close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 37. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle lâ ye/tîkumâ ta’âmun turzekânihi illâ nebbe/tukumâ bite/vîlihi kable en ye/tiyekumâ(c) żâlikumâ mimmâ ‘allemenî rabbî(c) innî teraktu millete kavmin lâ yu/minûne bi(A)llâhi vehum bil-âḣirati hum kâfirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yusuf, size dedi, rızıklanacağınız hiçbir yemek gelmiyor ki ben onu, önceden haber vermiş olmayayım; bu da Rabbimin bana öğrettiklerinden. Şüphe yok ki ben, Allah'a inanmayan ve ahireti inkar eden topluluğun dinini terkettim.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hz. Yusuf bunu bir tebliğ fırsatı bilerek) Dedi ki: "Size rızıklanacağınız bir yemek gelecek olsa, ben mutlaka size daha gelmeden önce onun ne olduğunu haber verebilirim. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben, Allah’a inanmayan, ahireti de tanımayanların ta kendileri olan bir topluluğun dinini terk ettim" deyip (onlara iman ve İslam gerçeğini tebliğ etmişti).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yûsuf dedi ki: “Size yedirilecek yemek, size gelmezden önce, yani kısa bir zaman içerisinde, o rüyaların yorumunu mutlaka size haber vereceğim. Bu Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Öncelikle bilin ki, ben Allah'a inanmayan ve ahiret gerçeğine inanmayıp tüm bu gerçekleri örtbas eden bir toplumun izlediği yolu kabul edenlerden değilim.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yûsuf: “Size yiyecek olarak verilecek bir yemek gelmeden önce, rüyaların tâbirini size bildireceğim. Meselelerin ve olayların tahlili, ilmî yorumu, akıl yürütme, rüyaların tâbiri, Rabbimin vahiy ve ilham ile bana öğrettiği ilimlerdendir. Ben Allah'a iman etmeyecek olan bir kavmin geleneksel düzeninden, hayat tarzından uzaklaştım. Onlar özellikle âhireti, ebedî yurdu inkâr ediyorlardı.” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dedi ki: "Size, rızık olarak verilen yemek henüz ulaşmadan ben size onun ne olduğunu mutlaka haber veririm. Bu Rabb'imin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben Allah'a inanmayan ve ahireti de inkâr eden bir kavmin dinini terkettim. [1]
1.Burada ifadenin zahirinden Hz. Yusuf (a.s.)`un önceden bu dinde olduğu fakat sonra terkettiği anlamı çıkmaktadır. Ancak kastedilen anlam: "Ben onların dininden uzak durdum" anlamıdır. Çünkü peygamberler daha peygamberlikle görevlendirilmeden önce de küfürden korunmuşlardır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Dedi ki: 'Size rızıklanacağınız bir yemek gelecek olsa, ben mutlaka size daha gelmeden önce onun ne olduğunu haber veririm. Bu, rabbimin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben, Allah'a iman etmeyen, ahireti de tanımayanların ta kendileri olan bir topluluğun dinini terkettim.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yûsuf, delikanlılara şöyle dedi: “- Size rızık olarak verilecek bir yemek, daha size gelmeden önce onun ne çeşit ve nasıl bir yemek olduğunu size haber verdim. Bu, Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir. Çünkü ben, Allah'a, inanmıyan ve topyekûn ahireti inkâr eden bir kavmin dinini terk ettim.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yusuf: (Rüyada) size yedirildiğini gördüğünüz hangi yemek olursa olsun, o rüya(nın manası) başınızda gerçekleşmeden onun yorumunu size mutlaka haber veririm. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Ben, Allah’a tam inanmayan ve ahreti tamamen inkâr eden bir toplumun dinini bıraktım.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yûsuf dedi ki: “Size yedirilecek yemek gelmeden önce onun yorumunu mutlaka size haber vereceğim. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Şüphesiz ben, Allah'a inanmayan bir toplumun dininden uzaklaştım. Onlar âhireti inkâr edenlerin ta kendileridir.”[224]
[224] Millet kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IX, 418-419.  
Besim Atalay
swap_vert close
Yusuf dedi: «azığınız olan yemek gelmeden önce, yorarım ben onları, bu, bana Tanrımın öğretmesidir, Allaha inanmayan bir ulusun yolunu bırakmışım, ahrete de inanmayan onlardır»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Yusuf) dedi ki: “(Merak etmeyin, daha yiyeceğiniz yemek önünüze gelmeden, size rüyanızın ne anlama geldiğini bildireceğim. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben, Allah'a inanmayan ve ahireti de inkâr eden bir toplumun milletini terk ettim.”
Son cümledeki “millet” sözcüğü halkın sahip olduğu dini, uygarlığı, hayat tarzını, sistemi, düzeni ifade etmektedir. “Terk ettim” cümlesi, “ben onların dininden uzak durdum” anlamındadır. Zira peygamberler peygamber olmadan önce de şirke ve zulme bulaşmamış insanlardır.Zindanda yaşanan bu durum Hz. Yusuf’a tevhid dinine hizmetin kapısını açmıştır. Rüyalarına yorum bekleyen gençlerin isteğini fırsata dönüştüren Hz. Yusuf hemen “Allah’a inanmayan ve ahireti de inkâr eden bir toplumun yaşam biçiminden uzak olduğunu” dile getirerek çizgisini ortaya koymuştur. Aşağıdaki ayetlerde de görüldüğü gibi Mısırlıların yanlış yoldan gittiklerini, gerçek dinin İslam olduğunu ve kulluğun sadece bir olan Allah’a yapılması gerektiğini onlara tebliğ etti.  
Cemil Said
swap_vert close
Yûsuf ânlara didi ki: "Size daha yevmî ta’âmınızı getürmediler. Ben gelecek ta’âmınızın ne oldığını ne lezzetde bulundığını haber vireyim. Bu ’ilmi rabbim bahş itdi. Çünki ben Allâh’a îmân itmeyen ve âhirete inanmıyan kâfirlerin dînini terk iyledim."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yusuf: "Rabbimin bana öğrettiği bilgi ile, daha yiyeceğiniz yemek gelmeden size onu yorumlarım. Doğrusu ben, Allah'a inanmayan ve ahireti inkar eden, bir milletin dinini bırakmışımdır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yûsuf dedi ki: “Sizin yiyeceğiniz yemek size gelmeden önce, onun ne olduğunu bildiririm. Bu, bana Rabbimin öğrettiklerindendir. Ben, Allah’a inanmayan ve ahireti inkâr eden bir milletin dinini bıraktım.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yûsuf şöyle cevap verdi: “Size erzak olarak verilecek yemek gelmeden önce, onun yorumunu mutlaka size haber vereceğim. Bu, rabbimin bana öğrettiklerindendir. Şüphesiz ben, Allah’a inanmayan, âhireti de inkâr eden bir kavmin (Mısırlıların) dininden uzak durdum.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Yusuf) dedi ki: Size yedirilecek yemek gelmeden önce onun yorumunu mutlaka size haber vereceğim. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Şüphesiz ben Allah'a inanmayan bir kavmin dininden uzaklaştım. Onlar ahireti inkâr edenlerin kendileridir.  
 Hz. Yusuf gençlerin bu durumundan istifade ederek onlara tevhid dinini tebliğ etmek istedi. Dolayısıyla onların rüyalarını yorumlamadan önce, kendisinin hak din üzerinde olduğunu, bilgilerinin Allah tarafından öğretildiğini ve Mısırlıların yanlış yolda olduklarını bildirerek onları hazırladı ve hak dini onlara tebliğ etti. İşte bu ve bundan sonraki üç âyet bununla ilgilidir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Size ayrılan karavana yemeği elinize geçmeden önce size onun yorumunu bildirebilirim. Bunlar, Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Ben, ALLAH'a inanmıyan bir toplumun dinini terketmiş bulunuyorum, onlar ahiret konusunda da inkarcıdırlar."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yusuf dedi ki: "Size yiyecek olarak verilecek bir yemek gelmeden önce onun tabirini size bildiririm. Bu, Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir. Çünkü ben Allah'a inanmayan ve ahireti inkâr eden bir kavmin dinini terkettim."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Dedi ki: size merzuk olacağınız bir taam gelecek a her halde o gelmezden evvel ben size bunun ta'birini haber vermiş bulunurum, bu bana rabbımın ta'lim buyurduklarındandır, çünkü ben, Allaha inanmıyan ve hep Âhıreti inkâr edenlerden ıbaret bulunan bir kavmin milletini bıraktım
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yûsuf, o iki delikanlıya:) “Yiyeceğiniz yemek daha size gelmeden önce bunun ne olduğunu size haber veririm, bu (ilim), Rabbimin bana öğrettiklerindendir” dedi. (Yûsuf, rüyaların tevilini yapmadan önce, hakkı tebliğ vazifesini yapmak maksadıyla sözlerine şöyle devam etti.) “Ben, Allah’a (tevhid üzere) inanmayan ve âhiret gününü inkâr eden bir topluluğun (bâtıl) inançlarını terk ettim. (O topluluğun bozuk inançlarını reddederek, hiçbir zaman onların sapkınlıklarını kabul etmedim.)
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Yiyeceğiniz yemek daha gelmeden, ikinizin de rüyasını yorumlayacağım. Rüya yorumu yapmak Rabb'imin bana öğrettiği şeylerdendir. Doğrusu ben, Allah'a iman etmeyen ve Ahiret Günü'nü yalanlayan bir halkın milletini¹ terk ettim.” dedi.
1- Bir halkın sahip olduğu uygarlık, yaşam biçimi, sistem, düzen.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Dedi ki: «Size rızıklanacağınız bir taam gelecek oldu mu, ben muhakkak onun ne olduğunu size daha gelmezden evvel haber veririm. Bu, Rabbimin bana öğretdiği ilimlerdendir. Çünkü ben Allaha inanmaz bir kavmin dînini — ki onlar âhireti inkâr edenlerin ta kendileridir — terketdim».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Yûsuf) şöyle dedi: “Kendisiyle rızıklanacağınız hiçbir yemek size gelmez ki, daha(o) gelmeden onun te'vîlini (mâhiyetini) size haber vermiş olmayayım. Bunlar, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Şübhesiz ki ben, Allah'a îmân etmeyen ve kendileri gerçekten âhireti inkâr eden kimseler olan bir kavmin dînini terk ettim.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Yusuf) dedi ki, daha yiyeceğiniz yemek önünüze gelmeden önce, size onun (o rüyanızın) yorumunu bildireceğim. Ama (önce, beni dinleyin. Bakın); bu (bilgi ve yetenek, benim kendi maharetim değil, doğrudan doğruya) Rabbimin (Allah’ın) bana öğrettiği şeylerdendir. (Ve bana öğretilenler, yalnızca rüya yorumlamaktan ibaret değildir.) Doğrusu ben, (insanlığın yegâne Rabbi ve İlahı olan bir) Allah’a inanmayan ve (bunun en doğal sonucu olarak), ahireti inkâr eden (şu içerisinde yaşadığınız) bir toplumun (batıl inanç ve hurafelerle dolu) dinini (sahip olduğu uygarlık, yaşam biçimi, sistem ve düzenini) terk ettim! *
(*) Hz. Yusuf gençlerin bu durumundan istifade ederek onlara tevhid dinini tebliğ etmek istedi. Dolayısıyla onların rüyalarını yorumlamadan önce kendisinin hak din üzerinde olduğunu, bilgilerinin Allah tarafından öğretildiğini ve Mısırlıların yanlış yolda olduklarını bildirerek onları hazırladı ve hak dini onlara tebliğ etti. İşte bu ve bundan sonraki üç âyet bununla ilgilidir. (Diy. Vakfı Meal Açıklaması) Not: ayette geçen (ملة) ‘’millet’’ ifadesi, din, yani inanç, uygarlık, yaşam biçimi, sistem ve düzen demektir. Ayrıca (ملة - دين) ‘’millet ve din’’ konusuna bkz: ((تعريف و معنى ملة في قاموس مصطلحات فقهية. قاموس عربي) الملة هي الدين، وملة الإسلام هي دين الإسلام -- الدين هو نظام اجتماعي-ثقافي من السلوكيات والممارسات المعينة، والأخلاق، والنظرات العالمية، والنصوص، والأماكن المقدسة، أو النبوات، أو المنظمات، التي تربط الإنسانية بالعناصر الخارقة للطبيعة، ...( دين (معتقد) - ويكيبيديا)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yusuf ikisine “Rızıklanacağınız (yiyeceğiniz) yemek gelmeden önce size (gördüğünüz rüyaların) yorumlarını yapacağım. Bunları (rüyaları) yorumlamayı bana Rabbim öğretti. Ben, Allah’a inanmayan ve ahiret gününü inkâr eden bir topluğun inançlarını (dinlerini) kabul etmedim”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yusuf dedi: "Size azık olarak verilen yiyecek gelmeden önce ben size onun ne olduğunu söyliyebilirim. Bu, çalabımın bana öğrettiği bilimlerdendir. Çünkü ben Allah’a inanmıyan, öbür dünyayı da tanımıyan bir ulusun dinini bıraktım.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yusuf dedi ki: «— Size gıda olmak üzere gelecek yemeklerin size gelmeden evvel, ne olduğunu [⁸] bildirebilirim [⁹]. Bu, [¹⁰] Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir. Ben Allah/a iman etmeyip âhireti tanımayan bir kavmin din ve milletini terkettim.»
[8] Yani yiyeceğiniz şeyleri.[9] Yusuf Aleyhisselâm rüyayı tâbir etmeden evvel emr-i dini tebliğ etmek istedi ve mucize gösterdi.[10] Te'vil hususu ile ihbar ı gaybiyyeyi bildirmek hususu.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Yûsuf) dedi ki: “İkinize rızık olarak verilen öğününüz henüz size gelmeden, onun yorumunu vukuundan önce de⁸ bildirmiş olayım. Bunlar bana Rabbimin öğrettiği şeylerdendir. Muhakkak ki ben, Allah’a inanmayan ve ahiret gününü inkâr eden bir toplumun [kavm] dinini [millet] terk ettim.⁹
8 Zamahşerî’nin yorumunun daha isabetli olduğunu düşünüyoruz. 9 Yûsuf, onlara “siz de terk edin” demek istemektedir. Bu ve devamındaki üç ayette peygamberliğini belirtmektedir. Böylece onları tevhid dinine çağırmakta ve zindanda ilk tebliğini de yapmış olmaktadır. Kahire’de eski kalenin içinde dehlizle dibine kadar inilebilen bir yer altı zindanı vardır. Kuyuyu andırdığından “Yûsuf’un zindana atıldığı kuyu” olarak ziyaret edilmektedir. O devirlerde bildiğimiz tarzda bir hapishane yoktu. Mısır’da iken bu zindanın/kuyunun dibine kadar inip ziyaret etmiştim. Zeminde zincirleri bağlamak için yerleştirilmiş halkalar bulunan büyük bir kaya parçası ile sonradan ince bir boruya alınan bir de su musluğu vardı. İçilebilir olup soğuktu.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Dedi ki: “Size rızık olmak üzere verilen yemeklerin gelmesinden önce onun yorumunu size bildiririm. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Doğrusu ben, Allah'a inanmaz bir kavmin dinini terk ettim. Hem onlar, ahireti de inkâr edenlerdi.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yûsuf, “Hayhay!” dedi, “Merak etmeyin, daha yiyeceğiniz yemek önünüze gelmeden önce, size rüyanızın yorumunu bildireceğim. Ama önce, birkaç dakika beni dinlemenizi rica ediyorum. Bakın;bu bilgi ve yetenek, benim kendi mahâretim değil, doğrudan doğruya Rabb’imin bana öğrettiği şeylerdendir. Ve bana öğretilenler, yalnızca rüya yorumlamaktan ibaret değildir: Doğrusu ben, insanlığın yegane rabbi ve ilahı olan bir Allah’a inanmayan ve bunun en doğal sonucu olarak, öte dünyanın varlığını inkâr eden şu içerisinde yaşadığınız toplumun bâtıl inanç ve hurâfelerle dolu dinini ve bu dine göre oluşturulan hayat tarzını terk ettim! Bunun yerine;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
(Yûsuf) Dedi ki: -“Size verilecek yemek gelmeden önce size onun yorumunu bidiririm. İşte bunlar rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Ben, Allah’a inanmaz bir kavmin milletini (dinini) terk ettim. Onlar Âhiret’i gerçekten inkâr edenlerdir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yusuf: " Ben şu yiyeceklerinizin ne olduğunu daha gelmeden size haber verebilirim. Dahası Allah beni sizin için de bilgilendirdi. Zaten bu sayede ben, Allah'a inanmayan, üstelik ahreti inkar eden bir milletin dinini bıraktım. “
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yusuf onlara, "Size rızk olarak verilen yemek henüz gelmeden önce bu rüyanın yorumunu size haber vermiş olurum. Bu yorum Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Ben Allah’a inanmayan ahireti inkâr eden bir kavmin dinini terk ettim."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Yusuf ise onlara) şöyle demişti: “Size verilecek yemek gelmeden önce, onun (gördüğünüz rüyaların) yorumunu mutlaka size bildireceğim. Bu, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Şüphesiz ki ben Allah’a inanmayan bir kavmin milletinden (dininden) uzaklaştım. Onlar, ahireti inkâr edenlerin ta kendileridir.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Yûsuf, o iki gence): “Yiyeceğiniz yemek daha size gelmeden önce, Rabbimin bana öğrettiği ilim sayesinde; bunun ne olduğunu (ben size) derhâl haber veririm. Doğrusu ben Allah’a îman etmeyen, âhireti de kesinlikle inkâr eden bir topluluğun dinini, terk ettim.” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Yusuf:] “Daha yiyeceğiniz günlük azığınız önünüze konmadan rüyalarınızın gerçek anlamını ³⁷ size haber vereceğim, [ki başınıza gelecek olanı] vuku bulmadan önce [bilesiniz]; çünkü bu bana Rabbimin öğrettiği şeylerdendir. (Önce) bilin ki, ben, Allah’a inanmayan, ³⁸ ve ahiret gerçeğini tanımaktan ısrarla kaçınan bir toplumun izlediği yolu terk ettim;
37 Lafzen, “onların altında yatan anlamı”.38 Hz. Yusuf, kendisine gösterilen yakınlığı, mahpus arkadaşlarına doğru yolu, gerçek dini açıklamak, tebliğ etmek için bir fırsat olarak değerlendirmek ister. Onlara rüyalarını yorumlayacağı konusunda olumlu bir tavır gösterirken, önce, tevhid inancına dair bilinmesi, farkında olunması gereken gerçeklere kulak vermelerini ister onlardan.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yusuf: “Size verilen günlük yiyeceğiniz önünüze gelmeden, ikinizin de rüyasının altında yatan gerçeği haber vereceğim. Zira bu, Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Çünkü ben, Allah’a inanmayan ve ahireti de hesaba katmayan bir toplumun inanç sistemini terk ettim.” 14/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Yusuf) dedi ki: “Öğününüz size ulaşmadan, ben her ikinize de rüyanızın altında yatan anlamı, (onun sonucu) başınıza gelmeden haber vereceğim.[¹⁸⁵⁶] Zira bunlar Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Ama (önce) şunu bilmeniz şart: Ben, Allah’a inanmayan ve âhireti inkâr eden bir toplumun dinini terk ettim;
[1856] Bu ifadenin mahiyeti tartışılmıştır. Bazıları bunun rüyada görülen yiyecek olduğunu söyler (Taberî; Süddi’den naklen Râzî). Bu yiyeceğin normal günlük tayın olmadığında ısrarlı olanlar “Yönetim, birine ölüm cezası vereceği zaman, ona zindanda zehirli bir yemek yedirerek cezayı infaz ederdi” şeklindeki sıhhati kuşkulu bir açıklamaya dayanır (Râzî). Yine Taberî kable en ye’tiyekuma (size gelmeden önce) ibaresini ise, öncesinin aksine “uyanıkken” notuyla verir. Bunu yaparken o ve onun gibi düşünenler (Msl: R. Rıza), “Rüyalarınızda size yemek ikram edilmeden önce onların altında yatan anlamı size bildireceğim” şeklindeki bir anlayışı reddetmiş olmaktadır. Bu anlama problemi, la-ye’tîkumâdaki gizli zamirin nereye gittiğiyle alâkalıdır. Eğer bu gizli zamir “yemeğe” giderse anlam “yiyeceğiniz yemek size gelmeden önce” olur, yok “rüyalara” giderse “rüyada gördükleriniz (gerçek hayatta) başınıza gelmeden önce” olur. Bunun hangisinin isabetli olduğu ise, bi-te’vilihideki açık zamirin adresine bağlıdır. Bu zamirin adresi Zemahşerî’ye göre “anlatılan (rüya)lar”dır. Bizce isabetli olan da budur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bunun üzerine Yusuf: (Siz hiç merak etmeyin) Size rüyanızda yedirilen bir rızkın karşılığı olan olay başınıza gelmeden önce, ben size muhakkak onun yorumunu bildirebilirim, bu, Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir. Çünkü ben Allah'a inanmayan bir kavmin (Mısır ahalisinin) dinine tabi olmadım! (Zindana atılmayı tercih ettim)
Osman Fırat
swap_vert close
(Yûsuf) şöyle dedi: "Size rızık olarak verilen yemek henüz size gelmezden önce bunun yorumunu size haber vermiş olurum. Bu rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Ben, Allah’a iman etmeyen, âhireti de inkâr eden bir toplumun dinini terk ettim:
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hazreti Yusuf da dedi ki: «İkinize merzûk olacağınız bir taam gelmez ki, illâ ben onu daha size gelmeden evvel haber veririm. Bunlar bana Rabbimin talim buyurmuş olduğu şeylerdendir. Şüphe yok ki, ben Allah Teâlâ'ya imân etmez olan bir kavmin milletini (dinini) terkettim ve onlar (evet), onlar ahireti münkir kimselerdir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
37, 38. Yusuf: “Yiyeceğiniz yemek size henüz gelmeden, her birinizin rüyasının tabirini size bildirmiş olurum. Bu, Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir. Ama, önce biraz beni dinleyin: Ben Allah'a iman etmeyen, âhireti de inkâr eden bir halkın dinini bir tarafa atıp, atalarım İbrâhim, İshak ve Yâkub'un dinine tabi oldum. Allah'a herhangi bir şeyi şerik saymak bizim için asla doğru olmaz. Bu tevhid inancı, Allah'ın hem bize, hem de insanlara olan ihsanıdır. Ama ne yazık ki insanların çoğu bu nimete şükretmezler. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Yusuf) şöyle dedi: "Size rızık olarak verilen yemek henüz size gelmezden önce bunun yorumunu size haber vermiş olurum. Bu (yorum) Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir (bu bilgileri Rabbim bana lutfetti). Ben, Allah'a inanmayan, ahireti de inkar eden bir kavmin dinini terk ettim:
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yûsuf: [²] "Evlerinizden size yimek içün gelen ta'âmınızın, daha gelmezden evvel ne idiğini, lezzetini size haber viririm. Bu, rabbimin bana ta'lîm iylediği şeylerdendir. Ben Allâh Te'âlâ'ya îmân itmeyen ve âhirete kâfir ve münkir olan bir kavmin milletini terk itdim."
[2] Ta'bîr-i ru'yâdan mukaddem onlara vaz' u nasîhat itmek, bu sûretle onları tarîk-i hakka süluka da'vet iylemek maksadıyla kırkıncı âyete kadar olan sözi söyledi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yusuf dedi ki “Size yedirilecek yemek gelmeden onun ne maksatla geldiğini dahi bildirebilirim[1]. Bu, Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Çünkü ben Allah’a güvenmeyen inancı olmayan ve ahireti yok sayan bir topluluğun dinini reddetmiş bulunuyorum[2].
[*] Allah'tan korkan kişilere Allah zihin açıklığı verir. Enfal 8/29, Talak 65/2-5  
Şaban Piriş
swap_vert close
Yusuf:-Rabbimin bana öğrettiği bilgi ile, daha yiyeceğiniz yemek gelmeden size onu yorumlarım, dedi. Doğrusu ben, Allah'a inanmayan ve ahireti inkar eden bir toplumun dinini bıraktım.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yusuf dedi ki: “Size nasipleneceğiniz bir yiyecek gelmeden önce ben size onu haber veririm.(5) Bu bana Rabbimin öğrettiği bilgilerdendir. Ben Allah'a inanmayan ve âhireti inkâr eden bir kavmin dinini terk ettim.
(5) Ya gelecek olan yemeği haber vereceğini kast etmektedir ki, bu Hz. İsa’nın mucizesine benzer bir mucizedir (bk. 3:49). Veya, “Rüyanızın tabirini, yemeğiniz gelmeden önce ben size bildireceğim; ama önce anlatacaklarımı dinleyin” demek istemiştir. Her iki halde de, Hz. Yusuf, kendisinin Allah tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğunu anlatmakta ve bunun delillerini ortaya dökmekte, sonra muhataplarını Allah’ın birliğine çağırmaktadır. Hz. Yusuf’un, zindanı gerçekten de bir “medreseye” çevirmiş olduğu meydandadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yûsuf dedi ki: "Rızıklanacağınız herhangi bir yemek size gelmeden önce onun yorumunu ikinize mutlaka bildiririm." Bu, Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Ben, Allah'a inanmayan ve âhireti de tamamen inkâr eden bir toplumun milletini terk ettim."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti “gelmeye siz ikiye yiyesi kim rūzį virinürsiz anı illā ħaber virdüm siz ikiye tefsirin ya'nį neyidügin ne ķadar idügin andan ilerü kim gelesiz ikiye. şol andandur kim ögretti baña çalabum bayıķ ķodum bir ķavm milletini kim inanmazlar Tañrı’ya daħı anlar āħiretde anlar kāfirlerdür.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yūsuf eyitdi: Size bir yimek gelmeye rızḳdan illā ben anuñ te’vīlin sizeiderin size gelmezden evvel. Anuñ ‘ilmini ki ögretdi beni yaradan Allāh. Ben ḳoydum ol ḳavm dīnini ki īmān getürmezler Tañrıya, daḫı āḫirete. Daḫıanlar kāfirlerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Yusif) belə cavab verdi: “Yeyəcəyiniz təam gəlməmişdən əvvəl mən onun mə’nasını (gördüyünüz yuxuların dünyada nə ilə nəticələnəcəyini və ya yeməklərin nədən ibarət olacağını) sizə xəbər verərəm. Bu, Rəbbimin mənə öyrətdiyi elmlərdəndir. Mən Allaha inanmayan və axirəti də inkar eləyən bir tayfanın dinini tərk etdim!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He said: The food which ye are given (daily) shall not come unto you but I shall tell you the interpretation ere it cometh unto you. This is of that which my Lord hath taught me. Lo! I have forsaken the religion of folk who believe not in Allah and are disbelievers in the Hereafter.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
He said: "Before any food comes (in due course) to feed either of you, I will surely reveal to you the truth and meaning of this ere it befall you.(1688) That is part of the (Duty) which my Lord hath taught me.(1689) I have (I assure you) abandoned the ways of a people that believe not in Allah and that (even) deny the Hereafter.(1690)
1688 The dream of one foreboded good to him, and of the other, evil to him. It was good that each should prepare for his fate. But Joseph's mission was far higher than that of merely foretelling events. He must teach the truth of Allah and the faith in the Hereafter to both men. He does that first before he talks of the events of their phenomenal life. And yet he does it so tenderly. He does not tantalise them. In effect he says, 'You shall learn everything before our next meal, but let me first teach you Faith!" 1689 Joseph does not preach a pompous sermon, or claim any credit to himself for placing himself at their service. He is just doing his duty, and the highest good he can do to them is to teach them Faith. 1690 These men were Egyptians, perhaps steeped in materialism, idolatry, and polytheism. He must teach them the Gospel of Unity. And he does it simply, by appealing to his own experience: 1 have found the Lord good: in prosperity and adversity I have been supported by Faith: in life no man can live by error or evil: perhaps one of you has done some wrong for which you find yourself here: perhaps one of you is innocent: in either case, will you not accept Faith and live forever?  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
لَا يَاْت۪يكُمَا
ikinize gelmez
طَعَامٌ
bir ye- mek ki
تُرْزَقَانِه۪ٓ
onunla ikiniz rızıklanacak
اِلَّا
an- cak
نَبَّاْتُكُمَا
ikinize haber vermişimdir
بِتَاْو۪يلِه۪
onun te'vilini
قَبْلَ
önce
اَنْ يَاْتِيَكُمَاۜ
size gelmesinden
ذٰلِكُمَا
bunlar
مِمَّا
o şey-dendir ki
عَلَّمَن۪ي
bana öğretti
رَبّ۪يۜ
Rabb- im
اِنّ۪ي
şüphe- siz ben
تَرَكْتُ
terk ettim
مِلَّةَ
dinini
قَوْمٍ
bir kav-min ki
لَا يُؤْمِنُونَ
iman etmiyorlar
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَهُمْ
ve onlar
بِالْاٰخِرَةِ
âhireti
هُمْ
kendi- leri
كَافِرُونَۙ
inkâr eden- lerdir
(Yûsuf) Dedi ki: "Sizin (bugün) yiyeceğiniz yemek size gelmeden önce onun te'vilini (o yemeğin ne olduğunu) size haber vereceğim (sonra rüyanızı yorumlayacağım). Bunlar, Rabbimin bana öğrettiklerindendir. Şüphesiz ben, Allah'a iman etmeyen ve âhireti inkâr eden bir kavmin dinini terk ettim."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
طَعَام
İsim
ط ع م
Yemek, yiyecek, doyurma
رَزَقَ
Fiil-I
ر ز ق
Rızıklandırdı, rızık verdi, yedirdi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
نَبَّاَ
Fiil-II
ن ب ا
Haber verdi
تَاْوِيل
Fiilimsi-II
ا و ل
Tevil, netice, yorum
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَلَّمَ
Fiil-II
ع ل م
Öğretti, talim etti
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
تَرَكَ
Fiil-I
ت ر ك
Bıraktı, terk etti
مِلَّة
İsim
م ل ل
Din
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler