close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû le-in ekelehu-żżi/bu venahnu ‘usbetun innâ iżen leḣâsirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Biz demişlerdi, güçlü kuvvetli bir toplulukken gelip onu kurt yerse artık şüphe yok ki ziyankarlardan oluruz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bunun üzerine kötü niyetli oğulları:) "Andolsun biz, birbirini kollayan zorlu ve soylu bir grup iken, kurt onu yerse, (yazıklar olsun bize!) bu durumda şüphesiz kayba uğrayan ve işe yaramayan (aciz) kimseler oluruz" demişlerdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
“Bu kadar güçlü kuvvetli bir topluluk olan bizlerin arasında, yine de onu kurt kapacak olursa, biz ölmüşüz demektir” dediler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kardeşleri: “Biz güçlü ve tutkun bir cemaatken, eğer onu kurt yerse, o zaman biz, gerçekten âciz, zavallı kimseler sayılırız” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar: "Biz güçlü, kuvvetli bir topluluk olduğumuz halde onu kurt yerse şüphesiz o zaman hüsrana uğrayanlardan oluruz."
Ali Bulaç
swap_vert close
Dediler ki: 'Andolsun, biz, birbirini kollayan bir topluluk iken, kurt onu yerse, bu durumda şüphesiz kayba uğrayan (aciz) kimseler oluruz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar: “-VAllahi, biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse, biz o halde çok ziyan çekeriz.” dediler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar: “Bizler on güçlü erkek kardeş iken, şayet kurt onu yerse, işte o zaman asıl zarar eden biz oluruz” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Dediler ki: “Hakikaten biz böylesine kalabalık olduğumuz halde, eğer onu kurt yerse, o zaman biz gerçekten aciz kimseler sayılırız.”
Besim Atalay
swap_vert close
Dediler ki : «Biz koca bir yığınız, eğer onu kurt yerse, yazık olsun bizlere!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Onlar da:) “Andolsun ki, biz, (güçlü) bir grup iken yine de onu kurt kaparsa, o zaman bize de yazıklar olsun” dediler.
Cemil Said
swap_vert close
Didiler ki: "Eğer bir kurd hücûm ider de biz müdâfa’a itmez isek hâsir oluruz."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"And olsun ki, biz kuvvetli bir toplulukken kurt onu yerse, biz aciz sayılırız" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar da, “Andolsun biz kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yerse (o takdirde) biz gerçekten hüsrana uğramış oluruz” dediler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Dediler ki: “Biz böylesine kalabalık iken onu kurt yerse o zaman gerçekten bize yazıklar olsun!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Dediler ki: Hakikaten biz (kuvvetli) bir topluluk olduğumuz halde, eğer onu kurt yerse, o zaman biz gerçekten âciz kimseler sayılırız.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dediler ki: "Biz kalabalık bir grup olduğumuz halde onu kurt yerse, o zaman gerçekten kaybedenler oluruz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Dediler ki: "Vallahi biz böyle güçlü kuvvetli bir topluluk iken, buna rağmen onu kurt yerse, o zaman biz kesinlikle hüsrana uğrayanlardan olmuş oluruz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Vallahi, dediler, biz müteassıb bir kuvvet iken onu kurt yerse biz o halde çok husrân çekeriz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Yûsuf’un kardeşleri) dediler ki: “Biz güçlü, kuvvetli bir topluluk olduğumuz hâlde onu kurt yerse şüphesiz o zaman (biz kuvveti ile aldanan,) kayba uğrayan (zavallı, âciz) kimselerden oluruz.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ant olsun ki, biz bu kadar kişiyken yine de kurt onu yerse, o takdirde bize yazıklar olsun.” dediler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Andolsun ki, dediler, bizim (kuvvetli) bir cemâat olmamıza rağmen onu kurt yerse bu takdirde muhakkak biz de husrâne uğrayanlar (dan) oluruz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar:) “Yemîn olsun ki, biz birbirine bağlı bir cemâat olduğumuz hâlde eğer onu kurt yerse, o takdirde şübhesiz ki biz elbette hüsrâna uğrayanlar oluruz” dediler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar: (O kötü niyetli oğulları:) ‘’Biz (güçlü, kuvvetli) bir topluluk olduğumuz hâlde onu kurt yerse şüphesiz o zaman hüsrana uğrayanlardan oluruz.’’ dediler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Eğer biz bu kadar kalabalık ve güçlü iken, onu bir kurt kapıp yerse, yazıklar olsun bize” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dediler: "Ant olsun. Biz bu kadar kişiyiz. Yine de kurt gelip onu yiyecek olursa, Yazıklar olsun bize!"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar: «— * Biz böyle çok iken onu kurt yerse artık biz ziyankâr oluruz [⁹]» dediler.
[9] Veya âciz oluruz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar da “Andolsun biz (bu kadar) birbirine bağlı ve yardımcı bir grup [usbetun] iken, eğer onu kurt yerse, o zaman yazıklar olsun bize!” dediler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Dediler ki: “Şüphesiz biz böyle güçlü bir topluluk iken onu kurt yerse, o zaman biz kesinlikle hüsrana uğrayanlardan oluruz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine onlar, “Biz bu kadar güçlü ve hazırlıklı bir topluluk olduğumuz hâlde, yine de onu kurt kapacaksa, o zaman yazıklar olsun bize!” dediler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Biz birbirine tutkun bir kuvvet iken, eğer onu Kurt yerse biz, o zaman hüsrana düşecekler / zarar edecekler oluruz” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kardeşler: " İyi artık. Eğer biz bu kadar kalabalık iken onu kurt yerse, hepimiz mahvolduk demektir. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kardeşleri; "Biz topluluk olduğumuz halde O’nu kurt yerse; o zaman biz tamamen beceriksiz kimseleriz demektir!" dediler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Kardeşler) şöyle demişti: “Gerçekten biz (kalabalık) bir topluluk olduğumuz hâlde onu kurt yerse, o zaman biz kaybedenler oluruz.”
Mehmet Türk
swap_vert close
(Yûsuf’un kardeşleri): “Gerçekten, biz, bu kadar büyük bir toplulukken onu kurt yerse, işte esas o zaman, tamamen beceriksiz kimseleriz, demektir.” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
“Bu kadar insanın arasında, yine de o’nu kurt kapacaksa, o zaman, biz ölmüşüz demektir!” dediler.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar da: “Biz bu kadar kalabalık bir topluluk iken eğer onu kurt yerse, yazıklar olsun bize.” dediler.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar dediler ki: “Biz bunca kalabalık olduğumuz hâlde eğer onu kurt kapacak olursa, asıl işte o zaman biz yanmışız demektir.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Babalarının kuruntusunu gidermek için onlar bu kez) Biz böyle güçlü ve kalabalık bir topluluk olmamıza rağmen eğer onu bir kurt yerse, o zaman biz gerçekten aciz kimseler sayılırız! (Oysa biz kardeşimizi her türlü tehlikeden koruyabilecek babayiğit gençleriz) dediler. (Böylece babalarından izni kopardılar.)
Osman Fırat
swap_vert close
Dediler ki: "Biz bir güçlü bir topluluk olduğumuz halde onu kurt yerse, o zaman biz hüsrana uğramış oluruz. ’’
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Biz kuvvetli bir topluluk olduğumuz halde O'nu eğer kurt yerse artık şüphesiz ki, biz elbette hüsrâna düşmüş kimseleriz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar! “Vallahi! ” dediler, “Biz böylesine güçlü bir grup iken onu kurt kapar da yerse, yazıklar olsun bize! Biz ne güne duruyoruz. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dediler ki: "Biz bir topluluk olduğumuz halde onu kurt yerse, o zaman biz tamamen beceriksiz kimseleriz, demektir!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar: "Biz böyle kuvvetli ve genç adamlar oldığımız halde onı kurd yer ise tahkîk biz hâsirlerden oluruz" didiler. (Bunun üzerine Ya'kûb Yûsuf'a onlarla sahrâya gitmeğe izin virdi.)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dediler ki “Biz birbirine kenetlenmiş bir toplulukken onu kurt yerse o zaman bütün itibarımızı kaybederiz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar:-Biz sağlam bir topluluk iken eğer onu kurt yerse yazıklar olsun bize, dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Biz güçlü kuvvetli bir topluluk iken onu kurt yiyecek olursa yazıklar olsun bize!” dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dediler ki: "Vallahi biz böylesine dayanışma içinde bir ekipken onu kurt yerse, o takdirde biz hüsrana uğrayan kişiler oluruz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler: “eger yiye anı ķurt biz cemā'at iken bayıķ biz andan ziyānlularuz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdiler: Anı ḳurt yise biz cemā‘at‐iken, ol vaḳtda biz ziyānlulardan olu‐ruz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar: “Biz güclü bir dəstə (on bir nəfət) ola-ola (gözümüzün qabağında) qurd onu yesə, onda biz aciz olarıq ki!” – deyə cavab verdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They said: If the wolf should devour him when we are (so strong) a band, then surely we should have already perished.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said: "If the wolf were to devour him while we are (so large) a party, then should we indeed (first) have perished ourselves!"(1645)
1645 Jacob's objections as stated could be easily rebutted, and the brethren did so. They would be eleven in the party, and the ten strong and grown-up men would have to perish before the wolf could touch the young lad Joseph! So they prevailed, as verbal arguments are apt to prevail, when events are weaving their web on quite another Plan, which has nothing to do with verbal arguments. Presumably Benjamin was too young to go with them.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُوا
dediler
لَئِنْ
andol- sun eğer
اَكَلَهُ
onu yerse
الذِّئْبُ
kurt
وَنَحْنُ
biz iken
عُصْبَةٌ
bir
cemaat
اِنَّٓا
gerçek-ten biz
اِذاً
o za-man
لَخَاسِرُونَ
elbet hüsrana uğrayanlarız
Onlar dediler ki: "Biz kalabalık bir cemaat olduğumuz hâlde eğer onu kurt yerse, (işte) o zaman biz gerçekten hüsrana uğrayanlardan oluruz."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
ذِئْب
İsim
ذ ا ب
Kurt
نَحْنُ
Zamir
نَحْنُ
Biz
عُصْبَة
İsim
ع ص ب
Cemaat, Grup, Topluluk
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اِذًا
Edat
اِذًا
Bundan dolayı, bundan ötürü, bunun için, o hâlde, o taktirde
خَاسِر۪ين
Etken fiil
خ س ر
Hüsrana uğrayanlar