close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 35. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śumme bedâ lehum min ba’di mâ raevû-l-âyâti leyescununnehu hattâ hîn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonra onun suçsuzluğuna dair bunca deliller görmekle beraber gene de bir müddet hapsedilmesini muvafık bir tedbir saydılar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonra (Vezir ve saray görevlileri Yusuf’un iffetine ilişkin) delilleri görmelerine (rağmen, yine de) ardından, mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana atmak (görüşü) onlarda ağır basmış (şeytani düşünceleri galip gelmişti. Böylece, güya zahiren namus ve onurlarını kurtarmak adına masum bir insana suçlu muamelesi etmekten çekinilmemişti.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sonra aziz ve çevresindekiler, Yûsuf'un iffetine dair birçok belgeleri görmelerine rağmen, onu bir süre zindana atmayı uygun gördüler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu kadar delili gördükten sonra yine de, vezir ve yakınlarında, dedikoduların unutulacağı kadar bir süre, onu zindana atma düşüncesi ağır bastı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra bazı delilleri görmelerinin ardından yine de onu bir süre zindana atmaları kendilerine uygun geldi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra onlarda (Yusuf'un iffetine ilişkin) delilleri görmelerinin ardından, mutlaka onu belli bir vakte kadar zindana atmak (görüşü)ağır bastı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra, vezir ve aile halkı, Yûsuf'un beraatine dair bunca delilleri gördükleri halde, onu bir müddet (dedi-kodu kesilinceye kadar) zindana atmak fikriyle ortaya çıktılar (ve onu zindana attılar).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
(Yusuf’un suçsuzluğunun) delillerini gördükten sonra, (dedikoduları önlemek için de olsa) bir müddete kadar onu hapse atacaklarına karar verdiler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sonunda, kesin delilleri görmelerine rağmen halkın dedikodusunu kesmek için yine de onu bir zamana kadar zindana atmayı uygun buldular.
Besim Atalay
swap_vert close
Birtakım belgeler görülmüş iken, bir zamançin onu zindana atmak, uygun geldi bunlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sonra onlar (Yusuf'un suçsuzluğuna dair) bu kadar delili gördükleri halde, yine de onu (dedikoduların kesileceği) bir zamana kadar zindana atmayı uygun buldular.
Hz. Yusuf, suçlu bulunduğu için değil; karısına karşı pasif kalan, kişilik zaafı bulunan, dirayetsiz ve basiretsiz efendisinin dik duramayışından ve aile itibarının yok olmasından hapse atılmıştır. Hz. Yusuf’un suçluluğuna ilişkin en ufak bir kanıt bulunmadığı ve isnat edilen suçun Hz. Yusuf’la alakasının olmadığı ispatlanmasına rağmen suçlu muamelesi görerek zindana atılması saray kültürünün zorba yönetiminin acı bir göstergesidir. Bu durum aristokrat çevrelerin tutarsız ve adaletsiz atmosferini ortaya koymaktadır. Hz. Yusuf’u hapse atan zihniyet hâlâ egemenliğini sürdürmektedir. Bugün bir takım derin güçler istiyor diye nice Yusuflar suçsuz yere zindanlarda çürümekte ve nice Yusufların hayat hakları haksızca ellerinden alınmaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Ândan sonra ma’sûmiyeti zâhir oldığı halde bir müddet içün Yûsuf’ı mahbese koydılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sonra, kadının ailesi delilleri Yusuf'un lehinde gördüğü halde, onu bir süre için hapsetmeyi uygun buldu.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sonra onlar, Yûsuf’un suçsuzluğunu ortaya koyan delilleri gördükten sonra yine de mutlaka onu bir süre zindana atmayı uygun buldular.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sonunda -kesin delilleri görmelerine rağmen- onu bir zamana kadar zindana atmak (yetkililerce) gerekli ve uygun görüldü.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonunda (aziz ve arkadaşları) kesin delilleri görmelerine rağmen (halkın dedikodusunu kesmek için yine de) onu bir zamana kadar mutlaka zindana atmaları kendilerine uygun göründü.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sonra, (vali ve adamları Yusuf'un suçzuzluğuna dair) kanıtları görmelerine rağmen, onu belli bir süreye kadar hapishaneye atmayı uygun gördüler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bu kadar delili gördükleri halde, sonra yine de Yusuf'u bir süre için zindana atma düşüncesi ağır bastı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra bu kadar âyâtı gördükleri halde o adamlara şu reiy galebe etti: behemehal onu bir müddet zindana atsınlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sonra (vezir ve adamları, Yûsuf’un suçsuzluğuna dair) delilleri görmelerine rağmen (halkın dedikodusunu kesmek için) onun bir zamana kadar zindana atılmasını uygun gördüler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Suçsuzluğuna dair kanıtlara rağmen yine de onu belli bir süre zindana atmaya karar verdiler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sonra, bütün o delilleri gördüklerinin ardından mutlakaa onu bir zamana kadar zindana atmaları (reyi) onlara zaahir oldu.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra (Yûsuf'un suçsuzluğuna dâir) o delilleri görmelerinin ardından, yine de onu bir müddet zindana atmaları (böylelikle gözden uzak tutmaları kanâati) kendilerine uygun göründü.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sonunda (aziz ve arkadaşları) kesin delilleri görmelerine rağmen (halkın dedikodusunu kesmek için) onu (suçlu gösterip) bir zamana kadar mutlaka zindana atmaları kendilerine uygun göründü.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra Azizin ev halkı delillerin Yusuf’un lehine olduklarını görmelerine rağmen, yinede belli bir zaman için onu hapse attılar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra bütün o belgeleri gözleriyle görmüşken yine de Yusuf’u bir süre için zindana koymayı uygun buldular.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar Yusuf/un ismetini gösterir birtakım alâmet gördükleri halde yine bir müddet [⁵] Yusuf/u hapsetmeyi münasip gördüler.
[5] Söz kesilinceye kadar.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sonra onlar, Yûsuf’un suçsuzluğu hakkındaki delilleri [âyât] gördükleri hâlde, yine de onu zindana atmayı uygun buldular.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra onlara (Yusuf'un iffetine ilişkin) delilleri görmelerinin ardından, onu belli bir vakte kadar zindana atma (görüşü) belirdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Daha sonra vezir ve arkadaşları, Yûsuf’un iffetli ve masum olduğunu gösteren kesin delilleri gördükleri hâlde, sırf halkın dedikodusunu kesmek için onu suçlu gösterip bir süre için zindana atmaya karar verdiler.Böylece, Yûsuf’un hayatında yeni dönem başlamış oldu:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sonra İşaretler’i / Deliller’i gördüklerinin ardından birden bire akıl ettiler ki onu bir süreliğine hapsetsinler!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Derken ipuçlarını tekrar değerlendirdiler. Sonunda Yusuf'un bir süre hapis yatmasına karar verdiler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yusuf’un suçsuz olduğunu bildikleri halde toplumdaki dedikoduları önlemek için zindana gönderdiler. Maksatları kadını aklayıp toplumdaki onurlarını kurtarmaktı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonunda kesin delilleri görmelerine rağmen onu bir süreliğine mutlaka hapse atmaları (gerektiği fikri), onlar (Aziz ve arkadaşları) için belirmişti. [*]
Hz. Yusuf sanıldığı gibi Aziz’in eşi Züleyha’nın ona sarkmasından sonra değil, daha sonra diğer kadınların da sarkıntılık isteklerinden sonra hapse atılmıştır. Hz. Yusuf’un hapse atılması elbette görünüşte bir haksızlıktı; çünkü suçsuz yere bir cezaya çarptırılmıştı. Ancak şehirdeki kadınların onunla ilgili farklı düşünceler beslediklerini söylemeleri nedeniyle belki de Hz. Yusuf’un hapse atılması onun için korumaya alınması gibi de düşünülebilir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sonra bu kadar delili gördükleri halde, yine de Yûsuf’u bir süre için zindana atma düşüncesi, onlarda ağır bastı.¹
1 Çünkü derin güçler, böyle istemişti. Bu mantık hâlâ devam etmekte ve birçok masum Yûsuflar, hâlâ zindanlarda çürümektedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Sonra, o kişizade ve ev halkı bütün delilleri[n Yusuf’un lehinde olduğunu] gördükten sonra bile ³³ o’nu bir süre için hapsetmeyi uygun gördüler. ³⁴
33 Lafzen, “onlara öyle geldi ki”.34 Kur’an’a göre Hz. Yusuf, efendisi kendisini suçlu bulduğu için değil, fakat “yularını kadının eline bir binek devesi misali teslim etmiş” olduğundan (Zemahşerî) karısına karşı uysal ve zayıf davranan efendisinin kişilik zaafının kurbanı olarak hapse atılmıştır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yusuf’un suçsuz olduğuna dair bütün delilleri gördükleri halde onu yine de bir süre için hapsetmeyi uygun gördüler.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
En sonunda yetkililer, gördükleri belge ve delillerin ardından (olayın sırrına ermelerine rağmen), belli bir süre onu hapsetmenin kesinlikle daha uygun olacağını düşündüler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Yusuf'un mâsum olduğuna dair) Bu kadar delili görmelerine rağmen (Aziz ve arkadaşları halkın dedikodusunu kesmek için yine de) onu -bir süre kalmak üzere- zindana attırmayı tercih ettiler.
Osman Fırat
swap_vert close
Sonra onlar, Yûsuf’un suçsuzluğunu ortaya koyan delilleri gördükten sonra yine de mutlaka onu bir süre zindana atmak için olmayanı oldurmayı uygun gördüler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra onlara o gördükleri âyetleri müteakip O'nu herhalde bir müddet zindana atmaları kanaatı zahir oldu.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sonra, vezir ve arkadaşları bunca kesin deliller görmelerine rağmen, dedikoduları kesmek gayesiyle, bir müddet için onu hapse atmayı uygun buldular.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sonra (aziz Kıtfir ve adamları, Yusuf'un masumluğu hakkındaki) bu delilleri gördükleri halde yine onu bir süre zindana atmaları kendilerine uygun geldi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonra 'Azîz-i Mısırla adamlarına, bu âyât ve mu'cizâtı gördükden sonra (kîl ü kâli kesmek içün) bir müddet onı zindâna koymak lüzûmı göründi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra bütün belgeleri gördükleri halde Yusuf’u bir süre için hapse atma düşüncesi öne çıktı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onun suçsuz olduğunu anladıkları halde, yine de bir süre için hapsetmeyi uygun gördüler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sonra, o kadar delilleri gördükleri halde, onlarda Yusuf'u bir süre hapsetme düşüncesi ağır bastı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bunca delili gördükten sonra bile Yûsuf'u bir süreye kadar zındana tıkmaları kararı onlara egemen oldu.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
andan görindi anlara andan śoñra kim gördiler nişānları kim zindāna givüreler anı [121b] tā bir zamaña degin.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Andan rāy urup tedbīr eylediler, āyetler gördüklerinden ṣoñra, bu irte anıḥapse ḳoyalar bir zamān giçinçe.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Vəzir və ailəsi Yusifin günahsız olduğunu sübut edən) dəlilləri (Yusifin köynəyinin arxadan cırılmasını, üzünün cırmaqlanmasını, qadınların turunc əvəzinə əllərini kəsməsini və i. a.) gördükləri halda, yenə də onu bir müddət (dedi-qodu kəsilənədək) zindana salmaq qərarına gəldilər. (Beləliklə, Yusif zindana atıldı).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And it seemed good to them (the men folk) after they had seen the signs (of his innocence) to imprison him for a time.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then it occurred to the men(1684) after they had seen the signs, (that it was best) to imprison him for a time.
1684 When Joseph's character was completely vindicated, there was no disgrace on him in being sent to prison after that. On the contrary the blame now would attach to those who, for their own selfish motives, restricted his liberty for a time. As a matter of fact, various motives on the part of the many actors in this drama converged towards that end. For Joseph, prison was better than the importunities of the women, and now, not one woman, but all society women were after him. To the women themselves it looked as if that was a lever which they could use to force his compliance. Vain, deluded creatures, to think that a man of God could be forced from the path of rectitude by threats or bribes. To the 'Aziz it appears as if it might be in his wife's best interests that he should disappear from her view in prison. The decisive factor was the view of the men generally, who were alarmed at the consternation he had caused among the women. They knew that Joseph was righteous: they had seen the Signs of Allah in his wonderful personality and his calm and confident fortitude. But, it was argued, it was better that one man (even if righteous) should suffer in prison rather than that many should suffer from the extraordinary disturbance he was unwittingly causing in their social life. Not for the first nor for the last time did the righteous suffer plausibly for the guilt of the guilty. And so Joseph went to prison—for a time. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
son- ra
بَدَا
uygun göründü
لَهُمْ
onlara
مِنْ بَعْدِ
ardından
مَا
o şe-yin ki
رَاَوُا
gör- düler
الْاٰيَاتِ
kesin delilleri
لَيَسْجُنُنَّهُ
onu mutlaka zindana atacaklar
حَتّٰى ح۪ينٍ۟
bir zamana kadar
Sonra (Yûsuf'un suçsuzluğuna dair) kesin delilleri görmelerine rağmen (halkın dedikodusunu kesmek için yine de) onu bir müddet zindana atmaları kendilerine uygun göründü.
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
بَدَا
Fiil-I
ب د و
Taştı, açıkladı, zuhur etti, ortaya çıktı, karşılarına çıktı, belirdi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
سَجَنَ
Fiil-I
س ج ن
Zindana atıldı
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
حِين
İsim
ح ي ن
Süre, vakit, an