close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 54. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâle-lmeliku-/tûnî bihi estaḣlishu linefsî(s) felemmâ kellemehu kâle inneke-lyevme ledeynâ mekînun emîn(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Padişah, onu tapıma getirin de dedi, kendime öz yakınım edineyim onu. Yusuf'la konuşunca da gerçekten de dedi, bugün sen büyük bir mevki sahibisin, emin bir adamsın.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bu yüksek meziyet ve marifetlerini fark eden Mısır Meliki Firavun olan) Kral; "Onu bana getirin", diyerek (Hz. Yusuf’u yanına istemişti). "Onu kendime özel (dost ve danışman) yapayım" demişti. Kendisiyle konuşup (ondaki olgunluğu görünce, Yusuf’a): "Sen artık bugün yanımızda mevki sahibi, güvenilir (bir kimse)sin ve artık emniyettesin" (diye teminat vermişti).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hükümdar dedi ki: “Onu bana getirin; kendime has en yakınlardan biri yapayım.” Ve onunla konuşunca, hükümdar dedi ki: “Bu gün sen, yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir birisin.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kral: “Yûsuf'u bana getirin, onu kendime özel danışman yapayım” dedi. Onunla konuşunca: “Bugün, sen, yanımızda yüksek makam sahibi, itibarlı ve güvenilir birisin” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hükümdar dedi ki: "Onu getirin kendime özel (görevli) edineyim" Onunla konuşunca da: "Sen bugün bizim yanımızda önemli mevki sahibi ve güvenilir birisin" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hükümdar dedi ki: 'Onu bana getirin, kendime bağlı kılayım.' Onunla konuştuğunda da (şöyle) dedi: 'Sen bugün bizim yanımızda (artık) önemli bir yer sahibisin, güvenilir (bir danışman-yönetici)sin.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hükümdar dedi ki! Onu bana getirin, kendime onu has (bir yaradımcı) edineyim. Sonra hükümdar Yûsuf'la konuşunca: “- Sen bugün, yanımızda mühim bir mevki sahibisin, emînsin”. dedi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kral dedi ki: “Onu bana getirin. Onu kendim için özel bir memur yaparım.” Yusuf gelip onunla konuşunca, Kral “Artık bugün sen, yanımızda güvenilir ve yüksek bir makam sahibisin” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kral dedi ki: “Onu bana getiriniz; onu kendime özel danışman tayin edeyim.” Onunla konuşunca, “Bugün sen, katımda yüksek makam sahibisin ve güvenilir birisin” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Hâkan dedi ki: «Onu bana getirin, özden dost edeyim onu kendime»; onunla konuşunca, «Yanımızda yerleştin, burada sen eminsin» dedi Yusuf'a
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Yusuf'un bu sözlerini duyan) Kral: “Getirin onu (Yusuf'u) bana, onu yakın çevreme (sırdaş olarak) alayım” dedi. (Yusuf kralın yanına gelmeyi kabul etti. Kral) onunla konuşunca da (Yusuf'a): “Bugün(den sonra) sen artık bizim yüksek mevki sahibi ve güvenilir bir adamımızsın” dedi.
Kral, rüyasının yorumunu yapan Hz. Yusuf’a nasıl tedbir alması gerektiğini sordu. Hz. Yusuf da “üründe bolluk ve bereket yaşandığında stok yapmak gerektiğini, kıtlık olduğunda bu stoklardan hem satarak hem de ihtiyaçları gidererek zorlukları aşabileceklerini” söyledi. Bunun üzerine Kral bu işi kimin yapabileceğini sorunca, Hz. Yusuf bir sonraki ayette ifade edildiği gibi “bu işe ben talibim” dedi.  
Cemil Said
swap_vert close
O vakit hükümdar didi ki: "Yûsuf’ı bana getüriniz ben ânı hidmet-i mahsûsama alacağım." Âna bir kaç kelime söyledikden sonra "Bu günden i’tibâren sen benim yanımda nüfûz ve i’timâd sâhibi olacaksın" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hükümdar: "Onu bana getirin, yanıma alayım" dedi. Onunla konuşunca: "Bugün senin yanımızda önemli bir yerin ve güvenilir bir durumun vardır." dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kral, “Onu bana getirin, onu özel olarak yanıma alayım”, dedi. Onunla konuşunca dedi ki: “Şüphesiz bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir bir kişisin.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kral dedi ki: “Onu bana getirin, onu kendime özel danışman edineyim.” Onunla konuşunca, “Bugün sen katımızda yüksek yeri olan, güvenilir birisin” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kral dedi ki: Onu bana getirin, onu kendime özel danışman edineyim. Onunla konuşunca: Bugün sen yanımızda yüksek makam sahibi ve güvenilir birisin, dedi.  
 Kral gördüğü rüyanın yorumunu bir de Hz. Yusuf’tan bizzat dinlemek istedi. O da rüyayı ve yorumunu anlattı. Kral, nasıl tedbir almak gerektiğini sorunca, Hz. Yusuf: «Bolluk yılarında çok ekin ekip ürünü stok etmek gerekir. Böylece kıtlık yıllarında hem kendinizin geçimini sağlarsınız hem de ihracat yaparak hazineye bol döviz kazandırırsınız» dedi. Kral: «Peki bu işi kim yapacak?» diye sorunca, Hz. Yusuf, 55. âyette meâli verilen sözü söyledi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kral dedi ki: "Getirin onu, yanımda çalışması için onu atayayım" Kendisiyle konuşup görüşünce, "Sen artık bugün yanımızda önemli bir makamı olan güvenilir birisin," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hükümdar dedi ki: "Onu bana getirin, kendime tahsis edeyim." Sonra onunla konuşunca da: "Sen bugün yanımızda gerçekten büyük bir mevki sahibisin, güvenilir birisin" dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Melik de dedi: getirin bana onu kendime tahsıs edeyim! bunun üzerine vaktâ ki onunla konuştu, dedi: sen bu gün, nezdimizde cidden bir mevkı' sahibisin, eminsin,
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yûsuf’un bu sözleri kendisine iletilince,) melik (onun ne kadar üstün bir kişiliğe sahip olduğunu anlayarak,) “Onu bana getirin, kendime özel danışman (ve yakın dost) edineyim!” dedi. (Nihâyet Yûsuf, melikin yanına gelmeyi kabul etti. Melik) onunla konuşunca, “Sen artık bugün (den itibaren) yanımızda güvenilir ve yüksek bir makam sahibisin,” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve Hükümdar: “Onu bana getirin. Onu, yanımda seçkin bir kimse yapayım.” dedi. Onunla görüştüğünde de: “Sen bundan böyle yanımızda itibarlısın ve güvendesin.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Padişah: «Getirin onu bana, dedi, onu kendime has bir (müsteşar) edineyim». Onunla konuşunca da şöyle söyledi: «Sen bu gün (den itibaren) bizim nezdimizde mühim bir mevki saahibisin, emîn (bir müsteşar) sın».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hükümdar ise: “Onu bana getirin; kendime hâs (müşâvir) yapayım” dedi. Sonra onunla konuşunca: “Doğrusu sen bugün bizim yanımızda makam sâhibi emîn bir kimsesin!” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Bunun üzerine) kral dedi ki: “Onu (Yusuf’u) bana getirin; kendime has en yakınlardan biri yapayım. (Nihayet Yusuf kralın yanına gelmeyi kabul etti.) Onunla (görüşüp) konuşunca da (Yusuf’a): “Bugün yanımızda senin güvenilir önemli bir yerin vardır” dedi. *
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Melik “Onu (Yusuf’u) bana getirin ki, yalnızca kendime danışman edineyim” dedi. Yusuf la konuştuktan sonra “Artık benim yanımda güvenilir ve sağlam bir yerin var” demişti.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Hakan dedi: "Onu bana getirin. Onu kendi adamım yapayım." Yusuf’la görüşünce de dedi: "Sen bundan böyle benim yanımda kalacaksın, benim güvendiğim insan olacaksın."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Padişah «— Onu bana getirin, onu kendim için ayıracağım [²]» dedi. Vaktaki onunla konuştu, «— Bugün sen nezdimizde mevki sahibisin, emniyet sahibisin» dedi
[2] Kendime mahsus arkadaş edineceğim.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Her şeyi öğrenen) Hükümdar: “Onu bana getirin! Onu kendime has/özel biri yapayım” dedi. Onunla konuşunca, “Şüphesiz sen bugün yanımızda artık makam sahibi ve güvenilir bir kişisin” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hükümdar, “Onu bana getirin, kendime özgü (özel danışman) kılayım” dedi. Onunla konuşunca, “Sen bugün bizim yanımızda (artık) önemli bir yer sahibisin, güvenilirsin” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yûsuf’un bu sözleri kendisine iletilince kral, onun ne kadar üstün bir kişiliğe sahip olduğunu anlayarak, “Onu bana getirin, kendime özel danışman ve yakın dost edineyim!” dedi. Nihâyet Yûsuf, kralın yanına gelmeyi kabul etti. Kral, onunla yaptığı sohbetin ardından, “Sen artık bu günden itibaren, gönlümüzde taht kurmuş son derece itibarlı ve güvenilir bir şahsiyetsin!” dedi ve ne yapacağını sordu. Yusuf:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Melik: -“Onu bana getirin! Onu kendime tahsis ederek kadroma alayım!” dedi. Onunla konuştuğunda: “Bugün yanımızda senin güvenilir önemli bir yerin / makamın vardır” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Vezir: " Onu bana getirin de kendime baş danışman yapayım. Yusuf’la konuştu: " Artık bugün tekrar itibarına kavuştun. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kral; "Yusuf’u bana getirin! O’nu kendime özel dost yapayım!" dedi. Yusuf’u Kralın huzuruna getirdiler. Kral Yusuf’la konuşup ondaki olgunluğu görünce; "Sen artık yanımızda mevki sahibi güvenilir bir insansın!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hükümdar şöyle demişti: “Onu (Yusuf’u) bana getirin; onu kendime özel (danışman) yapayım!’ Ona konuşunca “Bugün sen yanımızda yüksek makam sahibisin; güvenilirsin (güvendesin)” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
Hükümdar: “Onu bana getirin, kendime müşavir yapayım.” dedi ve onunla konuşunca da: “Sen artık bugünden itibaren yanımızda mevki sahibi, güvenilir (bir kimse)sin.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve Kral: “Onu bana getirin,” dedi, “ki, kendime dost edineyim”. Ve o’nunla konuşunca, [Kral:] “Bundan böyle yanımızda kendisine güven duyulan biri olarak” dedi, “yüksek bir yerin olacaktır!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bunun üzerine Kral: “Onu bana getirin; onu kendime özel danışman yapacağım!” dedi. Onunla konuşunca da: “Bundan böyle, senin katımızda saygın bir konumun olacak ve benim güvenilir bir adamım olacaksın.” dedi. 37/105, 77/44
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken, kral “Onu bana getirin!” diye emretti, “Onu kendime seçkin bir yardımcı olarak atayayım.” Onunla konuşmasının ardından dedi ki: “İyi bil ki bundan böyle sen, bizim nezdimizde saygın bir konuma sahipsin, güvenilir birisin.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bunun üzerine Kral: "Yusuf'u bana getirin de, onu kendime tahsis edeyim. (Onu özel danışmanım yapayım)" diye emretti. Sonra (Yusuf gelip) onunla konuşunca da: "Sen bu gün yanımızda gerçekten büyük bir makam sahibi ve güvenilir birisin " dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Melik dedi ki "Onu bana getirin, yanımda onu kendime özel biri yapayım!" Kendisiyle konuşunca da o na dedi ki: "Sen, artık bugün yanımızda mevki sâhibi, güvenilir birisin. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve hükümdar dedi ki: «O'nu bana getirin, O'nu kendime tahsis edeyim. Vaktâ ki O'nunla konuştu. Dedi ki: «Şüphesiz sen bizim yanımızda mevki-i emanet sahibisin.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hükümdâr: “Onu yanıma getirin, özel danışman edineyim. ” dedi. Onunla konuştuktan sonra da: “Sen artık bundan böyle, nezdimizde yüksek bir makam sahibi, tam itimad edilen bir müsteşarsın. ” dedi.
Bu Hükümdar, Yusuf (a.s.)’ı satın alan aziz değildir. Mısırlıların Hiksoslar dedikleri, Arabistan’dan gelerek dört yüz yıl Mısır’da hüküm süren sülaleden faziletli bir zat idi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kral: "Onu bana getirin, dedi, onu kendime özel (dost) yapayım!" Kendisiyle konuş(up ondaki olgunluğu gör)ünce (Yusuf'a): "Sen, dedi, artık bugün yanımızda mevki sahibi, güvenilir(bir kimse)sin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Melik: "Onı bana getirin ki kendi zâtıma musâhib ve bende ideyim" didi. Vaktâ ki Yûsuf'la (huzûrına geldiğinde) konuşdılar: "Sen bugün nezdimizde kadrin büyük ve emînsin" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kral dedi ki “Getirin onu bana; özel adamım yapayım.” Yusuf’la görüşünce de dedi ki “Bugün sen bizim katımızda sağlam yeri olan güvenilir bir kişisin.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Hükümdar:-Onu bana getirin, yanıma alayım, dedi. Onunla konuşunca:-Bugün senin yanımızda önemli bir yerin ve güvenilir bir durumun vardır, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hükümdar “Onu bana getirin, kendime danışman yapayım” dedi. Onunla konuşunca da “Bundan böyle sen bizim yanımızda yüksek mevki sahibi, güvenilir birisin” dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kral dedi ki: "Onu bana getirin, kendime özel dost edineyim." Yûsuf'la konuşunca da şöyle dedi: "Artık bugün yanımızda mevkii olan, güvenilir bir dostsun."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyitti pādişāh “getürüñ baña anı ħāś eyleyeyin gendüzüm içün.” pes ol vaķt kim söyledi aña eyitti “bayıķ sen bugün ķatumuzda yirlüsin ya'nį hürmetlü inam.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Melik eyitdi: Getürüñüz Yūsufı ḫāṣ idineyüm kendü özüm‐çün, didi. Pes olvaḳt ki Yūsuf geldi melige söyledi. Melik eyitdi: Sen bu gün bizüm ḳatu‐muzda menzilüñ yüçedür, iminsin, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Padşah dedi: “(Yusifi) yanıma gətirin, onu özümə ən yaxın (adam) edəcəyəm!” Sonra (padşah) onunla söhbət etdikdə: “Sən bu gün (bu gündən) yanımızda mövqe sahibisən, e’tibarlı bir şəxssən!” – dedi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the king said: Bring him unto me that I may attach him to my person. And when he had talked with him he said: Lo! thou art today our presence established and trusts
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So the king said: "Bring him unto me;(1714) I will take him specially to serve about my own person." Therefore when he had spoken to him, he said: "Be assured this day, thou art, before our own presence, with rank firmly established, and fidelity fully proved!(1715)
1714 Joseph had not yet appeared before the king. The king's order in the same terms in verse 50 above had led to a message from Joseph and the subsequent public proceedings with the ladies. Now that Joseph's innocence, wisdom, truth, and trustworthiness had been proved, and confirmed by the splendid tribute of the courtier's wife, and Joseph's own manly bearing before the king, the king was much impressed, and took him specially to serve about his own person as his trusty and confidential Wazir. If, as is probable, the 'Aziz had by this time died (for he is never mentioned again) Joseph succeeded to his office, and he is addressed as 'Aziz, in verse 78 below. But Joseph got more than his rank and powers, as specially selected to carry out a great emergency policy to meet the very difficult times of depression that were foretold. He was given plenary powers and the fullest confidence that a king could give to his most trusted and best-proved Wazir or Prime Minister, with special access to his Person, like a Grand Chamberlain. (R). 1715 Who was this Pharaoh, and what approximate date could we assign to him? He was probably a king of the Hyksos Dynasty, somewhere between the 19th and the 17th century B.C. See Appendix IV, on Egyptian Chronology and Israel (printed after S. 7).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالَ
dedi ki
الْمَلِكُ
kral
ائْتُون۪ي
bana getirin
بِه۪ٓ
onu
اَسْتَخْلِصْهُ
onu has yapayım
لِنَفْس۪يۚ
kendime
فَلَمَّا
ne za- man ki
كَلَّمَهُ
onunla konuştu
قَالَ
dedi
اِنَّكَ
muhak-kak sen
الْيَوْمَ
bugün
لَدَيْنَا
bizim ya-nımızda
مَك۪ينٌ
bir makam sahibi
اَم۪ينٌ
güveni- lensin
Kral dedi ki: "Onu bana getirin, onu kendime has (vezir) yapayım!" Onunla konuşunca da "muhakkak ki bugün sen, yanımızda (yüksek) bir makam sahibi ve güvenilir bir kimsesin" dedi.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَلِك
İsim
م ل ك
Melik (Allah'ın ismi, esmasıdır. Mülkündeki herkesi ve her şeyi idare eden demektir), hükümdar, efendi, kral
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
اِسْتَخْلَصَ
Fiil-X
خ ل ص
Has (vezir) yapayım
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
كَلَّمَ
Fiil-II
ك ل م
Konuştu, söyledi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
لَدَي
Mekan zarfı
لَدَي
Yanında, -de, -da
مَكِين
İsim
م ك ن
Sağlam, çok itibarlı, makam sahibi
اَمِين
Sıfat
ا م ن
Güvenilir, emin, emniyetli