(Yusuf) dedi ki, daha yiyeceğiniz yemek önünüze gelmeden önce, size onun (o rüyanızın) yorumunu bildireceğim. Ama (önce, beni dinleyin. Bakın); bu (bilgi ve yetenek, benim kendi maharetim değil, doğrudan doğruya) Rabbimin (Allah’ın) bana öğrettiği şeylerdendir. (Ve bana öğretilenler, yalnızca rüya yorumlamaktan ibaret değildir.) Doğrusu ben, (insanlığın yegâne Rabbi ve İlahı olan bir) Allah’a inanmayan ve (bunun en doğal sonucu olarak), ahireti inkâr eden (şu içerisinde yaşadığınız) bir toplumun (batıl inanç ve hurafelerle dolu) dinini (sahip olduğu uygarlık, yaşam biçimi, sistem ve düzenini) terk ettim! *
(*) Hz. Yusuf gençlerin bu durumundan istifade ederek onlara tevhid dinini tebliğ etmek istedi. Dolayısıyla onların rüyalarını yorumlamadan önce kendisinin hak din üzerinde olduğunu, bilgilerinin Allah tarafından öğretildiğini ve Mısırlıların yanlış yolda olduklarını bildirerek onları hazırladı ve hak dini onlara tebliğ etti. İşte bu ve bundan sonraki üç âyet bununla ilgilidir. (Diy. Vakfı Meal Açıklaması) Not: ayette geçen (ملة) ‘’millet’’ ifadesi, din, yani inanç, uygarlık, yaşam biçimi, sistem ve düzen demektir. Ayrıca (ملة - دين) ‘’millet ve din’’ konusuna bkz:
((تعريف و معنى ملة في قاموس مصطلحات فقهية. قاموس عربي) الملة هي الدين، وملة الإسلام هي دين الإسلام -- الدين هو نظام اجتماعي-ثقافي من السلوكيات والممارسات المعينة، والأخلاق، والنظرات العالمية، والنصوص، والأماكن المقدسة، أو النبوات، أو المنظمات، التي تربط الإنسانية بالعناصر الخارقة للطبيعة، ...( دين (معتقد) - ويكيبيديا)