close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 36. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vedeḣale me’ahu-ssicne feteyân(i)(s) kâle ehaduhumâ innî erânî a’siru ḣamrâ(an)(s) vekâle-l-âḣaru innî erânî ahmilu fevka ra/sî ḣubzen te/kulu-ttayru minh(u)(s) nebbi/nâ bite/vîlih(i)(s) innâ nerâke mine-lmuhsinîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve onunla beraber zindana iki de delikanlı girmişti. Bunların biri, ben dedi, rüyamda gördüm, şarap yapmak için üzüm sıkıyormuşum ve öbürü ben de dedi, rüyamda gördüm, başımda ekmek var, kuşlar gelip tepemdeki ekmeği yiyormuş. Bunları yor bize, çünkü biz seni görüyoruz ki iyilik edenlerdensin.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onunla birlikte iki genç de zindana girmişti. Onlardan biri: "Ben (rüyamda) kendimi şarap (yapmak için üzüm) sıkıyorken gördüm" dedi. Öbürü ise: "Ben de kendimi başımın üstünde ekmek taşıyorken gördüm ki, kuş(lar) da ondan yemekteydi" demişti. "Bunun yorumundan bize haber ver. Doğrusu biz seni, muhsinlerden (iyilik sahibi ve dini gayret ehli kimselerden) görmekteyiz" (diye Yusuf’tan rica etmişlerdi).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O'nunla beraber iki genç daha girmişti hapse. Sohbet esnasında onlardan biri, Yûsuf'a dedi ki: “Rüyamda kendimi şaraplık üzüm sıkarken gördüm.” Diğeri ise: “Ben, kendimi başımın üstünde ekmek taşıyorum, kuşlar ondan yiyorlar şeklinde gördüm” dedi. “Bize bu rüyaların gerçek anlamını haber ver, çünkü sen rüyaların nasıl yorumlanacağını iyi bilen kimselerdensin” dediler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yûsuf ile birlikte iki genç daha hapse girmişti. Birisi: “Rüyamda kendimi üzüm sıkarken gördüm.” dedi. Öteki de: “Ben de başımda somun ekmek taşıdığımı, kuşların da ondan yediğini gördüm. Bize bunun yorumunu bildir. Biz seni iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar yapan idarecilerden, rüyaların yorumunu iyi bilenlerden biri olarak görüyoruz.” dedi.
bk. Kamus “Hamr” maddesi, Kur’an-ı Kerim, 12/41, 47/15; Lisânü’l-Arab.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Zindana onunla birlikte iki de genç girdi. Onlardan biri: "Ben rüyada kendimi şarap sıkıyor gördüm" dedi. Diğeri de: "Ben de rüyamda kendimi başımın üstünde ekmek taşıyor ve kuşlar da ondan yiyor gördüm" dedi. "Bunun yorumunu bize haber ver. Biz seni iyilik edenlerden görüyoruz."
Ali Bulaç
swap_vert close
Onunla birlikte iki genç de zindana girmişti. Biri: 'Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyorken gördüm.' dedi. Öbürü: 'Ben de kendimi başımın üstünde ekmek taşıyorken gördüm; kuş da ondan yemekteydi' dedi. 'Bunun yorumundan bize haber ver. Doğrusu biz seni, iyilik yapanlardan görmekteyiz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yûsuf'la beraber, zindana iki de delikanlı girdi. Delikanlılardan biri: “- Ben rüyamda kendimi şarap olacak üzüm sıkıyor gördüm”, dedi. Öteki de: “-Ben, rüyada kendimi görüyorum ki, başımın üstünde bir ekmek götürüyorum ve kuşlar ondan yiyor” dedi. Artık bize rüyanın tâbirini bildir. Çünkü biz, seni iyilik edenlerden görüyoruz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve onunla beraber iki genç de hapse girdiler. Biri dedi ki: “Ben içki için üzüm sıktığımı görüyorum.” Diğeri de: “Ben başımda ekmek taşıdığımı, bir kuşun da o ekmekten yediğini görüyorum. Bunun tevilini bize bildir. Çünkü senin iyi bir insan olduğunu görüyoruz” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Onlardan biri dedi ki: “Ben rüyamda şarap sıktığımı gördüm.” Diğeri de, “Ben de başımın üstünde kuşların yemekte olduğu bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bunun yorumunu bize haber ver! Çünkü biz seni güzel davrananlardan görüyoruz” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Onunla birlikte, iki yiğit de zindana kondu, bunlardan biri dedi ki: «Ben düşte gördüm ki şarap sıkarım», öteki de dedi ki: «Başımın üstünde ekmek taşırım, onu kuşlar yiyordu, bize bunu yoruver, seni iylik edenlerden görürüz»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onunla beraber iki delikanlı daha zindana girdi. Bunlardan biri: “Ben (rüyamda) kendimi şarap (yapmak için üzüm) sıkarken gördüm.” Öbürü de: “Ben de başımın üzerinde kuşların yemekte olduğu bir ekmek taşıdığımı gördüm, bunların yorumunu bize bildir. Çünkü biz senin gerçekten iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz” dediler.
Cemil Said
swap_vert close
Ânınla berâber iki âdem daha habis olundı. Biri didi ki: "Ben ru’yâmda kendimi üzüm sıkar iken gördüm." diğeri "Ben kendimi başımda itmek taşır iken gördüm kuşlar itmeği didikliyorlar idi." didi ve Yûsuf’a Sen bir muhsin âdemsin bize bu ru’yâları ta’bir it." didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hapse, onunla beraber, iki genç daha girdi. Biri, "Rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm" dedi; diğeri "Başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm" dedi. "Bize bunu yorumla; senin iyi bir kimse olduğunu görüyoruz"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi. Diğeri, “Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onunla birlikte zindana iki genç daha girdi. Onlardan biri, “Ben rüyada şarap yaptığımı gördüm” dedi. Diğeri de, “Ben de başımın üstünde bir ekmek taşıdığımı gördüm. Kuşlar ondan yiyordu. Bunun yorumunu bize bildir. Kuşkusuz biz seni bu işleri iyi bilen biri olarak görüyoruz” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onunla birlikte zindana iki delikanlı daha girdi. Onlardan biri dedi ki: Ben (rüyada) şarap sıktığımı gördüm. Diğeri de: Ben de başımın üstünde kuşların yemekte olduğu bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bunun yorumunu bize haber ver. Çünkü biz seni güzel davrananlardan görüyoruz, dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onunla birlikte hapishaneye iki genç adam da girdi. Onlardan biri: "(Rüyamda) kendimi şarap yaparken gördüm," dedi. Diğeri: "Ben de başımın üzerinde ekmek taşırken kendimi gördüm, onu kuşlar yiyordu. Bunların yorumunu bize bildir. Seni iyilerden görüyoruz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Zindana onunla birlikte iki delikanlı daha girdi. Birisi dedi ki: "Rüyada kendimi şarap sıkarken gördüm". Öteki de dedi ki: "Ben de başımın üstünde ekmek taşıdığımı, kuşların da ondan yediğini gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Çünkü biz seni iyilik edenlerden görüyoruz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi, birisi ben, dedi: ru'yada kendimi görüyorum ki şarap sıkıyorum, diğeri de ben, dedi: ru'yada kendimi görüyorum ki başımın üstünde bir ekmek götürüyorum ondan kuşlar yiyor, bize bunun ta'birini haber ver, çünkü biz, seni muhsinlerden görüyoruz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Zindana onunla birlikte iki delikanlı daha girdi. (Bu delikanlılardan biri, Mısır melikinin sakisi, diğeri ise ekmekçisiydi ve bu delikanlılar, Mısır melikini zehirlemeye teşebbüs etmekle suçlanıyorlardı. Bu iki delikanlı hapishanede Yûsuf ile aynı yerde kaldılar. Kaldıkları süre içerisinde Yûsuf’un her haliyle çok faziletli bir insan olduğuna şahit oldular. Bir gün, bu iki delikanlı, gördükleri rüyanın tevilini yapması için Yûsuf’un yanına geldiler.) Bunlardan biri (Yûsuf’a,) “Ben (rüyamda) kendimi şarap (yapmak için üzüm) sıkarken gördüm dedi,” diğeri ise, “Ben de (rüyamda) başımın üstünde ekmek taşıdığımı, kuşların da o ekmekten yediğini gördüm, dedi. (Rüyalarını anlatan bu iki delikanlı, rica ederek Yûsuf’a şöyle dediler:) Bunların yorumunu bize bildir. Gerçekten biz seni insanlara iyilik eden (faziletli kimse) lerden olduğunu görüyoruz”.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onunla birlikte iki genç daha zindana atıldı. Onlardan biri: “Ben, rüyamda kendimi sarhoş edici şey yaparken gördüm.” dedi. Diğeri: “Ben de başımın üstünde ekmek taşıyordum, kuşların da onu yediklerini gördüm. Bize bunu yorumla. Doğrusu senin iyilik eden kimselerden olduğunu görüyoruz.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onunla beraber zindana iki de delikanlı girdi. Bunlardan biri: «Ben rü'yamda kendimi şarab (üzüm) sıkıyor gördüm» dedi. Öbürü de: «Ben de rü'yâmda kendimi başımda ekmek götürüyor, kuşlarda ondan (kekmeleyib) yiyor gördüm», dedi, «Bize bunun ta'bîrini haber ver. Çünkü biz seni iyilik edenlerden görüyoruz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onunla berâber zindana iki de genç girmişti. Onlardan biri: “Doğrusu ben(rüyâmda) kendimi görüyorum ki üzüm sıkıyorum!” dedi. Diğeri de: “Doğrusu ben de(rüyâmda) kendimi görüyorum ki başımın üstünde bir ekmek taşıyorum, kuşlar ondan yiyor” dedi. (Bunlar:) “Bize bunun ta'bîrini haber ver! Çünki biz seni iyilik edenlerden görüyoruz” (dediler).
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (Yusuf zindana atılınca) onunla birlikte zindana iki genç daha girmişti. (Yûsuf’la aynı mekânı paylaşan bu gençler, onun dürüstlüğüne ve rüyaları yorumlamadaki yeteneğine hayran kalmışlardı, bir gün) onlardan biri: “Doğrusu ben (rüyâmda) kendimi görüyorum ki (şaraplık) üzüm sıkıyorum!” dedi. Diğeri de dedi ki; “Ben de kendimi başımın üzerinde ekmek taşıyorken gördüm, kuşlar da ondan yiyordu. Bize onun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni, iyi davranan (dürüst ve erdemli) kimselerden görüyoruz. *
(*) Lafzen, “o’nunla hapse giren”. Tevrat’taki anlatıma göre (ki bu noktada Kur’an’la bir uyuşmazlık sözkonusu değildir) bu mahpuslardan biri Kral’ın sâkîsi, biri de fırıncısıydı; her ikisi de kesinleşmemiş suçlardan ötürü hapisteydiler. (M. Esed Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yusuf la beraber iki genç de hapse girmişti. Onlardan biri “(Rüyamda) Kırmızı üzüm sıkarken gördüm” dedi. Diğeri de “Bende (rüyamda) başımın üzerinde ekmek taşırken, bazı kuşların o ekmeği yediklerini gördüm” dedi. İki genç “Bize bu gördüklerimizin yorumunu haber ver. Zira seni iyilik yapanlardan birisi olarak görüyoruz” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yusuf’la birlikte zindana iki delikanlı daha girdi. Bunlardan bir dedi: "İşte ben düşümde gördüm, başımda ekmek taşıyormuşum. Kuşlar gelip gelip ondan yiyorlarmış. Bu düşlerin nasıl yorulacağını bize bildirsene. Çünkü, görüyoruz, sen iyilik etmeyi seven bir kimsesin."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onunla beraber zindana iki köle daha girdi. Onlardan biri rüyada kendimi şarap [⁶] sıkıyor gördüm dedi; diğeri de rüyada ben kendimi, başım üzerinde ekmek taşırken kuşların gelip ondan yediklerini gördüm, dedi. Bunun tâbirini bize bildir. Çünkü seni iyi işleyen kimselerden görüyoruz [⁷] dediler.
[6] Şarap olacak üzüm.[7] Veya bu hususta mahir kimselerden.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onunla beraber iki genç daha zindana girdi. Onlardan biri, “Muhakkak ben (rüyamda) kendimi şaraplık üzüm sıkarken görüyorum [erânî]” dedi. Diğeri de “Muhakkak ben de (rüyamda) kendimi başımın üzerinde kuşların yediği bir ekmek taşırken görüyorum” dedi. “Bunun yorumunu bize haber ver. Şüphesiz biz seni iyi davrananlardan [muhsinîn] görüyoruz” (dediler).
Kadri Çelik
swap_vert close
Zindana, onunla beraber, iki genç daha girdi. Biri, “(Rüyamda) şarap (üzüm) sıktığımı gördüm” dedi. Diğeri “Başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bize bunu yorumla. Doğrusu biz seni, ihsan sahiplerinden görmekteyiz” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onunla birlikte, iki genç adam daha zindana girmişti.İkisi de kralın yakın hizmetçisi olan bu insanlar, onu zehirlemeye teşebbüs etmekle suçlanıyorlardı. Yûsuf’la aynı mekânı paylaşan bu gençler, onun dürüstlüğüne ve rüyaları yorumlamadaki yeteneğine hayran kalmışlardı. Birgün,bu iki gençten biri, “Ey Yûsuf! Rüyamda, kendimi şarap yapmak için üzüm sıkarken gördüm.” dedi. Diğeri ise, “Ben de kendimi, başımın üzerinde bir ekmek taşırken gördüm, kuşlar ekmeği gagalayıp yiyorlardı.” dedi. Yûsuf’a ricada bulunarak, “Lütfenbunların ne anlama geldiğini bize söyler misin? Gördüğümüz kadarıyla, sen çok iyi bir insana benziyorsun.” dediler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onunla birlikte iki genç de Hapishane’ye girdi. Onlardan biri: -“Ben, (rüyamda) şaraplık sıktığımı görüyorum” dedi. Diğer Birisi: -“Ben, başımın üstünde Kuşlar’ın yemekte olduğu bir ekmek taşıdığımı görüyorum. Bize bunun yorumunu bildir! Biz, senin İyilik-Güzellik Eden (Muhsin)ler’den olduğunu görüyoruz” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yusuf'la birlikte hapishaneye iki genç daha girmişti. Birisi: " Yahu ben rüyamda kendimi hep şaraplık üzüm sıkarken görüyorum. " Öbürü: " Yahu ben de rüyamda başımda ekmek taşıyorum, bir kuş da gelip hep bu ekmeği gagalıyor. Bunları bize yorumlar mısın? Gördüğümüz kadarıyla sen bu işi iyi biliyorsun. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yusuf’la birlikte iki delikanlı daha zindana girdi. Onlardan biri dedi ki; "Ben rüyamda şarap sıktığımı görüyorum." Öteki; "Ben de rüyamda başımın üstünde ekmek taşıyorum. Kuşlar gelip ondan yiyor. Bunun yorumunu bize haber ver. Zira biz seni güzel davranan, iyi rüya yorumlayanlardan görüyoruz." dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onunla birlikte hapse iki delikanlı daha girmişti. Onlardan biri “Ben kendimi (rüyamda) içki için (üzüm) sıktığımı görüyorum.” demişti. Diğeri de “Ben de kendimi başımın üzerinde kuşların yemekte (gagalamakta) olduğu bir ekmek taşıdığımı görüyorum.” demişti. “Bunun yorumunu bize bildir! Çünkü biz seni güzel davrananlardan görüyoruz.” (demişlerdi). [*]
Hz. Yusuf’un hapishane arkadaşlarının ondan rüyalarını yorumlamasını istemelerinin muhtemel nedeni daha önce gördüğü rüyayı babasının yorumlamasını kendilerine aktarmış olmasıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yûsuf’la beraber zindana iki genç daha girmişti. Onlardan biri (Yûsuf’a): “Ben (rüyamda) kendimi şarap sıkıyorken gördüm.” dedi. Ötekisi de: “Ben de kendimi, başımın üstünde kuşların yediği bir ekmek taşıyorken gördüm.” dedi. (İkisi birden): “(Ey Yûsuf!) Bu rüyayı bize yorumla, çünkü biz seni, kesinlikle iyi bir kimse olarak görüyoruz.” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
ONUNLA beraber iki genç daha girmişti hapse. ³⁵ İşte bu iki gençten biri (bir gün): “Rüyamda kendimi şaraplık üzüm sıkarken gördüm” dedi. Öteki: “Ben de kendimi başımın üzerinde ekmek taşıyor gördüm, öyle ki kuşlar ondan (koparıp koparıp) yiyorlardı”. [Bu iki genç:] [Yusuf’tan] “Bu (rüyaların) gerçek anlamını haber ver bize!” diye rica ettiler, “Çünkü, görüyoruz ki, sen, [rüyaların nasıl yorumlanacağını] iyi [bilen] kimselerdensin”. ³⁶
35 Lafzen, “o’nunla hapse giren”. Tevrat’taki anlatıma göre (ki bu noktada Kur’an’la bir uyuşmazlık sözkonusu değildir) bu mahpuslardan biri Kral’ın sâkîsi, biri de fırıncısıydı; her ikisi de kesinleşmemiş suçlardan ötürü hapisteydiler.36 Muhsinîn ifadesine yukarıdaki anlam örgüsü içinde Beğavî, Zemahşerî ve Beydâvî tarafından verilen anlam budur. İsmi geçen müfessirlere göre ahsene fiili “iyi oldu” ya da “iyilikte bulundu” şeklindeki birincil anlamına ilaveten, “[bir şeyi] bildi” ya da “[bir şeyi] iyi bildi” anlamında mecaz olarak da kullanılır. Bu itibarla, Kur’an bu ayetle sanki Hz. Yusuf’un hikmet sahibi güvenilir bir rüya yorumcusu olarak saldığı ünün kendisinden önce hapishaneye vardığını îma eder gibidir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zindana onunla beraber iki genç daha girdi. Onlardan biri; “Ben rüyamda kendimi sarhoş eden içecek üzüm suyu sıkarken görüyorum.” Dedi. Diğeri de; “Ben de rüyamda, başımın üstünde ekmek taşıdığımı ve o ekmeği kuşların yediğini görüyorum. Sen bizim rüyalarımızı yorumla. Çünkü biz, senin rüya yorumunu iyi yapan biri olduğunu düşünüyoruz.” dedi. 12/101
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O ARADA onunla birlikte iki genç daha hapse girdi. (Bir gün) o iki gençten biri dedi ki: “Rüyamda kendimi şaraplık üzüm sıkarken gördüm.” Diğeri ise; “Ben de rüyamda başımın üzerinde ekmek taşıdığımı, kuşların (da) ondan yediğini gördüm” dedi. (Birlikte şunu talep ettiler): “Bize bu (rüyaların) altında yatan anlamı haber ver! Çünkü biz senin (bu işi) iyi bilen biri olduğunu düşünüyoruz.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi, onlardan biri: "Ben rüyada şarap sıktığımı gördüm" diğeri de: "Ben de, başımın üstünde ekmek taşıdığımı ve kuşların ondan gagalayarak yediklerini gördüm" dedi ve Yusuf'a: "Bize bunun yorumunu bildir, çünkü biz senin iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Onunla beraber zindana iki delikanlı daha girdi. Biri, "Ben rüyamda sarhoşluk vereni ( üzümü) sıktığımı gördüm" dedi. Diğeri, "Ben de rüyamda başımın üzerinde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bize bunun yorumunu haber ver. Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve O'nunla beraber iki genç de zindana girdi. Bunlardan biri dedi ki: «Muhakkak ben kendimi (rüyâda) görüyorum ki, şarap sıkıyorum.» Diğeri de dedi ki: «Ben de kendimi görüyorum ki, başımın üstünde bir ekmek yükleniyorum. Ondan kuşlar yiyor. Bize bunun tâbirini haber ver. Şüphesiz ki, biz seni iyilik sahiplerinden görüyoruz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hapishaneye onunla beraber iki genç de girmişti. Onlardan biri: “Ben rüyamda, kendimi şarap yapmak için üzüm sıkarken gördüm. ”Öbürü de: “Ben de başımın üstünde ekmek taşıdığımı ve bu ekmeği kuşların gagaladığını gördüm. Ne olur, bu rüyamızın tabirini bildir, doğrusu biz seni iyi insanlardan biri olarak görüyoruz. ” dediler.
Baskılar ve tuzaklarla hakikati örtbas etmeye çalışanlar, uzun vâdede asla başarılı olamazlar. Kuyu dibine de atılsa, köleleştirilse, zindana da atılsa gerçek, güneş gibi kendisini gösterir. İşte Hz. Yusuf (a.s.) bu sefer hapishaneyi dershane haline getirerek, kıyamete kadar gelecek tebliğ ve hizmet insanlarına da üstad olup, Medrese-i Yusufiyeleri başlatıyor. “Hapishane müdürü, bütün mahkûmları Yusuf’un emrine verdi, kendisi de bir köşeye çekilip rahatına baktı.” (Tekvin, 39,22-23).  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onunla beraber iki genç daha zindana girdi. Onlardan biri dedi ki: "Ben düşümde şarap sıktığımı görüyorum." Öteki de: "Ben de, görüyorum ki başımın üstünde ekmek taşıyorum, kuşlar ondan yiyor. Bunun yorumunu bize haber ver, zira biz seni güzel davranan(iyi rü'ya yoran)lardan görüyoruz." dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yûsufla berâber zindâna iki genç girdi. [¹] Bunlardan biri: "Ben ru'yâda şarâb sıkıyordum" ve diğeri de "Başımın üzerinde ekmek yüklenmişdim. Ondan kuşlar yiyordı. Bu ru'yâlarımızın ta'bîrini bize haber vir, biz seni muhsinlerden (eyi adamlardan) göriyoruz" didiler.
[1] Biri Mısır hükümdârı "Rayan"ın sâkîsi idi. Diğeri aşçısı idi. Melik'i zehirlemekle ithâm olunarak zindâna atılmışlardı. Yûsuf'un zindânda ru'yâ ta'bîri ile herkesi memnûn iylediğini gördüklerinden, gördükleri veyâhud uydurdukları ru'yâyı ona nakl ile ta'bîrini istediler.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yusuf’la birlikte iki delikanlı da hapse girmişti. Onlardan biri dedi ki; “Ben rüyada şaraplık üzüm sıktığımı gördüm. Diğeri; “Ben de başımın üstünde ekmek taşıdığımı gördüm. Onu kuşlar yiyordu” dedi. Bunların yorumu konusunda bizi bilgilendirir misin? Görüyoruz ki sen, güzel davrananlardansın.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Hapse onunla beraber iki genç daha girdi. Onlardan biri:-Rüyamda, şarablık üzüm sıktığımı gördüm, dedi; diğeri: -Başımın üstünde, kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm. dedi, Senin iyi birisi olduğunu görüyoruz. Bizi bunu yorumla.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onunla beraber zindana iki delikanlı girmişti. Onlardan biri, “Ben rüyamda şaraplık üzüm sıktığımı gördüm” dedi. Diğeri ise, “Ben de başımın üstünde ekmek taşıdığımı ve kuşların ondan yediğini gördüm” dedi. “Bize rüyalarımızı tabir et; çünkü biz seni iyilik yapan bir kimse olarak görüyoruz” dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onunla birlikte zındana iki genç daha girmişti. Bir tanesi dedi ki: "Rüyada gördüm, şarap sıkıyordum." Öteki de şöyle dedi: "Ben de gördüm ki, başımın üstünde ekmek taşıyorum, kuşlar ondan yiyor. Bunun yorumunu bize bildir. Biz senin, güzel düşünüp güzel davrananlardan olduğun kanısındayız."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
girdi anuñ-ile zindāna iki ķul eyitti ikısinüñ birisi “ bayıķ ben gördüm ya'nį düşde śıķarıdum. süci.” daħı eyitti, daħı biri “bayıķ ben gördüm beni götürür-idüm başum üstine epmek yir ķuş andan. ħaber vir bize tefsirin ya'nį ŧā'bįrin bayıķ biz görürüz eylük eyleyicilerden.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bilesince girdi Yūsufuñ zindāna iki yigit, melik ḳullarından. Birisi eyitdi:Ben düş gördüm ki süci çıḳarur‐men. Birisi de eyitdi: Ben düşümdegördüm ki başım üstine etmek götürmişem ḳuşlar yir andan. Ḫaber vir bizeanuñ ta‘bīrini, biz seni yaḫşılardan görürüz, didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onunla birlikdə iki cavan oğlan da (padşahı zəhərləməyə cəhd göstərməkdə ittiham edilmiş şah sarayının saqisi və aşpazı) zindana atıldı. (Gənclər Yusifin çox gözəl yuxu yozduğunu bildikdən sonra) onlardan biri (şərab paylayan) dedi: “Mən (yuxuda) gördüm ki, şərab (üçün üzüm) sıxıram”. Digəri (aşpaz) isə belə dedi: “Mən gördüm ki, başımın üstündə çörək aparıram, quşlar da ondan yeyir. Gəl bu yuxunu bizə yoz. Biz, həqiqətən, sənin yaxşı adamlardan olduğunu görürük!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And two young men went to prison with him. One of them said: I dreamed that I was pressing wine. The other said I dreamed that I was carrying upon my head bread whereof the birds were eating. Announce unto us the interpretation, for we see thee of those good (at interpretation).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Now with him there came into the prison two young men.(1685) Said one of them: "I see myself (in a dream) pressing wine." said the other: "I see myself (in a dream) carrying bread on my head, and birds are eating, thereof."(1686) "Tell us" (they said) "The truth and meaning thereof: for we see thou art one that doth good (to all)."(1687)
1685 Now opens another chapter in Joseph's life. The Plan of Allah develops. The wicked might plot; the weak might be swayed by specious arguments: but everything is used by the Universal Plan for its own beneficent purposes. Joseph must get into touch with the King, in order to work out the salvation of Egypt , and yet it must be through no obligation to smaller men. And he must diffuse his personality and teach the truth to men of all sorts in prison. 1686 Two men came to the prison about the same time as Joseph. They were both apparently officers of the king, who had incurred his wrath. One was a cupbearer (or butler or chief steward) whose duty was to prepare the king's wines and drinks. The other was the king's baker, whose duty was to prepare the king's bread. They were both in disgrace. The former dreamed that he was again carrying on his duties and pressing wine: the latter that he was carrying bread, but it did not reach his master, for the birds ate of it. 1687 Both these men saw the Signs of Allah about Joseph. They felt not only that he had wisdom, but that he was kind and benevolent, and would give of his wisdom even to strangers like themselves. They therefore told him their dreams and asked him to interpret them.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَدَخَلَ
ve girmişti
مَعَهُ
onunla beraber
السِّجْنَ
zindana
فَتَيَانِۜ
iki genç
قَالَ
dedi
اَحَدُهُمَٓا
onlardan biri
اِنّ۪ٓي
doğru-su ben
اَرٰين۪ٓي
kendimi gördüm
اَعْصِرُ
sıktım
خَمْراًۚ
şarap
وَقَالَ
ve dedi
الْاٰخَرُ
diğeri
اِنّ۪ٓي
doğru- su ben
اَرٰين۪ٓي
kendimi gördüm
اَحْمِلُ
taşıdım
فَوْقَ
üstünde
رَاْس۪ي
başımın
خُبْزاً
bir ekmek
تَاْكُلُ
yiyor
الطَّيْرُ
kuşlar
مِنْهُۜ
ondan
نَبِّئْنَا
bize ha- ber ver
بِتَاْو۪يلِه۪ۚ
bunun yorumunu
اِنَّا
şüphe- siz biz
نَرٰيكَ
seni gö- rüyoruz
مِنَ الْمُحْسِن۪ينَ
ihsan edenlerden
Onunla birlikte zindana iki delikanlı daha girmişti. (Daha sonra bu iki delikanlı, Yûsuf'un yanına geldiler ve) Onlardan biri dedi ki: "Ben (rüyamda) şarap (için üzüm) sıktığımı gördüm." Diğeri de "ben de (rüyamda) başımın üstünde kuşların yemekte olduğu bir ekmek taşıdığımı gördüm. Bunun yorumunu bize haber ver; çünkü biz seni (insanlara) ihsan edenlerden görüyoruz" dedi.
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
سِجْن
İsim
س ج ن
Zindan
فَتَيَان
İsim
ف ت ي
İki genç
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
عَصَرَ
Fiil-I
ع ص ر
Sıktı
خَمْر
İsim
خ م ر
Şarap, içki
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اٰخَر
İsim
ا خ ر
Diğeri, öteki, arkası, başkası, sonraki
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
حَمَلَ
Fiil-I
ح م ل
Taşıdı, yüklendi, hamile kaldı
فَوْق
İsim
ف و ق
Üstünde, yukarıda
رَاْس
İsim
ر ا س
Baş
خُبْز
İsim
خ ب ز
Ekmek
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
طَيْر
İsim
ط ي ر
Kuş
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَبَّاَ
Fiil-II
ن ب ا
Haber verdi
تَاْوِيل
Fiilimsi-II
ا و ل
Tevil, netice, yorum
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُحْسِن
Etken fiil-IV
ح س ن
Muhsin, güzel yapan, güzellik yapan kimse