close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 44. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû edġâśu ahlâm(in)(s) vemâ nahnu bite/vîli-l-ahlâmi bi’âlimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, karmakarışık ve aslı olmayan bir düş; biz bu çeşit boş rüyaları yormayı bilmeyiz dediler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar (kâhin ve tabirci takımı) da, "Bu gördükleriniz karmakarışık (ve hayâl bulaşık) rüyalardır. Biz böyle karışık rüyaların te’vil ve tabirini bilemeyiz" diyerek (acizliklerini itiraf etmişlerdi).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kralın başına toplanmış ünlü rüya tabircileri dediler ki: “Anlaşılması zor, karmaşık rüyalardan biri bu. Biz böyle karışık rüyaların yorumunu bilen kimseler değiliz.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
İleri gelenler: “Bunlar karmakarışık düşler. Biz böyle karmakarışık düşlerin yorumunu bilmiyoruz.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
"(Bunlar) karmakarışık rüyalar. Biz ise (böyle) rüyaların yorumunu bilemeyiz" dediler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Dediler ki: '(Bunlar) Karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenler değiliz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar: “- Bu gördüklerin karma karışık rüyalardır. Biz böyle karışık rüyaların tâbirini bilmeyiz” dediler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Meclis: “Bunlar, karışık düşler! Biz düşlerin tevilini bilenlerden değiliz” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Dediler ki: “Bunlar karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenlerden değiliz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Dediler ki: «Bu düşün, karmakarışık bir düş, biz, karışık düşlerin yormasını bilmeyiz!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ünlü tabirciler) dediler ki: “(Bunlar) karmakarışık rüyalardır. Biz böyle rüyaların yorumunu bilemeyiz.”
Cemil Said
swap_vert close
Eşrâf: "Bu karışık bir ru’yâdır biz bunı ta’bîr idemeyiz." didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Etrafındakiler: "Bir takım karışık rüyalar; biz böyle rüyaların yorumunu bilmeyiz" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Dediler ki: “Bunlar karma karışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilmiyoruz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Adamlar, “Bunlar karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşleri yorumlamayı bilmeyiz” dediler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Yorumcular)  dediler ki: Bunlar karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenlerden değiliz.  
 İslâm âlimleri rüya olayını üç sınıfa ayırmışlardır: 1. Allah’tan olan ikaz ve işaretler, 2. Nefisten kaynaklanan düş, 3. Şeytanın korkutma ve saptırmaları.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Karmakarışık rüyalardır bunlar. Biz böyle rüyaların yorumunu bilmeyiz," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Dediler ki: "Rüya dediğin şey karmakarışık hayallerdir. Biz ise böyle karışık hayallerin yorumunu bilemeyiz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Dediler ki ru'ya dediğin «edgâsü ahlâm» demet demet hayalâttır, biz ise hayalâtın te'vilini bilmiyoruz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Melik’in çevresinde bulunan rüya tabircileri) dediler ki: “Bunlar karmakarışık düşlerdir. Biz (ise) böyle düşlerin yorumunu bilenlerden değiliz.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Bunlar, karışık rüyalardır. Biz böyle rüyaların yorumunu bilenlerden değiliz.” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar da dediler ki: «(Bunlar) karma karışık (ve yalancı) düşlerdir. Biz böyle düşlerin ta'bîrini bilici (kimse) ler değiliz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Dediler ki: “(Bunlar) karmakarışık rüyâlardır.(1) Biz ise, o rüyâların ta'bîrini bilen kimseler değiliz.”
(1)“Rüyâ üç nevi‘dir. İkisi ta‘bîr-i Kur’ân’la اَضْغاَثُ اَحْلاَمٍ* [Karmakarışık rüyâlar]da dâhildir. Ta‘bîre değmiyor. Ma‘nâsı varsa da ehemmiyeti yok. Ya mizâcın inhirâfından (huyun bir yöne sapmasından), kuvve-i hayâliye (hayâl duygusu) şahsın hastalığına göre bir terkîbât (birleştirmeler), tasvîrât (şekillendirmeler) yapıyor. Yâhut gündüz veya daha evvel, hattâ bir-iki sene evvel aynı vakitte başına gelen müheyyic hâdisâtı (heyecan verici hâdiseleri), hayâl tahattur eder (hatırlar), ta‘dîl ve tasvîr eder, başka bir şekil verir. İşte bu iki kısım اَضْغاَثُ اَحْلاَمٍ dır, ta‘bîre değmiyor. Üçüncü kısım ki rüyâ-yı sâdıkadır (doğru çıkan rüyâlardır).” (Mektûbât, 28. Mektûb, 196)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Oradaki ileri gelenler) dediler ki: “Bunlar (hiçbir anlamı olmayan), karışık hayallerdir. Biz, böyle hayallerin yorumunu bilenlerden değiliz.”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Azizin adamları “Bunlar karışık rüyalar. Bu rüyalardan sonuç çıkarmayı bilmemiz bizim için mümkün değil” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İleri gelenler dediler: "Karışık düşler bunlar! Bizler böyle karışık düşleri yormasını bilen kimseler değiliz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar «— Bu karmakarışık rüyalardır, biz bu karışık rütâ tâbirini bilen kimseler değiliz» dediler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Dediler ki: “Bunlar karmakarışık [edğâsu ahlâm]¹² rüyalardır. Biz böyle rüyaların yorumunu bilmeyiz.”
12 Demet demet, kopuk kopuk görülen rüyalardır. Başı var sonu yok, sonu var başı yok, belli bir yorumu olmayan, parça parça, tabiri zor, karışık rüyalar için söylenir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Bu gördükleriniz karışık düşlerdir. Biz böyle karışık düşlerin yorumunu bilemeyiz” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kâhinler, “Bunlar hiçbir anlamı olmayan karmakarışık hayallerdir; dolayısıyla biz, böyle hayallerin yorumunu bilemeyiz!” dediler. Böylece, o zamanın en usta rüya tâbircileri bile, kralın rüyasını yorumlamaktan acze düştüler. Çünkü rüyaları doğru tâbir etmek, ancak vahiy bilgisi ile mümkündü ki, bu bilgi yalnızca Peygamberlere verilmiştir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dediler ki: “Karmaşık düşler! Biz Düşler’in yorumunu bilecek durumda değiliz”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Beyler: " Efendim bunlar karışık rüyalar açıkçası biz böyle rüyaların yorumunu yapamayız. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kralın başına toplanan rüya yorumcuları dediler ki; "Rüyanız karışık hayallerden ibarettir. Biz hayalleri yorumlamayı bilmeyiz!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar şöyle demişlerdi: “Bunlar karmakarışık rüyalardır. Biz böyle rüyaların yorumunu bilenler değiliz.”
Mehmet Türk
swap_vert close
(İleri gelen bilginler): “Bu anlamsız¹ düşleri² ha? Biz böyle düşlerin³ yorumunu bilemeyiz.” dediler.
1 (أَضْغَاثُ أَحْلاَمٍ) Yaşı kurusuna karışmış ot demetleri gibi, yenisi eskisine karışmış bir yığın uyku hayalleri, gerçekte hiç bir manası olmayan eski-yeni bir takım vehimler ve hayallerin birbirine karışmasından meydana gelen manasız hâdiseler demektir. (Elmalılı)2 Hulüm: Bu da bir rüya çeşididir. (çoğulu, “ahlâm”dır) Hiçbir anlamı olmayan birtakım boş hayallerden ibaret olup şeytanî bir yalandan başka bir şey olmayan rüyalara hulüm denilir. İslâm Âlimlerine, göre rüya üç kısımdır: a- Allah tarafından doğrudan doğruya veya bir Melek vasıtası ile meydana gelen ilâhî telkinler ki; asıl “rüya” budur. b- Nefsin kendisinden kendisine gelen telkinidir ki; yaşanmış olayların hayalinden başka bir kıymeti yoktur. c- Şeytanî bir tesir sebebiyle olanıdır ki; hayalden başka bir şey değildir. İşte bu son iki rüya çeşidine “hulüm” denilir. Kötü bir rüya gören bir Müslümanın: gördüğü rüyanın ve şeytanın şerrinden üç kez Allah’a sığınıp; “Allah’ım, bu rüyanın şerrinden ve rahmetinden uzak kalmış olan şeytanın şerrinden sana sığınırım.” der. Rüyanın hayra dönüşmesi için dua eder. Bu tür rüyayı hiç bir kimseye anlatmaz. Müslüman gördüğü iyi bir rüyadan ötürü uyanınca Allah’a hamdeder. Bu rüyadan dolayı sevinir, bunu bir müjde kabul eder. Rüyayı sevdiği bir kimseye anlatır, sevmediğine kesinlikle anlatmaz.3 Rüya: Uyku sırasında uyanıkmış gibi çeşitli olayların yaşanmasıdır. Buna dilimizde “düş” de denir. Arapçada; “rüya ve hulüm” aynı anlamda kullanılırsa da Kur’an’a göre rüya “hulüm”den başkadır. Rüya soyut bir hâdise olmayıp onda tabir edilebilecek hakiki bir mana bulunur. Rüya çağlar boyunca bütün toplumlarda büyük önem görmüştür. Rüyanın mahiyeti ve kökeni hakkında çok şeyler söylenmiştir. Ancak bu söylenenler her topluma ve her kültüre göre değişkenlik arz etmiştir. Umumiyetle rüya, uyanıklık halinin bir uzantısı olup; etkisinde kalınan, sevindirici veya üzücü olayların uyku halinde yaşanması olayıdır. İslâm’da rüya hukukî bir kaynak ve delil değildir. Yalnız gören kişi ile alakalıdır. O kişi de bu rüyasını hayra yorar ve bu rüya yalnız kendisini bağlar. Sadece Peygamberlerin rüyaları bir vahiy çeşidi olması hasebiyle ümmeti için din konusunda delil olur. Peygamberliğe soyunan, hatta peygamberleri bile geçmeye çalışan bir takım soytarıların rüyaları, ya tamamen uydurmadır ya da saçma sapan şeylerdir. Kur’ân’da; Hz. İbrahim (a.s)’ın oğlu İsmail (a.s)’ı rüyada boğazlaması, Yusuf (a.s)’ın rüyasında on bir yıldızla, güneş ve ay’ın kendisine secde ettiğini görmesi, Mısır hükümdarının ve hapishanedeki iki kişinin gördükleri rüyaları ve Rasûlullah (s.a.v)’in Hudeybiye’ye gitmeden önce rüyasında; kendisinin ve arkadaşlarının “emniyet içerisinde saçlarını kazıtmış olarak Mekke’ye girdiklerini” görmesi, vahiy çeşidi olan rüyalar olarak zikredilir. Fıkıhta rüya, delil kabul edilmez.  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Anlaşılması zor, karmaşık rüyalardan biri bu” ⁴⁵ dediler, “hem, rüyaların işaret ettiği gerçek anlama dair derin ve sağlam bir bilgiden de biz yoksunuz”.
45 Lafzen, “rüyalar karmaşası (edğâs)” .  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
“Bunlar, karmakarışık rüyalar. Biz böyle rüyaları yorumlamasını bilemeyiz.” dediler.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Bir tuhaf, karma karışık düşler bunlar” dediler; “zaten biz, bu tür rüyaların altında yatan gerçek anlamı bilmekten de âciziz.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar da: "(Bunlar) Karmakarışık rüyalardır, biz böyle rüyaların yorumunu bilenlerden değiliz" diye cevap verdi.
Osman Fırat
swap_vert close
Dediler ki: "Bunlar karma karışık düşlerdir. Ve biz böyle düşlerin yorumunu bilmiyoruz. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Karmakarışık bir rüya ve biz karışık rüyaları yormaya bilgi sahipleri değiliz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
O kâhinler “Bu gördükleriniz karışık düşlerdir. Biz böyle karışık düşlerin yorumunu bilemeyiz. ” dediler.
Âlimlerimiz rüyaları üçe ayırırlar. 1. Allah tarafından bir melek aracılığı ile meydana gelen kısım ki doğru, gerçek rüya budur. 2. İnsanın benliğinden kaynaklanan bir telkin. 3. Şeytanî bir telkin ile meydan gelen zihinsel görüntüdür. Son iki grup adgas-u ahlam (karışık düşler) dir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Yorumcular) dediler ki: "Bu, karışık düşlerden ibarettir. Biz, karışık düşlerin yorumunu bilmeyiz."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eşrâf ve kâhinler: "Bu karmakarışık, hayâlâtdan 'ibâretdir. Biz böyle şeylerin ta'bîrini bilmeyiz" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dediler ki “Bir sürü hayaller görmüşsünüz. Biz böyle hayallerin yorumunu[*] bilmeyiz.
[*] Tevil(yorum) sözlükte, (رد الشيئ إلى الغاية المرادة منه) bir şeyi hedefine çevirmektir. (Rağıb el-İsfahânî, Müfredât, اول mad.)  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Bunlar, karışık rüyalardır. Bunları yorumlamasını bilemeyiz, dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Bu karmakarışık bir rüyadır,” dediler. “Biz böyle karışık rüyaların tabirini bilmeyiz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dediler ki: "Bunlar, demet demet hayallerden ibarettir. Biz, hayal ve kuruntuların yorumunu bilenler değiliz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler: “ķarışıķ düşlerdür daħı degülüz biz düşler tefsirini biliciler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdiler: Bu yaman ḳarışuḳ düş, didiler. Daḫı biz ḳarışuḳ düşlerüñ ta‘bīrinbilmezüz, didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar: “(Bu gördüklərin) qarmaqarışıq yuxulardır. Biz (belə) yuxuların yozumunu bilmirik!” – deyə cavab verdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They answered: Jumbled dreams! And we are not knowing in the interpretation of dreams.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said: "A confused medley of dreams: and we are not skilled in the interpretation of dreams."(1701)
1701 No one in the Council apparently wanted to take the responsibility either of interpreting the dream, or of carrying out any measures consequent on the interpretation.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُٓوا
dediler
اَضْغَاثُ
karmakarışık
اَحْلَامٍۚ
düşlerdir
وَمَا نَحْنُ
ve biz değiliz
بِتَاْو۪يلِ
yorumunu
الْاَحْلَامِ
bu düşlerin
بِعَالِم۪ينَ
bilen kimseler
(Yorumcular) Dediler ki: "Bunlar karmakarışık düşlerdir. Biz böyle düşlerin yorumunu bilenlerden değiliz."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
ضِغْث
İsim
ض غ ث
Karmakarışık, bir demet sap
حُلُم
İsim
ح ل م
Düşler, bulûğ çağı, hayaller
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
نَحْنُ
Zamir
نَحْنُ
Biz
تَاْوِيل
Fiilimsi-II
ا و ل
Tevil, netice, yorum
حُلُم
İsim
ح ل م
Düşler, bulûğ çağı, hayaller
عَالِمُ
Etken fiil
ع ل م
Bilen, âlim