close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 53. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ uberri-u nefsî(c) inne-nnefse leemmâratun bi-ssû-i illâ mâ rahime rabbî(c) inne rabbî ġafûrun rahîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve ben kendimi, hiç kötülükte bulunmam diye tamamıyla temize çıkaramam, ancak Rabbim acırsa kötülük yapmam. Şüphe yok ki Rabbim, suçları örter, rahimdir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"(Yoksa) Ben (böbürlenip) nefsimi temize çıkaramam (böyle bir düşünce peşinde değilim). Çünkü -Rabbimin kendisini esirgediği dışında- gerçekten (her insandaki) nefis var gücüyle kötülüğü emredicidir. Şüphesiz, benim Rabbim, Bağışlayandır, Esirgeyendir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bununla beraber yine ben, kendimi bütünüyle temize çıkarmaya çalışmıyorum. Çünkü Rabbimin acıyıp esirgediği kimseler hariç, insanın kendi benliği de onu kötülüğe sürükleyen büyük bir zorbadır. Gerçekten de benim Rabbim çok acıyan gerçek bağışlayandır.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Bununla beraber ben nefsimi, kendimi temize çıkaramam. Çünkü nefis ısrarla kötülüğü emreder, kötülükte rehberlik eder. Ancak Rabbimin rahmetiyle muamele ettiği, koruduğu durumlarda, insan nefsin elinden kurtulabilir. Rabbim kullarını koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.”
Ahmet Varol
swap_vert close
(Bununla birlikte) nefsimi temize çıkarmıyorum. Şüphesiz, Rabbimin esirgediği dışında nefis sürekli kötülüğü emredicidir. Doğrusu Rabbim bağışlayandır, rahmet edendir."
Ali Bulaç
swap_vert close
'(Yine de) Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü gerçekten nefis, -Rabbimin kendisini esirgediği dışındavar gücüyle kötülüğü emredendir. Şüphesiz, benim Rabbim, bağışlayandır, esirgeyendir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ben nefsimi temize de çıkarmıyorum. Çünkü nefis, gerçekten kötülüğü şiddetle emreder. Ancak Rabbimin esirgediği nefis müstesnadır, çünkü Rabbim Gafûr'dur, Rahîm'dir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Fakat ben nefsimi paklamıyorum. Çünkü Rabbim olan Allah’ın rahmet ettiği durumlar hariç, nefis daima kötülüğü emreder. Şüphesiz benim Rabbim, çok bağışlayan ve çok acıyandır.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kralın hanımı şöyle dedi: “Nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis, Rabbimin merhamet ettiği durumlar hariç, olanca gücüyle kötülüğü emreder. Ama Rabbim, affedicidir; merhamet sahibidir.”
Besim Atalay
swap_vert close
«Ben nefsimi aklayamam, Allah yarlıgamazsa, nefis insanı kötülüğe götürür, benim Tanrım bağışlar, benim Tanrım yarlıgar»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“(Yine de) ben kendimi bütünüyle temize çıkarmaya çalışmıyorum. Çünkü Rabbimin merhameti olmadıkça, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” dedi.
“Nefis aşırı derecede kötülüğü emreder”. Yani akıl ve sağduyunun ahlaken iyi ve olumlu bulmadığı yöne doğru insanı sürükler. “Kendinizi (beğenip) temize çıkarmayın!” (Necm 53/32) ayetiyle Allah, nefsi temize çıkarmayı yasaklamıştır. Nefisteki güdüler genelde insana kötüyü iyi, iyiyi kötü; güzeli çirkin, çirkini güzel olarak empoze eder. Faydalı eylemleri zorlaştırarak, zararlı eylemleri ise kolaylaştırarak insanı fıtratıyla çelişen yollara sevk eder. Düşmanlıklar, savaşlar, kavgalar, aşırılıklar, kinler, ihtiraslar hep bu kaynaktan beslenir. Akıl ile vahiy uzlaşıp tek bir güç olmadıkça nefsin tasallutundan kurtulmak ve fıtrat bozulmasını önlemek mümkün olmaz.  
Cemil Said
swap_vert close
52, 53. Yûsuf "Efendim bilsün ki ben ânın gaybûbetinde hıyânet itmedim. Allâh hâinlerin hîlelerine hüsn-ü netîce virmez. Ben de kâmilen ma’sûm değilim, nefis şehevâte sevk ider, lâkin rabbim bana rahm itdi. Çünki gafûr ve rahîmdir." didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Ben nefsimi temize çıkarmam; çünkü nefs, Rabbimin merhameti olmadıkça, kötülüğü emreder. Doğrusu Rabbim bağışlayandır, merhamet edendir."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yine de ben nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis, rabbimin acıyıp koruması dışında, daima kötülüğü emreder; şüphesiz rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Bununla beraber)  nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis aşırı şekilde kötülüğü emreder; Rabbim acıyıp korumuş başka. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Suçsuz olduğumu ileri sürmüyorum. Kuşkusuz ego, kötülüğü arzular. Ben ancak Rabbimin merhametini umuyorum; Rabbim Bağışlayandır, Rahimdir."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ben yine de nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis şiddetle kötülüğü emreder. Ancak Rabbimin rahmetiyle yarlığadığı müstesna. Muhakkak ki, Rabbim bağışlayıcı ve merhametlidir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Nefsimi tebrie de etmiyorum, çünkü nefis cidden emmaredir fenayı emreder meğer ki rabbım rahmetiyle yarlıgaya çünkü rabbım gafur rahîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yûsuf, Allah için kulluğunu ortaya koyup, tevazu ile sözlerine şöyle devam etti:) “Ben nefsimi temize çıkarmam, zira nefis daima kötülüğe sevk eder, ancak Rabbimin rahmet edip esirgediği müstesnadır. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ben¹ kendimi temize çıkarmam. Rabb'imin rahmet ettiği kimse hariç nefis her zaman kötülüğü ister. Rabb'im Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
1- Aziz'in hanımı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«(Bununla beraber) ben nefsimi tebrie etmem. Çünkü nefs, olanca şiddetiyle kötülüğü emredendir muhakkak. Meğer ki Rabbimin esirgemiş bulunduğu (bir nefs) ola. Zîrâ Rabbim çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Yûsuf dedi ki:) “Hâlbuki (ben) nefsimi temize çıkarmıyorum. Muhakkak ki nefis, dâimâ kötülüğü emredicidir; ancak Rabbimin merhamet ettiği (koruduğu kimse)müstesnâ.(1) Şübhesiz ki Rabbim, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.”
(1)“Hazret-i Yûsuf Aleyhisselâm demiş: وَمآَ اُبَرِّئُ نَفْس۪ي اِنَّ النَّفْسَ لَأَمَّارَةٌ بِالسُّٓوءِ [(Ben)nefsimi temize çıkarmıyorum. Muhakkak ki nefis, dâimâ kötülüğü emredicidir.] Evet nefsini beğenen ve nefsine i‘timâd eden (güvenen), bedbahttır (talihsizdir). Nefsinin ayıbını gören, bahtiyardır. (...) Fakat bazen olur ki, nefs-i emmâre (kötülüğü emredici nefis), ya levvâmeye (kendini çokça kınayan bir nefis mertebesine) veya mutmainneye (tatmîn olarak nefsinin fenâlıklarından kurtulmuş bir nefis mertebesine) inkılâb eder (döner); fakat silâhlarını ve cihâzâtını a‘sâba (sinirlere) devreder. A‘sâb ve damarlar ise, o vazîfeyi âhir ömre (ömrünün sonuna) kadar görür. Nefs-i emmâre çoktan öldüğü hâlde, onun âsârı (eserleri) yine görünür. Çok büyük asfiyâ ve evliyâ (Allah dostları) var ki, nüfûsları (nefisleri)mutmainne iken, nefs-i emmâreden şekvâ (şikâyet) etmişler. Kalbleri gāyet selîm ve münevver(nûrlanmış) iken, emrâz-ı kalbden (kalbî hastalıklardan) vâveylâ (feryâd) etmişler. İşte bu zâtlardaki, nefs-i emmâre değil, belki a‘sâba devredilen nefs-i emmârenin vazîfesidir. Maraz (hastalık) ise kalbî değil, belki maraz-ı hayâlîdir (hayâlî bir hastalıktır).” (Mektûbât, 26. Mektûb, 127-128)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Azizin hanımı) bununla birlikte nefsimi (asla) aklamak, (nefsimi masum göstermek) istemiyorum. Şüphesiz Rabbimin rahmeti ile korudukları dışındaki tüm nefisler, insanı ısrarla kötülüğe kışkırtırlar. Hiç şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, merhamet edendir.*
(*) “Nefis aşırı derecede kötülüğü emreder”. Yani akıl ve sağduyunun ahlaken iyi ve olumlu bulmadığı yöne doğru insanı sürükler. “Kendinizi (beğenip) temize çıkarmayın!” (Necm 53/32) ayetiyle Allah, nefsi temize çıkarmayı yasaklamıştır. Nefisteki güdüler genelde insana kötüyü iyi, iyiyi kötü; güzeli çirkin, çirkini güzel olarak empoze eder. Faydalı eylemleri zorlaştırarak, zararlı eylemleri ise kolaylaştırarak insanı fıtratıyla çelişen yollara sevk eder. Düşmanlıklar, savaşlar, kavgalar, aşırılıklar, kinler, ihtiraslar hep bu kaynaktan beslenir. Akıl ile vahiy uzlaşıp tek bir güç olmadıkça nefsin tasallutundan kurtulmak ve fıtrat bozulmasını önlemek mümkün olmaz. (C. Külünkoğlu Yusuf-53. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ben kendi nefsimi temize çıkarmıyorum. Rabbimin merhameti olmasaydı, nefis, her zaman kötü olan şeylerin yapılmasını emreder. Şüphesiz ki Rabbim bağışlayan ve acıyandır” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ben kendimi aklamıyorum. Çünkü benlik insanı kötülüğe sürükler. Meğer ki Allah insanı esirgemiş olsun. Çünkü benim çalabım yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
«— Ben nefsimi temize çıkarmıyorum; çünkü nefis kötülüğü emreder [¹]. Meğer ki Rabbimin esirgemesi olsun. Çünkü Rabbim gafurdur, rahimdir.»
[1] Şehevata meyil eder.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Yûsuf devam ederek) “Ben kendimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis, Rabbimin merhamet ettikleri müstesna, hep kötülüğü emreder. Muhakkak ki Rabbim Gafûr’dur, Rahîm’dir.” (dedi).
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ben nefsimi temize çıkaramam. Çünkü Rabbimin rahmet ettiği müstesna, nefis şiddetle kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim bağışlayıcıdır, merhametlidir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Gerçi ben, bu sözlerle kendimi temize çıkarıyor değilim. Eğer günahlardan uzak durabildiysem, bu ancak Rabb’imin lütuf ve inâyeti sayesinde olmuştur.Rabb’imin yardımı olmasaydı, şeytanın ayartmaları karşısında kim günaha düşmekten kurtulabilirdi? Çünkü arzu ve ihtirâslar, insanı dâima kötülüğe çağırır; ancak Rabb’imin rahmet edip esirgemesi hâriç. Bununla beraber, arzu ve heveslerine yenik düşerek günah işleyenler ümitsizliğe kapılmasınlar, tövbe edip Rabb’imin merhametine sığınsınlar. Şüphesiz Rabb’im çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Kendi nefsimi temize çıkarmıyorum. Nefis, rabbimin merhamet ettiğinden başka elbette Kötülüğü emredicidir. Benim rabbim, rahîm gafûrdur”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ben bir başıma kendimi temize çıkaramam. Çünkü, Allah korumazsa kör şeytan, insana istediğini yaptırabilir. Çünkü Allah engin hoşgörülü bir sevgi selidir."
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Böyle yapmakla nefsimi temize çıkarmak istemiyorum! Çünkü nefis sürekli insanı kötülüğe sürükler. Ancak Rabbimin koruyup gözettiği nefis kötülüğü istemez! Benim Rabbim bağışlayan ve esirgeyendir."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
[Nefs]imi temize de çıkarmıyorum. Şüphesiz ki Rabbim merhamet etmemiş olsa, o [nefis] [*] aşırı şekilde kötülüğü emreder. Şüphesiz ki Rabbim çok bağışlayandır, çok merhametlidir.”
Burada sözü edilen [en-nefs] yani “nefis” Aziz’in hanımına Hz. Yusuf’a karşı kötülük girişimini yaptıran nefstir; zira baştaki [eliflâm] takısı bunun delilidir. Yoksa her nefis kötülük emretmez. Çünkü bu kelime bizzat “insan” manasında da başka anlamlarda da kullanılmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Ben, yine de nefsimi temize çıkarmıyorum,¹ çünkü Rabbimin rahmet etmesi dışında nefis, kesinlikle kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim, gerçekten çok bağışlayıp çok esirgeyendir.”² dedi.
1 Nefsi temize çıkarmak, Allah tarafından yasaklanmıştır. Zîrâ (Necm: 32.) âyette: “kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O (Allah), sakınanı daha iyi bilir...” buyurulmuştur. 2 Bu ifâdelerin vezirin karısına ait olduğunu söyleyen müfessirler varsa da Hz. Yûsuf (a.s.)’a ait olması, daha uygundur. Zîrâ vezirin yokluğunda karısı ona ihânet etmek istemiştir. Hâlbuki Hz. Yûsuf (a.s.) kimseye ihânet etmemiştir. Bk. (Taberî, Kurtubî, Celâleyn) Ayrıca 52 ve 53. Ayetlerdeki ifadeler vezirin karısı gibi Hz. Yusuf (a.s.)’a yaltaklanan birisine hiç de uygun ifadeler değildir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
“yine de ben kendimi bütünüyle temize çıkarmaya çalışmıyorum; çünkü Rabbimin acıyıp esirgediği ⁵³ kimseler hariç, insanın kendi benliği [de onu] kötülüğe sürükle(yebili)r; ⁵⁴ gerçekten de benim Rabbim çok acıyıp-esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır!”
53 Lafzen, “Rabbimin acıdığı/merhamet ettiği ...”. Müfessirlerin çoğuna göre buradaki mâ zamiri kişilere, insanlara (“ki o” ya da “ki onlar”) râcidir.54 Lafzen, “kötü olanı emretmeye alışıktır/yatkındır”. -yani, çoğu zaman akıl ve sağduyunun ahlaken iyi ve olumlu bulmadığı yöne sürükleyen güdülerle doludur. Bu ifade, 24. ayetteki “kadın ona karşı arzu doluydu, o da kadını arzuluyordu; öyle ki, [bu ayartma karşısında] eğer Rabbinin burhanı içine doğmasaydı [bu arzuya yeniliverecekti]” ifadesine ve ayrıca 33. ayette geçen “Sen onların tuzaklarını benden uzak tutmasan, ben onların ayartmalarına kapılırdım” şeklindeki Hz. Yusuf’un duasına açık bir atıf taşımaktadır. (Bkz. ayrıca yukarıda 23. not.) Hz. Yusuf’un insan yapısındaki bu zayıflığı dile getiren sözleri, bizzat bu zayıflığı yenmesini bilmiş birinin tevazuunu yansıtan yüce gönüllüce sözlerdir; çünkü ayetin devamı göstermektedir ki, Hz. Yusuf ahlakî zaferini kendisine değil, sadece Allah’ın lütuf ve merhametine bağlamaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Bununla beraber ben kendimi tamamen temize çıkarmıyorum. Çünkü Rabbimin esirgemesi hariç kişinin benliği sürekli kötülüğü/şehevi arzuları emreder. Doğrusu benim Rabbim eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz merhamet sahibidir.” 2/168-169, 50/16
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bununla birlikte, ben kendimin her türlü hatadan beri olduğunu da söylemiyorum; çünkü -Rabbimin merhamet ettiği durumlar dışında- insan benliği daima kötülüğü emreder;[¹⁸⁷⁴] Hele ki Rabbim çok bağışlayandır, pek merhametlidir.”[¹⁸⁷⁵]
[1874] Veya: “Rabbimin rahmetiyle (koruması) dışında, şüphesiz insan benliği kötülüğün daniskasını işletebilir..” Âyetin ilk cümlesindeki nefsî (kendimi) tamlaması bilindiği için, ikincisi aynı formda değil ahd lamı ile (el-nefs) gelmiştir (Krş: 73:15-16). Bunu çeviride “ben kendim” şeklinde karşıladık. [1875] 52 ve 53. âyetlerin Hz. Yusuf’a ait olduğunu İbn Abbas’tan gelen rivayet de teyit eder. Klasik müfessirlerin bir çoğu da bu görüştedir (Bkz: Mukâtil; Ferrâ; Taberî; Zemahşerî). Buna iki itiraz gelebilir: 1. İtiraz: Kıssanın akışına göre bu sözler söylendiğinde Yusuf hâlâ zindandadır ve 54. âyetin de gösterdiği gibi daha sonra çıkacaktır. Cevap: Bu sözler Hz. Yusuf’a aittir ve bu sözleri zındandayken söylemiştir. Zira ölümden kurtulan zindan arkadaşı, kralın rüyasını yorumlatmak için geldiğinde, Aziz’in karısının itiraf sahnesini (51. âyet) Hz. Yusuf’a aktarmıştır (Mukâtil ve Ferrâ). 2. İtiraz: 51-53. âyetler arasındaki söz akışını kesecek lafzî bir emare yoktur. Kıssanın akışı da, söz akışını desteklemektedir. Cevap: Bu itiraz tutarlı ve yerindedir. Ne var ki, 52. âyetin içeriği, bu itirazı boşa çıkarmak için bize yeterli gerekçe sunmaktadır. Sözkonusu âyette geçen sözen Hz. Yusuf’a ait olduğu, âyetin içinde yer alan iki ibareden ayan açık anlaşılmaktadır (52. âyetin 55. notuna bkz). Zira Aziz’in karısı hem suçunu itiraf etmiş, hem de Yusuf’un ifadesinin doğruluğunu kabul etmiştir. Râzî iki yorumu da tartışır ve 53. âyetin kadına isnadını da Hz. Yusuf’a isnadını da sorunlu olarak görür ve her iki ihtimali de dışlamaz. İbn Kesir, Reşid Rıza ve Elmalılı, 52 ve 53. âyetlerde konuşanın yöneticinin karısı olduğu görüşünü tercih ederler.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ben yine de nefsimi temize çıkarmıyorum. (Böyle bir şeyi söyleyemem, çünkü suçumu itiraf ettim.. şu kadarını da söylemeliyim ki) Nefis gerçekten kötülüğü emreder, ancak Rabbimin rahmetiyle koruduğu başka. (Yusuf'un nefsi gibi Allah'ın lutfu ve merhametiyle kötülükten arındırılmış nefisler bunun dışındadır) Şüphe yok ki Rabbim çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!" dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Ben nefsimi temize çıkarmam. ’Nefsi Emare’ kötülüğü emredicidir. Velev ki Rabbimin esirgediği bir nefis müstesnadır. Muhakkak ki Rabbim bağışlayandır, esirgeyendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve nefsimi tebrie etmem. Şüphe yok ki nefis fenalıkla pek ziyâde emredicidir. Rabbimin esirgemiş olduğu müstesna. Muhakkak ki Rabbim çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
52, 53. Ve devamla şöyle dedi: Bunu böylece söylüyorum ki eşim vezir de (Yusuf'a sahib olmaya yeltenmemle beraber) kendisinden gizli olarak ona (fiilen) hiyanet etmediğimi ve Allah'ın hainlerin hilesini iflah etmeyeceğini bilsin. Doğrusu, ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü Rabbimin merhamet edip korudukları hariç, nefis daima fenalığı ister, kötülüğe sevk eder. Doğrusu Rabbim gafurdur, rahimdir (affı ve merhameti boldur). ”
Bu âyetler için şu tefsir daha yaygındır: “(Yusuf dedi ki:) Maksadım, vezire hainlik etmediğimi, hainlerin hilelerini Allah’ın iflah etmeyeceğini onun da bilmesini sağlamaktı. Ben nefsimi temize çıkarmam (…)”. Fakat ilk tefsir, Hz. Yusuf (a.s.)’ın makamına ve Kur’ân’ın siyakına daha uygundur (İbn Kesir). Zira kail, yani sözü söyleyen açıkça bildirilmiyor. Bu da vezirin eşinin sözünün devam ettiğini gösterir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis, daima kötülüğü emredicidir. Meğer Rabbimin esirgediği bir nefis ola. Rabbim bağışlayandır, esirgeyendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ben nefsimi hatâ ve nisyândan tebriye itdim. Tahkîk nefis fenâlıkla emr idicidir. Ancak rabbimin rahmet buyurdığı bundan kurtulur. Tahkîk rabbim mağfiret ve rahmet iyler" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ben nefsimi aklamam. Çünkü nefis insana kötülüğü emreder durur; Rabbimin ikram ettiği biri ise başka. Rabbimin bağışlaması çok, ikramı boldur.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü nefis, Rabbimin merhameti olmadıkça, kötülüğü emreder. Doğrusu Rabbim, bağışlayandır, merhamet edendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Yine de ben nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis daima kötülüğe sevk eder—Rabbimin merhamet ettikleri müstesna. Rabbim ise çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Nefsimi ak-pak gösteremem. Çünkü nefs, Rabbimin merhamet ettiği durumlar hariç, olanca gücüyle kötülüğü emreder. Ama Rabbim çok affedici, çok esirgeyicidir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı berį eylemezin nefsümi bayıķ nefs buyurıcıdur yavuzlıġı illā ol kim raḥmet ķıla çalabum bayıķ çalabum yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı nefsümi baġışlamaz‐men. Ādem nefsi yamanlıġa buyurıcıdur illāTañrı raḥmet eyledügi kimesneyi. Çalabum günāhlar baġışlayıcıdur, raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mən özümü təmizə çıxartmıram. Rəbbimin rəhm etdiyi kimsə istisna olmaqla, nəfs (insana) pis işlər görməyi (şəhvətə uymağı) əmr edər. Həqiqətən, Rəbbim bağışlayandır, rəhm edəndir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
I do not exculpate myself. Lo! the (human) soul enjoineth unto evil, save that whereon my Lord hath mercy. my Lord is Forgiving, Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Nor do I absolve my own self (of blame): the (human) soul is certainly prone to evil,(1712-A) unless my Lord do bestow His Mercy: but surely my Lord is Oft- forgiving, Most Merciful."(1713)
1712-A Ammarah: prone, impelling, headstrong, passionate. See n. 5810 to 75:2. 1713 See n. 1712.1 construe this verse to be a continuation of the speech of the wife of the 'Aziz. It is more appropriate to her than to Joseph. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَٓا اُبَرِّئُ
ve temize çıkarmıyorum
نَفْس۪يۚ
nefsimi
اِنَّ
şüp- hesiz
النَّفْسَ
nefis
لَاَمَّارَةٌ
sürekli em- redicidir
بِالسُّٓوءِ
kötülüğü
اِلَّا
an- cak
مَا رَحِمَ
merhamet ettiği
رَبّ۪يۜ
Rabb- imin
اِنَّ
mu-hakkak
رَبّ۪ي
Rabbim
غَفُورٌ
Ğafûr'dur
رَح۪يمٌ
Rahîm'dir
"Bununla beraber ben nefsimi temize çıkarmıyorum; çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç nefis sürekli kötülüğü emreder. Muhakkak ki benim Rabbim Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir)."
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَرَّاَ
Fiil-II
ب ر ا
Temize çıkardı
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اَمَّارَة
İsim
ا م ر
Şiddetle emreden
سُوٓء
İsim
س و ا
Kötülük, fena
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
رَحِمَ
Fiil-I
ر ح م
Merhamet etti, rahmet etti, acıdı
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli