturmak üzere ülkede imkân ve iktidar verdik. Biz rahmetimizi istediğimize veririz ve iyi davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Böylece Yûsuf’a orada dilediği gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz. Güzel davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve böylece Yusuf'a orada dilediği gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz. Ve güzel davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Böylece Yusuf'u o ülkede yerleştirdik. Dilediği gibi hareket edebiliyordu. Dilediğimiz kimseye rahmetimizi yağdırırız. Güzel davrananları ödülsüz bırakmayız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve işte biz böylece Yusuf'u o yerde temkin ettik (yerleştirdik). Neresinde isterse orada makam tutuyordu. Biz rahmetimizi dilediğimize nasip ederiz. Ve iyilik edenlerin mükafatını zayi etmeyiz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve işte bu suretle Yusüfü o arzda temkin ettik, neresinde isterse makam tutuyordu, biz rahmetimizi dilediğimize nasıb ederiz, ve muhsinlerin ecrini zayi' etmeyiz
Emrah Demiryent
swap_vert close
İşte böylece Yûsuf’a o yerde (Mısır’da) güç ve imkân verdik. Orada istediği yerde konaklıyordu. (Öyle ki, ülkenin her yerinde sözü geçiyordu.) Biz rahmetimizi dilediğimiz kimseye ulaştırırız ve (takvada sebat ederek, razı olacağımız şekilde) güzel davrananların ecirlerini (mükâfatlarını) zayi etmeyiz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve böylece Yusuf'u yetki sahibi yaptık, istediği yerde mekân tutma imkânı verdik. Rahmetimizi istediğimize veririz. İyilik edenlerin yaptıklarını karşılıksız bırakmayız.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte o yerde Yuusufa kudret (ve şeref) verdik. O, o yerden neresini dilerse orada konaklardı. Biz rahmetimizi kime dilersek ona nasıyb ederiz, iyi hareket edenlerin mükâfatını zaayi etmeyiz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte böylece Yûsuf'a o yerde (Mısır'da) imkân (ve kudret) verdik. Oradan dilediği yerde oturuyordu. Rahmetimizi dilediğimiz kimseye nasîb ederiz ve iyilik edenlerin mükâfâtını zâyi' etmeyiz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve böylece biz, Yusuf’a ülkede (Mısır’da) sağlam bir iktidar zemini hazırladık. O orada (Mısır’da) istediği gibi hareket ediyordu. Biz (böylece) rahmetimizi dilediğimize (hak edene) nasip ederiz ve iyi davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Böylece Yusuf’u yeryüzünde bir mekâna yerleştirdik. O yeryüzünde dilediği yere yerleşmiş oldu. Biz, dilediğimiz kimseye rahmetimizden bir pay veririz ve güzel şeyler yapanların yaptıklarını asla zayi etmeyiz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Böylece Biz Yusuf’a o ülkede el üstünlüğü sağladık. Orada dilediği gibi oturur kalkardı. Biz esirgeyiciliğimizi kime dilersek ona eriştiririz. İyilik edenleri de karşılıksız bırakmayız.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bunun gibi [³] Yusuf/a Mısır toprağında mevki ve şeref verdik; o, dilediği yerde karar kılardı [⁴]. İşte biz dilediğimize rahmetimizi eriştiririz. İyi işleyenlerin mükâfatını da zâyi etmeyiz.
[3] Zindandan kurtardığımız gibi.[4] İstediğini yapardı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Böylece Yûsuf’u o yere yerleştirdik ve orada dilediği gibi hareket ediyordu. Biz rahmetimizi dilediğimize nasip ederiz. İyi davrananların ecrini zayi etmeyiz.
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte böylece biz o topraklarda Yusuf'a dilediği gibi hareket etmek üzere güç ve imkan verdik. Biz kime dilersek rahmetimizi nasip ederiz ve ihsan sahiplerinin ecrini kayba uğratmayız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İşte böylece biz, Yûsuf’a o ülkede kudret ve egemenlik bahşettik. Öyle ki, ülkenin her yerinde onun sözü geçiyordu. Öyle ya, Biz lütuf ve rahmetimizi dilediğimize veririz; hele iyilik yapanların mükâfatını daha dünyadayken verir, onların beklentilerini kesinlikle boşa çıkarmayız.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yûsuf’u Arz’da böyle yerleştirdik. Nerede dilerse makama geliyordu. Rahmetimizi, dileyeceğimiz kimselere nasip ederiz. Muhsinler’in / İyilik-Güzellik Edenler’in ödülünü yitirmeyiz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Böylece Yusuf'a bu dünyada istediği yere gelebilmesini sağlayacak bütün imkanları hazırladık. Çünkü biz, istediğimizi sevgiye boğarız, iyilik sevdalılarına teşekkürü de unutmayız.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar farkında değildi ama Yusuf’a orada dilediği gibi hareket etmek üzere yetki verdik. Kral kendisinin Yusuf’a yetki verdiğini zannediyordu. Hâlbuki Yusuf’u oraya getiren, Mısır’ı yönetme yetkisi veren bizdik. Artık Yusuf Mısır’da dilediği yasayı uyguluyordu. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz. Bilin ki güzel davrananların mükâfatını zayi etmeyiz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Böylece Yusuf’a dilediği gibi hareket etmek üzere o yerde (Mısır’da) yetki vermiştik. [*] Dilediğimiz (layık olan) kimseye rahmetimizi (işte böyle) ulaştırır ve güzel davrananların ödülünü boşa çıkarmayız.
Yüce Allah tıpkı 21. ayette de belirttiği gibi Hz. Yusuf’un hayatıyla ilgili bu sıra dışı olayları kendisinin hayata geçirdiğini ilan etmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte böylece Biz, orada Yûsuf’a iktidar verdik.¹ Öyle ki, o (Mısır’da) dilediği gibi hareket ederdi. Biz, rahmetimizi kime dilersek ona nasip ederiz ve iyilik yapanların karşılığını boşa götürmeyiz.²
1 Ayette Hz. Yusuf (a.s.)’ın: “Beni (bu) ülkenin hazineleri üzerine (yönetici) yap.” teklifine karşılık olarak Melik’in bu sözü kabulü de reddi de beyan edilmemektedir. Buna mukabil, kabul işinin doğrudan doğruya Allah’a isnat edilmesinden, Hz. Yusuf (a.s.)’ı bu makam ve iktidara getirenin Melik değil Allah olduğu anlaşılmaktadır. Yani Allah, sebepleri hazırlamış ve Meliki de Hz. Yusuf (a.s.)’ın emrine amade kılmıştır. 2 Ya sevap, ya da mülk ve saltanat vererek...  
Muhammed Esed
swap_vert close
İşte böyle emin bir yer sağladık Yusuf’a (o) ülkede; öyle ki, dilediği yerde konaklayabilir/dilediği şeyi yapabilirdi. Biz rahmetimizi dilediğimize nasip ederiz, ama iyilik yapanların hak ettiği karşılığı vermekten de geri durmayız. ⁵⁶
56 Yani, bazan bu dünyada, ama ayetin devamından anlaşıldığı gibi, öte dünyada mutlak surette.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte biz böylece ülkede Yusuf’a iktidar imkânını bahşettik ki, orada istediği gibi bir yapı inşa etsin. Zira biz mülkü kullarımızdan dilediğimize veririz ve işlerini doğru yapanların hak ettikleri karşılığı da asla zayi etmeyiz! 27/62
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte bu şekilde Biz, Yusuf’a ülkede sağlam bir iktidar zemini hazırladık.[¹⁸⁷⁶] O orada istediği gibi hareket ediyordu. Biz de rahmetimizi tercih edene/tercih ettiğimize bahşederiz; fakat iyilik yapanların karşılığını da asla zayi etmeyiz.
[1876] Benzer bir ibare ve açıklaması için bkz: Âyet 21.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İşte biz böylece Yusuf'a o yerde (Mısır’da) mevki ve yetki verdik ki o, dilediği yerde konaklardı. (Kıtlık tehlikesi için önlem alırdı) Biz kuşkusuz dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz! Ve güzel davrananların mükafatını eksik etmeyiz.
Osman Fırat
swap_vert close
Böylece biz Yûsuf’u o ülke’de sağlam bir şekilde yerleştirdik. Orada dilediği yerde konaklardı. Biz, dilediğimiz kimseye rahmetimizi ulaştırırız, güzel davrananların ecrini zayi etmeyiz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve öylece Yusuf için o yerde bir mevki, bir selahiyet verdik. Oradan dilediği yerde ikâmet eder idi. Biz dilediğimize rahmetimizi nâsib ederiz. Ve iyilik edenlerin mükâfaatını zâyi etmeyiz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Böylece Biz Yusuf'a Mısır'da iktidar verdik. Dilediği yerde konaklayabilir, orayı dilediği şekilde yönetirdi. Biz lütfumuzu dilediğimiz kimselere eriştirir ve güzel hareket edenlerin ücretlerini asla zayi etmeyiz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Böylece biz Yusuf'a o ülke'de iktidar verdik. Orada dilediği yerde konaklardı. Biz, dilediğimiz kimseye rahmetimizi ulaştırırız, güzel davrananların ecrini zayi etmeyiz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz bu sûretle Yûsuf'ı arz-ı Mısır'da yerleşdirdik. Orada istediği gibi oturır, kalkar, iş görirdi. Biz rahmetimize dilediğimizi mazhar ideriz ve muhsinlerin ecrini zâyi' itmeyiz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Böylece ona, o ülkede iyi bir makam verdik. Orada beğendiği yere yerleşirdi. Biz ikramımızı, tercih ettiğimiz kişiye yaparız. Güzel davrananların ödülünü eksiltmeyiz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yusuf'u böylece o memlekete yerleştirdik;istediği yerde oturabilirdi. Rahmetimizi tıpkı bu misalde olduğu gibi istediğimize veririz.; iyi davrananların ecrini zayi etmeyiz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Böylece Yusuf'u o ülkede yerleştirdik. Öyle ki, dilediği yerde kalıyor, dilediği gibi yönetiyordu. Biz dilediğimizi rahmetimizden böyle nasiplendirir ve iyilik yapanların ödülünü de asla zayi etmeyiz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte böylece biz Yûsuf'a yeryüzünde imkân ve mevki verdik. Ülkede, istediği yerde konaklayabiliyordu. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi ulaştırırız; güzel düşünüp güzel davrananların ödülünü yitirmeyiz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ancılayın el üstünligin virdük yūsuf’a yirde ya'nį mıśr yirinde iner-idi andan andan kim diler. irürürüz raḥmetümüzi aña kim. dilerüz daħı żāyı' eylemezüz eylük eyleyicilerüñ müzdini.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñ gibi ḥükm virdük Yūsufa yir yüzinde. Bezedi Mıṣr iḳlīminde her yiredilese yitişdürür bizüm raḥmetümüzi. Kime dilesevüz daḫı yitürmezüz müzdini.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Beləliklə, Yusifi o yerdə (Misir torpağında) mövqe (ixtiyar) sahibi etdik. O, (Misirdə) istədiyini edirdi (istədiyi yerdə mənzil sala bilirdi). Biz istədiyimizə mərhəmətimizi nəsib edər, yaxşı işlər görənlərin mükafatını zay etmərik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thus gave We power to Joseph in the land. He was the owner of it where be pleased. We reach with our mercy whom We will. We lose not the reward of the good.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thus did We give established power to Joseph in the land, to take possession(1717) therein as, when, or where he pleased. We bestow of our Mercy on whom We please, and We suffer not, to be lost, the reward of those who do good.
1717 What a wonderful example of the working of divine Providence ! The boy whom his jealous brothers got rid of by throwing him down into a well, and late was sold into slavery for a miserable price becomes the most trusted dignitary in a foreign land, chief minister in one of the greatest empires of the world of that day. And this not for himself only, but for his family, for the world at large, and for that noble example of righteousness and strenuous service, which he was to set for all time. According to tradition, Joseph's age was barely 30 at that time! As, when, or where he pleased: haythu refers to manner, time, or place. He had almost absolute powers, but as his fidelity was fully proved ( 12:53 ) these powers were for service rather than for self. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَكَذٰلِكَ
ve işte böylece
مَكَّنَّا
yetki verdik
لِيُوسُفَ
Yûsuf'a
فِي الْاَرْضِۚ
o yerde
يَتَبَوَّاُ
mekân tutuyor
مِنْهَا
oradan
حَيْثُ
o yerde ki
يَشَٓاءُۜ
diliyor
نُص۪يبُ
eriştiririz
بِرَحْمَتِنَا
rahmetimizi
مَنْ
o kim-seye ki
نَشَٓاءُ
dileriz
وَلَا نُض۪يعُ
ve zayi etmeyiz
اَجْرَ
mükâ- fatını
الْمُحْسِن۪ينَ
muhsinlerin
Ve böylece Yûsuf'a orada dilediği gibi hareket etmek üzere ülke içinde yetki verdik. Biz dilediğimiz kimseye rahmetimizi eriştiririz ve muhsinlerin (güzellik yapıp güzel olanların) mükâfatını (asla) zayi etmeyiz.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
مَكَّنَ
Fiil-II
م ك ن
Yerleştirdi, yetki verdi, imkân verdi, sağlamlaştırdı
يُوسُف
Özel isim
يُوسُف
Hz. Yusuf (a.s.)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
تَبَوَّاَ
Fiil-V
ب و ا
Hazırladı, mekân tuttu, oturdu, yerleşti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَيْث
İsim
ح ي ث
O yer, o yerde, o yeri ki
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَصَابَ
Fiil-IV
ص و ب
İsabet etti, başlarına geldi, erişti, dokundu
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَضَاعَ
Fiil-IV
ض ي ع
Zayi etti
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
مُحْسِن
Etken fiil-IV
ح س ن
Muhsin, güzel yapan, güzellik yapan kimse