close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Yûsuf Sûresi 109. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ erselnâ min kablike illâ ricâlen nûhî ileyhim min ehli-lkurâ(k) efelem yesîrû fî-l-ardi feyenzurû keyfe kâne ‘âkibetu-lleżîne min kablihim(k) veledâru-l-âḣirati ḣayrun lilleżîne-ttekav(k) efelâ ta’kilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Senden önce gönderdiğimiz kimseler de şehirlerin ahalisinden birtakım adamlardı ancak. Yeryüzünde hiç mi gezmezler de kendilerinden öncekilerin sonucu ne olmuş, görmezler? Ve ahiret yurdu, çekinenler için elbette daha hayırlıdır, hala mı akıl etmezsiniz?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz Senden önce de, (karyeler) ülkeler halkına kendilerine vahyettiğimiz erkek kişiler dışında (başkalarını elçi olarak) göndermedik. Hiç yeryüzünde dolaşmıyorlar mı, ki kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görmüş olsunlar? (İnanıp Allah’tan) Korkan (ve hazırlık yapanlar) için ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Siz yine de akıl erdirmeyecek misiniz?
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Senden evvel peygamber olarak gönderdiklerimizin hepsi, o memleketlerin halkından olup, kendilerine vahyettiğimiz ölümlü erkek kişilerdi. Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, yeryüzünde hiç gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler; ve onlar bilmiyorlar mı ki, yolunu Allah ve kitabıyla bulmaya çalışan kimseler için ahiret yurdu, bu dünyadan daha tercihe layıktır. Hâlâ akıllarını kullanmayacaklar mı?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Senden önce özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere görevlendiğimiz peygamberler de, kesinlikle yerleşik toplum hayatı yaşayan insanlar arasından, kendilerine vahiy verdiğimiz liyâkatli ve güvenilir erkeklerdi. Kâfirler, yeryüzünde hiç gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler, incelesinler, ibret alsınlar. Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanlar, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan, takvâya dayalı düzeni benimseyen mü'minler için âhiret yurdu, ebedî yurt elbette daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
bk. Tefsiru Ebüssuûd, 4/310.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Senden önce (peygamber olarak) kasabaların halkından kendilerine vahyettiğimiz birtakım adamlardan başkalarını göndermedik. Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden öncekilerin sonlarının ne olduğunu bir görsünler? Şüphesiz ahiret yurdu (kötülüklerden) sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıl etmiyor musunuz?
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz senden önce, şehirler halkına kendilerine vahyettiğimiz erkekler dışında (başkalarını elçi olarak) göndermedik. Hiç yeryüzünde dolaşmıyorlar mı, ki kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görmüş olsunlar? Korkup-sakınanlar için ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Siz yine de akıl erdirmeyecek misiniz?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de başka değil, ancak şehirler halkından kendilerine vahy ettiğimiz bir takım erkeklerdi. Şimdi kâfirler, kendilerinden önce gelen inkârcıların akıbetlerinin nasıl olduğuna bakıp ibret almak için yeryüzünde dolaşmadılar mı? Muhakkak ki ahiret yurdu, Allah'dan korkanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ bunu düşünüp anlamıyacak mısınız (Ey kâfirler)?
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Senden önce adamlardan başkasını peygamber olarak göndermedik; o adamlara, kasabalar halkının durumlarından vahyediyorduk. İşte bu insanlar, yeryüzünde dolaşmadılar mı ki, kendilerinden önceki (o kasaba halklarının) sonunun nasıl olduğunu görsünler. Ve şüphesiz ahiret yurdu kendilerini koruyanlar için daha hayırlıdır. Artık neden aklınızı kullanmıyorsunuz?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Senden önce de, şehir halkından seçip kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Kâfirler yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Sakınanlar için âhiret yurdu elbette daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
Besim Atalay
swap_vert close
Senden önce onlara gönderdiklerimiz, ancak şehirler halkından vahiy ettiğimiz adamlar idi; yeryüzünde gezmezler mi? Kendilerinden önce geçenlerin sonu nice olmuştur? Görmüyorlar mı? Ahret yurdu sakınçlara hayırlı, anlamaz mısınız?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Senden önce de memleketler halkından kendilerine vahyettiğimiz birtakım adamları (resul) olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp kendilerinden öncekilerin akıbetinin ne olduğuna bakmıyorlar mı? Ahiret yurdu, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanlar için elbette çok daha hayırlıdır. Artık aklınızı kullanmayacak mısınız?
Bkz. 16/43 ve dipnotu, 21/7  
Cemil Said
swap_vert close
Senden evvel muhtelif karyeler ahâlîsinden müntehab rasûller gönderdik. Ânlara emirlerimizi vahy iyledik bunlar yeryüzünde gezmediler mi? Kendilerinden evvel yaşamış olanların ’âkıbetini görmediler mi? Allâh’dan korkanlar içün âhiretde ikāmet dünyâda ikāmetden daha hayırlıdır. Anlamıyacak mısınız?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Senden önce kasabalar halkından şüphesiz, kendilerine vahyettiğimiz bir takım insanlar gönderdik. Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, kendilerinden önce geçenlerin sonlarının ne olduğunu görsünler? Ahiret yurdu Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için hayırlıdır. Akletmez misiniz?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz senden önce de, memleketler halkından ancak kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Yeryüzünde dolaşıp da, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette ahiret yurdu Allah’a karşı gelmekten sakınanlar için daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Senden önce de şehir halkı içinden seçip kendilerine vahyettiğimiz kişilerden başkasını peygamber göndermedik. İnkârcılar yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmediler mi? Günahtan sakınanlar için âhiret yurdu elbette daha iyidir. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Senden önce de, şehirler halkından kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını peygamber göndermedik. (Kâfirler)  yeryüzünde hiç gezmediler mi ki, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler! Sakınanlar için ahiret yurdu elbette daha iyidir. Hâla aklınızı kullanmıyor musunuz?  
 Bu âyet, «Allah, peygamber olarak melekleri gönderseydi ya!» diyen kâfirlere cevap olarak inmiştir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Senden önce, kentler halkının arasından (seçip) vahyettiğimiz adamlardan başkasını göndermedik. Yeryüzünü dolaşıp kendilerinden öncekilerin akıbetine bakmazlar mı? Erdemliler için ahiret yurdu daha iyidir; anlamaz mısınız?
Burada "adam" olarak çevirdiğimiz "rical" kelimesi "erkek" veya "iki ayak üzerinde yürüyen/insan" anlamlarına gelir. Bak: 2:239; 7:46-48; 22:27; 39:29; 72:5.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de o memleketlerin halkındandı, onlar da kendilerine vahiy verdiğimiz birtakım erkeklerden başkası değillerdi. Şimdi o yerlerde şöyle bir gezip görmediler mi? Kendilerinden önce gelip geçenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bir baksalar ya!... Elbette ahiret yurdu müttakiler için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı başınıza toplamayacak mısınız?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Senden evvel gönderdiğimiz Peygamberler de başka değil ancak şehirler ahalisinden kendilerine vahyeylediğimiz bir takım erler idi; Ya şimdi o yerde bir gezmediler mi? Baksalar â kendilerinden evvel geçenlerin akıbetleri nasıl olmuş? Ve elbette Âhiret evi korunanlar için daha hayırlıdır ya, hâlâ akletmiyecekmisiniz?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz senden önce de her memleketin kendi halkından, vahiyle desteklediğimiz erkeklerden başkasını peygamber olarak göndermedik. Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Elbette âhiret yurdu, Allah’ (ın emir ve yasakların) a karşı gelmekten sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Senden önce gönderdiğimiz¹ ve kendilerine vahyettiğimiz kimseler de şehirlerde yaşayanlardan² başkası değildi. Hem onlar, yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Baksalar ya! Kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna! Takvâ sahipleri için Ahiret Yurdu daha hayırlıdır. Hala akılınızı kullanmayacak mısınız?
1- Resuller. 2- Onlar da tıpkı sizin gibi insan evladıydılar; melek değillerdi.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Senden evvel (peygamber olarak) gönderdiklerimiz (başka değil senin gibi) şehirler halkından kendilerine vahy eder olduğumuz erkek adamlardı. (Acaba müşrikler) kendilerinden evvelkilerin akıbeti nice olduğunu görmeleri için hiç de yer yüzünde gezib dolaşmadılar mı? Âhiret yurdu (şirkden ve günâhlardan) sakınanlar için elbet daha hayırlıdır. Siz (ey müşrikler) haalâ akıllanmayacak mısınız?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) Senden önce de (bedevîlerden ve kadınlardan değil,) şehirlerin halkından kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkeklerden başkasını (bir meleği, peygamber olarak) göndermedik. (O müşrikler) yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki, kendilerinden öncekilerin âkıbeti nasıl olmuş, baksınlar! Âhiret yurdu ise, (günahlardan) sakınanlar için elbette daha hayırlıdır. Hâlâ akıl erdirmeyecek misiniz?
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve senden önce de kentler halkından, yalnız kendilerine vahyettiğimiz adamlardan (beşer türünden) başka, (elçi olarak) göndermedik. Hiç yeryüzünde dolaşmıyorlar mı, ki kendilerinden öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görmüş olsunlar? Ahiret yurdu ise, (kötülüklerden) sakınanlar için daha hayırlıdır. Öyleyse aklınızı kullanmayacak mısınız? *
(*) Bu ayet, inanmayanlar tarafından sıkça öne sürülen, Allah’ın insana yönelttiği mesajın kendileri gibi ölümlü bir insana emanet edilmeyeceği yolundaki itiraza bir cevap mahiyetindedir. (M. Esed Meali Yusuf-109. Ayet Açıklaması) Ayrıca burada geçen (رجال) ‘’rical’’ kelimesinden maksat melek olmayan insan türüdür. Peki, neden Kur’an’da ismi geçen peygamberler arasında kadın yoktur? Cevap: Kadının, başta fizyolojik zayıflığı yüzünden özellikle o dönemin erkek egemen toplumunda bir otorite kurması çok zordur. Çünkü o zamanlarda, Peygamberliğin yanında devlet başkanlığı görevini de yürütmesi gerekiyordu. Kaldı ki, şu sözüm ona modern devirde bile kadın devlet başkanı neredeyse yok. Bu, onlarin bir devleti yönetmek icin gerekli akıl ve zekâdan yoksun olduklarını asla göstermez. Ama çeşitli sebeplerle erkekler bu işe (peygamberlik görevine) daha yatkındır. Kadınlarla erkeklerin kanunlar karşısında esit, toplumsal düzende aynı önceliklere sahip olmasından daha doğal bir şey yoktur. Ama ikisinin de güçlü ve zayif noktalarının aynı olduğunu lütfen soylemesin kimse. İşte, erkeğin güçlü noktaları onu bu ve buna benzer görevlere daha yatkın kılmıştır. Ayrıca binlerce insanın yanlış fikrini, zikrini değiştirmek için uğraşacaksın, yeri gelecek taşlanacaksın, evini, barkını ve yurdunu terk etmeye zorlanacaksın, korunmak için mağaraya sığınacak duruma düşeceksin, bütün bunlara dayanmaya çalışacaksın, yeri gelecek çarmıha gerilip çivileneceksin, yeri gelince firavun ve nemrud gibi zalim diktatörlerle mücadele edip tek başına bile olsan karşı koyabileceksin, her türlü zorluğa dayanabileceksin. İşte tek başına kadının bunları yapması mümkün değildir. Ama erkek olsa kadına göre durumu daha iyi…Bir de peygamberlerin geldiği dönem ve o zamanki ataerkil sosyal yapı gözönüne alındığında çok bariz bir şekilde kadına itibar edilmeyeceği, sözüne güvenilmeyeceği de sebepler arasında sayılabilir. Ayrıca her topluma birçok peygamber gönderildiğine göre Kur’an’da sadece 25 peygamberin erkek olmasından yola çıkan insanların diğer binlerce peygamberin cinsiyeti hakkında kesin bir bilgiye sahip olmaları da düşünülemez. Bu nedenle onlar arasında kadın peygamberin olması da ihtimal dışı değildir. ‘’Ama en doğrusunu yüce Allah bilir’’ (وما أرسلنا من قبلك ) يا محمد ( إلا رجالا ) لا ملائكة ( نوحي إليهم ) (تفسير البغوي» ) ) وما أرسلنا من قبلك إلا رجالا رد لقولهم : ( لو شاء ربك لأنزل ملائكة ) نفي له (تفسير الألوسي» )والرجال : اسم جنس جامد لا مفهوم له . وأطلق هنا مرادا به أناسا كقوله صلى الله عليه وسلم : ورجل ذكر الله خاليا ففاضت عيناه . أي إنسان أو شخص . فليس المراد الاحتراز عن المرأة (التحرير والتنوير» )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Senden önce de şu şehir halkından bir takım vahyettiğimiz adamları onlara (uyarmaları için) göndermiştik. Onlar yeryüzünde hiç gezip dolaşmıyorlar mı? Onlardan önce yaşayanların akıbetleri nasıl olmuş? Bir baksınlar. Hâlbuki ahiret yurdu, Allah’dan korunanlar için daha hayırlıdır. Hiç aklınızı kullanmıyor musunuz?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bizim senden önce gönüllerine bildirip gönderdiğimiz elçiler hep kent kişileri olan erlerdi. Onlar yeryüzünde dolaşarak kendilerinden öncekilerin sonu nice oldu. Görmüyorlar mı? Öbür dünya yurdu sakınanlar için yeydir. Yine de akılları yatmıyor mu?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Senden evvel, ancak kasaba ahalisinden olup kendilerine vahiy nazil kıldığımız birtakım erkek adamlar gönderdik [⁴]. Onlar [⁵] yeryüzünde gezip daha evvel peygamberleri yalancı sayanların nasıl akıbete uğradıklarını görmüyorlar mı? Dâr-ı âhiret sakınanlar için hayırlıdır. Daha aklınızı kullanmaz mısınız?
[4] Melek göndermedik.[5] Ehl-i Mekkeliler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey peygamber!) Biz senden önce de bir kısım beldelerin halklarına, kendi içlerinden vahyettiğimiz adamları/ kimseleri elçiler olarak gönderdik. Onlar yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmıyorlar mı? Sorumluluk bilinci taşıyanlar için ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz senden önce şehirler halkına, kendilerine vahyettiğimiz kimseler dışında (melekleri elçi olarak) göndermedik. Hiç yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, böylece kendilerinden öncekilerin akıbetlerinin nasıl olduğunu bir görmüş olsunlar? Takva sahipleri için ahiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Siz yine de akıl erdirmeyecek misiniz?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Biz senden önce de, her ülkenin kendi halkından, vahiyle desteklediğimiz fâni insanlardan başkasını elçi olarak göndermedik. Bu inkârcılar, yeryüzünde hiç gezip dolaşmadılar mı ki, kendilerinden önceki güçlü toplumların, medeniyetlerin nasıl ve ne sebeple yok olup gittiğine bakıp ibret alsınlar! Evet, dürüst ve erdemlice yaşayan ve kötülüklerden titizlikle sakınan o takvâ sahipleri için âhiret yurdu, şu gelip geçici dünya hayatından elbette çok daha iyidir; ey akıl sahipleri, hâla aklınızı kullanmayacak mısınız? O hâlde:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Senden önce, Şehirler’in ahâlisinden ancak kendilerine vahyedeceğimiz adamları rasûl gönderdik. Yeryüzü’nde gezmediler mi? Bir baksınlar, onlardan öncekilerin sonu nasıl oldu? Elbette Âhiret’in yurdu sakınıp korunmuş kimseler için en hayırlıdır. Akletmez misiniz?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! bizim daha önce gönderdiğimiz elçiler de senin gibi adamlardı. Kent halkından farklı olarak onlara sadece vahiy ile ulaşıyorduk. Acaba bu insanlar, yeryüzünde gezmediler mi? Daha öncekilerin sonu n'olmuş görmediler mi? Öbür dünya, kendisini sağlama alanlar için elbet daha hayırlıdır. Düşünsenize bir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların iddialarına bak! Ne kadar saçma! Sanki daha önce insanlardan başka varlıkları elçi göndermişiz gibi iddiada bulunuyorlar. Senden önce hiçbir topluma erkeklerden başkasını elçi göndermedik. Onlar yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? Kendilerinden önceki toplumlar inkâr ettikleri için başlarına neler geldi? Hiç duymamışlar mı? İnkârlarından dolayı yok edilen toplumların kalıntılarını görmediler mi? Düşünseler! Azabımızdan sakınanlar için ahiret yurdu daha iyidir. Hâlâ akıllarını kullanmıyorlar mı? Dünya hayatı gelir geçer! Dünyada kazanmak için haklı haksız yaptığınız her şey; ahiret hayatınızı etkileyecektir. Kendini dünyaya kaptıranlar ahiret hayatını kaybeder. Bunu hiç düşünmüyorlar mı?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Senden önce de şehirlerin halkından kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (peygamber olarak) göndermedik. Kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görmek üzere yeryüzünde hiç mi dolaşmadılar? [*] Ahiret yurdu [takvâ]lı (duyarlı) olanlar için hayırlı olandır. Akıl etmiyor musunuz?
İbret almak için yeryüzünde gezip dolaşmayla ilgili benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:137; En‘âm 6:11; Nahl 16:36; Hacc 22:46; Neml 27:69; Rûm 30:9, 42; Fâtır 35:44; Mü’min 40:21, 82; Muhammed 47:10.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Bizim senden önce, kendilerine vahye-derek elçi olarak gönderdiklerimiz de (senin gibi) o memleketin halkından olan erkeklerdi.¹ (Bu inkârcılar) hiç yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğunu görmüyorlar mı? Elbette âhiret yurdu (olan cennet) Allah’tan çok sakınanlar için, daha hayırlıdır. Siz (buna) hâlâ akıl erdirmeyecek misiniz?
1 Ayetin bu bölümü, “Bizim senden önce, kendilerine vahyederek elçi olarak gönderdiklerimiz de (senin gibi) medenî erkeklerdi” şeklinde de anlaşılabilir. Bazı; illaki -hiç olmamış ama- “kadınlardan da peygamber olur” iddiasında bulunanlar (رِجَالً) kelimesine zorlamalarla “adamlar” manası vermekteler. Hâlbuki bu kelimenin aslı olan “Âdem” de erkektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve Biz senden önce de [elçilerimiz olarak] her topluma [kendi içlerinden, onlara mesajlarımızı ulaştırmak üzere] kendilerine vahyettiğimiz [ölümlü] adamlardan başkasını göndermedik. ¹⁰⁵ Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden önce gelip geçen [inkarcı]ların sonlarının nasıl olduğunu görmüyorlar mı? Ve [bilmiyorlar mı ki,] Allah’a karşı sorumululuk bilinci taşıyan kimseler için ahiret yurdu [bu dünyadan] daha tercihe şayandır? Öyleyse artık akıllarını kullanmayacaklar mı?
105 Bu ayet, inanmayanlar tarafından sıkça öne sürülen, Allah’ın insana yönelttiği mesajın kendileri gibi ölümlü bir insana emanet edilmeyeceği yolundaki itiraza bir cevap mahiyetindedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bizim senden önce gönderdiğimiz elçiler, o ülkelerin içinden seçip kendilerine vahyettiğimiz adamlardan başkaları değildi.1 Şimdi bunlar yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı; kendilerinden önce gelip geçmiş toplumların feci akıbetlerini görüp ibret almazlar mı?2 Ahiret yurdu, korunanlar için daha hayırlıdır; hala akıllanmayacaklar mı?3, 116/43, 21/7, 230/9-42, 47/10, 313/35, 27/89, 28/83
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Senden önce gönderdiğimiz rasuller, kentlerin ahalisinden (seçip) kendilerine vahyettiğimiz adamlardan başkası değildi.[¹⁹²⁶] Hem onlar yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı? Öyle yapsalardı,[¹⁹²⁷] kendilerinden öncekilerin başına gelen feci akıbeti görmüş olurlardı! Ve Allah bilincine ulaşanlar için âhiret yurdu elbette daha hayırlıdır: Bunu dahi akletmiyor musunuz?
[1926] Yani: Meleklerden değil, ölümlü insanlardandı. Çünkü Mekke müşrikleri, Allah Rasûlü’nün nübüvvetine “Eğer Rabbimiz birini gönderecek olsaydı, bu melek olurdu” şeklinde itiraz ediyorlardı (Zemahşerî). Bu âyetin konusu, rasullerin cinsiyeti değildir. Bu âyetin rasûlün cinsiyetiyle ilgili olduğunu düşünenler, bu görüşlerine bu âyetin bir kadın olan yalancı peygamber Secah’la ilgili olduğunu söylerler (Taberî). Oysa bu sûre Mekkîdir. Secah’ın peygamberlik iddiası ise Nebi’nin vefatından sonradır. [1927] Fâ edatına bu bağlamda verilebilecek en uygun karşılık.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de o memleketlerin halkındandı, kendilerine vahyettiğimiz er kişilerdendi! (Melek değildi, müşrikler) Yeryüzünde gezip dolaşmazlar mı, kendilerinden önce gelip geçenlerin sonlarının ne kadar feci olduğunu -geride kalan harabelerinden- görüp de, hiç ibret almazlar mı? Elbette ki ahiret yurdu (kötülüklerden) sakınanlar için daha hayırlıdır. (Ey müşrikler) hâlâ aklınızı başınıza toplamayacak mısınız?
Osman Fırat
swap_vert close
Senden önce kentler halkından, yalnız kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını, resul olarak göndermedik. Yeryüzünde hiç gezmediler mi ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünleı. Ve korunanlar için âhiret yurdu daha iyidir. Aklınızı kullanmıyor musunuz?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve senden evvel göndermedik, ancak şehirler ahalisinden kendilerine vahyeder olduğumuz birtakım erler gönderdik. (Münkirler) Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı? Baksalar ya kendilerinden evvelkilerin akıbetleri nasıl olmuştur? Ve elbette ahiret yurdu ittikada bulunmuş olanlar için hayırlıdır. Artık akıl erdiremeyecek misiniz?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de başka değil, ancak şehirlerde oturanlardan vahye mazhar ettiğimiz birtakım erkeklerdi. Onlar dünyayı hiç gezmediler mi ki kendilerinden önce yaşayanların âkıbetlerinin nasıl olduğunu görüp anlasınlar? Âhiret diyarı elbette Allah'a saygı duyup haramlardan sakınanlar için daha iyidir. Siz ey müşrikler, hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? [21, 7]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Senden önce de kentler halkından, yalnız kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başka, (elçi) göndermedik. Yeryüzünde hiç gezmediler mi ki kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görsünler? Korunanlar için ahiret yurdu daha iyidir. Aklınızı kullanmıyor musunuz?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yâ Muhammed) Biz senden evvel ancak karyeler ve memleketler ehlinden racüller gönderdik ve onlara vahy iyledik. 'Acabâ kâfirler yeryüzünde seyr u seyahat idüb kendilerinden evvel geçen akvâmın 'âkıbetleri nasıl oldığına nazar itmezler mi?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Senden önce gönderdiğimiz elçiler, o kentlerin halkından vahyettiğimiz erkeklerdi. Bunlar yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki kendilerinden öncekilerin sonunun ne olduğunu görsünler? Ahiret yurdu Allah’tan çekinerek kendini bozmayanlar için elbette daha iyidir. Aklınızı kullanmaz mısınız?
Şaban Piriş
swap_vert close
Senden önce de, ülkelerin içinden yalnızca kendilerine vahyettiğimiz adamlar gönderdik. Yeryüzünde gezmiyorlar mı ki, kendilerinden önce geçenlerin sonlarının nasıl olduğuna baksınlar? Ahiret yurdu takva sahipleri için hayırlıdır. Aklınızı kullanmıyor musunuz?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Senden önce gönderdiğimiz peygamberler de, o beldelerin ahalisinden kendilerine vahyettiğimiz adamlardı. Yeryüzünde gezip de bakmazlar mı, kendilerinden öncekilerin sonu nice olmuş? Âhiret yurdu, takvâ(10) sahipleri için daha hayırlıdır. Bunu akıl edemiyor musunuz?
(10) Takvâ için 2:2’nin açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Senden önce gönderdiklerimiz de kentler halkından kendilerine vahyettiğimiz bazı erlerden başkası değildi. Yeryüzünde dolaşmadılar mı ki, onlardan öncekilerin akıbeti nice oldu görsünler. Elbette ki âhiret yurdu sakınanlar için daha hayırlıdır. Hâlâ akıllarınızı kullanmayacak mısınız?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı viribimedük senden ilerüden illā erenler vaḥy olınur anlara köyler ķavmından pes yürimediler mi yirde göreler nite oldı śoñı anlaruñ kim anlardan ilerüdi! daħı āħiret sarāyı yigrekdür anlara kim śaķındılar pes añlamaz misiz?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı biz göndermedük senden öñdin illā erenler, ‘avratlar hīç nebī olmadı.Daḫı olurdı anlar ehlinden seyyidlerüñ. Pes niçün görmezler yir yüzinde,ḥattā göreler nice oldı ṣoñları ol kişilerüñ ki özlerinden evvel geçdi. Daḫı āḫiret evi yigrekdür müttaḳīlere. Pes niçün fikr eylemezler?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Səndən əvvəl də (səhra əhlindən deyil) ancaq şəhər əhlindən olub özlərinə vəhy etdiyimiz neçə-neçə kişilər (qadın, mələk yox, məhz kişi peyğəmbərlər) göndərdik. Məgər (bu müşriklər) yer üzündə gəzib dolaşmırlarmı ki, özlərindən əvvəl gəlib-gedənlərin (məhv olmuş xalqların, tayfaların) aqibətinin necə olduğunu görsünlər? Həqiqətən, axirət yurdu Allahdan qorxub pis əməllərdən çəkinənlər üçün daha xeyirlidir. Məgər dərk etmirsiniz?
M. Pickthall (English)
swap_vert close
We sent not before thee (any messengers) save men whom We inspired from among the folk of the townships Have they not travelled in the land and seen the nature of the consequence for those who were before them? And verily the abode of the Hereafter, for those who ward off (evil), is best. Have ye then no sense?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nor did We send before thee (as messengers) any but men,(1793) whom we did inspire,- (men) living in human habitations. Do they not travel through the earth, and see what was the end of those before them? But the home of the Hereafter(1794) is best, for those who do right. Will ye not then understand?
1793 I was man that allah sent as His Messengers to explain Him to man. He did not send angels or gods. Into His chosen men He breathed His inspirations, so that they could see truer than other men. But they were men living with men-in men's habitations in town or country; not reclues or cenobites, who had no personal experience of men's affairs and could not be teachers of men in the fullest sense. Their deeds tell their own tale. 1794 The righteous, the men of Allah, had, as in Joseph's history, some evidence of Allah's Providence in this very world with all its imperfections as reflecting our imperfections. But this world is of no real consequance of them. Their home is in the Hereafter Josepth's eartly home was in Canaan: but he attained his glory elsewhere; and his spiritual Home is in the great Society of the Righteous.(3:39).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَٓا اَرْسَلْنَا
ve göndermedik
مِنْ قَبْلِكَ
senden önce
اِلَّا
an- cak
رِجَالاً
erkekleri ki
نُوح۪ٓي
vahyedi- yoruz
اِلَيْهِمْ
kendile- rine
مِنْ اَهْلِ
halkından
الْقُرٰىۜ
şehirlerin
اَفَلَمْ يَس۪يرُوا
hiç dolaşmadılar mı
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
فَيَنْظُرُوا
görsünler ki
كَيْفَ
nasıl
كَانَ
olmuş
عَاقِبَةُ
âkıbeti
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerin ki
مِنْ قَبْلِهِمْۜ
kendilerinden öncedir
وَلَدَارُ
ve elbette yurdu
الْاٰخِرَةِ
âhiret
خَيْرٌ
daha ha-yırlıdır
لِلَّذ۪ينَ
o kimseler için ki
اتَّقَوْاۜ
takvâlı oldular
اَفَلَا تَعْقِلُونَ
hâlâ aklınızı kullan-mayacak mısınız
Senden önce de şehirlerin halkından kendilerine vahyettiğimiz erkeklerden başkasını (bir meleği resul olarak) göndermedik. (Kâfirler) Yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı ki kendilerinden öncekilerin âkıbetinin nasıl olduğunu görsünler! Takvâ sahipleri (Allah'a karşı kulluk sorumluluğunu bilip yerine getirmeye çalışanlar) için âhiret yurdu elbette daha hayırlıdır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
رِجَال
İsim
ر ج ل
Erkekler, adamlar
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
قَرْيَة
İsim
ق ر ي
Her türlü yerleşim yeri (memleket, kasaba, şehir, ülke, köy, belde)
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
سَارَ
Fiil-I
س ي ر
Dolaştı, yola çıktı, yürüdü, gezdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
كَيْف
İsim
ك ي ف
Nasıl
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَاقِبَة
İsim
ع ق ب
Âkıbet, son
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
دَارٌ
İsim
د و ر
Yurt, ev
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَقَلَ
Fiil-I
ع ق ل
Aklını kullandı, akletti, akıl erdirdi